Evet arkadaşlarım bu başlığı açarken bizim göremediğimiz dikkatimizden kaçan,ihmal ettiğimiz hatta gaflette bulunduğumuz sorunlarımızı öğrenme fırsatı buluruz bunlarıda kulağımıza küpe yapar gerçek gündemi ortaya çıkarırız diye düşünmüştüm ama,maalesef tam bir düş kırıklığı oldu benim için...En son ben yazayım dedim baktım fikir mikir yok,sanırım zamanı geldi ..Umarım yazımı objektif olarak incelersiniz,şunuda belirtmek istiyorum sadece Türk ve Müslüman ve Kemalist demim zira ist eki oldumu iş farklı boyut taşıyor Atatürk çü... olduğumu belirtmek istiyorum,her hangi bir siyasi görüşe,mezhebe,derneğe kayıtlı değilim..Olmayıda düşünmüyorum şimdilik..Bu ülkenin bence en büyük sorunları ,hızlı NUFUS artışı,EŞİTSİZLİK,İŞSİZLİK,YOKSULLUK,,CAHİLLİK,..(bakınız eğitim demiyorum okumuş cahillerde çok bizde)GÜVENLİK,VERİMSİZLİK.. ve tam DEMOKRASİ meselesinin çözülememesidir.1--- Bunlardan en önemlisi hızlı NUFUS artışıdır.Bu oran büyük şehirlerde ve batı kesimlerinde normal seviyelere gelmekte kırsalda ise dünya ve Türkiye ortalamalarının çok üstündedir..Şimdi bu işi ciddiyete almayan hiç bir hükümet,sürekli geliştirmek zorunda kaldığımız alt yapı giderlerini(yol,su ,elektrik,sağlıkmerkezleri ,eğitimkurumları,,çarpık şehirleşme vb)azaltamaz da beklenen hizmeti veremezde.Ayrıca işsizliğin,kayıt dışının,terörün,güvenliğin,adaletin aksamasının yegane tek başına suçlusu da budur...O yüzden şimdi tavsiye edilen en az 3 çocuk söylemini tamamen şiddetle kınıyorum...ÇÖZÜM,tam tersi devlet 2 çocuğa kadar her türlü teşviği vermeli,aileyi korumalı,ama ek maliyet getiren çok çocuk yapanlara ciddi vergiler yüklemelidir,ben yaptım oldu yok bu ülke hepimizin ,durumun iyi değilse çocuk yapmak resmen diğer vatandaşların haklarından **lık yapmaktır.2---EŞİTSİZLİK,bu konuda yasaları bilmiyorum ama resmen hayatımızın her anında vardır.Bunun için ilk önce sosyal bir platform baskıcı bir kamuoyu oluşturmak ,iyi bir demokrasi lazım geldiğine inanıyorum,başımıza bir iş geldiğinde bende demeliyim ben TÜRKİYE CUMHURİYETİ vatandaşıyım sizin ne olduğunuz beni ilgilendirmiyor,o tapuda benim de imzam var diyebilmektir.Bence seçilmişlerin gerek yurt içinde gerek yurt dışında kesinlikle devlet le ve devletlerle iş yapamamasını sağlayacak kanunları çıkarmak ,tabii ki bunu da uygulamak,acil adalet reformu yapmak...zira şu an hapishanelerdeki tutukluların yüzde 45 e yakın bir kısmı aylardır suçunun kesinleşeceği hakim karşısına çıkacağı günü beklerken yine sayın larımızın adalet mülkün temelidir ,geciken adalet adalet değildir söylemleri sadece tribünlere oynamaktır show dur ve ayrıyeten suçtur....,dokunulmazlıkların tüm kesim ve bireyler için kaldırılması,kamuya mal olan suçların ağırlaştırılması,vergi kaçaklarına,kayıt dışı işçi çalıştırma vb olaylarda çok ağır maddi ve manevi yaptırımlarda bulunulması,bu tür taraf tutma rant elde etme durumu görülen kamu çalışanlarının oy kullanmamada dahil tüm haklarının elinden alınması..Birde gidip başbakanların ve bazılarının bir ili ziyaret ederken o ilin mülkü amirinin koltuğuna kurulup konuşması bile eşitsizliktir,bu kültürsüzlüğün bile önüne geçilmesi gerekir...Bu işlerde titiz olunmalıdır.Bunları yapmıyorsak kusura bakmayın hakkada halkada hizmet sizin söylediğiniz sadece bir palavradır,Ziya paşanın dediği gibi... aynası iştir kişinin lafa bakılmaz..Ayrıca suçluların hapishaneler de yan gelip yatmaları kamu oyunu çok rahatsız etmektedir,buna derhal bir çözüm de bulunmalıdır...Gene asılsız ihbar ve şikayetlerle halkın 3 te birini mahkemelik olmasına adalet sisteminde görev yapan yada diğer kamu görevlilerini uğraştıranlar hakkında ,adalet mekanizmasını kilitleyip küçük şeylerle bu sistemi meşgul edenlere ilk inde ağır para cezası ikincisinde de hapis cezası uygulanmalıdır..3---İŞSİZLİK,arkadaşlar doğada ender bulunan şeyler değerlidir,yada ekonomi arz ve talebe göre şekillendiğine göre bu kadar bol işsizlik rakamları varken işçi haklarından bahsetmek,gelir adaletini sağlamak,sermayenin belli bellerin elinde toplanmasını ,imtiyazlı sınıfları ortadan kaldırmak laftır hayaldir.Ülkemizde hiç bir oda,hiç bir sendika görevini tam manası ile yapmamaktadır,sadece üyelerinden aldıkları aidatlarla emeğin alın teri ile sefa sürmektedirler,bu sendika ticaret ağalığının derhal son verilecek rekabete açık hale getirilecek tedbirler alınmalıdır,yaşı 16-18 yaşına gelen her kes,ssk lı olması mecburi tutulmalı ,zira çalışanların yüzde 45 gibi bir akıl almaz bölümünün kayıt altında olmadığı bir gerçektir.Böylece her kesin ciddi kuruma, sendikaya yada iş işçi bulma kurumunu da özelleştirip iş hayatına özlük güvenceleri alınarak katılımı sağlanabilinir.,hiç bir iş başvurusu yada eleman arama, ssk işlemleri.. bu kurumların bilgisi olmadan yapılmamalıdır.İş ve işçi bulma kurumu çağın ihtiyaçlarına cevap vermemekte yine devletimize nimet den ziyade külfet getirmekte çalışanların ve iş verenlerin yapısına uymamaktadır.Sistem iş arama değil işçiye önüne çalışabileceği iş koymakla düzelir..Özellikle geri kalmış bölgelerde ,birey bazında değil kurum bazında projeler oluşturulmalı,buna tüm bölgedeki,vali,belediyeler,akademi çevreleri,oda başkanları,muhtarlarına kadar organize olmalı tüm ordaki ahalinin de içinde yar alabileceği işler,projeler süratle hayata geçirilmelidir.Bu oluşumların yapılması için ne de teşviğe ihtiyaç yoktur,mesela küçük sermaye sahipleri ile pek ala hayvancılık alanında dev projeler yapılabilinir,ülkemizdeki dünya standart larının çok üstündeki et ve süt ürünlerinin ucuzlaması,istihdamın yaratılması,katılımcıların güveninin sağlanması,aynı anda tüm uygun illerde faaliyete geçirilen bu projelerle mümkün olabilir,enerji, ziraat, madencilik,turizm,denizcilik,inşaat sektörlerinde de bu sistem rahatlıkla uygulanabilinir.... Burda devlet kesinlikle organizatör olarak devrede olmalıdır tabii sadece başlangıçta,bu işlerin başına dışardan profosyonel yöneticiler atanmalıdır...4---YOKSULLUK,işte günümüzün en büyük sorunlarından biri bu sorundur ve bu hastalıkla mücadelede tanı teşhis,tedavi ve uzman personel zincirinde her halka bozuktur maalesef...Malumunuz bu insanlara hep söylene gelen balık tutmayı öğretme işlevi gerçekten uygulanıyormu???..bana kalırsa bu insancıklara bedeva yemek bedava giysi bedava kömür,para yardımı yapmaktansa evinde ek gelir edinecekleri sistemler geliştirmek,acil olarak iş bulmak,bu arada meslekleri yoksa meslek edindirmek ,gibi faydalı oluşumlarda bulunmak gerekir,üstelik bir sürü hayır sever vatandaşımızın emekleride boşa gitmemiş olur,zira yakın çevremde bu yardımlardan.. işide,evinde her türlü lüks eşyası da olan bir sürü kişi tanıyorum.Bu işe göz yummak en büyük gururumuz olan sosyal dayanışmaya zarar vereceği kanaatindeyim..Bunun için her mahalle muhtarı , apartman yöneticilerinin de, ayrıca mahalle sakinlerinin de oluşumun içinde olacağı,artı belediyelerin derneklerin kurulup,bu oluşuma durumu iyi olanlardan doğru ve düzgün yardımların mahalenin sorunlarının ,maddi ve manevi çözümlere kavuşturulmasında çok önemli olduğuna inanıyorum,bu iş günümüzde bir camii cematı ile kısmen yapılmaktadır,hatta onlar bile bu oluşumda yer almalıdırlar,bu işlerde.Böylece komşusu tokken aç yatma sıkıntısından biraz kurtuluruz sanıyorum..Ayrıca mahallemizde kimin sıkıntısı var,kimin çocuğu işsiz,kimin hastası bakıma muhtacı var,hangi çocuk için eğitim bursu şart,mahalleyi güzelleştirmek,kısmen kurslar, kermesler yaparak insanlar arasında günümüzde kopan ilişkileride tekrar eski özlenen sistemine getirteceği kanatindeyim..Hemde bilmediğimiz dernekler,vakıflar denetlenemeyen toplanan paralar,bizden uzak değil içimizde yaşadığımız yakın semtlerde daha kolay olur gibi geliyor,artı bu mahalle dernekleri bir araya gelip ilçe,sonra da il bazında tam bir sosyal kurum hüviyetine sahip olur,hemde şu adına sivil toplum denen ama hiç tanımadığımız bilmediğimiz neye hizmet ettiğinden bi haber olduğumuz tekellere de son verirFENERLER FALAN DA TARİHE KARIŞIR ,,birde bir de çok ciddi araştırmalar,projeler de bu oluşum tam manası ile çok önemli misyonlar üstleneceği kanaatindeyim..( NOT, arkadaşlar çok uzun sürüyo devamı gelecek ,saygılarımla..)