Kanepenin Kıymetini Bil Sabırlı Ol - Sayfa 3 - Koniks.com

Koniks.com
Kullanıcı adı:
Şifre:
Şifremi hatırla


    Ana Sayfa          Forumlar          Arama          Yardım           Kayıt Ol

Kanepenin Kıymetini Bil Sabırlı Ol
 3 


akinselcuk
Editör

Toplam 5553 yazı
18/02/2009 :  22:27:39   Yazarın websitesini ziyaret et Website


Sevgili arkadaşlar,

İş kurmak , esnaflık yapmak, alıp satmak , kazandığın paraları saymak gibisi yoktur. Hiç bir memurun kolay kolay tadamayacağı bir histir. Hem başarmış olmanın hazzı, hem de elinde işin başında olduğundan daha çok bir para tutmak. Ne bileyim mesela çok açken yemek yemek gibidir, çok susamışken su içmek gibidir. Tadından yenmez bir iştir bu ticaret. Kazanabilmek, parayı elde tutabilmek, kazancınla sermayeden yemeden ihtiyaçlarını karşılayabilmek çok ama çok zevklidir.

Ama parayı iş çarkının içine soktuğun anda riskler de başlar. O parayı geri alıp üstüne birde fazladan para koyabilmek öyle kolay bir iş değildir. Bunu yapabilmek için kurduğunuz düzen yanlışsa, her şey doğru iken şansınız yoksa, piyasanın krize gireceği tutarsa, müşteriniz üçkağıtcı çıkarsa, sizin özellikleriniz bu çarktan parayı asılıp çıkarmaya yetmeyiverirse, çarkların sıkışacağı tutarsa, işte bir dünya zorluk vardır para kazanmakta. Aklınıza bile gelmeyen.

Bazen kanepede oturmak işleri elinin tersiyle itmek çok daha kazançlıdır. Çünkü en birinci amacınız ana parayı yok etmemektir. Arttırmaktan önce gelir. Elinizdeki ana parayı piyasaya çicek sular gibi serpmenin hiç bir alemi yoktur bazen. Birilerinin işi görülür ama siz fakirlersiniz. Paranız buhar olur uçar gider. İşini gördüğünüz kişilerin suçu da olmaz bazen. Bu buharlaşmayı piyasa şartları sağlar. Çok ama çok dikkatli olmak gerekir. İki sene kursuna gitseniz anlatamazlar size bu işlerin sırrını. Sırrı yoktur çünkü. Eli sobada bir kere yanan çocuk bir daha dövseniz sobayı ellemez. İşte kursu budur. Anlatmakla anlaşılamaz.

Dayak yemeden dövmeyi öğrenemezsiniz. Bu işlere akıl zeka yetmez. İlave özellikler lazımdır. Ya babanız siz daha çocukken size bu işleri uygulamalı öğretmiş olmalı ya da siz mecburiyetten bu işlerin içinde pişmiş olmalısınız. Yetişkin iken ilk esnaflığınıza başladı iseniz bir kaç yumruk yemeniz kaçınılmazdır.

Ne zaman paranızı hiç bir işe sokmadığınızda para kazanabileceğinizi durduk yere keşfedemezsiniz. İçiniz kaynar iş yapmak ticarethane sahibi olmak istersiniz. Oysa bazen sakince beklemek hiç bir iş yapmamak size çok kazandırır. Herkesin önüne geçirir. Elinizde duran ve değerlenmiş paranızın önüne ucuzlamış değerler çıkmaya başlar. Evler arabalar gibi.

Aşağıdaki örnekte olduğu gibi ;
Tarih : 28/06/2008

Alıntı Yapılan Metin:
Yazıyı gönderen - symans
Merhaba Arkadaşlar sizlere bir şey danışmak istedim ben kendi işimi kurmak istiyorum tabi işin ticari kısmını pek bilmediğim için burda sizin bilgilerinizden faydalanmak istedim şimdi arkadaslar akdeniz bolgesinde herhangi bir ilde 50 milyar serma ile Bir Kimya Temizlik ürünleri açılabilirmi ve Sizde Piyasada tutunmam Soz Konusu Olabilirmi kimyager hazır 50bin ytl de hazır ama ben kararsız kaldım ya tutmasa biliyorsunuz bunu sadece bürokrasik kısmına 7-8bin ytl gidiyor maknesiydi hammaedesiydi derken sağlam bir para gidiyor sizce bu işe girmelimiyim* fikirler için şimdiden tşk ederim


Alıntı Yapılan Metin:
Yazıyı gönderen - akinselcuk
Temizlik maddelerini bilmem ama 50 bini elimde tutarken geri gelip gelmeyeceğini sanalda hiç tanımadığım kişilere sorma ihtiyacı duyduğum bir işe harcamam. Git altın al. Kanepende otur hiç bir iş yapma!


Alıntı Yapılan Metin:
Yazıyı gönderen - akinselcuk
Seneye bana dua etmeyi de unutma.



Evet sene oldu sayılır. Şartlar gerçekleşti.

Birinci soru : 2008 Hazirandaki 50 bin liralık altın şimdi kaç para oldu ?

Tam altın 28 Haziran 2008 de 254 lira idi, bugün yani 18 Şubat 2009 da 353 lira oldu. 50 bin lira 70 bin lira olurdu. 8 ayda 20 bin lira kazanmış olurdunuz, yani ayda 2500 lira kazanmış olurdunuz.

İkinci soru : 2008 Hazirandaki 50 bin liralık malı mülkü şimdi kaça alabilirsiniz ?

Ucuzlamasına rağmen satılamayan bir çok mal var artık piyasada.

Herkese saygılarımı sunuyor, sadece çalışanın, üretenin kazanacağı, gerisinin aval aval bakacağı günlerin gelmesini canı gönülden diliyorum . . .

tamnland.com

Yerleşim : Türkiye / Türkiye  |  Meslek : Diğer
hakan1622
Yeni Üye

Toplam 60 yazı
05/07/2010 :  02:17:38
parasını altına yatırmak korkaklık denmiş ama altının sürekli değer kazancağına kim garanti verebilir,altın yada döviz adam risk almış parasını yatırmış
geçmiş döneme bakıp altının kazandırmış olmasına bakarak konuşmamak lazım.

@HakanFinans ;güzel bi derleme olmuş,başka bişey o :)

Yerleşim : Türkiye / İzmir  |  Meslek : Esnaf
flomilk
Yeni Üye

Toplam 78 yazı
05/07/2010 :  02:35:01
pek kıymetli yorumlar tümü okumaya doyamadım cidden..klavyeye basan parmağınıza sağlık....

Yerleşim : Türkiye / İzmir  |  Meslek : Mühendis
akinselcuk
Editör

Toplam 5553 yazı
03/08/2010 :  00:23:46 Yazarın websitesine git Website


Bir tamirci düşünün. Vergisi algısı yok. Başkasının dükkanında tamircilik yapan biri. tahsilatı kendisi yapıyor. Düzenli kayıt tutuyor. Hangi gün kime ne iş yaptığı kaç para aldığı bunun ne kadarını kendi cebine ayırıp ne kadarını dükkana bıraktığını yazıyor. Her gün cebine 200 lira para kalıyor ortalama.

Para elinde. Parayı almadan iş yapmıyor. Kimsenin de kalbini kırmıyor. Bir hikaye yazıp parayı alıyor sonra işi yapıyor. İnsanlar memnun. Günde 200 lira ortalama. Masraflar hariç net kar. sabah 10 tezgah başı akşam 17 tornavidayı bırakıyor. Doğru eve çocukların hanımın yanına. Kesin prensipler var. . .

Çeyrek altın 30 lira civarında. Her akşam eve gitmeden önce 2 ya da 3 altın alıyor. Çeyrek.

Ayda yaklaşık 70 çeyrek altın almış oluyor. Pazarları asla çalışmıyor ama bu durumu hafta içi bir gün fazladan iş yaparak telafi etmeyi ihmal etmiyor.

Tamircinin tamir etttiği cihazları muhitinde tamir edebilen kimseler yok. Bu yüzden piyasası iyi. Ayda 70 çeyreği biriktirebildiği gibi günlük ihtiyaçlarını da karşılayabilecek kadar cebine para kalıyor. Örneğin günde 100 lira ortalama. Ayda 2500-3000 lira eder. Süper para. Mesai sabah 10 akşam 17 pazarlar tam gün tatil. Tamircilik iyi müşteriler mesut.

Şimdi bu tamirci iki yıl böyle çalışmış olsa ayda 70 çeyrekten 24 X 70 = 1680 çeyrek sahibi olur. Ayrıca ayda 2000 liranın yani 65 çeyrek parası kadar bir parayı da kazanıp keyfine bakmış oluyor.

Haftada iki gün dışarıda yemek yer. Sinemaya gider. Pizza Hot veya Mc Donald's da da çocuklarına kısıtlama getirmez, Yazın da 3 veya 5 yıldızlı otellerde 5 er 10 ar günlük tatillere korkmadan gider. Evine alacağı yeni bir baza veya çocuk odası takımında korkmadan seçim yapar, perdelerini yenileyebilir hatta yeni bir arabanın taksidine korkmadan girebilir.

Neden ? Çünkü ayda 2000 liradan fazla bir nakit para akacak ayrıca kenara koyduğu en az 1500 adet çeyrek altını var, ve iş aynı şekilde sürüyor.

Şimdi bu kaliteli ve başarılı tamirciye bir dükkan açtıralım. İşi büyütsün artık. Hakketti . . .

Bakalım eline ne kalacak ?

Kira 1000 lira, her ay var. Dükkan içine masraf 5-6 bin lira tek seferlik ama geri dönmeyecek. Hava parası 4-5 bin lira geri dönmeyecek. Hava parasına feci şekilde karşı ama ne yapalım dükkanın yeri pek uygun mecburen verilecek. Showroom a mal. 25-30 bin lira. İnşallah satılır. 50-60 bin lira da olabilirdi. Sonuçta yeni dükkan açılıyor. Atölyemiz düzgün olsun masrafı 5-6 bin lira. elemanlar rahat etsin nasılsa müşterimiz var. Elektrik 150-200 lira aylık. Tabelamız ışıklı. Belediyeye ayda 90 lira. Adsl hattı ayda ortalama 60 lira. Sebile su ayda 10 damacana 45-50 lira. Şanımız var sudan mı çekineceğiz ? Dükkan sahibi yapmamış o kadar masraf ettik iki panel radyatör de biz taktırıverelim üşümektense . . .

Sonuç boyası badanası ilk kuruluş bu tamirci 35-40 bin lirasını harcar farkında bile olmadan. Mal ve dekorasyona en ince hesapla ister istemez.

İki eleman ona en azından ayada 3000 liraya patlar. Sigortalı nizami. Gene de yaranamaz elemana. Oysa eskiden iş başına 10 - 20 lira attığı elemanlar ayda ona 700-800 liraya geliyordu ve hepsi de çok menundu hayatından bu yoklukta günlük cebimize para giriyor diye.

Kılı tüyü bu dükkanın aylık 4000-5000 lira masrafı oluşur. Koca dükkan mutlu müşteriler herhalde kazandıracaktır. Yeni işlere de girer ama ; Ayda 20 bin ciro yapmaya başlar ama nedense mutluluk gittikçe uzaklaşmakta ne belediye ne vergi dairesi ne de çalıştığı bankalar memnun olamamaktadır.

Bayilikler alır ama kotayı doldurmak ne de zordur.

Dükkanı sabah sekizde açar akşam 23-24 lere kadar bizat elemanlarla beraber çalışır. Gene de tatmin olmaz. Bu arada koca dükkan diyen bankalar , telefon şirketleri (Türkcell, Vodofone, Avea) peşindedir. çek defteri verelim, uygun hatlar açalım diyerek. Tedarikçi firmalar mal tedariği konusunda feci şekilde öününü açmaktadırlar. bir telefon edin biz size mal yollayalım diyerek. Kargo şirketleri hakeza.

Ama bu tamirciye büyük esnafsın sen diyen o kadar insan varken nedense bir türlü banka hesabı bir türlü kabaramamaktadır. Harcamalar gününde ve hatta saatinde ödenmek zorunda iken alacaklar nedense hep gününde olmamaktadır. Saatinde olmayı hiç telaffuz bile etmemekteyiz zaten. Müşteri velinimet ya . . .

Elektrik, su, doğalgaz, korgo ücreti, kira, telefon, işçi ücreti, mal bedeli tam gününde ödenir ödenmezse cezai işlemler uygulanırken alacaklar hayatta hiç bir zaman gününde gelmediği gibi bazen hiç gelmediği de olmaktadır. Bir senedi işleme koymak ne büyük ayıptır. Diğer esnaf arkadaşları bile bu tamirciyi ayıplar o zaman.

Tamirci bunalır.

Bırakın altın biriktirmeyi cebine bir şey kalmamaktadır. Ayda 20bin ciro yaparak çevresinde mutlu bir topluluk yaratmıştır. Dükkan sahibi, elemanlar, çalışılan bir kaç banka, mal tedarikcileri ve devlet baba. Kuruluş sırasında saygılarını kazandığı bayacı badanacı ve emlakcı . . .

Ama nedense bu mutluluğun bir pamuk ipliğine bağlı olduğunu hissetmenin acı tebessümü tamircinin içini kemirmektedir.


Zaten çeyrek altın da 3 senede 100 lirayı geçmiş durumdadır.

Tamirci çocuklarını özler. Dükkanı kapatır.

Masrafsız altın biriktirmenin daha karlı olduğuna kanaat getirir.

Sizin işiniz nasıl ?
tamnland.com

Yerleşim : Türkiye / Türkiye  |  Meslek : Diğer
taaata
Yeni Üye

Toplam 88 yazı
03/08/2010 :  02:45:06
sevgili akın selcuk bu hayatta en önemlisi nedir biliyosun

burada söylediklerimizin hepsini yapsanda o olmadmı olmaz

devetlerin bile tek gayesidir bütün yaptıkları işlerde

DEVAMLILIK SÜRDÜRÜLEBİLİRLİLİK

10 yıl çalıştım deli gibi 2 yıl işler bir sarpa sardı tüm birikimim bitti oturduğum yerden para kazanırken hep gelecek zannettim

ama gelmedi

şimdi iş bulup çalışmam lazım artık


olmadımı olmuyo olduğu zamanda yatarken bile oluyo :)
TAAATA

Yerleşim : Türkiye / İstanbul  |  Meslek : Tekstil
andehab
Üye

Toplam 270 yazı
13/10/2010 :  10:12:06
güzel bir paylaşım tşk.

Yerleşim : Türkiye / Bursa  |  Meslek : Tekstil
akinselcuk
Editör

Toplam 5553 yazı
13/10/2010 :  21:45:55 Yazarın websitesine git Website
Keyf.in
Alıntı Yapılan Metin:
Yazıyı gönderen - taaata
sevgili akın selcuk bu hayatta en önemlisi nedir biliyosun
. . . . . . . . .
olmadımı olmuyo olduğu zamanda yatarken bile oluyo :)


Doğru söze diyecek bir şey yok. : )
tamnland.com

Yerleşim : Türkiye / Türkiye  |  Meslek : Diğer
yigani
Yeni Üye

Toplam 27 yazı
20/10/2010 :  17:52:37
Sayın akinselcuk bu başlık altında yapmış oldugunuz tüm yorumlarınıza içtenlikle katılıyorum. Karşıt görüşler çıksa bile, o görüşlerin özünde sizinkilerden pek farklı olmadığı görüşündeyim. Sadece uygulama farklılığı var. Bir işyeri sahibi olarak şu anki durumumuz vermiş olduğunuz örneklerin aynasıdır. Çözüm umutsuzluktan değil mantık çerçevesinde umuttan geçer. Saygılarımla...

Yerleşim : Türkiye / Antalya  |  Meslek : Bilgisayar-Bilişim
ahmaldemir
Yeni Üye

Toplam 24 yazı
26/01/2011 :  02:52:22
Gelisim.in
Bismillahirrahmanirrahim,


Saatlerdir heyecanla okudum tüm yorumları. Herkese ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum.
Ne güzel. Müsamere izler gibi oldum. Finalde bir şeyler öğrendim. Aydınlandım.







Bakara 275 (mealen): " Faiz yiyenler(kabirlerinden), şeytan çarpmış kimselerin cinnet nöbetinden kalktığı gibi kalkarlar. Bu hal onların << Alım-satım tıpkı faiz gibidir>> demeleri yüzündendir. Halbuki ALLAH alım-satımı helal, faizi HARAM kılmıştır. Bundan sonra kime Rabbinden bir ÖĞÜT gelirde faizden vazgeçerse, geçmişte olan kendisinindir. ve artık onun işi Allah'a kalmıştır. Kim faize geri dönerse , işte onlar cehennemliktir, orada devamlı kalırlar."
Bakara 276 (mealen): " Allah faizi tüketir (faiz karışan malın bereketini giderir), sadakaları ise bereketlendirir. Allah küfürde ve günahta ısrar eden hiç kimseyi sevmez. "

* Öncelikle ticarette faiz ve diğer haramlar olmamalı.
* Ticarette güvenilir ve dürüst olmalısınız.
* Hile yapmamalısınız. Kandırmamalısınız.

Günümüz şartlarında helal ticaret yapmak oldukça zor. Bir işe çalışarak para kazanmak da zor. (hiç bir şey kolay değil.)
Devletin aldığı verginin içinde de, ticaret yaptığının içinde de faiz var, çeşitli haram var.
Allah sözünden dönmez. O halde faiz başta olmak üzere yapılan çalışmalarda bereket olmaz.

Peki şartlar bu iken (yapacak bir şey yok) para kazanmakk uğruna Allah'ın yasaklarına ve öğütlerine kulak asmayalım mı?
aldemir

Yerleşim : Türkiye / Ankara  |  Meslek : İletişim
akinselcuk
Editör

Toplam 5553 yazı
26/01/2011 :  11:51:40 Yazarın websitesine git Website
Alıntı Yapılan Metin:
Yazıyı gönderen - yigani
Çözüm umutsuzluktan değil mantık çerçevesinde umuttan geçer.


Gerçi mantığın da esnek yanları var kişilere göre . . .

Gene de herkesin anlaması gereken bu işte, mantıklı bir umut.
tamnland.com

Yerleşim : Türkiye / Türkiye  |  Meslek : Diğer
mehmetustam
Üye

Toplam 643 yazı
26/01/2011 :  12:48:55
Alıntı Yapılan Metin:
Yazıyı gönderen - akinselcuk
Bir tamirci düşünün. Vergisi algısı yok. Başkasının dükkanında tamircilik yapan biri. tahsilatı kendisi yapıyor. Düzenli kayıt tutuyor. Hangi gün kime ne iş yaptığı kaç para aldığı bunun ne kadarını kendi cebine ayırıp ne kadarını dükkana bıraktığını yazıyor. Her gün cebine 200 lira para kalıyor ortalama.

Para elinde. Parayı almadan iş yapmıyor. Kimsenin de kalbini kırmıyor. Bir hikaye yazıp parayı alıyor sonra işi yapıyor. İnsanlar memnun. Günde 200 lira ortalama. Masraflar hariç net kar. sabah 10 tezgah başı akşam 17 tornavidayı bırakıyor. Doğru eve çocukların hanımın yanına. Kesin prensipler var. . .

Çeyrek altın 30 lira civarında. Her akşam eve gitmeden önce 2 ya da 3 altın alıyor. Çeyrek.

Ayda yaklaşık 70 çeyrek altın almış oluyor. Pazarları asla çalışmıyor

Akın hocam yazılarınız çok güzel.
Bende tamirciyim, benimde hayal ettiğim şeyler.
Ama bunları rüyamda bile göremiyorum :))

Yerleşim : Türkiye / Kantinci  |  Meslek : Esnaf
akinselcuk
Editör

Toplam 5553 yazı
26/01/2011 :  13:06:47 Yazarın websitesine git Website
Keyf.in
Sayın Ahmaldemir,

Feyz almaya yatkın bir yapınız var belki de ama yazdığımız üç beş yazıyı beğenmiş olmanız bizi ancak gururlandırır. Teşekkür ederiz.

Alıntı Yapılan Metin:
Peki şartlar bu iken (yapacak bir şey yok) para kazanmakk uğruna Allah'ın yasaklarına ve öğütlerine kulak asmayalım mı?



Ticaretin her noktasında faiz bulaşığı olduğundan yakınıp, ticaret yapılması halinde bir müslümanın nasıl davranması gerektiği konusunda tereddüde düşmüşsünüz.

Dayanak olarak da Bakara 275 ve 276. ayetlerini göstermişsiniz.


Haklısınız.

Eğer ticaretin her yeri faiz bulaşığıysa ayetlere karşı geliniyor demektir ticaretle iştigal ediliyorsa !

Birincisi ; Ticaretin her yeri faiz bulaşığı mı, değil mi ? Faiz sistemlerinin tıkır tıkır işlediği faal bir piyasada faize hiç bulaşmadan ticaret yapmak mümkün değil mi ?

İkincisi ; Bakara 275 ve 276. ayetlerinde anlatılan faiz nedir ? Faiz ne demektir ? Allah faizden kaçının demiş. Kaçınmamız gereken şeyin tanımı ne. Sonucu, nereye ulaşan şeyden kaçınmalıyız ? Hangi sonuçları doğuruyor ki kaçınılması emredilmiş ?

Birinci sorumuzun cevabını ispat etmeye çalışmadan evvel şu anda dünyanın her yerinde faiz yemeden ticaret yapmak mümkündür diyorum ben. Kafanız net ise ne zaman faiz yemiş durumuna düşeceğinizi tanımlayabilir ve bu durumdan sakınırsınız.

Bilinen en eski ve alışılmış, klasik ticaret şekli, para ile alınan bir malın daha çok para ile satılmadır. Dükkanda satmak maksadıyla alınan malın parası ödenir ve kar koyup satışa sunulur. Sattıkça müşteriden parası alınır. Bu şekilde ticaret günümüzde halen mümkündür muteberdir ve bolca uygulanır. Faizin izi yok burada.

Fiyat belirleyip malı aldık para ödemedik ama ne zaman ödeyeceğimizi söyledik. Malı müşteriden para alarak satmaya başladık. Söylediğimiz tarihi geçirmeden aldığımız malın parasını anlaştığımız rakamdan ödedik. Burada da faizin izi yok ama faize bir adım yaklaşıp risk aldık.

Para ödemeden aldığımız malı gene para almadan satmaya başladık. Müşterilerden para geldi birikti ve biz de söz verdiğimiz tarihte malın parasını ödedik. Burada hala faiz yok ama faize çok yaklaşmış durumdayız. Sözümüzü tutabilmemiz, bir sürü insanın sözünde durmasına bağlı, çok risk aldık. Ödeme zinciri koptuğu anda dışarıdan destek gerekir yoksa günü geçen ödemeler söz konmusu olur. Parasını gününde alamayan insanlar artık faizi konuşmaya başlar. Biz bile.

Faize bulaşmamanın bir yolu yedek akçeli çalışmak diğer yolu da alış verişleri peşin yapmaktır. Vadeli alışverişlere teminat göstermektir. Hesapta para yokken çek kesmemektir. Bunu kimsenin aklı almaz. Ama aslında çek defteri bir kredi kaynağı değildir.

Şimdi birinci tespitimiz şu ; Prensipli davranıp, kuralları sürekli esneyen bir ticaretten kaçınılırsa faize bulaşılmaz.

Bir de şu tespiti yapalım. Günümüzde durum böyle, eskiden şöyleydi diye düşünmeyiniz. İnsan aynı varlık, günümüzde de 1000 yıl önce de. Yapı aynı. Hilebazlık , hır sızlık işleyen düzeni kendine göre değiştirip yontma, insana has davranış biçimleri. Şuna inanız ki ilk insanlar yiyecek çalıyordu, şimdi para çalıyorlar. İlk insanların bazıları yiyeceğini paylaşıyordu, sakin ruhluydu, şimdi de parasını mülkünü paylaşan sükünetli insanlar var. İnsanlığın yaşam araç gereçleri değişse de insan davranışları aynı kalıpta duruyor. Yani artık faizsiz yaşanamaz bir düzen var demek doğru olmaz. İlk insanların da diğerlerini sömüreni vardı şimdi de var. Birisine yiyecek ve koruma sağlamanın karşılığında onu hayatından etme becerisi ilk insanda da vardı. Şimdi araçlar değişti. Para herşeyi temsil etmeye başladı. İleride başka bir gereksinim bunun yerini alacak ama sistem aynı kalacak. Birine bir şey verip çok daha fazlasını isteme sistemi hep olacak. Bazı insanlar bu sistemden kaçınırken bazıları kaçınmayacak.

İkinci konumuz Bakara süresinde bize kaçınmamızın söylendiği faiz nedir ? Yukarıda mecburen bir parça tanımladık aslında. Bir verip daha fazlasını istemek ve işi zamana bağlamaktır.

Faizi paraya bulaşmış bir kir gibi görmemelisiniz. Para bir araç. İş gücünü temsil ediyor. Altın da bir araç , bakır da , ev eşyası da bir araçtır ticarette. Paranın yerini alabilir. Zaten bütün bu eşyaların yerini alsın diye para icad edilmiş. Faizi paradan duyulan bir tiksinti gibi algılamamak gerek. Çünkü bize ticaret yapmak da öğütlenmiş. Ticareti yapmanın yolu mal mübadelesi. Başka bildiğimiz bir yol yok.

Faiz bir fayda sağlama yoludur. Aç bir adamın ailesini doyurabilmek için sizden istediği 100 kilo buğdayı gelecek sene 150 kilo olarak ödemesi şartıyla vediğiniz an faiz almaya teşebbüş ettiniz demektir. Seneye bu 150 kilo buğdayı bu adamdan veya varislerinden aldığınız anda da artık o faizi aldığınız kesinleşti demektir.

Şimdi bankadan çekilen krediler bunu uyguluyor. 10bin lira al ama 12 ayda 12bin lira geri öde sistemi faizli bir parayı kullanmak anlamına geliyor. Adı her ne olursa olsun 10 lirayı 12 lira olarak geri ödüyorsak faiz ödüyoruz demektir. Teorik olarak faiz bu işte. Acaba kaçınmamız gereken bu mu ?

Şimdi bu durumda herkesin cebinde bolca parası olup dükkanını evini arabasını o parayla peşin peşin alması gerekir. Bu olamaz. Ama bir finans kurumundan alınan paranın da üzerine kar koymadan geri ödenmesi ticaret değildir. Burada işin içinden çıkmanın hadislerle bile mümkün olacağından şüpheliyim. Neyin faiz neyin faiz olmadığının nelerden kaçınmamız gerekeceğini tespit etmemiz gerek.

Benim sözümün bir itibarı yok ama diyeceğim şu olabilir. Kaçınmamız gereken sömürüdür. Allahın vermiş olduğu aklı kullanarak neyin sömürü olduğunu anlayabiliriz. Çok acil hayati (ama gerçekten hayati) bir mesele olmadan bankadan kredi çekmeye kalmışmamalıyız. Bir kişiye verdiğimiz borç parayı verdiğimiz rakamdan geri almalıyız. Paranın değer kaybedeceğini düşünüyorsak başka bir araç kullanmalıyız. Kullandığımız aracın da değeri düşerde kabullenmeliyiz.

Bu tip hassasiyetleri göstererek faiz yemeden yaşamış oluruz. Ama hayatımızı dürüst bir insan olarak yaşamanın yolunu kendi aklımızla bulamıyorsak işimiz zor demektir.

Yaptığımız alışverişte bir sömürü düzeni sezmiyor ve bu alışveriş işlerimizi görüyorsa etik değerleri çok fazla detaylandırmadan veya etik değerlerin içinde boğulmadan yolumuza devam etmemiz gerekiyor.

Örneğin bir ev bulduk bize göre çok değerli çünkü tam bize hitap ediyor tüm isteklerimizi karşılıyor. Bir fiyatı var. Elimizdeki para yeterli değil bir kısmını karşılıyor. Ama gelirimiz ve başka mallarımız da var.
Bu evi kredi çekip aldığımızda , krediyi banka kendi isteğiyle verdi paraya koyduğu kar oranı makul üstelik biz bu eve daha çok para ödemeye bile hazırdık. Bizim rızık bu krediyi çektik diye sıkıntıya girmiyor rahat rahat ödeyecek imkanımız var.

Bu durumdan mı kaçınmamız istenmiş ? Evet aslında bu parada faiz var ve bereketi olmaz denilmiş. Ancak burada kimse kimseyi sömürmüyor. Ya bir bilenden icazet alıp adını ne koymamız gerektiği ile uğraşacağız ya da Allahın verdiği akıl süzgecini kullanıp karar vereceğiz.

Bir çok faiz işinden kaçınıp sonra bir simitci ile pazarlık etmek ardından çok da gerekli olmadığı halde lüks bir restorantta yemek yemek iftar sofrasını güzel ve çeşit barındıran bir sofradan çok yenebilecekten çok daha fazlasıyla bir gösteriş masasına çevirmek, herkes bu kadar veriyor diyerek çalıştırılan elemana ihtiyacı olduğunu bile bile 700 liradan bir kuruş fazla vermemek, otorite korunsun diye arada bir azarlamak müslümanlık açısından makul ve mantıklı sayılmayacak hususlardandır.


Kaçınmamız gereken faiz yoluyla birinin diğerini sömürmesidir.

Üzerimize düşen tüm insanlığı, yaptıktan sonra farkında olamadığımız bir faiz parası elimize bulaşırsa ne olur ? İyilik yapmaya devam edin bir şey olmaz. Çalışın kazanın ve iyilik yapın. Gerisi ile uğraşmak biz aciz kulların işi değil.



tamnland.com

Yerleşim : Türkiye / Türkiye  |  Meslek : Diğer
isguc
Üye

Toplam 292 yazı
06/03/2011 :  15:24:14 Yazarın websitesine git Website
basarılı yorumlar bazıları katılıyorum
www.kadinforum.net

Yerleşim : Türkiye / İstanbul  |  Meslek : Grafiker
mehmetali17
Yeni Üye

Toplam 28 yazı
06/03/2011 :  18:11:31
Yapmayın arkadaşlar,bu ülkede kapitalist düzenin işlediğini görmeyip dini duygularla faiz var nasıl ticaret yapayım demek abesle iştigal etmektir.Yediğin içtiğin giydiğin vb yaşamın içindeki herşeyde ticaret ve bunun getirdiği ekonomik bir gidişat var.Paranın değer kaybı olduğuna göre,(enflasyon hala var),borç aldığınız bir arkadaşınıza aynı miktarı bir yıl sonra geri vermek,o insanın hakkını yemek,kul hakkını yemek değil midir?

Yerleşim : Türkiye / İzmir  |  Meslek : Sağlık hizmetleri
kaanizm
Yeni Üye

Toplam 98 yazı
08/03/2011 :  09:44:45
Gelisim.in
guzel yazilar okumak keyif verdi..

herkes kazanamaz.. herkesin dogrusu, yanlisi, analizi, analizi degerlendirmesi, karar vermesi, calismasi, insan iliskileri (ki en onemlisi bence) farklidir.. bunlar insani basariya veya basarisizliga goturur... Sans a inanmam, insan sans ini kendi yaratir.. kazanan olmassa kaybeden de olmaz..
kaan

Yerleşim : Türkiye / İstanbul
ahmet_mutlu38
Yeni Üye

Toplam 29 yazı
17/03/2011 :  11:02:41
bence elinizdeki sermayeyi ticaretten anlamıyorsak altına yatırmayı tercih ederim veya arsa toprak hiç bir zaman zarar etmez değer artar, esnafın vermiş olduğu vergiler vs. giderler sayın kaç adet vergi veriyor..

Yerleşim : Türkiye / Kayseri  |  Meslek : Reklam
khanofthesky
Üye

Toplam 546 yazı
17/03/2011 :  17:34:06
Gezin.in
Alıntı Yapılan Metin:
Yazıyı gönderen - ahmet_mutlu38
bence elinizdeki sermayeyi ticaretten anlamıyorsak altına yatırmayı tercih ederim veya arsa toprak hiç bir zaman zarar etmez değer artar, esnafın vermiş olduğu vergiler vs. giderler sayın kaç adet vergi veriyor..




Esnaf çok vergi veriyor iyi de kazandığında da çok çok iyi kazanıyor, sanırım sizin sözünüz kazanamayıp da vermek zorunda olanlara, onun için de kimse kimseye deli dumrul vergisi dayatmıyor ki konuşursunuz muhasebecinizle bu ay bu dönem bu sene kazanmadım vergi de vermeyeceğim dersiniz olur biter, kaldı ki şimdi birde torba yasa olayı çıktı ki ücretli çalışanların maaşlerından yapılan kesinti miktarı daha da artırıldı, şimdi karar sizin olsun, ücretli çalışanlık mı ama az-öz kazanan esnaflık mı ? Bu arada ücretli çalışanlık dediysen aylık ortalama 1400-1500 tl maaş alanları kastediyorum.
Nakipoğlu

Yerleşim : Türkiye / İstanbul  |  Meslek : Diğer
khanofthesky
Üye

Toplam 546 yazı
17/03/2011 :  17:38:24
Bir de bir eklenti daha yapmak istiyorum akın bey in altın al dediği zamanlarda altın gerçekten de alınmalıymış, ama gerçekten kazançlı olmak istediyseniz, o zamanlar has 30 tl den işlem görüyorken şimdi has ın gramı şu an itibariyle 71,50 tl. Şimdi 71,50 den has alıpta 2 sene sonunda 170 tl olmasını beklemek pek mantıklı gelmiyor bana, bir de olabilecek bir şey değil.

Nakipoğlu

Yerleşim : Türkiye / İstanbul  |  Meslek : Diğer
akinselcuk
Editör

Toplam 5553 yazı
18/03/2011 :  10:52:55 Yazarın websitesine git Website
Sayın Khanofthesky,

Benim altına olan hevesim ortaokul yıllarında başlamıştı. O yıllardan bu yana altına olan ilgim iki kez büyük krizlerden ucuz kurtulmamı sağladı. Ancak bu tavsiyeler belki yanlış anlaşılıyordur. Altın alın sakın iş yapmayın demiyorum. Ben hep iş yaptım ama elimdeki paranın bir kısmını yerken bir kısmıyla da altın alıp biriktirdim. Eskiden altını alıp evde saklamak gerekirdi. Şimdi Bankaların vadesiz altın hesapları çok daha iyi ve pratik.

Ben borsayı sevmem. Daha doğrusu kısa vadelerle al sat işlerini sevmem. Her zaman bir riski vardır. Ama hayatını sadece bu tip işlerle kazanan bir çok insan var. Altın riski sıfıra yakın bir yatırım aracı. Aslında iş gücünün bizzat kendisi. Ancak mutlaka fazladan bir para olmalı ki altın biriktirmek mümkün olsun. İnsanın karnını doyurması gereken parayla altına yatırım yapması mantıklı değil.

Asıl söylemek istediğim şey şu ki ; Ortaokuldan bu yana altının uzun vadede insanı zarar ettirdiğini hiç görmedim. İş yapıp para elde etmek çok zevklidir ama çok riski vardır, paraya bir çok faktör ortaktır iş yaparken. Bu riskleri azaltmanın bir yolu paranın bir kısmını altına yatırmak olabilir.

Son yüz yılın altın fiyatlarını bir gözden geçirin. Tarihin hiç bir döneminde 6 aydan daha uzun bir süre de iniş yaptığı görülmemiştir. Bir gecede değerinin ikiye katlandığı görülmüştür ama 6 yalık bir süre içinde en çok %20 değer düşüşü yapabilmiş bu düşüşü de 6 aydan sonra tekrar sıfırlayıp değeri yükselmiştir. Kaldı ki inişte % 20 değeride bir rekordur genellikle % 10 ve altında değer düşüşleri yapar. Bu inişler de 6 aydan sonra kendini telafi eder.

Altın iş gücünün sembolüdür. İş gücünün para etmemesi mümkün değil altın da bu yüzden değer kaybedemez.

Bütün işleri robotlar yapsa veya taştan altın yapmanın yolu bulunsa bile altın gene de kıymetini koruyacaktır. Çünkü taştan altın yapma işi halka yayılamayacak veya robotlara her işletme sahip olamayacaktır. Mutlaka bilek gücü ile iş yapmak bin yıl sonra bile değerini koruyacaktır. Benim inancım böyle . . .

Herkese bol kazançlar dilerim.
tamnland.com

Yerleşim : Türkiye / Türkiye  |  Meslek : Diğer
khanofthesky
Üye

Toplam 546 yazı
18/03/2011 :  19:40:30
Sn Editör,

sadece sizin değil benim bizim hepimizin altına az-çok hevesi vardır, çünkü daha minicik bebekken bile anlatılan masallarda altından saraylar vs diye bahsedilirdi, o zamanlardan kafalara kazınırdı altının pahası-değeri. Keşke dediğiniz gibi yapabilsek de çok kazansak ve kazancımızın bir kısmı ile geçimizi idame etsek gerisi ile altın gibi değerli emtialar satın alsak, hem emekliliğimizi garantilesek hem de Allah gösterir mi bilmem ama ihtiyarlıkta kimseye muhtaçlığımız olmadan çınarlar gibi ayakta ölebilsek ama yakın tarihlerde olabilecek bir şey değil bu, gerçi bu saatten sonra görebileceğimi de sanmıyorum ya neyse.

Bahsetmiştim benim bilader kuyumcu yanında çalışıyor, biraz önce gene sordum ne kadar diye, sırası ile çeyrek 115 tl, yarım 230 tl, ata 487 tl imiş. Tabii anlatması güzel ama olmayınca da olmuyor, ne diyelim

Saygılarımla
Nakipoğlu

Yerleşim : Türkiye / İstanbul  |  Meslek : Diğer
khanofthesky
Üye

Toplam 546 yazı
05/04/2011 :  17:52:43
Allahümme hırli vahterli
Nakipoğlu

Yerleşim : Türkiye / İstanbul  |  Meslek : Diğer
jesusking
Yeni Üye

Toplam 15 yazı
06/05/2011 :  18:30:27
bence herkes her is hakkinda yorum yapacagina kendi uzmanliklari kendi tecrubeleriyle ilgili yazi yazmalarini ve o ise yeni girecek arkadaslara yol gostermeleri daha faydali olur.
zira bazi arkadaslar hemen hemen her konuda yorum yapmis. bu demek oluyorki ya buyuk bir sirketler toplulugu var her sektorden ya da deyim yerindeyse iskembeden atiyorlar.
eger is kurma ve girisimcilkten bahsediyorsak burada girisimcileri tesvik etmeliyiz tabi tecrubelerimizle yol gostererek.
birisi bi is fikri yazmis altina felaket tellallari yazmis yazistirmis yok yanarsin yok batarsin. biraz tesvik diyorum ve sadece tecrubelerimizi paylasalim.


Yerleşim : Türkiye / Adana  |  Meslek : Reklam
hemperi
Üye

Toplam 508 yazı
06/05/2011 :  21:03:06
günümüzde küçük esnaf bitiyor, masraflarını dahi çıkaramıyor, büyük rakiplerle boy ölçüşemiyor.. İş açmayı düşünüyorsanız en az 1 yıl araştırın ODA EN AZ

Yerleşim : Türkiye / Mersin  |  Meslek : Ticaret
bkrxmryk
Yeni Üye

Toplam 9 yazı
26/05/2011 :  00:26:26
1000 tane kırmızı bilyeden birtanesi mavi ise kırmızının çıkma ihtimali kadar mavininde vardır. hayatı korkuyla geçenin geleceği olmaz.cesaret akılla birleşirse aşılamıyacak engel yoktur.zaman herşeyin ilacıdır bana göre ama doğru reçeteyle kullanılırsa. kimi insan akıllıdır cesareti yoktur,kimi akıllıdır parası yoktur .kimi insan hem akıllı ve paralı ama çalışmaya hevesi yoktur.parayı bulan insan dünyanın bu hale geleceğini tahmin edermiydi acaba. dünyada üçşeyin para pra pra diye diye söylenişini duyanlar belkide buna güldüler.birşey ucuzdur alamazzsın paran yoktur,birgün gelir phallanır ama onu oan alırsın çünkü paran olduğu için düşünmezzsin bile. paran varsa bana göre yürümende değişir konuşmanda.akıl insana verilmiş en büyük değerdir kullanmasını bilene.ben bunları yaşadım çünkü heves hayalle karışmış ezogelin çorbası gibi ekmekolmayınca karnını doyurmaz..hevese yenik düşmemek gerek.nefes aldıkça hayatta çoğu riske ortaksın demekktir bazen pusuda beklemek gereksiz kahramanlıklardan daha iyidir..şans ama insan kendi şansını kendi yaratır.herkese hayatta başarılar bende birşeyler yazmak istedim saygılar

Yerleşim : Türkiye / Samsun  |  Meslek : Denizci
ahmaldemir
Yeni Üye

Toplam 24 yazı
04/07/2011 :  06:02:54
Selçuk bey,
Yorumlara olan anlayışınız ve isabetli yorumlarınız etkileyici.
* Ticaretteki haramlara ve zorluklarına işaret,şikayet ederek ideal ticaretin nasıl olması gerektiğinin konuşulmasını umdum.
* Sonraki ümidim de ahilik düzeninin günümüz versiyonununa vede yaygınlaşmasına hizmet edecek alt yapıyı için konuşmalar..

-Belkide yeni başlık altında.....

Teşekkürler..
Saygılar...
aldemir

Yerleşim : Türkiye / Ankara  |  Meslek : İletişim
termi53
Yeni Üye

Toplam 44 yazı
20/07/2011 :  05:27:43
cengo2011 bey gerçekten çok güzel tespitlerde bulundunuz özelliklede son paragrafınız tüm halka okutulması gerekli tebrikler dediklerinizi harfiyen katılıyorum zaten bu ülkede en büyük ticareti devlet yapıyor önceden mafya derin devletti şimdi onu bitiriyorlar ve yeni bir güç merkezi kuruluyor dediğiniz gibi herşeyin bir kaynapı var sonuçta devlet denilen yapı 2.5 milyon çalışanı olan büyük bir işletme artık 21.yüzyılda devletlere böle bakmak gerekir.. kapitalist sistem birçok değeri aşındırıyor ve insanlara metadan başka değer bırakmıyor ben bunlara karşıyım fakat olan bu kendilerini milliyetçi veya farklı değerlerde görenler ne kadar bu değerlerine sahip çıkıyor? şunu sormak istiyorum meta ve değerler çakışsa insanoğlu hangisinin tercih eder? değerlerini mi yoksa meta yı mı? bu soruya cevap hangisini veriyoruz metayı elinin tersiyle itecek kaç babayiğit var bu asırda...

Yerleşim : Türkiye / İzmir  |  Meslek : Öğrenci
musaku
Yeni Üye

Toplam 12 yazı
23/07/2011 :  00:04:21
geri dönüşüme öenm verin. benden söylemesi. hatta sermayesi olanla konuşabiliriz.
MUSAKU

Yerleşim : Türkiye / İstanbul  |  Meslek : Muhasebe
zinicecek
Yeni Üye

Toplam 52 yazı
07/08/2011 :  00:59:14 Yazarın websitesine git Website
selam arkadaşlar.
her fikre saygı duymak lazım. ama bir konuda bilgi sahibi olmadan konuşmak etik degil
arkadaşın biri ticarat yapmak ister.diger bir arkadaş altın al der. bu ticeret degildir. a***lıktır.uretmek
veya uretim sektorunde faliyet gostermek.katma deger yaratmak kutsaldır.
boyle bir ulvi işe kalkışan insanları teşfik etmek gerekir ve onları dogru yonlendirmek lazım.

malesef bizim ulkemizde biri lokanta acar beş masa dolu gorulur. hemen herkes lokantacı olur.
vs vs olunur.bu rekabeti getirir.rekabet kaliteyi duşurur. ornek vermek gerekırse testil
ulkemizde bir donem herkes testilci oldu.hic biri marka olamadı.hepsi fasoncu oldu.
hemen hemen hepsi battı.
farklı olmak lazım. farklı işler yapmak lazım . araştırmak lazım.yapıcagın işlerle ilgili. tum dunyadakı fuarları
gezip yenilikleri gorup. o yenilikleri aşmak lazım kopyacı degil yenilikci olmalıyız.
bunun icinde cok buyuk paralara gerek yok.yeterki şefkle isteyelim.
saygılar
zin içecek

Yerleşim : Türkiye / İzmir  |  Meslek : Gıda
muhittintutar
Yeni Üye

Toplam 2 yazı
18/09/2011 :  11:14:52
HERKES İŞ KURMADAN ÖNCE BİR DÜŞÜNSÜN.
TIRMANDIĞIN BAŞARI MERDİVENİ , DOĞRU DUVARA MI DAYALI ?
MUHİTTİNTUTAR

Yerleşim : Türkiye / Gaziantep  |  Meslek : İlaç Sektörü
adalı1
Üye

Toplam 408 yazı
18/09/2011 :  12:14:48
sn akın bey size hak vermemek mümkün degil ancak altın alıp köşeye ko**** para kazanmış olmazsınız ,para kazandım diyebilmek için paranın banka getirisi,altın,döviz vs den daha fazla getirisinin olması ile olur,altın bugün kazandırır yarı düşer yada yatay seyreder ancak sizin dogal harcamalarınız devam eder,yani insan sürekli harcayacagı parayı kazanmak zorundadır,buradaki tüm arkadaşların istegide budur,tabiki insanın en iyi yapacagı iş bildigi iştir,diger işler maksimum risktir ,ama bazen kişini bildigi iş çok yüksek sermaye isteyen bireysel olarak gücü yetmeyecegi bir iş olabilir dolayısı ile yapabilecegi iş arayışına girmek isteyebilir ,saygılarımla

Yerleşim : Türkiye / İstanbul  |  Meslek : Diğer
akinselcuk
Editör

Toplam 5553 yazı
18/09/2011 :  12:38:57 Yazarın websitesine git Website
Sayın Adalı1,

Kaybetmekten iyidir köşede gramı eriyen ama değeri koydunuz günki gibi duran bir değerin olması . . .

Şimdi bir köşeye altın biriktirecek kabiliyeti olanın bir işi bir para kaynağı vardır zaten. Hiç bir faaliyette bulunmadan altın gelmez. En azından sizin yerinize dedeniz babanız çalışmıştır. Bu bile bir değerdir kişiye.

Günlük geçimini sağlarken biriktirebildiğini hoplayıp zıplayıp yok etmektense riski en düşük seviyede elde tutmaktan bahsediyoruz. Zaten sabırla bekleyenin karşısına eninde sonunda aklının tabanına oturan bir iş çıkacaktır. Kimseye de ayakları yere basan bir ticaret şekli bulduğunuzda yapmayın demek olmaz. Ama eğer batacaksa batacağı gün gibi aşikarsa git kanepende boş otur daha karlısın demek te lazım.

Çok ölü piyasalar var. Bu piyasalar bu iş şekilleri bir türlü ölmüyor hala ayakta duruyorsa bu hevesle para yatırıp batıranlar sayesinde ayakta duruyor. Bu tür piyasaların ayakta durup habire zenginleyenleri vardır. Yani bu sektöre giren 100 kişiden 90 ı bir iki senede batar. Piyasaya bir iki yılda bir para eker de batar. Bunun karşılığında aynı piyasadaki bir iki firma habire büyür.

Tüccar küçük de olsa büyük tüccarın sahip olduğu ayrıcalıklara sahip olmalı. Toptancı ya da ithalatcı tedarikçiye peşin para verip mal alınır. Hatta para mal daha ele geçmeden yatırılır. Onun kar marjı bilinemez. Ama sözde bayisi alış fiyatı herkesce bilirken küçük karlarla veresiye mal satmaya çalışır. Hatta kotası vardır satmasada itibarı korumak için mal almak zorunda kalır. Tedarikci rahattır bayiye gaz verir sadece. bayi aslında bayi bile değildir çünkü 100 metre ileride başka dükkanlara da aynı tedarikci sorgusuz sualsiz mal vermiştir. Umurunda değildir. Becerebilen satsın bana para kazandırsın ketumluğu ile. Kendini bayiyim sanan eninde sonunda batar. Kimse tedarikciye soramaz sen bu adamla bayi sözleşmesi imzalaştığın halde dört bir yanına aynı bölgeye niye mal verdin de diyemez. Zaten böyle bir mevzuat bile yoktur.

İşte derdimizin bir şekli bu. Sonu baştan belli işlere girmeyin boş oturun.
tamnland.com

Yerleşim : Türkiye / Türkiye  |  Meslek : Diğer

0.36 saniye.
22:55:01, 21 Eylül 2018, Cuma

Buradaki yazılar, yazarlarının ve Koniks.com®'un izni olmaksızın hiçbir yazılı, görsel yada sesli yayın organında yayınlanamaz. Eğitim amacı dışında, herhangi bir şekilde çoğaltılması yasaktır. Eğitim amaçlı çoğaltıldığı durumlarda, yazarla ilgili bilgilerin ve URL'nin belirtilmesi zorunludur.

Bu web sitesi bilgilendirme amacıyla iyi niyetle, amatör bir ruhla hazırlanmıştır ve yer alan her türlü bilgi genel nitelikte olup, doğruluğu, eksiksiz olması, güvenilirliği, yeterliliği ve güncelliği hiçbir surette sitemiz tarafından garanti ve taahhüt edilmemektedir. Yer alan görüş ve yorumlar tamamen Koniks.com üyelerinin kişisel görüşlerini yansıtmaktadır. Sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak iş kurma/yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir ve söz konusu bilgilere dayanılarak alınacak kararların neticesinde oluşabilecek yanlışlık veya zararlardan Koniks.com sorumlu tutulamaz.

© 2000-2018 Koniks.com İletişim   ||   Kullanım Şartları   |   Kurallar   |   Sitenin Kullanımı   |   Gizlilik   |   Yardım