Kendim Tayvan 'dan mal ithal ederken karşılaştığım en önemli konular:
Tayvanlı üretici ödemeyi peşin ve T/T ("telegraphic transfer") yöntemi ile istedi. Telegrafik kavram 1960'larda kullanıldığı için, günümüz için doğru deyim "elektronik transfer". T/T ödemesi için $30-40, en çok $50 masrafı var deniliyor.
Kargoyu ("freight") karşı taraf mı yapacak, sen mi yapacaksın. Tayvan'daki üretici $6000'luk yaklaşık 100 adet network cihazı için CIF şartlı ve havayolu ile kargoyu (Shipping Term: CIF) $1150 olarak belirledi.
CIF: Costs, Insurance, Freight: Mal Bedeli , Sigorta, Kargo (ki bu durumlarda kargoya "navlun" diyorlar).
Bu CIF kargoyu yapacak firmanın adı "FETA" idi. Internetten bakınca FETA'nın 1989'da uzak doğulu üreticiler tarafından kurulmuş bir nakliye firması olduğu anlaşıldı.
Benim durumda FETA, bana pahalı bir fatura çıkarmıştı, 8 karton + 2 ufak kutudan oluşan ağırlığı 100kg'yu bulmayan bir koliyi, Taiwan 'dan "sigorta" şartlı olarak havayolu ile getirip İstanbul'daki gümrüğe koyma bedeli $1150.
Nakliye maliyeti çeki listesi ("packing list") ne göre belirleniyor. Benim durumda Tayvanlı üretici nasıl olsa kendi firması ("FETA") ile göndereceği için bana çeki listesini önceden belirleme gereği duymadı, ve çeki listesi ancak (8,5 karton) mal paketlendikten sonra belli olur dedi. Oysa ki bir malın ne kadar hacim ve ağırlık tutacağı hele ki o malın üreticisi tarafından önceden kolaylıkla hesaplanabilirdi.
Nitekim bu işi türkiye'den bir nakliye firması yapacak olsa kaça yapar diye sordum, İstanbul Bakırköy merkezli Eko Trans 'ın bu tür işleri en ekonomik şekilde yaptığı bilgisi ulaştı ve büyük ihtimalle kargo işini Eko trans'a vermeyi düşünüyoruz. büyük ihtimalle, mallar kartonlara konulup kolilendikten sonra Eko Trans Tayvan 'dan malı teslim alıp havayolu ile İstanbul'a ulaştıracak.
Taşımayı Tayvan'lı firma yaparsa mal İstanbul gümrüğüne geldiğinde $125 kadar konşimento ("bill of lading") masrafı olabilir, ama taşımayı Türkiye'den bir firma yaparsa öyle masraf olmaz denildi. Ne kadar doğrudur bilemiyorum deneyip göreceğiz.
Mal İstanbul 'daki gümrüğe geldikten sonra gümrükte beklediği süre boyunca kesilen ardiye bedeli ("warehousing charge") var deniliyor bir de. Dolayısıyla gümrükte beklediği zamanı en az tutacak şekilde ayarlamak gerekebilir.
Tüm bu işlemlerin sorumluluğunu 300TL + KDV 'ye Bursa'dan bir Gümrük Müşavirliği firmasına devrettim, hem ilk ithalat deneyimim olduğu için hem de sorumluluğu yükleyebileceğim bir firma olsun istediğim için böyle yaptım yoksa ithalat ve gümrük takip işlerini herhangi bir firmaya yaptırma zorunluluğu yok diye biliyorum.
Bazı firmalar "dış ticaret danışmanlığı" gibi biraz daha geniş bir kavram altında bu işi daha kapsamlı yapıyorlar, hatta tüm ithalatı kendi firmaları üstünden gerçekleştirip, malı Türkiye'deki adresine kapı teslimi getiriyorlar ve faturayı Çin'deki üreticiye değil, o firmaya ödüyorsun. ama bu kolaylık karşılığında ithalat tutarı üzerinden 3-4% gibi komisyon alıyorlar.