Sermayesiz iş olurmu? Neden olmasın... Neyi sermaye olarak gördüğünüze bağlıdır bu.
Güzel yorumlar , fikirler, özellikle seniz_77 tşklr.
Herkesin kendince bir fikri var ve hayat tecrübesi sayesinde kazandıkları, edindikleri yanlarındaki asıl olan sermaye.
Maddi anlamda, ticari kazanç sağlamak amacıyla kulanıla bilecek sermaye nedir?
1-Para, çevre
2-Tecrübe, zamanı şu anki hali ile algılayabilem
Ticari platformda günümüz itibari ile paranın sermaye olduğunu düşünen insan eğer parası yoksa kesinlikle ticarete atılmamalıdır. Çevre faktörü önemlidir, destek anlamında ama buda yine paraya bağlıdır. Paran yoksa çevrende yoktur. İstisnalar hiç bir zaman hiçbir şekilde kaideyi bozmaz, ve kesin bir kuraldır; paran yoksa çevren yoktur.
Sermayeyi tecrübe olarak değerlendiren kişiler istedikleri zaman istedikleri işe atılabilirsel. Her yeni atılımları ve her batışları yeni sermayeler edindirecektir. Var olan sermayeleri diğerleri tarafından sıfırlandı sanılsada o büyüdüğünü fakr edecektir.
Tecrübe anlayışlı sermayelerle işe girişenlerin bazı kuraları çok iyi bilmeleri gerekiyor. Bunlar bilinmiyorsa bizzat yaşamaları ve anlamaları için ufak çaplı işlere kalkışmalarında fayda var. Çünkü sonuçda batışın, iflasın olacağı kaçınılmazdır. Ufak çaplı işlerden sonra gelen iflasın aşılması kolay kolay olur. Bu iflas inanılmaz tecrübeler kazandırır insana ve bu kazançlar bir anda sermayeye dönüşür. Tirilyonların yapamayacağı işi sana çok basit gelen fikirler yaptırabilir. (nasip...)
Hayat acımasızdır, acımasız olduğunun farkında bile değildir. Çünkü hayat düşünmez, çizilen rotada sapmadan devam eder ve önüne çıkarsan gözünün yaşına bakmadan ezer geçer, ezdiğinin farkına bilevarmaz, varsada umrunda olmaz. Hayatın işi umursamak değildir. İstediğini sana istediğin şekli ile vermektir. Nasıl istersen aynen o şekilde verecektir ve verdiği her şey için eksiksiz karşılığını isteyecektir. Almadan etmez muhakkak ki alacaktır.
İsteklerimizin karşılığını vermeyi, verebilmeyi göze almak lazım.
Hayat son nefesin verilişi ile biter, öyleyse bu ana kadar bitiş yoktur, bitti sanılan anların aldatmaca ve aşılası gereken engeller olduğu bilinmeli. Nasıl aşılacağı bilinmese dahi muhakkak ki bir yolunun olduğu unutulmamalı.
Kin, nefret, hırs vs. gibi duyguların tecrübe anlayışlı şermayenin içerisinde var olmadığı; bu duygularla bu sermayenin kulanılamayacağıda bilinlemi. Bu duygularla bu sermayeyi kulanmaya çalıştığımız an içinden çıkılamayacak bataklıklara sürüklendiğimiz andır.
Tecrübe anlayışlı sermayelerde dost beklentisi yoktur, fakat sen herkesin dostusun. Tek beklenti vermektir, kesinlikle almak değildir. Burdaki kazancımız vermiş olduklarımızın getirisidir. En büyük kazanç da verilenin getireceği kazançtır. Vermeyi getirisi olacak anlayışı ile vermem...
Sıryılmak lazım, bitti sanılan sınıra gelindiğinde bitmediğini bilmek lazım. Yanlız bu sınır tehlike arzeder. Bitmediği fark edilemezse, bitmeyenin bitti sanılacağı ve birmemişken bitişin sunacağı anlamsız bir hayata yelken açarsın. Zor bi dönemeç... geçilebilirse hayatınızdan bir şey çıkar. Zorluk. Hayatınızda artık zorluk kavramı yoktur. Geçilemezse hayatınızdan hiç çıkmayacak olan bir şey kalır. zorluk.
Saygılarımla.