Sayin Ella Hanım, siz dediklerimden bu yazdıklarınızı nasıl çıkarabildiniz hiç anlayamadım gerçekten. Demek istediğim de buydu ticaretin yapısı gereği.. Kadın ticaret yapamaz demiyorum ya da aşağılamıyorum. Asıl kadını yüceltiyorum. Bu işler kötü işler ve pis işlerdir diyorum, her tür ne olduğu belirsiz kişilerle muhatap olma zorunluluğuz oluyor ticarette diyorum. Kadının hassas ve zarif yapısının buna elverişli olmadığı bilakis, çocuk yetiştirmeye daha elverişli olduğunu belirtiyorum. Bu gerçektir, siz bunu iyiye de kötüye de yormada özgürsünüz tabiki.. Kadına değer veren kimse gerçekten bunu söyler, ama kadının iş gücüne ve sermayesine değer veren kimse ise size başka şeyler söyler. Birincisinde amaç insanlık ikincisinde ise maddiyattır. Bunu unutmamanızı tavsiye edeceğim. Olur ki bir gün ticaretin içine girerseniz bizzat bunu hatırlayacağınızdan eminim. Zaten hak durur durur, ama zamanı gelince onu da kimse engelleyemez çıkmasına ortaya... Kadının ekonomik özgürlü erkeğin ekonomik özgürlü gibi boş tartışmalar ancak aile yapısına zarar vermekte insanları ailesel bir hayattan cok bireysel bir hayata ve düşünme tarzına sürüklemekte, bu durumda kadının bir şekilde ticari özgürlük dediğiniz hakka kavuşmakta ama ailesel bir boşluk olmakta ve asıl kadına zarar veren unsur da bu olmaktadır. Eğer kadın zarar görürse bundan toplum birinci derece de direk olarak zarar görmekte ve toplumun değerleri ile oynanmaktadır. Bu da avrupadaki acayip bir toplumun var olmasına veya rusyada ki kadının ön planda olduğu ama ailenin olmadığı bir topluma sürükler toplumsal yapıyı. Kadın doğası gereği zarif, narin ve alımlıdır. Bu özellikleri ona başka alanlarda doğal bir hayat yaşamasını gerekli kılmaktadır. Bakıyorsunuz iş kadınlarına, aslında hepsinin asıl özlemi evleri ve evlerinde geçirdikleri güzel vakitlerdir. Hayat gelecek gidecek ve 20 sene sonra ticaret yaptıktan sonra geri dönüp baktıuğınızda lüx bir hayatta mutsuz, bunalım çocuklar görmektense, az parayla ama çok şükür diyerek Rabbe yönelmiş nur topu gibi gülen evlatları yetiştirecek olan analar, piyasada bir çok hilenin ve kötü niyetlerin, sömürünün ortasında değil, güvenli evlerinde güvenli ortamlarında, sağlıklı, hayırlı bireyler yetiştiren ve gerçek görevini ifa etmein mutluluğu ile rahat yaşayan kadınlardan bahsediyoruz... Kadının bir sermayesi var ise şayet sizin gibi, bu da kadının aklı ile değerlenir. Allah o paraya bereket verir ve size de napacağınız hakkında bir ilim mutlaka verir. Bu işte mutlaka bir erkeğe ihtiyacınız olduğunu unutmayın derim sadece. Bu iki ile ikinin toplamı dört gibi bir şey olduğu için rahatça söylüyorum. Muhammed Peygamberimiz (Allah'ın Selamı üzerine olsun;) eşi Hatice Annemiz ile evlenmeden önce onun adına ticaret yapar ve kar edip bu parayı da Hatice'ye verirdi, böylece Hatice Annemiz ile evlenmiştir daha sonrada. Kur'an da der ki "Andolsun peygamberde sizin için güzel bir örnek vardır." Lütfen bunları da araştırın demek istiyorum. Kadının en çok korunduğu ve el üstünde tuttuğu islam dini, gerçekte olmadığı gibi korkutucu ve aşağılık gösterilmekte ve kadınların aşağılanması böylece kolaylaştırılmaktadır. Sermayenin bir meta olarak gördüğü kadına dinimiz gerçek anlamıyla değerini vermiş; Analığını ön plana çıkararak bir de kutsallığını vurgulamıştır. Her türlü tehlikenin içine atılan kadın şu düzende ne hallerde ise İSLAM o kadını adeta yücelterek ona bir kimlik ve saygın bir birey olma hakkı tanımıştır. Kadına bugün bir iş vererek onu ne hallere koyduklarını bilen bilir. Kadınına sahip çıkıp onu yeterince koruyamayan , onu sıvacı, çöpçü, sanayide amele yapan Rusya. Kadın egemen bir toplumdur. Bakın Rus kadınları neler yapiyorlar. Bu mudur sizce de kadının hakkı... Kadın benim annemdir, o'da kutsaldır. Ben annemi asla ama asla bir uşak bir tacir gibi değil, onu bana zamanında bakmış büyütmüş ve kendinden birçok fedakarlık ile bugüne getirmiş güzel bir insan olarak görüyorum. Benim annem de ön lisans mezunu çalışan bir bayan iken işini gücünü bırakmış ve beni yetiştirmiş. Hiç bir kimsenin eline emanet etmemiş ve gece gündüz olmasını istediğim gibi yanımda olmuştur. Bir çocuk nasıl anneye muhtaç ise bir kadında annelik yapmaya ve çocuga öyle muhtaç yaratılmıştır. Şimdi tüm bunları yok farz ederek acayip gereksiz işlerle mi uğraştıralım kadınlarımızı.. O zaman bize ne derler, biz nasıl hissederiz. unutmayın her erkek bir kadını işe alır çalıştırır ama sorun o erkeğe kendi eşini bir de anne olmuşken içten gelerek çalıştırmak mı ister yoksa evinde o çocuğa en gü
zel terbiye ve eğitim ile bakmasını mı ister güvenlice. Bir kadın ne ister sorun kendinize bence, çünkü Rabbimizin yaratma sünnetine ve insana verdiği fıtrat asla değişmez bu mizaç tüm doğa ve evren tarafından desteklenirken, psikolojik olarak da rahatlık ve huzur ancak bu şekilde meydana gelir. Bence biraz daha objektif düşünün.. bakmayın bugün yapılan sermayeci (kapitalist) propagandalara ve anti islam çağrılarına, onlar şeytani olduğu için toplumun ancak aleyhine olacaktır. İnsana değer veren yapılarda kadın hem kutsal hem de saygıya en cok layık olandır.
Paranız var ise güvendiğiniz bir tüccara verin sizin adınıza da ticaret yapsın kendisi ile birlikte böyle biri yoksa bence sabredin bekleyin bir mal çıkar alıveirirsiniz sonra bir süre geçince o malı satıverir paranızı böyle arttırmış olursunuz Allah izin verirse. Geçen yazdıklarımın tefsiri niyetine yazdım buı yazdıklarımı umarım iyi niyetimden şüphe doğurmamıştır size... Sonuçta bu hayatta herkesiin yaptığı eninde sonunda kendisini bağlar ve yaptıkları ile yaşar. Yaşınızı bilemiyorum ama, akıllı ve zeki olduğunuzdan hiç kuşkum yok gerçekten. Kadının kendine olan güveni ve kadının onur, haysiyet ve şerefini ön plana alan bir düşünce de kadının köleleştirilmesine ve maddiyata konu olmasa kesinlikle karşı durulmalı. Erkek ile kadının rolleri belirlidir, bu ne birini aşağılar ne de birini üstün kılar. Bu budur. Size bir ayet daha.. Erkeğin kadın üzerinde kadınında erkek üzerinde hakkı vardır. Erkek geçimliği sağlar kadın ise eve erkeğinin istemediği kimseyi almayıp yuvayı korur. Şunu bir yapsak bu basit şeyi bakın mutluluk nasıl kolay oluyor. Üç gün değilse de beş gün sürmez bu hayat öyle konuştum öyle bildim ben. Rica ederim yazdıklarımı bir başka pencereden bakın, belki de haklı olabilirim gözlüğü ile sadece okuyana kadar böyle bakın sonra yi,ne istediğiniz gibi düşünmekte özgürsünüz mutlak olarak. Ancak gerçeği araştırmak ise amaç bu tartışma da her şeyi ile belirli bir empati yapılmalı. Benimle de yapınız bir zahmet..
Selametle.. Saygı ve Sevgilerimle