Gelecekten bahsetmek insanı heyecanlandırıyor. Acaba nasıl bir gelecek bizi bekliyor? Yaşlanınca çocuklarımıza ve torunlarımıza anlatacağımız dünya ile yaşadıklarımız arasında nasıl bir bağ olacak? Kimler hala ayakta olacak?
Gelecekte var olacaklar ile geçmişte uzun süre var olmayı başarabilmiş olanlar arasındaki ortak nokta "FARKI YARATMAK" tır.. Şirket ve kurumların ayakta kalabilirliğinin ölçütü "farkı yaratabilme" süresi ile doğru orantılı olacaktır.
Şimdi geçmişten günümüze bir yolculuğa çıkalım ve farkı yaratanlardan bazılarına bakalım:
- Tekerlek
- Para
- Buharlı Lokomotif
- Elektrik
- Telgraf
- Telefon
- Otomobil
- Transistör
- Uçak
- Radyo
- Televizyon
- Uçak Gemisi
- Atom bombası
- Aspirin
- Bilgisayar
- Uzay Yolculuğu
- Güneş Enerjisi
- Hipermarket
- Tüp Bebek
- Yarı İletkenler
- INTERNET
- Windows İşletim Sistemi
- E-Posta
- Cep Telefonu
- Sanal Ticaret
- Klonlama
-
Bu listeyi genişletmek ve uzatmak tabi ki mümkün. Yukarıdakiler hayatımıza girdikleri andan itibaren bizi alışık olduğumuz birçok paragidmamızdan kopardılar. Bize varlıkları ile yeni bir hayat sundular ve sunmaya devam ediyorlar.
Şimdi farkı yaratabilmeyi bir başka açıdan ele alalım :
- Elektronik eşya satın almak için girdiğiniz bir mağazada neden SONY'i tercih edersiniz?
- Cep telefonu satın alırken hangi markayı almayı tercih edersiniz?
- Türkiye'de beyaz eşya alanların büyük bir çoğunluğu neden ARÇELİK ürünlerini tercih ediyor?
- Neden arabanızı birkaç yıl sonra değiştirmek ihtiyacı duyuyorsunuz?
- Çocuğunuzun hangi üniversitede okumasını istersiniz? Kararınızı etkileyen faktörler neler?
- Aynı yemeği 2 milyona yeme imkanınız varken eğer maddi imkanlarınız yeterli ise neden 20 milyona başka bir yerde yemeyi tercih ediyorsunuz? Size bu tercihi yaptıran nedir?
Kuşkusuz bu soruları çok arttırmak mümkün. Ve bu soruları bir yerlerde sınırlamamız da olanak dışı.
Sizi yukarıdaki cevaplarına iten temel güç "fark"tır. Siz o farkı hissetiğiniz için o kararları veriyorsunuz.
Farkı yaratmak özeldir. Bu işi sürdürebilmek, yani sürekli farkı yaratabilmek ise çok güçtür. Tabi ki burada işin bir de ahlaki yönü var. FARK, hem insanlık yararına sonuçlar doğurmak, hem de insanlığa zarar vermek için yaratılabilir.
Geçtiğimiz hafta farkı yaratmanın en güzel fakat en acı örneklerinden birisi ABD'de yaşandı. Alışılmış ve oturmuş savunma ve savaş doktrinlerinin tamamen dışında, kimsenin düşünemediği yepyeni bir stratejiyi uygulanarak binlerce masum insan öldürüldü. ABD gibi dünya jandarmalığını üstlenmiş, dünyanın en büyük ve en etkili silahlı kuvvetlerine, dünyanın en etkili aktif hava savunma sistemine sahip bir ülkeye hiçbir savaşta hasımı tarafından fiili olarak verilemeyecek bir zaiyat, bir saat içinde, görünürdeki sayıları 20'yi geçmeyen bir grup terörist tarafından verildi.
Çünkü o ana kadar kimse, bir yolcu uçağını tamamen insanlıkdışı niyetlerle bir bomba gibi kullanabilmeyi hayal dahi edememişti. Ve tabi ki tehdit değerlendirmelerinde stratejik savunma planları yapılırken kimse gökyüzünde binlercesi serbestçe dolaşan ve dolaşması da gereken yolcu uçaklarını potansiyel bir tehdit olarak algılamamıştı.
Farkı tamamen insanlık aleyhine yaratmak isteyen birileri bunu gördü ve plandadı. Sonuç tam anlamıyla bir katliam!..
Durum öyle gösteriyor ki; aynı şirketler gibi devletler de alışılmış paradigmalarından kurtulup, gelecekte farkı yaratarak kötü niyetlilerin bire adım önünde olacak araçları geliştirmek zorundadırlar. İşleri geçmiştekilerden daha zor. Bilgi teknolojilerinin gerçekten geldiği seviyenin ne kadar farkındayız?
İyi insan, iyi vatandaş ve güzel yarınlar için hep beraber elele,
Akın Arslan