Şimdi sormak istediğim iflas eden batan iş yerini kapatan varmı ?
Ne işletiyorlardı ?
Ne gibi sorunlar yaşadılar ?
Kapattıktan sonra ne yaptılar ?
Yeni iş yeri açmaya çalışan benim gibi arkadaşlara tecrübe olacağını düşünüyorum şimdiden teşekkürler
Bu bilgiler doğruluk puanı değildir; yazar ve içeriğin bağlamını görünür kılar.
Konu yayın tarihi yukarıda gösterilir. Tarih bilgisi, içeriğin bugün de geçerli olduğunu göstermez.
Profil alanı ve konumu üyenin profil beyanına dayanabilir.
Bu bilgiler doğruluk puanı değildir; yanıtı değerlendirirken yazarın topluluk bağlamını görünür kılar.
Profil alanı ve konumu üyenin profil beyanına dayanabilir.
Profil bağlamını gör →Bu bilgiler doğruluk puanı değildir; yanıtı değerlendirirken yazarın topluluk bağlamını görünür kılar.
Profil alanı ve konumu üyenin profil beyanına dayanabilir.
Profil bağlamını gör →Bu bilgiler doğruluk puanı değildir; yanıtı değerlendirirken yazarın topluluk bağlamını görünür kılar.
Profil alanı ve konumu üyenin profil beyanına dayanabilir.
Profil bağlamını gör →Bu bilgiler doğruluk puanı değildir; yanıtı değerlendirirken yazarın topluluk bağlamını görünür kılar.
Profil alanı ve konumu üyenin profil beyanına dayanabilir.
Profil bağlamını gör →Bu bilgiler doğruluk puanı değildir; yanıtı değerlendirirken yazarın topluluk bağlamını görünür kılar.
Profil alanı ve konumu üyenin profil beyanına dayanabilir.
Profil bağlamını gör →Bu bilgiler doğruluk puanı değildir; yanıtı değerlendirirken yazarın topluluk bağlamını görünür kılar.
Profil alanı ve konumu üyenin profil beyanına dayanabilir.
Profil bağlamını gör →| Alıntı Yapılan Metin: |
Yazıyı gönderen - hakany5 sayın baates , bence siz iş yapmayın neden derseniz söyleyim ticaret cesaret ister sizde bu cesaret yok ben daha önce iflas ettim önceki yaptığım hataları yapmıyorum çok şükür , batırdığım para 500 bin tl üzülmedim bile çünkü hatalarım vardı ticaret tecrübe ister sabır ister sizinde dediğiniz gibi önceki konu başlığınızda elimde para var dediniz üstünden kaç ay geçti siz hala arayı içindesiniz oysa bir sektör üstünde yoğunlaşıp fizibilite çalışması yapmanız lazım ben size özelden yazdım siz bir geri dönüş yapma gereği bile duymanız , ticaret yapacaksanız en ufak detayları kaçırmayacaksınız döner bulur sizi bu şekilde yatırın paranızı bankaya kafanızı yormayın,, saygılar |
Bu işaretler mesajda yazar tarafından kullanılan bağlantı ve alıntıları görünür kılar. Bir referansın bulunması, içeriğin doğrulandığı veya kaynağın güvenilir olduğu anlamına gelmez.
Bu bilgiler doğruluk puanı değildir; yanıtı değerlendirirken yazarın topluluk bağlamını görünür kılar.
Profil alanı ve konumu üyenin profil beyanına dayanabilir.
Profil bağlamını gör →Bu bilgiler doğruluk puanı değildir; yanıtı değerlendirirken yazarın topluluk bağlamını görünür kılar.
Profil alanı ve konumu üyenin profil beyanına dayanabilir.
Profil bağlamını gör →Bu bilgiler doğruluk puanı değildir; yanıtı değerlendirirken yazarın topluluk bağlamını görünür kılar.
Profil alanı ve konumu üyenin profil beyanına dayanabilir.
Profil bağlamını gör →| Alıntı Yapılan Metin: |
Yazıyı gönderen - Hamza066 Şuan için iş yeri açmanı kesinlikle tavsiye etmem çünkü piyasa çok ama çok kötü bütün esnaf kan ağlıyor bnce piyasanın canlan masını bekle |
Bu işaretler mesajda yazar tarafından kullanılan bağlantı ve alıntıları görünür kılar. Bir referansın bulunması, içeriğin doğrulandığı veya kaynağın güvenilir olduğu anlamına gelmez.
Bu bilgiler doğruluk puanı değildir; yanıtı değerlendirirken yazarın topluluk bağlamını görünür kılar.
Profil alanı ve konumu üyenin profil beyanına dayanabilir.
Profil bağlamını gör →Bu bilgiler doğruluk puanı değildir; yanıtı değerlendirirken yazarın topluluk bağlamını görünür kılar.
Profil alanı ve konumu üyenin profil beyanına dayanabilir.
Profil bağlamını gör →Bu bilgiler doğruluk puanı değildir; yanıtı değerlendirirken yazarın topluluk bağlamını görünür kılar.
Profil alanı ve konumu üyenin profil beyanına dayanabilir.
Profil bağlamını gör →Bu bilgiler doğruluk puanı değildir; yanıtı değerlendirirken yazarın topluluk bağlamını görünür kılar.
Profil alanı ve konumu üyenin profil beyanına dayanabilir.
Profil bağlamını gör →| Alıntı Yapılan Metin: |
Yazıyı gönderen - ironik merhabalar ben 2004 ten beri ticaretin içindeyim şimdiye kadar 2 kez iflas ettim ,şuan işlerin iyi Allah ıma bin şükür üstelik şuanki işimi söyleyince yok artık diyeceksiniz inanmayana dükkanımın hertürlü resmini atarım ama önce batan işlerimden bahsetmek istiyorum, |
Bu işaretler mesajda yazar tarafından kullanılan bağlantı ve alıntıları görünür kılar. Bir referansın bulunması, içeriğin doğrulandığı veya kaynağın güvenilir olduğu anlamına gelmez.
Bu bilgiler doğruluk puanı değildir; yanıtı değerlendirirken yazarın topluluk bağlamını görünür kılar.
Profil alanı ve konumu üyenin profil beyanına dayanabilir.
Profil bağlamını gör →| Alıntı Yapılan Metin: |
Yazıyı gönderen - cnkslmn Arkadaşlar merhaba, Şuan 30 yaşındayım ve bu yaşıma kadar 4 kere kendim olmak üzere 2 kere de aile şirketlerimizin batışını gördüm. :) İflas konusunda azda olsa tecrübeli sayılırım. Her batışım bir önceki batışımdan daha külfetli oldu. En son 2017 yılında batışım 1.5 Milyon TL idi. Kısaca biz özet geçeyim sizde çıkarmanız gereken dersi çıkarırsınız... |
Bu işaretler mesajda yazar tarafından kullanılan bağlantı ve alıntıları görünür kılar. Bir referansın bulunması, içeriğin doğrulandığı veya kaynağın güvenilir olduğu anlamına gelmez.
Bu bilgiler doğruluk puanı değildir; yanıtı değerlendirirken yazarın topluluk bağlamını görünür kılar.
Profil alanı ve konumu üyenin profil beyanına dayanabilir.
Profil bağlamını gör →Bu bilgiler doğruluk puanı değildir; yanıtı değerlendirirken yazarın topluluk bağlamını görünür kılar.
Profil alanı ve konumu üyenin profil beyanına dayanabilir.
Profil bağlamını gör →| Alıntı Yapılan Metin: |
Yazıyı gönderen - cnkslmn Arkadaşlar merhaba, Şuan 30 yaşındayım ve bu yaşıma kadar 4 kere kendim olmak üzere 2 kere de aile şirketlerimizin batışını gördüm. :) İflas konusunda azda olsa tecrübeli sayılırım. Her batışım bir önceki batışımdan daha külfetli oldu. En son 2017 yılında batışım 1.5 Milyon TL idi. Kısaca biz özet geçeyim sizde çıkarmanız gereken dersi çıkarırsınız... * İlk olarak 2001 krizinde babamın milyonlarca lirasının erimesine şahit oldum. Tabii o zamanlar öğrenci olduğumuzdan saolsun babam bize fazla fark ettirmedi. Allah razı olsun taştan ekmeğini çıkaran bir adam. Bir sürü şirketinin zor duruma düşmesi bile onu yıldırmadı. Birçok hatası vardı tabi. Bunları sırasıyla anlatacağım. *2006 yılının sonunda babamın bütün şirketleri batmıştı. Toplam iş hacmi olarak 150 milyon TL seviyesinde şirketlerdi. Mobilya, Galeri, kömür, Medikal sanayi üretim, ithalat-ihracat gibi iş kollarında bulunuyordu. Arabalar yatlar katlar hepsi gitmişti. Sadece üzerinde kısmi ipotek olan bir evimiz ve bir arabamız kalmıştı. Normalde bu tarz bir travma sonucunda istenmeyen bir çok şey olur. Ama soğuk kanlı olmak çok önemli. Herşeyden önemli olan yüce bir yaratıcının olması. Nasip diyecek gerekli şeylerden de ders çıkaracaksınız. Bir hikaye anlatmak isterim. 2006 sonları ve herşey bitmiş bizim için. Babamla işe giderken hep bir meydan dan geçerdik. Babamda hep böbürlenerek meydanda oturan adamlara" Şu bankta oturanlara bak. İşleri güçleri yok mu bunların? Oturana Allah verir mi?" derdi. Tabi meydandan geçerken altında son model jipler olurdu. Yıllar sonra o meydan da babamla birlikte bankta oturuyorduk. Sonra yolda geçen siyah babamın jipinden gördüm ve gülmeye başladım. Dedim ki" Baba bak senin arabandan. Hep burada oturan adamlara laf ederdin. Şimdi kendin oturuyorsun." dedim. O da güldü. Tabi ağlanacak halimize gülmek yakışırdı bize... Şuana kadar anlattığım olaylardan çıkaracağınız ilk ders : " Sakın böbürlenmeyin, ayıplamayın ve büyük KONUŞMAYIN" HADİS : Kınadığınız şey başınıza gelmedikçe ölmezsiniz. Hz. Muhammed (s.a.v) Bu tecrübeyi gerçekten kendinize katarsanız emin olun batmanın yarsını aşmış olursunuz. Konuya dönecek olursam, sonralarda tabii evde yiyecek ekmeğimiz yok. Hiç bir mal kalmadı. Araba ve evi yok paraya satmaya çalışıyoruz satılmıyor. Para varken gemide bir sürü fare vardı. Gemi batınca herkes kaçtı. Kimse borç vermiyor. NE yapsak diye kara kara düşünüyoruz. Babam evden erken çıkıp öğleden sonra eve gelmeye başladı. Her gelişinde evin temel ihtiyaçlarını getiriyordu. Bu adam ne yapıyor? diye sorardık kendimize. Bir gün bir komşumuz bize söyleyene kadar bilmezdik babamın ne iş yaptığını. Meğer pazarlara çıkıp işportacılık yapıyormuş. İşte o an içime bir hançer saplandı. O adam o haliyle gidip ekmek parası kazanmaya çalışıyormuş. Arabaya koyacak benzin parası olmadığından eminönüne vapurla geçip, topal ayağına rağmen onca yükü sırtlayıp pazarlarda satış yapıyormuş. O zamanlar 18 - 19 yaşındayım. El bebek gül bebek lüks içinde büyütülmüştüm. Ama bu haberi duyduğumda artık benimde yapmam gereken şeyler var dedim. Cesaretimi topladım ve bende pazara çıktım. İlk başlarda zordu satış yapmak. İnsanların sizi hakir görmesi, kimsenin umurunda olmamanız sizi gerçekten çok üzüyor. Akrabalarınız sizi arayıp sormuyor. Gerçek dostlarınız haricinde kimse sizi sormuyor. Buradan çıkaracağınız ikinci ders: Durumunuz iyiken kimsenin gerçek yüzünü göremezsiniz. Ne arkadaşlarınızın ne de akrabalarınızın. Mutlaka hepsini denemeye çalışın. Haddinden fazla kimseye değer vermeyin. Gerçek dostlar edinin. Ya gerçekten birilerine yardım edin ya da hiç etmeyin. Ortasında bir yardım gereksiz bir yardımdır. Baktım ki işportacılık bana göre değil. Çalışmaya başlayayım dedim. Bir aile dostunun sayesinde, onunda çalıştığı bir düğün salonunda komi olarak işe girdim. Tabii benden önce kardeşim işe girdi. Asansörde insanları indirip bindiriyordu. Onun haftalık maaşını bekledim. Bir siyah kumaş pantolon ve bir gömlek almak için. Hayatında hiç tepsiyle bir şey taşımamış biri olarak, büyük bir tepsiye 12 ordöv tabağı alarak taşımak gerçekten çok zordu. Ayakta çok kaldığımız için pişik bile olmuştum. Ama eve ekmek ***ürmem lazımdı. Gece 3 te salondan çıktığımızda merkezler dışında otobüs ulaşımı yoktu. Yaklaşık 10 km o saatte yürüyerek eve gidiyordum. Bunların hepsi hayatta kalma mücadelesiydi. Şu satırlar yazarken bile duygulanmamak elde değil. Yaklaşık 2 ay çalıştıktan sonra bu tempoda çalışmanın bana göre olmadığını ve kabıma sığmamaya başladığımı anladım. Sonrasında yine bir tanıdık sayesinde bir marka dondurmacıya kaşıkçı olarak başladım. Artık sigortam vardı. Ve sosyal haklarım olmaya başlamıştı. Çalışma şartlarım düzelmişti. Buradan çıkaracağınız üçüncü ders: Hiç bir zaman inancınızı kaybetmeyin. Azmedin. Rehavete kapılmayın. İyi arkadaşlar edinin. Allah'ı bolca anın. Sizi farklı yollara sevk edecek her şeyden kaçının. Öğrenmeye hep açık olun. Bir işin olmayacağını anladığınız zaman hemen ondan kurtulun. Kaşıkçı olarak işe başladıktan yaklaşık 1 ay sonra yöneticilerim beni tezgahtar yaptı. Yine 1 ay olmadan kasiyer oldum. Hızla işimi öğreniyor ve herşeyi hakkıyla yapmaya çalışıyordum. İşe girdikten 4 ay sonra müdür yardımcısı olmuştum. 20 yaşındaydım. Yaşımdan dolayı müdür olamıyordum. Ve askerliğimi yapmamıştım. Açıktan üni okuduğum için tecilliydi. Ama ne zaman bir yönetici gelse yaştan dolayı mağaza müdürü olamıyordum. Tabii doğal olarak çok sinirleniyordum. Ve bu durumu anlayamıyordum. Şubenin bütün işleri bana kalmıştı. Müdürün bütün işlerini ben yapıyordum. Tabii müdür arazi :) Yönetim fiili olarak bana geçtiğindne beri ciroları 3 kat arttırmıştım. Ama yinede müdür yapmıyorlardı :) Sonra işi bırakmaya karar verdim. Bir kaç arkadaş bir araya geldik ve 2008 yılında talamarket.com adında bir e ticaret sitesi açtık. Bu tek başıma giriştiğim ilk işti. Plan yok program yok. Allah ne verdiyse diye girdiğim bir işti. İnternet üzerinden kozmetik işine girmiştim. İşler başta çok güzeldi. İlk ay 45 bin ciroya ulaşmıştım. 2.ay yine aynı şekilde. 75 kuruşa aldığım ürünü internette 16 TL ye satıyordum. Tabi ürünleri İrandan alıyordum. Fatura girişi yok. Satarken faturalı. Neyse. Sonrasında Başka e ticaret siteleri bizi hacklemeye başladı. Site 2 saat açık, 3 gün kapalı. İlk defa büyük balığın küçük balığı yuttuğu sisteme merhaba demiştim. Ticari ahlakın olmadığı acımasız dünyaydı bu. 4.ay siteyi kapatmak zorunda kaldık. Türkiye de e ticaret yasaları çok yakın zamanda çıktığından, sitemin olduğu zamanlarda bizi koruyan bir kamu sistemi yoktu. Sinirlendim ve bana saldırı yapan adamları bulmaya karar verdim. Bir kaç araştırmayla adamları buldum. Acıbadem de bir villa. Yaklaşık 20 çalışanı olan, bir sitesi yaklaşık 500 bin ciro yapan bir yer. Adamların cirolarından pay aldığımız için bizi batıran bir yerdi burası. Vay be demiştim adamlar sanal mafya demek ki. Tabii bunu onların yanına bırakmamaya karar verdim. İlk düşman kavramını da o zaman öğrendim. :) Bu ülkede paranız kadar adamsınız. Paranız yoksa ne adalet size tecelli eder ne de zor kullanarak hakkınızı alabilirsiniz. Bir kaç bağlantı yapıp 2 adet el bombası edindim. Bazılarınız bu kadarı da fazla diyebilir ama çevremi çok iyi kullanmaya başlamıştım ve gençtim. Yeraltı yer üstü herkesle bağlantı yapmaya başlamıştım. Aklıma da başka yol gelmiyordu. Neyse cesaretimi topladım. Üzerime aldığım nevaleyle villanın yanına gittim. Şimdi yazdıkça o kadar güldüm ki kendime. Yahu be adam sen askerlik bile yapmadın ne anlarsın bomba atmaktan. :D Velhasıl kelam elime bombayı aldım. Pimini çekip içeri atacağım. Ölsünler bakalım benle uğraşmak neymiş anlasınlar diye içimden geçiriyorum. Bir anda olay namus meselesine dönmüştü sanki. Sonra tam karar vermişken babam karşımda belirdi ve bağırdı. Korkudan ne yapacağımı şaşırdım. İyi ki kendime patlatmamışım. Bir ton azar yedikten sonra eve geri döndüm. (Merak edenler için söyleyeyim: Bu ülkede bir şey yapmak istiyorsanız ve paranız varsa, her şeyi yapabilirsiniz. Adaleti değiştirmekte dahil.) Buradan çıkaracağınız dördüncü ders: Plansız programsız sakın iş yapmayın. Avrupalılar ve yahudiler gibi iş planı yapın. 100 liranız varsa 3 te 1 ini işe yatırın. Kalan 3 te 1 ini bankaya kalanı da unutun. Eğer iflas ederseniz paranızın 3 te 2 si sizde kalır. Herşeyi yatırmak ve kaybetmek Türk insanına özgü :) Kesinlikle taşınmaz yatırım yapın. Yapacağınız iş için 5 yıllık eylem planını oluşturun. Bir kaç bilene tanışın. Durumunuz var ise ticari danışman tutun. Emin olun bazı şeyleri göremediğinizde danışmanlar hayat kurtarır. Bakın bütün büyük firmaların danışmanları var. Kaba kuvvet hiç birşeyi çözmez demeyeceğim. Bazen işe yarar. Ama paranız var ise. Eğer paranız yok ise sakın bulaşmayın. Eğer o olayı gerçekleştirseydim hala içeride olurdum. Ve bu yazıyı yazamazdım. O zamanlar daha geniş bakma yetim olsaydı, sosyal medya da o firmayı karalardım. Veyahut o firmaya iş başvurusu yapardım. Bunlar daha ucuz ve etkili yöntemler ;) İş yerimi kapattıktan sonra biraz daha tecrübelendim tabii. Devlete vergi nasıl verilir. Sistemin açıkları nedir. Ne gibi yasal mevzuat var öğrenmeye çalıştım. Ve yine uluslar arası bir kahve firmasında çalışmaya başladım. Ayı yükselme olayını bu firma da da yaşadım. Yine yaştan dolayı takıldım. Başka firmaya geçtim. Yine aynı, yine aynı. Beni başkan yaptırmadılar :D Buradan çıkaracağınız beşinci ders: Her şeyin bir zamanı var. Sabırlı olun. Beklediğiniz şeyden eminseniz ve olmuyorsa emin olun zamanı gelmediği için olmuyordur. Çalıştığım yerlerde sebat etseydim, muhtemelen o firmaların genel müdürü olmuştum. ( Dipnot: Yetiştirdiğim adamların en yeteneksizi bile şuan bölge müdürü) İkinci iş olarak yine kozmetiği seçtim. Sırf parası var diye biriyle ortak hareket ettim. Bu sefer toptan olarak yapıyorduk. Ama tutunamadık. Ortak her şeye burnunu soktu ve artık işi yapılmaz hale getirdi. Sonuç olarak battık ve hayatımda yeni bir tecrübe daha öğrenmiş oldum. Buradan çıkarmanız gereken altıncı ders: Ortaklarınızı iyi seçin. Eşinizden, annenizden ve ailenizden daha çok göreceğiniz biriyle birlikte olacağınız ilkesiyle hareket edin. Evlilik gibi düşünün. Sırf parası var diye sakın ortak olmayın. İş yapmayın ama başınızda ağırmasın. Ve yine çalışmaya başladım. Bu sefer çalışacağım yerde uzun bir zaman geçirmek için azmettim. İyi veya kötü. Bir kahve firmasında tekrar çalışmaya başladım. En baştan başladım. Barista oldum. Sonra şef. Sonra Müdür yardımcısı. Sonra barlardan sorumlu eğitimci. Ve sonunda Türkiye bar yöneticisi oldum. 200 şube bana bağlıydı. Artık sene 2011 olmuşu. Kendimi başkan yaptırmıştım :) Ama bu seferde kendime koyduğum hedefe ulaştığımda boşluğa düştüm. Günde 8 saat mesaim vardı ama ben 4 saat anca çalışıyordum. Resmen işten soğumuştum. Acaba tükenmişlik mi yaşıyordum? Bu zamana kadar geçen sürede istediğim yere ulaşmıştım. KOSGEB ten iki kere destek kazanmıştım. Ama sonunda neden bu durumda olduğumu buldum. Ben ticaret ile mutlu oluyordum. Ticaretin tadını alan kolay kolay çalışamazdı. Ve istifa ettim. KOSGEB konusunu anlatmadım. Bu konudan da bahsetmek isterim. 2008 ve 2010 da iki kere eğitimlere katıldım ve proje hazırladım. İlk projem 2008 yılında Bianca Coffee projesiydi. Kosgeb yarışmasına katıldım. O zamanlar başvuru yaptığınızda herkesi desteklemiyorlardı. Türkiye genelinde binlerce başvuru arasından 50 projeyi Avrupa fonlarıyla destekleyeceklerdi. Avrupadan gelen heyetten de geçmek zorundaydınız. İlk 50 proje arasına girdim ve 6 aylık proje sürecimi başarıyla tamamladım. Fakat güzel ülkem bana yine sıkıntı çıkardı. Yarışmada ödül kazanan 49 proje üretim 1 tanesi üretim dışıydı. Ve Kosgeb sadece üreticileri destekliyordu. Ama bende kazanmıştım. Neyse benim projeyi işleme aldılar. Devlet bana bir danışman atadı. Projem 8 m2 express coffee shop lardı. Hani şimdilerde metrolarda ve sağda solda meydanlar da olanlar varya onlar işte. İstanbul Büyükşehir Belediye başkanı Kadir Topbaşın özel kalemine kadar çıktık. Tabii belediyenin o zamanlar bu alanlarla alakalı tasarrufu yok. Projeyi sunduk. Beğendiler. Devlette bana bunun için 100 bin TL veriyor. Belediyedeki soysuzlar bana demez mi " Bu proje para basacak. Bize 1 milyon verin." diye. Şok olmuştum. Rüşvet denilen olayla ilk defa karşılaşmıştım. Ya arkadaş dedim, devlet bana 100 verdi sen 1 istedin. Kalan 900 ü nerden bulucam. Dalgamı geçiyorsunuz? dedim. Ve o defterde böylece kapandı. Belediyelerde ne rüşvet döndüğünü anlamış oldum. Bu arada benim proje sayesinde hizmet sektörüne kapalı olan KOSGEB, benim projeden 2 sene sonra bakanlar kurulu toplantısı sonucunda, tüzüğüne ekleterek hizmet sektörüne de açılmış oldu. Bizim devlet maalesef böyle. Olmayanı kazandık. Hata olmuş dediler. 2 sene de anca toplandılar. 2 sene sonra sizin sayenizde bu düzenlemeyi yaptık, teşekkür ederiz diyen bile olmadı :D Yazı baya uzun oldu arkadaşlar. Yazarken olayları tekrar yaşadım. Biraz yoruldum. Devamını da müsait bir zamanda tekrar yazacağım. Hakkınızı helal edin. Zamanınızı aldım. |
Bu işaretler mesajda yazar tarafından kullanılan bağlantı ve alıntıları görünür kılar. Bir referansın bulunması, içeriğin doğrulandığı veya kaynağın güvenilir olduğu anlamına gelmez.
Bu bilgiler doğruluk puanı değildir; yanıtı değerlendirirken yazarın topluluk bağlamını görünür kılar.
Profil alanı ve konumu üyenin profil beyanına dayanabilir.
Profil bağlamını gör →Bu bilgiler doğruluk puanı değildir; yanıtı değerlendirirken yazarın topluluk bağlamını görünür kılar.
Profil alanı ve konumu üyenin profil beyanına dayanabilir.
Profil bağlamını gör →Bu bilgiler doğruluk puanı değildir; yanıtı değerlendirirken yazarın topluluk bağlamını görünür kılar.
Profil alanı ve konumu üyenin profil beyanına dayanabilir.
Profil bağlamını gör →| Alıntı Yapılan Metin: |
Yazıyı gönderen - ege sehpa arkadaşım, ticaret , hatta tecrübe maalesefki burda bilgisayar başında olmuyor. burdan sana katkı verecek , faydalı olabilecek fikirler edinirsin tabi ama BUNLARLA OLMAZZZZZZZZZ. aynı cadde üzerinde bir ayakkabıcı çok iyi kazanırken diğeri satış yapamadığından batabilir, bunun gibi daha birçok örnek verebilirim. sen birde askersin, ticaretin t sini bilmezsin. az önce ayakkabıcı örneğinde belirttiğim gibi , aynı konuda 1 kişi olumlu yazarken 1 kişi olumsuz yazar, neye göre karar vereceksin ??? çıraklığını yapmadığın hiçbir işin ustalığımı , patronluğunu yapamazsın....... |
Bu işaretler mesajda yazar tarafından kullanılan bağlantı ve alıntıları görünür kılar. Bir referansın bulunması, içeriğin doğrulandığı veya kaynağın güvenilir olduğu anlamına gelmez.
Bu bilgiler doğruluk puanı değildir; yanıtı değerlendirirken yazarın topluluk bağlamını görünür kılar.
Profil alanı ve konumu üyenin profil beyanına dayanabilir.
Profil bağlamını gör →| Alıntı Yapılan Metin: |
Yazıyı gönderen - ikare çok güzel bi başlık ama herkesin askerde nasıl arazi olduğunu yada nasıl rahat askerlik yaptığını anlatıp hiç ot yolduğunu tuvalet yıkadığını anlatmaması gibi burda da kolay kolay kimsenin şu işi yapıyordum şu nedenle battım şimdi de şunu yapıyorum diyeceğine ihtimal vermiyorum... keşke anlatsalar da hepimiz ders alsak... |
Bu işaretler mesajda yazar tarafından kullanılan bağlantı ve alıntıları görünür kılar. Bir referansın bulunması, içeriğin doğrulandığı veya kaynağın güvenilir olduğu anlamına gelmez.
Bu bilgiler doğruluk puanı değildir; yanıtı değerlendirirken yazarın topluluk bağlamını görünür kılar.
Profil alanı ve konumu üyenin profil beyanına dayanabilir.
Profil bağlamını gör →Bu bilgiler doğruluk puanı değildir; yanıtı değerlendirirken yazarın topluluk bağlamını görünür kılar.
Profil alanı ve konumu üyenin profil beyanına dayanabilir.
Profil bağlamını gör →Bu bilgiler doğruluk puanı değildir; yanıtı değerlendirirken yazarın topluluk bağlamını görünür kılar.
Profil alanı ve konumu üyenin profil beyanına dayanabilir.
Profil bağlamını gör →