Fikir pek güzel de umulanın bulunduğu bir il hiç görmedim ne yazık ki. Kitap ve nezih ortam, ilgi çekmiş bir yazarın kıvrak satırlarında dolaşırken yudumlanan sıcak çaylar.
Mekana harcanan para, alınan kibar zarif sandalyeler, dükkana ödenen kira, devlet babanın vergileri, işletme harçları, utanmadan her ay gelen elektrik faturası, patron harçlığım kalmadı bu akşam bana bir 100 lira versene diyen uçmaya hazır eleman, kitabı tükrüklediği parmaklarıyla didik didik eden sayfaların buruşmasını zerre kadar önemsemeyen ama para harcamamak için doğmuş müşteriler, ilgilendiği kitaplara plüton gezegeni kadar uzak okurseverler ve hatta arada bir, yoksa sen çaktırmadan mesaj mı veriyorsun insanlara diyebilecek maaşlı çalışan, hayatında okuduğu tek kitap ilkokuldaki cinali olan görevliler.
Feleğin çemberinden geçmiş, kendine güveni tam, para kaygısı olmayan bir emeklinin, kira ödemediği evinin bitişiğindeki kendi boş dükkanında yapacağı bir hobi işi olabilir belki.
Nezih ortam kaygısı olmadan toptan al, ikinci el topla, umarsızca parakende sat ticari olarak düşünülebilir. Kazanıyorlar üç beş kuruş o zaman. Ama bu nezih ortam işi, geri dönmez bir para kaybıdır ve insanı sevdiği işten bıktıran bir noktaya gotürecektir nacizane fikrim . . .