Ana içeriğe geç

İş Kurma Ve Girişimcilik

İstanbul Taşı Toprağı Altın

Başlatanrobust3471Tarih09/01/2012 15:28:01Yorum35

İlk mesaj
Yeni Üye93 yazı
İstanbul yaklaşık 16 milyon kişiye ev sahipliği yapıyor, ve yaklaşık 20 milyon kişiyle hergün dolup taşıyor...
Bu kadar büyük bir şehrin avantajları da okadar büyük oluyor.. Örneğin; taşrada (anadolu) 500 tl'ye çalışabilen bir güvenlik görevlisi söz konusu İstanbul olunca 750-900 Tl'ye iş bulabiliyor.
Bu konuyu özellikle İstanbul'da yaşayan ve yaşamayı planlayanlar için açtım.
Ben İstanbul'da yaşamıyorum, şimdi sorum şu; istanbul'a daha iyi bir gelir,daha iyi bir yaşam standardı , daha insanca bir yaşam için gelenler ,göç edenler, memleketlerini terk edenler, sıla hasreti çekenler gerçekten de
İstanbul'un taşı toprağı altın mı?
garibanın tavuğu tek tek yumurtlar.

Yerleşim Türkiye / İstanbulMeslek Serbest meslek
YORUMLARTopluluk ne düşünüyor?
35 yorum
Yeni Üye92 yazı
kız arkadasimla mecidiyeköyde yeni taşındığım bir eve 800 tl kira veriyorum. Ev sadece 50 metrekare. Iyi düşünülmesi gerek derim. Ayrıca 70 tl aidat var. Taşı toprağını bilmem ama daireler sanki altın kaplama gibi pahalı.

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Saty? / Pazarlama
Üye234 yazı
İstanbul gibi gelişmiş metropollerde daha iyi hayat yaşamanın esas sebebi, orada yaşayan insanların da "daha iyi" olmalarından da kaynaklı.

Yani İstanbul, daha yetenekli, daha çalışkan, daha mücadeleci, daha eğitimli kişilerin oluşturduğu bir topluluktur aslında.

O yüzden Sanatında çok iyi olan aktör ve aktrisler, sahasında çok iyi olan mühendis ve teknik elemanlar, ve alanında çok iyi olan sporcular işte o yüzden İstanbul'dadır çünkü onlara daha iyi kazanım sağlayan platformlar İstanbul'dadır.

Zaten, alanında gerçekten çok iyi ve yetenekli olan bir kişi İstanbul değil, dünyada nereye giderse gitsin orada yine tutunur. Yani siz bulunduğunuz şehir ortalamasına göre çok daha girişimci, çok daha yetenekli iseniz, İstanbul size otomatikman kapıları açacaktır. Kapıları açmıyorsa, İstanbul standardına uygun değilsiniz demektir ve oraya gitseniz dahi orada fazla tutunamazsınız demektir.

Yerleşim Türkiye / BursaMeslek Ticaret
Üye234 yazı


onurylmz'nin bahsettiği durum ben de İstanbul'da yaşarken ciddi sorundu. Ben de Kadıköy Moda 'da öylesine bi daire kiralamıştım, aynen 800TL + 80TL diğer giderleri vardı.

O yüksek kiradan kaçmak için, İçerenköy'de varoş mahalle kenarında İstanbullu bi arkadaşımın ofis olarak kullandığı evin bir odasını kiralamıştım, ancak o zamanda sadece tek bi oda kapladığım alan için aylık 485TL kira ödemeye başladım yani yine yüksekti, ev sahibi askerden 10-15 yıllık arkadaşım old. halde!

Çözümü, haftada 4 gece kalabileceğim , Ümraniye'de bir pansiyonda kalarak buldum, haftanın 3 günü Bursa'ya gidiyordum çünkü. Pansiyona geçince aylık barınma masrafım herşey dahil 320TL'ye indi.

Yerleşim Türkiye / BursaMeslek Ticaret
Yeni Üye25 yazı
İstanbulda 500 tlye 3+1 evlerde oturmakta mümkün bu tamamen oturduğunuz semtle alakalı bi durum.Gelirinizin daha yüksek olacağı kesin fakat giderinizde aynı orantıda çok olucaktır.O yüzden yaşadığınız yerde gelirinizin giderinizi karşılıyorsa macera aramaya gerek yok.
Oyun bitince şahta piyonda aynı kutuya konur.

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Bilgisayar-Bili?im
Yeni Üye53 yazı
30 yıldır ıstanbulluyum bır gun kafam attı yeter artık baslarım ıstanbuluna yoruldum dedım ve anadoluda ıstanbuluda aratmayacak bı sehre yerlestım 1 sene sonra gerısın gerıye geldım.1500 tl maas alıyordum ıstanbulda muhasebe personelı.orada 750 ye 2 ay işsiz kaldıkdan sonra ıs bulabıldım.burda 750 kıra verıyorum orda 500 ev buldum market aynı para, mınıbus aynı para, pazar aynı para, kıra dısında hıcbır cazıbesı yok anadolunun.burda 500 fırmada ıs bulursun orda 10 fırma senı cagırmaz.yanı baska ıstanbul yok tası topragı degıl gokyuzu bıle altın :))

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Tekstil
Editör5590 yazı
Güzel bir soruyla başlık açılmış. Yazmasam olmazdı.

Üniversiten mezun olmadan önce keşfettim İstanbul' u. Mezun olduktan sonra da ilk işim orada dükkan açmak oldu. İki şey keşfettim bizden kötü şartlarda yaşıyorlardı ve bizden çok aha fazla bir potansiyel vardı.

Taşra lafını eskiden beri sevmemişimdir. Faraş ve piknik kelimelerini de aynı derecede sevmem. sebebini bilmiyorum. Pikniğe hala bir kelime bulamadım ama faraşa kürek demeyi tercih ediyorum. Taşra kelimesini genellikle nota kafa noto mermer insanlardan duydum. Kısaca boş kafalı ama İstanbul da yaşayan insanlardan. Ülkesini tanımaz ama İstanbulda yaşadığı için övünür ve mutlaka sohbette karşısındaki insanın memleketi olduğu zannettiği yeri yeren bir konuşma yaparak sizinle dostluk kurmaya çalışır. Bunun örneğini çok gördüm. Bana göre tüm ülke muteberdir. Temel fıkrası sevsem de Rizeyi çok sever ve görmek isterim.

Bu yaşıma kadar edindiğim tek izlenim ne yazık ki İstanbulun gerçekten de taşının toprağının altın olduğu şeklindedir. İkitelli' den ilerisi de Gebze' den öteside ticaretin Anadolu' ya benzediği yerler. İstanbul merkezde taşı boyayıp satsanız alan çıkar. İstanbul insana çok harcatır ama çok da kazandırır. İlk işimi İstanbulda kursam da benim tercihim başka yerde kazanıp İstanbul' da yemek şeklinde oldu. Bir sonraki aşama başka yerde yaşayıp, İstanbul' da kazanmak şeklinde olacak. Umut bu. Yeme işini nerde yaparız bilemiyorum.

Her hangi bir numaranız varsa mesela çeşme contası takmayı biliyorsanız bunu İstanbul' da paraya çevirmek aşırı derecede kolaydır. Üstelik yurtdışı hayali, olanlar için söylüyorum İstanbul dünyada kolayca bulamayacağınız bir mecradır. İstanbul'da para kazanmayı başaramayan bir insan İstanbul da bir baltaya sap olamayan bir insan dünyanın başka hiç bir yerinde kazanamayacak demektir.

Sevgiler saygılar hepinize . . .

tamnland.com

Yerleşim Türkiye / TürkiyeMeslek Di?er
Yeni Üye11 yazı
omero 72 konuyu çok güzel özetlemiş.... macera aramak dışında eğerki iş alanında faaliyette bulunup,kazandığım para ilede rahat bir hayat yaşayayım derseniz gün gelir İstanbul sizi çağırır. Haaa İstanbul nasıl çağırır, herhangi bir iş kolundasınızdır, yetenekleriniz kabınıza sığmıyorsunuzdur. eee yöneticilerinizde sizdeki cevheri keşf etmiştir ve rakibe kaybetmek istemezler. aldığınız maaşın 2 katını ve kariyer olarakta hatırı sayılır bir konumu size sunarlar... Bunu da direk söylemezler bazen... sık sık sizi İstanbul a davet ederler. güzel otellerde kalır güzel organizasyonlara katılırsınız... beş kuruş para vermeden otel yemeklerini eleştirmeye başlarsınız...hazır herşey güzel gidiyorken güzel bir iş pozisyonu boşta olur. size biçilmiş kaftan diye gözünüzü boyarlar... tabii bu arada bussiness otellerde yine konaklar bu sefer mini barın ücretli oluşuna kafa yorarsınız... sözün kısası İstanbul kapısını açınca kesenin de ağzı açılır... hergün kendinizi sevgilisine bar kapatmış gibi para harcar bulursunuz... Eee bugün bar kapatan yarın kepenk kapatır lafında olduğu gibi, bende bufünlerde kariyere "niye olmasın lan" misali yaklaştığım için minibarda ki 33 cll beck biraya 15 tl vermek gözüme gelmedi... Öğrenci iken içtiğimiz 1tl lik marmara gold ların kemikleri sızlar artık :)))

Yerleşim Türkiye / GaziantepMeslek Ticaret
Yeni Üye93 yazı
peki ev kiraları dışında nasıldır istanbulda yaşamak. ülkemizde halen istanbula büyük oranda göç var. ve genellikle insanlar macera aramak için değil, para kazanmak için gidiyorlar bu büyükşehre. zaten çoğu fakir anadolu insanının macera arayacak mecali de yokya :)
para kazanabiliyorlarmı, memleketlerine neden geri dönmeyi düşünmüyorlar? demekki orada herkes halinden memnun..?
benim gibi istanbula göç etmeyi düşünen birilerine yardımcı olacak fikirler bekleniyor hem olumlu hem olumsuz..
garibanın tavuğu tek tek yumurtlar.

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Serbest meslek
Üye109 yazı
bende ılk geldımde memlekete gerı donmek hep aklımdaydı.....taki tasla topragın altına donustugunu görene kadar....1000 tl dukkan kırası 500 ev kırası dıgerlerı harıc.....akın selcuun dedıgı gıbı ıstanbulda kazmaya sap olamayanlar memlekete donmeye mecburdur.....iyiki istanbuldayım ve ıyıkı KONIKS 4
SENEDİR TAKIP EDIYORUM
aykut gök

Yerleşim Türkiye / KayseriMeslek Ticaret
Yeni Üye26 yazı
gelll dostum ıstanbulda kım ac kalmıskı herkez bır ıs buluyor artı cocukların var ve buyukse onlarda calısırsa 50 bıne guneslıde gırıs katı ev almamak ıcten bıle degıl...
COLDE SU ARASAM UTU BULURUM WOLTRANI OLUSTURSAK DOTU OLURUM......

..........leoparın kuyruğunu tutmayacaksın tutarsan da bırakmayacaksın..............

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Serbest meslek
Yeni Üye56 yazı
ben de istanbul aşığıyım arkadaşlar..
erken yaşta evlenip memleketime kazık çaktım:( bu nedenle ne uzadık ne kısaldık..
size asker arkadaşımdan örnek vereyim. memleketinde ramazan ayında eve ekmek alacak paramız yoktu diyordu, 2000 yılında memleketinden kalkıp istanbula göç ediyor, küçük çaplı mesleğini icra ederken türkiyede ilk defa piyasa çok ucuz mal imal etmenin yolunu bulup bismillah diyolar, yaradan mevlam yürü ya kulum diyor, şuan da şirketlerinde yüzlerce çalışan, onlarca şube ve bayi, her biri bir kaç milyonluk 15-20 makina parkuru, arkadaşın altında audi A8, Porsche arabalar. ha bu kadar servet emin olun meşru yoldan elde edilmiştir. (aile ve çalışanları olarak inanç ve itikatları sağlamdır şüphem yok)Allah daha çok versin kardeşime, bizde bu iş sayesinde çok ekmek yedik hala daha yemeye devam ediyoruz. bir büyüğümüzün bir sözü vardır. İSTANBULA GÜNDÜZ BEREKET GECE RAHMET YAĞAR..
Saygılarımla..

Yerleşim Türkiye / AydynMeslek Saty? / Pazarlama
Yeni Üye56 yazı
bir de şu sözü vardır büyüğümüzün, İSTANBULDA PARASIZ KALMAK AHİRETTE İMANSIZ KALMAYA BENZER..

Yerleşim Türkiye / AydynMeslek Saty? / Pazarlama
Yeni Üye5 yazı
Hayatı bir film şeridi olarak düşünürsek, İstanbul'da yaşayanların film şeridi, Anadolu'da yaşayanlardan daha uzundur. Ve dolayısıyla, bu film şeridindeki karelerin sayısı da daha fazladır. Bu da demek oluyor ki, hayatınız boyunca göreceğiniz şeylerin sayısı daha fazladır. Dolayısıyla İstanbul'da yaşayanların hayatı daha uzundur. Bunun ömür uzunluk süresine yansımamasının tek sebebi, film şeridi daha uzun olsa da, makaradan aynı süre içinde geçmesidir. Yani İstanbul'daki yaşam, hızlandırılmış bir film gibidir.

Bu hızlandırılmış yaşam, bazılarını ürkütüyor. Bu aynen, aşırı süratle seyreden bir araçtaki, o hızla seyahat etmeye alışmamış insanların korkuya kapılmasına benziyor. Her an kaza yapabiliriz korkusu bu.

Pekiyi hızlı giden bir araba, yavaş gidene nazaran neden daha risklidir? On KM uzunluğunda bir yol düşünün. O yolu kat ettiğiniz süre içinde, yol üzerinde bulunan, kedi, köpek, yaya, kavşaktan çıkan arabalar vb. gibi dikkatinizi vermeniz gereken 100 adet obje olduğunu düşünün. Eğer o yolu 10 dakikada kat ederseniz, o dikkat etmeniz gereken 100 obje hakkında düşünme süreniz 10 dakikadır. Ama aynı yolu 2 dakikada gitmeye kalkarsanız, o 100 obje üzerinde düşünme süreniz sadece 2 dakikadır. Dolayısıyla düşünme ve dikkat verme süreniz azaldığı için, hızla geçen objelerden bazılarını kaçırma ihtimaliniz artar. Dolayısıyla risk de artar.

Aynı şey hayat için de söz konusudur. Hayatı ne kadar hızlı yaşarsanız, dikkat etmeniz gereken objelerin üstünde düşünme süreniz o kadar kısalır ve böylece, sizi üzecek herhangi bir hayat kazası yapma ihtimaliniz de artar. İşte İstanbul'da yaşamaya ürkenlerin sorunu budur. Hayatı o kadar hızlı sürmeye alışık değillerdir.

Size bir örnek vereyim. Bizim ailemiz dedelerimin babalarına, dedelerine kadar İstanbulludur. Fakat ben bir dönem Ege'nin meşhur turistik ilçelerinden birine yerleşerek 10 yıl kadar kaldım. Bu arada ablamı da ailesiyle birlikte oraya aldım. Başlangıçta işler iyi gidiyordu ama turizm sektörüne ilgi talepten fazla artınca işlerimiz kötüleşti ve ben İstanbul'a geri döndüm. Fakat ablam orada kalmaya devam etti. Bu arada oraya yerleştiklerinde henüz küçük bir çocuk olan yeğenim orada büyüdü. Sonra ablam, oradaki iş imkanlarının daraldığını anlayınca, "Biz İstanbula dönemiyoruz, bari bizim oğlanı al da senin yanında bir süre kalarak bir iş güç sahibi olsun, ticareti öğrensin" diyerek yeğenimi yanıma gönderdi.
Yeğenimde her daim, İstanbul'u sevmezlik gözlemliyor ve bunun da asıl nedeninin İstanbul'da yaşama acemisi olmasının verdiği, yaşam kazası yapma korkusu olduğunu anladım.
Bir gün ben işyerimde yokken, ofisime birisi geliyor. Benim adımı da vererek, "Ben dayının arkadaşıyım, cep telefonunu verir misin? Acilen bir yeri aramam lazım" diyerek yeğenimden cep telefonunu alıyor ve nasıl başardıysa, ortalığı lafa boğarak kayıplara karışıyor. Oysa ki İstanbul'da yaşamaya alışkın birisi, üzerinde düşünmeye hiç gerek kalmadan, o adamın isteğini usulunce red ederdi.
işte size bir yaşam kazası örneği.

İstanbulda yaşarken, günlük o kadar çok sayıda iyi veya kötü veya sıradan olay yaşarsınız ama asıl önemli olan bu olayların hiç birinin birbirine benzememesi ve hepsinin ayrı ayrı tecrübe gerektirdiğidir. Bundan da daha önemlisi olaylar ardı ardına yaşandığı için, düşünmeye fazla vaktiniz olmayışıdır.

Aynı şey iş hayatına da yansır. Eğer hızlı yaşam kullanmaya, süratle dükkan sürmeye alışkınsanız, İstanbulda iş ve yaşam harikadır. Değil ise İstanbul sizin için bir kabus gibi baş döndürücüdür.

Saygılar, sevgiler.

Yerleşim Türkiye / IstanbulMeslek Emlakçy
Yeni Üye26 yazı
valla benım yazımdan sora her yazılanı kesinlikle onaylıyorum....ıstanbul oyle bır yerkı mevlananıda belanıda 20 dk uzaklıkta bulabılırsın..ornek eyupsultan eyupte aksaray ve taksım hemen yanında sana kalmıs nerede nasıl yasamak ve ne ıcmek ıstıyorsan...)))
COLDE SU ARASAM UTU BULURUM WOLTRANI OLUSTURSAK DOTU OLURUM......

..........leoparın kuyruğunu tutmayacaksın tutarsan da bırakmayacaksın..............

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Serbest meslek
Üye159 yazı
istanbul güzel şehir koyacaksın paranı cebine gezeceksin, ama yaşamayacaksın,trafik gürültü, binbir çeşit insan, büyük yerin büyük sıkıntıların olur inkar etmiyorum büyük imkanlarıda olur kafayı kullanana.
qôkbéy

Yerleşim Türkiye / AnkaraMeslek Muhasebe
Yeni Üye13 yazı
Gerçekten de İstanbul'un taşı toprağı altın...Yeri göğü,insanı bile altından...Her şey altından...Zamanla mideniz bulanmaya başlıyor,nereye baksanız altın,hep altın... Biraz hayat diyorsunuz...İstanbul'u yaşamak ile hayatı yaşamak arasında seçim yapmanız gerekiyor;ya altın oluyorsunuz,ya hayat...

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Ticaret
Üye628 yazı

''KONSTANTİNİYYE MUHAKKAK FETHEDİLECEKTİR. ONU FETHEDEN KUMANDAN NE GÜZEL KUMANDANDIR ; VE ONU FETHEDEN ORDU NE GÜZEL ORDUDUR (HZ. MUHMMED SAV. )

Bunun üzerine fazla bir şey söylemeye gerek yok arkadaşlarım işin mali boyutu ile ilgili detayları da, güzelce yazmışlar ancak ben farklı bir konuya değinmek istiyorum.

Demokratik yaşam, toplum biliminde öz denetimi gerektirir, dolayısı ile Dikta yönetimlere nazaran Özdenetimi gelişmiş Demokratik toplumlarda yaşamak Dikta rejimlerine göre daha zordur, çünkü zaten Dikta yönetimde emir ne ise ona kayıtsız şartsız uyulur bu kolaydır, ama Demokratik toplumlarda yaşamak çok daha zordur.

Bir apartman dairesinde halını, kilimini istediğin gibi istediğin zaman silkemezsin, ama köyünde sana kimse karışmaz çulunu nereye istersen oraya silkele, KENT TE BÖYLE BİR ÖZGÜRLÜĞÜN OLAMAZ

Apartman dairesinde kapının önünde 10 çift ayakkabı değil bir çift ayakkabı bile olamaz ben üst kata çıkarken senin ayakkabılarını görmek koklamak takılmak zorunda değilim KENTTE BÖYLE BİR ÖZGÜRLÜĞÜN OLAMAAZ

Bir apartman dairesinde gecenin ister 9 unda isterse 12 sinde salonun ortasında Ceviz kıramazsın. KENTTE BÖYLE BİR ÖZGÜRLÜĞÜN OLAMAAAZ.

Kentin ortasında apartmanın 80 yada 100m2 büyüklüğündeki bir bahçesinde, davul zurna eşliğinde sünnet nişan düğün yapılamaz, Karşı binadaki cenaze henüz üç gün oldu, öbür mahalledeki hasta durumu hala kötü. KENTTE BÖYLE BİR ÖZGÜRLÜĞÜN OLAMAAAAZ.
...........................
...........................
..........................
..........................
Yaşadığımız köy yada kasabalardaki, örf adet gelenek göreneklerimizi Büyük şehirlere taşımamalıyız taşıyamayız, Şehirlerde özgürlük dediğimiz şey herkesin ortak paydasıdır. Dolayısıyla Kenti hep birlikte birbirimize saygı du**** paylaşabiliriz

İstanbulda yaşamak için için Kent yaşam kurallarının verildiği, özel kursların açılmasını, ve herkesin bu kurslara katılarak,başarılı olanların Kent'te kalmalarını , başarısız olanların ise köylerine geri gönderilmelerini öneriyorum ne dersiniz ???? :-)






Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Ythalat / Yhracat
Üye277 yazı
Ben Ankara da yaşıyorum. Genelde Ankaralılar İstanbul için iyi konuşmazlar. Çünkü, Ankara İstanbul'un yanında kasaba gibi kaldığından kıskanırlar. Türkiye nin siyasi başkenti Ankara, ama gerçek başkenti İstanbul dur. Bunu Ankaralılar da bilir. İstanbul güzel kent, İstanbul bu ülkenin kalbidir, motorudur, beynidir.

Bir Ankaralı olarak gerçekleri yazdım.
İnsan ol yeter !!

Yerleşim Türkiye / AnkaraMeslek Bilgisayar-Bili?im
Yeni Üye93 yazı
Alıntı Yapılan Metin:
Yazıyı gönderen - munen
Ben Ankara da yaşıyorum. Genelde Ankaralılar İstanbul için iyi konuşmazlar. Çünkü, Ankara İstanbul'un yanında kasaba gibi kaldığından kıskanırlar. Türkiye nin siyasi başkenti Ankara, ama gerçek başkenti İstanbul dur. Bunu Ankaralılar da bilir. İstanbul güzel kent, İstanbul bu ülkenin kalbidir, motorudur, beynidir.

Bir Ankaralı olarak gerçekleri yazdım.

evet aslen ben de ankaralıyım. şuan adıyaman da ikamet ediyorum. ankara gerçekten de istanbula nazaran kasaba gibi kalıyor. mesela çarşısı yok denecek kadar az, her taraf ev, ticari yaşam sıfır. gezecek görecek neredeyse hiçbiryer yok.. tabi biz adıyamanda ankaraya bile razı yaşıyoruz fakat istanbulun gerçek ticaret merkezi olması ve bitmez tükenmez caddeleri bu gerçeği ortaya koyuyor.
ben istanbula göç etmeyi düşünenlerdenim. kaliteli yaşam, özgürlük ve para kazanmak için. apartmanda yaşama kuralları aslında heryerde geçerli fakat benim mesela istanbulda görmek istemediğim akrabalarım da var. bazen düşünüyorum da 16 milyonda bir görme ihtimalim olurdu herhalde. yani aynı şehirde olup birbirimizi hiç görmeden yaşayabileceğimiz tek yerde istanbul.
ankarada kaldığım süre zarfında nezaman gezeyim desem tek gidilecek yer kızılay olduğundan dolayı her türlü akraba dost, görmek istediğin, o an görmek istemediğin herkesi görüyordum... diğer küçük şehirlerde aynı şekilde. ama istanbulda 20 yıl yaşasam herhalde karşılaşmam diye düşünüyorum.. ha birde şöyle bir durum var. şimdi ben buradan başka bir ile göçtüğüm zaman oranın sakinleri "niye geldin", "buraya niye göç ettin", "biz kendi karnımızı zor doyuruyoruz" vs. gibi şeylerle dışarıdan gelen yabancılara karşı temkinli oluyorlar. fakat istanbula göçtüğüm zaman "niye buraya geldin, vs." gibi saçma sorular soran da bence olmaz. çünkü her gelene kucak açıyor istanbul. herkesin memleketi, yuvasız kuşların yuvası , gidebilecek biryeri kalmayanların bile gidebileceği tek yer bence istanbul...
garibanın tavuğu tek tek yumurtlar.

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Serbest meslek
Üye234 yazı
Soruyu soran arkadaş, Anadolu'dan İstanbul'a geçiş nasıl olur diye merak ediyordu dolayısıyla anlatılanların çoğunda İstanbul dünyanın merkezi oldu çıktı.

İstanbul ekseninden biraz dışarıya çıkıp değerlendirdiğin zaman (arkadaş bunu sormamıştı fakat bilgi olsun diye kısaca anlatayım) İstanbul aynı zamanda bir 3.dünya şehridir, Amerika ve Kuzey Avrupa'dan
gelen her turist, İstanbul'a geldiği zaman bir curcuna yaşayacağını bilir, normal karşılar, hatta sırf bu yüzden 1.dünya turistleri İstanbul'da, kendi ülkelerinde olmayacak düzensizlikler, taşkınlıklar ve uygulamaları gördükçe keyif bile alırlar. Bi gün Amerikalı bi turiste "neden PAris ya da İtalya'ya gitmedin de bu ülkeye geldin, biz onlar kadar gelişmiş değiliz" diye sordum, adam "gelişmemiş ülke görmek için geldim" diye cevapladı.

Çin ve Rusya gibi 2.dünya ülkeleriyle dahi arada ciddi farklar var. Bir arkadaş Çinli eşiyle İstanbul'da yaşamaya başladılar, Çinli bayan İstanbul 'un trafiği ve aslında herkese açık olmayan refah yaşamdan uzak kalması (İçerenköy'de kalıyorlardı) ciddi manada bozuntuya uğramıştı. Yani İstanbul, Çinli için sadece zorluk ve can sıkıntısından ötede değildi. Altın maltın hiç değildi.

Şimdilerde 3. boğaz köprüsü yapılacak ve köprüyü yapacak olanlar yine yabancı firmalar parsayı ***ürecek, işçiliğini ise biz yapacağız ve köprü ulaşıma açıldıktan sonra onlarca ve yüzlerce yıl yabancıların kasasına ödeme yapacağız. Trafik çok berbat old. için, 3.köprü gereklidir diye medya bağırıyor yani yabancıların (1.dünya!) işine gelen şeylerin propogandası yapılıp, ihaleler sonuçlanıyor ki tüm bu senaryolar işte ancak 3.dünyada görülür.

Anadolu ve İstanbul ekseni biraz dışından bakınca görülen manzara bunun gibidir, fakat tabi ki Anadolu'dan İstanbul'da daha iyi hayat şartları için düşünüldüğü sürece bu manzarayı pek kimse düşünmez, ben de pek düşünmemeye çalışıyorum fakat bi kuple bahsedeyim dedim.

Yerleşim Türkiye / BursaMeslek Ticaret
Editör5590 yazı
Alıntı Yapılan Metin:
Yazıyı gönderen - robust3471
şimdi sorum şu; istanbul'a daha iyi bir gelir,daha iyi bir yaşam standardı , daha insanca bir yaşam için gelenler ,göç edenler, memleketlerini terk edenler, sıla hasreti çekenler gerçekten de
İstanbul'un taşı toprağı altın mı?


Sorduğu soru bu.

Ne planlıyordu aklının tabanında ne vardı bilemeyiz. İstanbulda yaşamadığını gitmeyi düşünenlere fikir olsun diye yazdığını da söylemiş. Ama belki kendisi için sormuştur nereden bilelim söylemezse . . .

Sorduğu soruya cevap çıkmış burada.

Evet "İstanbul' un Taşı Toprağı Altın"

Hiçbir yeteneği olmayan bir insanın İstanbulda bir baltaya sap olması çok daha kolay. Bir malı pazarlamak İstanbulda çok daha kolay.

Kolay derken sadece kolay değil. Birçok yerde imkansız olan durumlar İstanbulda kolay. Yani hem yapılabilir bir hal var hemde oldukca kolay.

Ümraniyeden ileri çıktığınızda başlıyor Anadolu piyasası. Batıda da sınır var. Çorluda bir piyasa yok ama İkitellide Atışalanında iş yapılabiliyor.

Nüfusun fazlalığı çok önemli. Her yerde bu nüfus kalabalığı yok.

Şehir çok hızlı yaşıyor aşırı aktivite var. Bu durum insanların daha da hızlanmasına sebep oluyor. Sorgulamıyorlar bir an önce iş yapıyorlar. İncelemek araştırmak ince eleyip sık dokumak müşkül pesent olmak için yeterli ne zaman var ne de para. Aklına uydu mu derhal yap işi bitir dürtüsünü şehir insana aşılıyor.

Pazarlık denen mevhum sembolik kalmış bu yüzden. En kolay pazarlık yapabileceğiniz Mısır çarşısında bile lafı fazla uzattığınızda satıcı kestirir atar. Alamazsınız hiç bir şey. Çünkü o gün akşama kadar aynı mala daha bin kişi bakacak. Dert değil satıcıya.

İşinizi görecek mala hizmete ulaşmak zor. Beğenmediğinizde acaba kazık mı yiyorum bu mal emsallerinden pahalımı diye düşündüğünüzde, aramak size daha pahalıya mal olabilir. Bu yüzden aklınıza biraz olsun yattıysa alırsınız. Ayakkabı, çanta veya bir hizmet.

İş aktivitesi yüksektir İstanbulda.

Deneyin. Görün.

Üsküdarda bir ara sokak bulun. Boş kepenkleri kapalı içi boş bir dükkan tespit edin. Kapısına, camına " Çeşmeci - Her türlü arızaya gidilir" yazın. Sonra karşı kaldırıma oturup bekleyin. O gün içinde o yazıya bakıp kapıyı zorlayan beş altı müşteri çıkar. Bir dertleri vardır ama nasıl çözeceklerini bilmiyorlardır bir bakışta oranın çeşmeci olmadığını çözemezler. Ama eğer orası bir çeşmeci olsaydı para ödemeye hazır müşteriler sıradaydı. Üstelik İstanbulda eve gelen bir çeşmeci sizinle pazarlık etmez. Bir conta değiştirir ve 50 lira der sizde ödersiniz.

Başka hiç bir şehir de olmaz bu iş.

Dünyanın başka bir yerinde olur mu bilmem.

Mesela ütü tamir etmeyi biliyorsunuz. Başkada hiç bir şey bildiğiniz yok. Ankarada bir dükkan açın kapısına yazın "ütü tamir edilir" diye. 30-40 gün beklerseniz sabırla bir iki kişi gelir onlarında pek para ödemeye niyetleri yoktur.

İstanbulda yapın aynı şeyi. Bir günde bir kaç ütü düşer dükkana. 10-20 alırsınız bir şeyler.

İzmir de bile olmuyor böyle bir şey.

Taşı boyayıp Eminönünde satabilirsiniz. Yumruk büyüklüğünde taşları toplayın üzerine suluboya ile desen yapın çocuk yüzü çizin kedi resmi yapın. Belinize bir tabla asın pazarlayın. 1 liradan satın. Alırlar vallahi billahi alırlar.

Aynı işi Edirnede yapın. Yaklaşır bakarlar. Taşları inceler yüzünüze bakarlar anlam veremezler. Adanada yapın 5, yada 6. kişiden dayak yersiniz. Rizede yapın. ilk müşteriniz size bu işin çok saçma olduğunu anlatmaya başlar. Bunu herkesin yapabileceğini söyler. Konyada yapın örümcek bağlarsınız yanınıza bile yaklaşan olmaz. Aykırı gelirsiniz Konyalıya sizden ürekerler içten içe. Belki bir iki yabancı öğrenci şöyle bir bakar.

Ama İstanbulda satın alan müşteri çıkar. Anlam veremeyenler de işi sorgulamaz lafı uzatmaz. Size takılmaz.

Bir inşaat amelesinin İstanbulda iş bulma süresi en fazla 6 saattir. O sürede yolllarda geçer. En fazla 10 inşaat gezdimi birinde iş bulur.

Şimdi İstanbulda dükkanı olupta neden müşteri gelmiyor o zaman diyenler vardır mutlaka.

Gelmiyorsa kapatın. Bir şeyler yanlıştır mutlaka. Dükkan sizinse kiraya verin. Değilse kira ödemekten vazgeçin. Eskiye nazaran artık para girdi cebinize. Çünkü bir yanlıştan döndünüz.

İstanbul ile inatlaşılmaz ticarette. Şehir size her dakika söylüyordur zaten yapmanız gerekeni siz dinlemiyorsunuzdur.





tamnland.com

Yerleşim Türkiye / TürkiyeMeslek Di?er
Yeni Üye93 yazı
çok güzel yazmışsın akinselçuk. hele adana kısmına bayıldım :))
ben istanbula göç etmeyi düşünüyorum , mutlaka beni,m gibi göç etmeyi düşünenler vardır onlarda umutlarını istanbulda arayacaklardır bu yazı hem benim hemde benim gibi düşünenler için..
forumda istanbulda yaşayan birçok arkadaş vardır, ilginç hikayeleri varsa, anlatırlarsa sevinirim..
garibanın tavuğu tek tek yumurtlar.

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Serbest meslek
Üye162 yazı
arkadaşım istanbulda doğup büyümeyen birisi için burası kabustur..hayal kırıklığıdır
anadoluyu terk etmemeli insan en azından stres yok hava temiz gıdalar organik..

geçim sıkıntısıyla istanbula gelip büyüyende var..daha beter harab olanda var

çok iyi irdelemek lazım...
biz istanbulda doğma büyümeyiz yinede çok zorlanırken yeni gelenlere Allah yardım etsinden başka diyecek bir şeyim yok...
Saygı Ve sevgi Sadakat ve Dürüstlük

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Di?er
Yeni Üye26 yazı
yabancılar bıle istanbul hayranı tabı onların bakıs acısıyla bızım bakıs acımız farklı...onlar renk manyagı kalabalık severler eskı bınalarda yasamayı severler hele bıde 3 katlı rum evı buldumu satın alır cıkmaz bırdaha....)))

http://www.billiesilvey.com/istanbul.html
COLDE SU ARASAM UTU BULURUM WOLTRANI OLUSTURSAK DOTU OLURUM......

..........leoparın kuyruğunu tutmayacaksın tutarsan da bırakmayacaksın..............

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Serbest meslek
Yeni Üye29 yazı
istanbulda akrabası olmayan hayatında en az bir kere görmeyen yoktur herhalde.
Ama istanbul sevdiğimle güzeldi.istanbulda sevdiğimi kaybettim.o yüzden kinliyim ona.şimdi giittiğimde hiç zevk vermiyor bana.
1837837

Yerleşim Türkiye / KastamonuMeslek Esnaf
Üye628 yazı
İSTANBULU DİNLİYORUM

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda
Sucuların hiç durmayan çıngırakları;
İstanbul'u dinliyorum gözlerim kapalı.


İstanbul'u dinliyorum gözlerim kapalı;
Kuşlar geçiyor derken
Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık;
Ağlar çekiliyor dalyanlarda;
Bir kadının suya değiyor ayakları;
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.


İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Serin serin Kapalıçarşı,
Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa
Güvercin dolu avlular,
Çekiç sesleri geliyor doklardan
Güzelim bahar rüzgarında ter kokuları;
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.


İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Başında eski alemlerin sarhoşluğu,
Loş kayıkhaneleriyle bir yalı
Dinmiş lodosların uğultusu içinde.
İstanbul'u dinliyorum gözlerim kapalı.


İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Bir yosma geçiyor kaldırımdan.
Küfürler, şarkılar, türküler, laf atmalar.
Bir şey düşüyor elinden yere;
Bir gül olmalı.
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.


İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Bir kuş çırpınıyor eteklerinde.
Alnın sıcak mı, değil mi bilmiyorum;
Dudakların ıslak mı değil mi, bilmiyorum
Beyaz bir ay doğuyor fıstıkların arkasından
Kalbinin vuruşundan anlıyorum;
İstanbul'u dinliyorum...


Orhan Veli Kanık



Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Ythalat / Yhracat
Yeni Üye83 yazı
arkadaşlar ben afyon sandıklı ilcesin deyim burda 150m2 direler 150 en lüks mahalle ler 350 lira taşı topragı altın evet ama sadece istanbulun degil türkiyenin heryerinin yeterki sen sadakatlı dürüt işin de başarılı birisi ol saygılı ol cevreci ol bu kategorideysenn evini mutlu eder hayatını sürdürür sün belki mükemel olmaya bilir ama en büyük hazine ailen ve onlarla gecirdigin huzurdurrr ...
hayvancılık ve her nevi gıda ticaret ve toptancılıgı

Yerleşim Türkiye / AfyonMeslek Ticaret
Editör5590 yazı
Alıntı Yapılan Metin:
Yazıyı gönderen - VSL

İstanbulda yaşamak için için Kent yaşam kurallarının verildiği, özel kursların açılmasını, ve herkesin bu kurslara katılarak,başarılı olanların Kent'te kalmalarını , başarısız olanların ise köylerine geri gönderilmelerini öneriyorum ne dersiniz ???? :-)


Doğma büyüme İstanbullu olan bir çok kişi bu kurstan kalırsa ne olacak ?

Birileri vaktiyle vatan sathı demiş. Ama gene de her iş batıda dönmüş. Kaçakçılığın iş sayıldığı köyler var hala.

Hala bomboş durağan şehirler var iş yapmak mümkün değil. Babadan dededen bir iş güç kalmadıysa ya memuriyet ya da göçten başka çıkış yolu bulunmayan.

Hal böyleyken bu şehre gelme diyemessin insanlara.

İnsanına değer vermeyen bir düzenle gelindi bu günlere. Bir döneme kadar merkezi İstanbul adresli olmayan bir firma ihracat bile yapamazdı. Dışardaki bile tedirgin olurdu Kayseri nere konya nere Adana nere yadırgardı. Türkiyeyi İstanbuldan ibaret sanırlardı.

Kayserilinin Almanyaya mal satabilmesi için hemen İstanbulda bir büro açması gerekirdi. Bu zihniyet kime aitse onları atmalı İstanbuldan bence.

Allahtan artık öyle değil.

Konya Nashville kadar bir şehir. Aslında nüfusu Nashville den iki kat fazla.

Nashville yepyeni bir şehir Konyanın yanında. Fazla bir geçmişi yok.

Ama bir bakın fabrikalarına iş hacmine. Bir insanın orada doğupta işsiz güçsüz kalması paraya aç yaşaması mümkün değil. Kurmuş adamlar aman halkımız boş kalmasın hemde rahat yaşasınlar diye.

Avrupa da da böyle bir sürü şehir var. Hatta ülke. Hollanda da Konya kadar bir yer. Ama iş dolu.

80 küsür yıl insanına çalışmadan oturan, kendi yaşam alanı iyiyse tüm vatan sathını mutlu mesut sayan bir grühun evlatlarıyız biz.

Bu bakımdan İstanbulun istila edilmesini fazlaca garipsemeyiz. Burada olamayan şey orada rahatca oluyor.
tamnland.com

Yerleşim Türkiye / TürkiyeMeslek Di?er
Editör5590 yazı
Konya da bir alt geçit vardır kendimi bildim bileli. Tek olduğundan ve çok eski zamanlarda yapıldığından halk ona altgeçit değilde "battıçıktı" demiş. Sonradan bir sürü yol alt ve üst geçit yapıldı. Ama oranın adı hala "battıçıktı" dır.

Biz bunu yadırgamayız ama dışardan biri duydumu özellikle bir İstanbullu hemen tebessüm eder. Bir alt geçide battıçıktı denmesini yadırgar ve halkın cahilliğine verir. Altgeçitle Konyadan çok daha önce tanışmış olmasının eziyetini yapar Konyalıya. Yıl 2012 Konyadaki battıçıktı haricindeki bir sürü alt ve üst geçitler yapılalı fazla bir zaman geçmedi. Belki 10 yıllık geçmişleri var. Neden ki ?

Neden Türkiyenin nüfüs olarak 4. büyük şehrine yol, alt geçit ve üst geçit yapmak için bu kadar beklenir ki ? Kayseriden Adanadan bir sürü iş adamları çıktığı halde bu şehirler İstanbullunun gözünde hala ikinci sınıf bir şehirdir ? 40 yıllık migrosun Konyada bir şube açması için senelerce zaman geçmesi gerekti. Konyada bir sürü yerel market açıldıktan sonra. Hep komik bulmuşumdur.

İstanbul hakketti bu durumu. Artık İstanbullada İstanbullu pek fazla yok. Çok saygı duyduğum bazı yaşlı tanıdıklarım var ama genellikle bugün bile İstanbulda bir Konya lafı açılsa aynı küçümsemeyi algılayabiliyorum. Adıyaman, Çorum, Hakkari, Tokat dendiğinde de durum pek farklı olmuyor. Garip bir bakış açısı.

Newyorkluda İndianapolisliyi bu kadar yadırgıyormudur acaba ?

tamnland.com

Yerleşim Türkiye / TürkiyeMeslek Di?er
Üye118 yazı
Akın abimiz gerçekten güzel dile getirmiş.Eline kalemine sağlık. Farkındalık bu olsa gerek...
Hz. Peygamber (sav) buyurdu ki: "Alıp-satanlar" birbirlerinden ayrılmadıkça (vazgeçmekte) muhayyerdirler. Alıp-satanlar alış-verişi sıdk ve doğruluk üzere yapar (kusuru) beyan ederlerse alış-verişleri her ikisi hakkında da mübarek kılınır. Yalan söylerler (kusurları) gizlerlerse, belli bir kar sağlasalar bile, alış-verişlerinin bereketini kaybederler." Bir rivayet şöyledir: "Alış-verişlerinin bereketi yok edilir: Yalan yemin malı rağbetli, kazancı bereketsiz kılar." Hadisi Serif.

Kaynak: Buhari, Büyu 19, 22, 44, 46; Müslim, Büyu 47, (532); Ebu Davud, Büyu 53, (3459); Tirmizi, Büyu 26, (1246); Nesai, Büyu 3, (7, 244-245)
Ravi (r.a.): Hakim İbnu Hizam

Yerleşim / BalkanlarMeslek Ticaret