Turizm o kadar eski bir sektör olmamasına rağmen, son yıllarda sanki bir tıkanma var. Artık bitti, sanki yeni bir buluş olamaz diyenler çok. Bakıyorum dünya gelişmiş ülkeleriyle aramızda ki farka- her zaman bizden bir adım ilerdeler. Bir çok şeyi anlamak için çok eskilere inmek lazım, bende bunu yaptım. Yıllarca Türklerin nereden geldiğini, hangi dönemlerde nerede yaşadıklarını, eski Türk devletlerini araştırıyorum hobi olarak. Manzara korkunç, dünyada belki İmparatorluk kurmuş ve o topluluk hakkında en az tarihi bilgi herhalde Türkler hakkında bulabilirsiniz. Her şey tahminlerle yürütülüyor, değişik belgelerde aynı dönemde 2-3 Türk devleti aynı yerde bulabiliriz. Şu ana kadar en derli toplu BİLGİ belki sadece
www.ozturkler.com sitesinde bulabilirsiniz, arkadaşları tebrik ederim bu çalışmalarından dolayı, sitenin devamlı tarihimizle ilgili yeni bilgiler topluyor, her girdiğimde yeni bir şeyler buluyorum geçmişimizle. Kesin bilinen bir şey var – Türkler her zaman savaşçı bir milletmiş. Tüm tarih boyunca sadece savaşma tekniklerini geliştirmişiz ve bu konuda Dünya’da tarihinde sayfa değil en önemli rollerden birini oynamışız. Ben Türkler dedikten sonra sadece Selçuklulardan, Oğuzlardan bahsetmiyor. Benim için Moğollar, Tatarlar, Başkurtlar, Macarlar, Bulgarlar hep kardeş topluluklar, ne kadar da bugün Türklüğü inkar etsellerde. İmkanınız olursa bir Kazan tatarıyla bir araya geldiğinde, kendi dilinde yavaş konuşmasını rica edin - emin olun 60% anlarsınız dediklerinin. Bu konu üzerinde o kadar uzun durmamın sebebi daha sonra belli olacak. Evet, atalarımızın eski savaş yetenekleriyle gurur duyuyoruz ve her zaman tarihimizle övüneceğiz. O zaman ki şartlar öyle olmamızı istiyormuş ve atalarımız zamanına ayak uydurup destan yazmışlar, ancak 17’ci Yüzyıldan itibaren Türklerin çöküşü başlamış, sanki tüm dünya bize karşı birleşmiş ve bizi yok etmeye çalışıyor. Tüm İmparatorluklar bir gün çöküşe mahkum, tarihte hiçbir İmparatorluk ebedi kalmamış. Buradan bizim konumuza dönüyorum, tüm İmparatorluklar dağılmış, ancak bugün bu ülkeleri temsil eden devletler, dünyanın en büyük ekonomilerini temsil ediyor. İngiltere, Fransa, Almanya, Japonya, Amerika, İspanya, İtalya, Avusturya, Yunanistan v.s. bugün Dünya’nın gelişmiş ülkeleri, Onlarda savaşmış, yükselmiş, sonra düşüşe geçmiş, bugün toprak olarak çok küçük alanlar kapsıyorlar, ancak ekonomileri DEV. Bugün dünyada halen bize saygı gösteriyorlarsa, bu saygı değil, halen korkuyorlar bizden, bundan dolayı bizimle müttefik olmak istiyorlar. Bir gerçek var, bizi ciddiye almıyorlar. 18’ci Yüzyılda başlayan dilenci imajını halen peşimizi bırakmıyor. Çok başarılarımız var tarihte, ancak biz atalarımızı hakketmiyoruz. Şartlar değişti, bugün gücü para temsil ediyor. Asırlarca güçlü ekonomi konusunda bir şey yapmamışız, Avrupalılar, İmparatorluk dönemlerinde sömürmüşler bizim gibi, ancak farkımız burada başlıyor, onlar geleceğe yatırım yapmışlar, o yüzden bugünde güçlüler. Durmamışlar, yememişler hepsini, bir şeylerde nesillere bırakmışlar. Ekonomi, sanayi, bilim, dallarında bir tane Nobel ödülü olan Türk gösterin. Orhan Pamuğun başarılarını küçümsemek istemiyorum, ancak konu biraz politik karışımlı olduğu için hala tereddütlerim var gurur duymalı mıyız bu ödülden.
Karamsarlığa son…..!!! Uzun süre tarihimizde karanlık dönemler var ve halen devam ediyor, ancak son yıllarda bir kıpırdama var Türklerde. Fark ettiniz mi bilmem, artık tüm dünya da Türklerin adı tekrar duyulmaya başladı. Üzücü olay, bu haberler hep yurt dışından geliyor:
- Amerika’nın bilmem ne enstitüsünde, bilmem kim Türk bilim adamı bunu bulmuş ve ya Türk cerrah ilk defa bilmem ne ameliyatı başarıyla gerçekleştirmiş - her gün böyle haberler gelmeye başladı.
Bırakalım artık mızmızlı, bir çok şeyi gelişmiş ülkelerden öğrenelim, gerekirse taklit bile edelim, bununla beraber bir sonuçlar çıkarıp, şimdiye kadar onların hep ilerde olmasını kenara itip, onlara yetişelim, hatta, o önde olma bir adımı biz yapalım. Nasıl mı? Hem zor, hem kolay bir şey, artık kafamızı çalıştırıp ta iş yapalım, on kez düşünerek adım atalım ve her kez en iyi bildiği işi en iyi şekilde yapmaya çalışmalı.
Her kez bir an için durup, ben neyim, ben kimim, ne yapabilirim diye kendine sormalı. Ona göre de adım atmalı. Şimdi gelelim konumuza artık. Ben bu muhasebemi yaptım - anladım ki 14 yıl turizm de çalıştıktan sonra başka bir şey yapamam ve bu alanda O ÖNDE OLMA BİR ADIMI BURADA ARAMALIYIM. Neden bu kadar bilgiliysem halen zengin değilim sorusunu sorarsanız, ben yeni programlar, yeni destinasyonlar, para kazandıracak adımlar hazırlayabiliyorum, ancak duygusal biri olduğum için berbat bir yöneticiyim, hatalarım ve başarısızlığım da buradan başlıyor. Bu konuda şimdi geliştirmeye başladım kendimi. Kendimi o kadar akıllı biri sanmıyorum, ancak benim gibi belirli vasıflara ve benden daha yetenekli arkadaşlar olduğuna inanıyorum, bundan dolayı bu konuyu açtım, turizmi bilen arkadaşlara sesleniyorum buradan – bir deneme yapalım, gerçekten herkese taş çıkartacak sanal turizm şirketini kuralım ilk önce, sonrada gerçek şirkete dönüştürelim bu fikri. Belki yeni bir şey buluruz, bulamazsak eskileri düzenleyip, başarıyı getirebilecek yöntemlerle uygulamaya başlamalıyız. Sadece bununla da kalmayalım, tahmin ediyorum buradakilerin çoğu benim gibi maddi imkanları kısıtlı, ancak el birliğiyle güzel bir proje yaratırsak eminim bunun hayatta uygulamasına da bir çare buluruz.
HAYDİ TURİZİMCİLER VAR MISINIZ BU İŞTE…?