Bu iş başlı başına bir çalışma gerektirir. Ortada teşekküllü bir fabrika var ama üretilecek şeyin içeriği bilinmiyor. Öncelikle üretilecek yem tipi hangisi ? Yüzlerce tür yem var.
Şuna benzedi; pastane devralacağım ama bir pasta kaça çıkar ?
Yem o kadarda teferruatlı bir şey değil. Kolayca üretilir. Ama bir sürü şey pamuk ipliğine bağlıdır. Kolayca satış fiyatlarının müsade ettiği sınırların üzerine çıkılır, gerektiği kadar acemilik yapılırsa.
Bilemiyorum, bir yeme bu kadar yüz verirseniz korktuğunuz başınıza gelir.
Size lazım olan ciddi bir yem fabrikasında imalattta çalışmış bir mühendis.
Burada hiç kimsenin şu yem türünü şu içerikle şu fiyata çıkarabilirsin deme şansı yok.
Bölgede kimler hedef şeçilecekse onlara uyacak bir kaç yem türüne karar kılınmalı. Sonra bu tür bir yemi bizim fabrika nasıl bir yöntemle hangi içerikle üretecek ona kara vermeli. Aynı içerikli yemi farklı farklı maliyetlerle yapmak mümkün. Eczanede aynı etkili maddeye sahip, aynı miligramlardaki birbirine bire bir muadil sayılan iki farklı firmanın ürettiği antibiyotik, bambaşka fiyatlara sahiptir. Mesela biri 30 lira iken biri 7 liradır. Tabi muhtemelen 30 liralık daha etkilidir ama bu hiç bir zaman telaffuz edilmez.
Üretimi yapacak olan buna karar vermelidir.
Diyelim ki süt sığırlarında rasyon artışı sağlamayı hedefleyen bir besi yemi yapılacak. 6 ayda 100 kilo karkas artışını garanti eden içerikler yazılacak ürün üzerine, reklamına. Bu ürünün içine bir şeyler koymadan bu işin olması imkansız. Dolgular, karbonhidrat kaynakları, vitamini ve yağ içeriği iddayı kurtaracak nitelikte olmalı. Ama astarı yüzünü geçmemeli. Buna üreticinin kendisi karar verir.
Reklamdaki iddalar ile satılan şeyin içeriğinin birbirini yakaladığı makul bir aralık var. Bu aralığın neresinde olunacak ? Bu aralığın her noktası ticari dürüstlük içerir. Aralığın dışına alt sınırdan çıkılmışsa üç kağıtcılık vardır. Üst sınırdan çıkılmışsa birileri fabrikayı batırmak istiyordur, ya da belki acemidir ne yaptığını bilmiyordur.
Bir besi yemi içinde ana materyal tahıllar, küspeler şeklinde. Yani Arpa , buğday , mısır gibi tahıllar karbonhidrat kaynağı olarak kullanılır. Soya, ayçiçeği ve pamuk tohumu gibi materyallerin küspeleri dolgu ve vitamin içeriklerini sağlamış olur. Vitaminlerin bir kısmı tahıllardan da gelir. Yemin protein içeriğini gene tahıllar sağlar. Ayrıca başka protein kaynakları da kullanılabilir. Kan gibi mesela.
Yem üretmenin kesin bir standartı yok. Protein, karbonhidrat ve vitamin içerikleri kanunların yasaklamadığı her türlü materyalden sağlanır. Ürettiğiniz bir yemin protein içeriği için siz pahalı bir materyale başvurursunuz başka bir firma bu işi daha ucuz bir yoldan sağlar. İkiside gereken protein içeriğini sağlamıştır. Bir insanın amino asit (proteinlerin yapıtaşı) ihtiyacı baklagilleri tüketerek de sağlanabilir , kırmızı et yiyerek de sağlanabilir. Biri ucuz yoldur diğeri daha pahalı bir yoldur. Ancak ikisi de sağlıklı ve kuralına uygundur.
Burada işin içine girdiğinizde geri dönülmez bir durum yok. Demek istediğim siz içine girince devam etmek zorundasınız ama karşınıza feci bir sürpriz çıkma ihtimali yok.
Siz karar vereceksiniz. Ben 150 liralık yem yapacağım 600 liradan satacağım şeklinde. 200 liralık yem yapıp 500 den satacağım. Şöyle bir şey olmayacak ; Anca 350 liraya satılabilen bir yemin maliyeti 400 liradan aşağı düşmez bir durum ortaya çıkmayacak. Bu sektör imalatcı için kazançlıdır. Bir yem fabrikasını batırmanın yolu, aşırı krediden, süreklilik kazanan Ukrayna iş gezilerinden, açılan ikinci evlerden geçer.
Arpanın, buğdayın fiyatı belli. Sıradan bir yemin torbasını okuyun. Yazılan kuru madde değerlerini tutturmak için ne kadar tahıl koymalı anlaşılır. Mesela bir tonunun % 45 i arpa ise 50 kuruştan 225 liralık arpa var demektir tonda. Geriye kalan içerikler hep üvertür şeyler yazar artık. Ana maddesi bu kadar bol arpa ise kalanların ucuz içerikler olması lazım. Diyelim bu yemi kalan içerikle beraber 350 ye denkleştirdi. Reklamını yaptı cazip ambalajına doldurdu. Satışı 600-900 arası. Zaten ürünümü saf verme fazla gelir verdiğin kaba yeme azar azar karıştır diyecek. Bana sorasanız bu yemin içinde 100 liralık arpa ancak vardır. 250 liralık arpayı doldurup para kazanılmaz. Peki hileli mal mıdır ? Değildir hayvanı büyütür, bütün sıhhi testlerden geçer, içerikleri laboratuarda yazana uygun çıkar. Bu yemin asıl esbabı mucibesi düzenli içeriğindedir. Yani hayvanın zaten tükettiği kaba yemi tuğla kabul edersek bu yem o tuğlaların harcı olur. Yenmediğinde tuğlalar şekillenmeden yığınak halinde birikirken yem alındığında tuğlalar duvar gibi şekilli yapılanır. Konan arpanın miktarından çok içeriğindeki işçiliğin değeri daha önemlidir. Bu işçilik zaten yenen kaba yemleri faydalı hale sokar.
Birincisi bu işletmeci arpayı alırken kazan şeklinde takip etmiş denk getirdikçe silosunu doldurmuştur. Yüksek endeksli arpaları hesaplı almıştır. Her sarf malzemesinde aynı titizliği göstermiştir. Arpayı yıllık ortalama 30 kuruşa temin etmiş ama hesabını yaparken standart arpa fiyatını baz almıştır. Mesela 50 kuruş. Ben arpayı ucuza kapattım bu yıl 600 liralık yemleri 300 den satacağım diyecek hali yoktur bu işletmecinin.
İkincisi bu işletmeci her sarf malzemesini en nizami fiyattan alsaydı bile fabrikası batmayacaktı. Sadece attığı taş vurduğu kuşa değmeyecekti. Maaş ödediklerini , kira verdiklerini , elektrik idaresini, maliyeyi ve para döndürdüğü bazı bankaları memnun edecekti.