Bugün, toplumuzda henüz çoğumuzun farkedemediği bir konuyu görüşlerinize açmak istiyorum.
Görevimizi bize kim söyleyecek?
Hepimiz belirli bir yaşam sürecinden geçerek bugüne geldik. Çocukken yürüyebilmek, konuşabilmek için ciddi bir çaba sarfettik. Okulda başarılı olmaya çalıştık. Aile içinde iyi bir evlat olabilmek için çalıştık. İş hayatımızda verilen görevleri, sorumlulukları yerine getirdik.
Kitaplar okuduk, sevdiğimiz müziği paylaştık, seyahatlere çıktık, insanlar tanıdık, dostlar edindik.
Peki, birey olarak kendimize ve en önemlisi çevremize, ülkemize hatta insanlığa ne gibi bir faydamız oldu? Bizden sonra arkamızda ne bırakıyoruz? Bizim bu dünyaya gelişimiz ve gidişimiz arasında geçen sürede neler yaptık? Misyonumuz neydi? Böyle bir misyonumuz olduğunu biliyormuyduk yoksa sadece geldik ve gidiyormuyuz?
Bu düşünceye uzun zamandır sahibim. Neden derseniz, çevremde o kadar çok neden yaşadığını bilmeyen, amacı olmayan, üretmekten uzak ,tabir yerindeyse "boş yaşayan " insanlar var ki. Bu insanlar ne yapar, neden birşeyler üretmek için çaba sarfetmezler, kendilerini geliştirmezler.
Ülkemizin girdiği son ekonomik krizden sonra birçok köşe yazarı Türkiye'de , bu ülkeyi , ekonomisini düze çıkaracak insanlar olduğunu yazıp duruyorlar. Bunlar bir elin parmakları kadar az mı? Neden hepimiz birey olarak birşeyler üretmiyoruz, neyi bekliyoruz? Bize görevimizi kim söyleyecek, neyi , nasıl yapacağız ? Bence esas mesele bu. Bu ülkenin üzerine ölü toprağı serpilmiş gibi. İnsanlar günü kurtarma derdinde. Ama günü kurtarayım derken gelecekleri yok oluyor, farkında değiller.
Evet, benim konum bu.
Fikirlerinizi bekliyorum.