İlgine ve verdiğin bilgilere çok teşekkürler. Dizayn boruya sordum. Sizin verdiğiniz bilgiden fazlası gelmedi. Yani birim maliyeti falan gelmedi. Benim niyetim, sizin de söylediğiniz gibi, macera arayacak, ve süprizlerle karşılaşma ihtimali karşısın da yıkım olabilecek , denemeler yapmamak. Cümle anlaşılır olmadı galiba, yani, bolu da dededen kalma , iştirak halinde mülkiyet tapulu,(hisseli) bir arazimiz var. Ben İstanbul da doğup büyüdüm. Ama emekli olunca ve yaş biraz ilerleyince toprak çekiyor insanı. Köyümüze gidip, kalacak bir yer , yaptım. Babamın yarım bıraktığı bir yeri oturulacak hale getirdim. Ve biraz araştırmadan sonra alara fidancılık, konusunda, sizin anlattıklarınıza benzer duyumlar yüzünden. Alara ile görüşmeler yaptım. Bizim bölgede , farklı ve güzel bir organizasyon yapmışlar. Bir kişiye 10 dönüm ağaç dik, vs gibi zorlukları başka bir şekilde geçmeyi planlamışlar, ilçe tarımla gayri resmi bir iş birliğine giderek, fidanları ilçe tarım vasıtasıyla diktirmişler, ve bir kişiye değil 100 kişiye dağıtılmış fidanlar, ilçe tarımdaki ziraatçi , bu işin takibini yapıyor. Bilgi veriyor. kontrol ediyor. Ve bu sene Ticari ürün alınmaya başlanacak. Zira her sene dikilen fidan var. Yani şu anda beş yaşını geçen de var, 2 yaşını geçen de var. ( anlaşılabileceği gibi geçen sene dikim yapılmadı. 4 yıl boyunca her sene fidan dikildi .) 10 fidan diken de oldu 50 fidan diken de oldu.
Ben bizim amca oğlu , hepimizi temsilen , kendi adına aldığı için, bu sistemden yararlanamadım. Alara fidancılıkla da görüştüm , ilçe tarımdaki ziraatçı arkadaşla da , ve sonunda , Babamın diktiği elmaları çoğaltma kararı verdik. Zaten, yaklaşık, 20 tane 10 yaşlı falan ağaç vardı, onların bakımına ağırlık verip 30 tane daha diktim. o arada 10 tane ceviz, 10 tane armut , diktim . Son baharda sürdüğüm, ve koyun taban gübresi attığım, ve 30 tane açılmış çukurum var fidanlarını bekliyor. Ziraatteki arkadaş, ben yaparım merak etme demişti. Ne yaptı bilmiyorum Bu hafta sonunda gidip bakacağım.
Ve işte bu arada topraksız tarım ile ilgili, küçük denemeleri, İstanbuldaki evin balkonunda yapmaya başladım.
Tamam ben bu işi yapabilirim dediğim anda, köyde önce, öyle 10 dekar falan değil 500 metre kare önce bir deneme , ve yörük dengi yolda düzelir. Özdeyişi gereği işin aksayan yerlerini, gidererek, ve yavaş yavaş ama emin adımlarla, topraksız tarımın ilk denemelerini, yapıp, her sene bin dönüm, sera yaparak yavaş yavaş kendi imkanlarımızla kredi falan almadan bu işi yapmaya çalışacağım. Satma işi en önemli olan. İstanbul da bazı pazar yerlerinde kendi tezgahım var. Kiraya verdiğim ve zaman zaman , eğlence olsun , ticareti yaptığım,
Oradaki benim tanıdığım esnaflar, a bizim seranın malı az gelir. Ve istanbul halinde tanıdık ahpaplarım var. Onları organize etmekte çok zorluğum olmaz . Bir zaman böyle bir yazı daha yazmışmıydım? Diye aklıma geldi , galiba bu ikinci baskı oldu. Kusura bakma .,Heyecanlanıyorum, topraksız tarım , köy diyince kaptırıyorum kendimi. Sağlıcakla kal ve bizi ilminden mahrum etme . iyi çalışmalar.