Konu yayın tarihi yukarıda gösterilir. Tarih bilgisi, içeriğin bugün de geçerli olduğunu göstermez.
Profil alanı ve konumu üyenin profil beyanına dayanabilir.
>>ABD’li uzmanların raporuna göre; Çin’de başınız ağrımadan iş yapmak istiyorsanız ya işe başlamadan önce avukatınıza para ödeyip gerekli danışmanlığı alın sağlam bir kontrat hazırlayın ona göre iş yapın ya da bu parayı hiç vermeyin sorunla karşılaştıktan sonra avukatınıza daha çok para verin.
>>Çin pazarında sabretmeden, para harcamadan para kazanmak yok. Avukatınız dışında tercümanınıza para ödeyeceksiniz, fuarlara para ödeyeceksiniz. Kendinizi güvene alacaksınız.
>>Çin’de güven unsuru çok önemli. İlişki kurarken birtakım dostluk ritüelleri yemeler içmeler, çok yaygın; iş yapmanın ayrılmaz parçaları.
>>Akdenizliyiz, hemen diyoruz ki gelip konuşup işi bitirelim. Ama Çinli öyle değil bir kere anlattığı şeyi döner 20 kere yine anlatır. Bıkmadan dinleyeceksiniz bıkarsanız bu pazarda iş yapamazsınız.
>>Çin’de Konfüçyüs bir yol çizmiş ve hedef önemli değil, hedefe giden yol önemli.
>>Çin’de bir anlaşmayı imzalamak üç saniyelik bir iş. O iş bitene kadar günlerce müzakere edersiniz, saatlerce size yemek ısmarlarlar. Hatta yaptıkları ikramların altında ezilirsiniz. Çinli bunu sizi tanımak için yapar tanıdığında emin olduğunda bir an içinde anlaşmayı imzalar.
>>Ticari ateşeliğe e-posta göndererek Çin’de mal satılmaz. Ama e-ticaret, ticaret müşavirliğine e-mail atmak değil, ’bana 10 tane firma gönder de ben onlara yazayım’ demek değil.
>>Çinli muhatabının ülkesinde temsilciliği de olsun istiyor. Üründe bir sorun çıktığında direk muhatabını da görmek istiyor.
>>Çinli gelip malı almaz. Malı Çinlinin ayağına ***üreceksiniz.
>>Bu nedenle bıkmadan usanmadan Çin’de yapılan fuarlara katılacaksınız. Çinli ürünü görmeden dokunmadan almak istemiyor.
İstanbul dan Anadoluya bir zat gelir. Zat kendini uzaydan geldi zanneder. Çakmak yaksa kendisine tapacaklar hissine kapılır. Nedense bu duygu hala da vardır. Köylü zatın her dediğini onaylar. Ne dese çok doğru der. Elini oynatsa bir kaç kişi birden atılır acaba ne istiyor hemen yapalım diyerek. Bu zat için ellerindeki son keçiyi kesmeye hazırdırlar hatta keser pişirir sofraya da getirirler. Yiyip yiyemeceğinizi sormazlar. Yemezseniz çok gücenirler. Konuşurken cümleler en az 3 er kez tekrarlanıp pekiştirilir.
Zatın kendileri için neler hissettiğini önemsemezler, bütün enerjilerini bu zata hizmet için harcarlar.
Bunu aslında neden yaparlar ? Tek amaç bu zatı tanımaktır.
Zat ta bir kusur yoksa bu saygı hep sürer. Eğer birliktelik uzun olacaksa hizmet kısmında bir miktar azalma olsada çoşkusu aynen sürer. Hep abartılıdır.
Bu zat ta bir kusur bir saygısızlık hissi köylüde uyandığı anda bu zatın işi çok zordur. Bu çoşkulu saygının sahibi köylü dayılar ve hatta nineler ile ilgili çok kötü bir ömür boyu anlatılıp duracak anılarla dönülür eve. Bu anılar her fırsatta anlatılır çünkü aslında içten gelen kişinin kendine bile itiraf edemediği bir özür dileme isteği vardır. Krallıktan düşülen kötü durum içe işlemiştir.
Köylünün gösterdiği aşırı saygı ve ilgiyi çoğu şehirli yanlış yorumlar. En az sizin kadar zekidirler aslında. Dertleri sizi daha çok tanımaktır. İletişim kurmaktır. Birde ruhlarında işli bulunan saygı gösterme içgüdüsünü tatmindir.
Bir çok Toros köylüsü ile iyi iletişim kurabilen bir dış ticaret isteklisi rahatlıkla Çinli lerle anlaşabilir.
tamnland.com
KATKI FIRSATI
Bu toplulukta ilk yanıtını bekleyen bir tartışma var
Bu internet sitesinde, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Gizlilik Prensiplerimiz