Her ticari konunun, olmazsa olmaz ön şartı, piyasaya girmeden önce, talep ve arz ı iyi araştırmaktır. Siz göç veren bir bölgede, emlak pazarlamaya çalışırsanız, ve pazarlamayı başarırsanız, kimsenin bilmediği ve yalnız sizin bildiğiniz bir talep var demektir.
Uç bir örnek,; 1999 yılı deprem sonrası, yer İstanbul ,Avcılar, insanlar kaçıyor, haftalar boyu sokaklarda kimseler yok, kimse o bölgeden ev almayı veya kiralamayı, aklının ucundan bile geçirmez. Ama adamın, biri orada emlak bürosu açtı, ve çok ciddi paralar kazandı. O müteşebbis kimsenin bilmediği bir şeyi biliyordu. Ve gazetelerde okuduk, 3 milyara daire almaya başladı. İnsanlar zaten canını kurtarmış, o günün pisikolojisi içinde evi falan gözü görmüyor. Ve evler hepsi hasarlı, kim alır hasarlı evi. Sonradan ortaya çıktı. Devlet, hasarlı binaların onarımı için 6 milyon para veriyor, ve geri istemiyor.
Emlakçılık, yapan kişinin esas işi, kasaplık idi. Ve dahiliye mütehassısı bir doktor ve arkadaşları adına daire topluyordu. Yani hiçbirinin bilgisi bu işle ilgili değildi . Ama başkalarının bilmediği, çok önemli bir bilgiye sahiptiler. Ve netice servet kazandılar.
Bütün bunlar uç örneklemeler, tabii ki yorum yapan arkadaşlar, doğru şeyler söylediler. Ben ticaretin, bazen, hatta çoğu zaman kurallar dışında , rutin harici, cerayan ettiğini de hatırlatayım istedim. Başarılar.