Sevgili mim,
Uzun zamandır yazmadığı için unutuldum anlaşılan. Ya da alıntılar yaparak cevap vermeye çalıştığın kişiyi de fark etmeyecek kadar heyecanlı olarak maziye gittin.:) Neyse.
Ben detaylara girerek uzun uzun gençliğimizde nasıl aldatıldık, nasıl hatalar yaptığa girmedim. Bunlar tarihte kaldı artık.
Ama Sonuçta idealleri uğruna birbirlerini bile öldürmekten çekinmeyen bizler, kaybetmiştik savaşı.
Aslında savaşı, her iki tarafın da savaştığı taraf kazanmıştı yine.
Bizler ölmüş, yaralanmış, kaçmış, yıkılmış, bitmiştik.
Ama savaştıklarımız! her türlü ekonomik ve siyasi ad altında kalelerini güçlendirdiler, toplum aşı yaptılar, sömürülerini ve dirençlerini artırdılar, hatta kendi savunucuları koruyuculuklarını da bize yaptırıyorlar şimdi.
İşte sen! koyu bir liberalizim, globaleşme, özelleşme savunucusu oldun çıktın. Kimleri savunuyorsun. Hangi tarafa geçtin böyle?
Tüm bunları savunurken rekabet, verimlilik, ucuz fiyat, vs, vs, gibi gerekçelerin arkasına sığınıyorsun.
Savunduklarının sonunda gerçek kazananı kim acaba?
Bugün hangi gerekçeyle olursa olsun bu dediklerinden gerçek çıkar sağlayanlar kim?
Hani insanımız için savaşıyorduk? Hatta tüm dünya ezilenleri içindi savaşımız! Hani çağa ferman yollamıştık!
Şimdi savundukların insanların sömürülmesini katmerleştiren şeyler değil mi? Dikkatli bir bak sağa sola!
Başına on tane silah dayasalar bu savunduğun şeylerin tek kelimesini söyletebilirler miydi sana 30 yıl önce...
Bin kez melul olsak da, bu sevda yolundayız;
Ölmeye hakkımız yok yaşamak zorundayız.
Sağlıklar diliyorum.