500kw altı tesisler lisanssız olarak satış yapabilirler,
ama satışlar devlete değil, oradaki yerel elektrik dağıtım şirketine satılır, elbette fatura mukabilinde
değinildiği gibi bu noktada önemli olan geri dönüş süreleri elbet,
birde izin vs durumları, her ne kadar otoprodüktör lisansı almasanız da, çevre raporu falan gerekebilir,
birde yer elbet, örneğin şehir içinde RES kuramazsınız, zira genellikle yasal ses sınırının üzerinde gürültü çıkaracakları için ceza alırsınız,
PV GESler, yani fotovoltaik paneller ile güneş enerjisi hala çok pahalı, bu arada ortalama verimli güneşlenme süresinin 2000 saat / yıl olduğunu hatırlatmakta faide olacaktır.
Biyogaz tesisi de maalesef henüz ülkemizde yerli üretim ve teknoloji olmadığı için aynen PV GES gibi çok pahalı,
ancak uygun yerlerde RES yani rüzgar ve uygun su akıntısının olduğu yerlerde mikroHES daha hesaplı,
elbette bu tarz 500kw altı yatırımlar şu anda daha çok idealist insanlar ve çevreye duyarlı insanlar tarafından yapılmakta.
şuda bir gerçek ki, bu yatırımlar öncelikle kendi ihtiyacınızı karşılayacak şekilde üretim ile başlayıp genişletilebilir.
zaten ilgili yasanın amacı da bu,
yani kendi elektriğinizi üretiyorsunuz ama dönem dönem fazlanız oluyor, bunları milli şebekeye azandırın diye
ortalama verimi size yeten bir tesis kurdunuz, güneş ise yaz döneminde, rüzgar ise rüzgarlı havalarda enerji fazlası verecektir ve bunları satabilesiniz diye geliştirlmiş bir yasadır. ayrıca mikro ölçekli de olsa kişilerin yenilenebilir yeşil kaynakları değerlendirmesine teşvik etmek de ister elbet.
ha uygulama da dersen, elbette bütün kanunlar gibi pratikte işlemekte zorlanır,
ürettiğin elektriği satabilmeye başlamanın zorluğunu tahmin etmek zor değil