Ana içeriğe geç

Motivasyon

Zamanın Değeri

BaşlatanhayatYayınlandıYorum1

İlk mesaj
BAĞLAMBağlamı değerlendir

Bu bilgiler doğruluk puanı değildir; yazar ve içeriğin bağlamını görünür kılar.

Yazarhayat
Topluluk katkısı20 katkı
Profil alanıYAZILIM DESTEK
Profil konumuKAYSERİ, Türkiye
Yayın
ZAMANSAL BAĞLAM

Konu yayın tarihi yukarıda gösterilir. Tarih bilgisi, içeriğin bugün de geçerli olduğunu göstermez.

Profil alanı ve konumu üyenin profil beyanına dayanabilir.

Aşağıdaki gerçek hikâye Kellog Business School’da (Northwestern Üniversitesi) iş idaresi mastır öğrencileri ile Zaman Yönetimi dersi profesörü arasında geçer:

Profesör sınıfa girip karşısında duran dünyanın en seçilmiş öğrencilerine kısa bir süre baktıktan sonra, “Bu gün Zaman Yönetimi konusunda deneyle karışık bir sınav yapacağız” dedi. Kürsüye yürüdü, kürsünün altından kocaman bir kavanoz çıkarttı. Arkadan, kürsünün altından bir düzine yumruk büyüklüğünde taş aldı ve taşları büyük bir dikkatle kavanozun içine yerleştirmeye başladı.

Kavanozun daha başka taş almayacağına emin olduktan sonra öğrencilerine döndü ve “Bu kavanoz doldu mu?” diye sordu.
Öğrenciler hep bir ağızdan “Doldu” diye cevapladılar.
Profesör “Öyle mi?” dedi ve kürsünün altına eğilerek bir kova mıcır çıkarttı. Mıcırı kavanozun ağzından yavaş yavaş döktü. Sonra kavanozu salla**** mıcırın taşların arasına yerleşmesini sağladı.

Sonra öğrencilerine dönerek bir kez daha “Bu kavanoz doldu mu?” diye sordu.

Bir öğrenci “Dolmadı herhâlde” diye cevap verdi.
“Doğru” dedi profesör ve gene kürsünün altına eğilerek bir kova kum aldı ve yavaş yavaş tüm kum taneleri taşlarla mıcırların arasına nüfuz edene kadar döktü.
Gene öğrencilerine döndü ve “Bu kavanoz doldu mu?” diye sordu.

Tüm sınıftakiler bir ağızdan “Hayır” diye bağırdılar.
“Güzel” dedi profesör ve kürsünün altına eğilerek bir sürahi su aldı ve kavanoz ağzına kadar doluncaya dek suyu boşaltı.

Sonra öğrencilerine dönerek “Bu deneyin amacı neydi” diye sordu.

Uyanık bir öğrenci hemen “Zamanımız ne kadar dolu görünürse görünsün, daha ayırabileceğimiz zamanımız mutlaka vardır” diye atladı.

“Hayır” dedi profesör, “bu deneyin esas anlatmak istediği "Eğer büyük taşları baştan yerleştirmezsen küçükler girdikten sonra büyükleri hiç bir zaman kavanozun içine koyamazsın" gerçeğidir”.

Öğrenciler şaşkınlık içinde birbirlerine bakarken profesör devam etti: “Nedir hayatınızdaki büyük taşlar? Çocuklarınız, eşiniz, sevdikleriniz, arkadaşlarınız, eğitiminiz, hayâlleriniz, sağlığınız, bir eser yaratmak, başkalarına faydalı olmak, onlara bir şey öğretmek! Büyük taşlarınız belki bunlardan birisi, belki bir kaçı, belki hepsi. Bu akşam uykuya yatmadan önce iyice düşünün ve sizin büyük taşlarınız hangileridir iyi karar verin. Bilin ki büyük taşlarınızı kavanoza ilk olarak yerleştirmezseniz hiç bir zaman bir daha koyamazsınız, o zaman da ne kendinize, ne de çalıştığınız kuruma, ne de ülkenize faydalı olursunuz. Bu da iyi bir iş adamı, gerçekte de iyi bir adam olamayacağınızı gösterir”.

Profesör, ders bittiği hâlde konuşmadan, oturan öğrencileri sınıfta bırakarak çıktı.

Yerleşim Türkiye / KAYSERİMeslek YAZILIM DESTEK
YORUMLARTopluluk ne düşünüyor?
1 yorum
Yazar bağlamı· Editör

Bu bilgiler doğruluk puanı değildir; yanıtı değerlendirirken yazarın topluluk bağlamını görünür kılar.

Topluluk katkısı 398Topluluk rolü EditörProfil alanı TicaretProfil konumu İstanbul, Türkiye

Profil alanı ve konumu üyenin profil beyanına dayanabilir.

Profil bağlamını gör →
Eninde sonunda bu kararla karşı karşıya kalınıyor.

Herkesin kendi büyük taşlarını, kumlarını, çakıllarını belirlemesi lazım ki ona göre planını programını yapabilsin. Ben kendi adıma buna uymaya çalışıyorum, iş güç derken insan zaman zaman önceliklerini unutuyor, o yüzden sık sık bu planı gözden geçirmek lazım.

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Ticaret
KATKI FIRSATI

Bu toplulukta ilk yanıtını bekleyen bir tartışma var

TOPLULUK HAFIZASI

Bu toplulukta yeniden keşfet