Ana içeriğe geç

İş Tecrübeleri

Çözüm Önerisi

BaşlatanGÖKALPTarih17/07/2004 14:19:16Yorum34

İlk mesaj
Yeni Üye4 yazı
BİZİM ÜLKEMİZDEKİ EN BÜYÜK SIKINTI ŞUDUR:BİZİM ÜLKEMİZDE HERKES BÜTÜN SORUNLARIN ÇÖZÜM YOLUNU BİLİR AMA ,ORTAK HAREKET ETME ,ÖRGÜTLENME GİBİ DEMOKRATİK UNSURLARIN EKSİK OLMASINDAN DOLAYI BİR ÇÖZÜM BULUNAMAZ.ÜLKEMİZDEKİ BÜTÜN BİREYLER,AMELESİNDEN BAŞBAŞKANINA KADAR,EKONOMİMİZİN GELİŞMESİNİN ÖNÜNDEKİ TEK ENGELİN IMF POLİT
İKALARI OLDUĞUNU BİLİR AMA ÇÖZÜM İÇİN BİR ARAYA GELMEK BU YÜZDEN MÜMKÜN OLMAZ.ŞİMDİ SİZE BİR ÇAĞRIM VAR BU DURUMUN ÖNÜNE NASIL GEÇEBİLECEĞİMİZİ DÜŞÜNELİM VE BULDUĞUMUZ ÇÖZÜM YOLLARINI BU PLATFORMDA BİRBİRİMİZLE PAYLAŞALIM.DAHA SONRADA BU ÇÖZÜM YOLLARINI EMAİL YOLUYLA ULAŞTIRABİLECEĞİMİZ HERKESE ULAŞTIRALIM.SAĞCI, SOLCU ,DİNDAR,İNANÇSIZ,ETNİK KÖKEN...VS AYIRT ETMEKSİZİN TEK BİR PAYDA ALTINDA,ÜLKEMİZİN ESKİ ŞANLI GÜNLERİNE DÖNMESİ İÇİN BUNU YAPALIM!
A.Ö

Yerleşim Türkiye / BursaMeslek Mobilya
YORUMLARTopluluk ne düşünüyor?
34 yorum
Üye488 yazı
Peki Türkiye'yi nelerin beklediğini biliyor muyuz, yoksa ağzımız açık biçimde seyretmeye devam mı ediyoruz. Sanırım ikincisi. Hala dünya da olup biten şeylerden haberdar değiliz. Hatta Türkiye'deki öğretim üyeleri bile bir çok şeyin bilincinde değil. Çünkü çoğu hala 12 Eylül geldi ne iyi oldu diyor. Şu habere bakın, yorum size kalmış:
"69 üniversitede yapılan araştırmaya göre akademisyenlerin en güvendiği kurum ordu. AB'ye 'az güvenen' bilim adamları için ulusal değerlerin zayıflaması gelecek için en büyük sorun

16/11/2004

AA - ANKARA - Öğretim elemanlarının sosyokültürel profilini çıkarmak için 69 üniversitede yapılan araştırma, akademisyenlerin de en güvendiği kurumun ordu olduğunu ortaya koydu.
Gazi Üniversitesi öğretim görevlisi Prof. Dr. Çağatay Özdemir başkanlığındaki bir ekibin 1 Ekim 2003-15 Ekik 2004 tarihleri arasında gerçekleştirdiği araştırmaya 11'i vakıf 69 üniversiteden toplam 3 bin 392 öğretim elemanı katıldı. Öğretim elemanlarının sosyal ve kültürel durumlarına ilişkin bulgular şöyle:
Bir ya da iki çocukları var: Babaları çoğunlukla (yüzde 33) ilkokul mezunu. Bunu sırasıyla, lise ve lisans mezunları (yüzde 17), lisansüstü eğitim alanlar (yüzde 8) izliyor. Annelerinin büyük çoğunluğu (yüzde 34) ilkokul mezunu. Lise mezunlarının oranı yüzde 15, yükseköğrenim görenlerin oranı yüzde 10, lisansüstü eğitime devam edenlerin oranı yüzde 2. Çoğunluğu kendi aile yapılarına benzer olarak iki ve tek çocuklu: Yüzde 52.
Ekonomik sınıf: Sosyolojik açıdan kendilerini büyük oranda orta sınıfa dahil ediyor: Yüzde 72. Yüzde 24'ü üst, yüzde 3'ü ise alt sınıfa ait olarak algılıyor.
Tüketim profili: Gıda (yüzde 39), eğitim (yüzde 20) ve kiraya (yüzde 18) harcama yapıyorlar.
Gözdeleri sinema: En çok sinemaya gitmeyi seviyorlar (yüzde 72, en az opera/bale.
Roman seviyorlar: Yüzde 16'sı (ayda bir) akademik kitapların dışında kitap okumuyor. Ayda ortalama bir-iki kitap okuyanların oranı ise yüzde 72. Okuyanlar genellikle roman (yüzde 31) ve güncel (yüzde 16) kitap seviyor.
Dil sıkıntısı: Yüzde 40'ının yabancı dil sorunu var.
Maaşlar sorunlu: Ücret düşüklüğünü (yüzde 48), çalışma koşullarının olumsuzluğunu (yüzde 20) ve yükselme zorluklarını (yüzde 20) yaşadıkları en önemli sorunlar olarak görüyor.
Meslekten memnunlar: Çoğunluğu mesleğinden memnun: Yüzde 67. Yüzde 4'ü öğretim elemanı olmaktan memnun değil.
Tercihleri özerklik: Yüzde 49'u, en iyi üniversite sisteminin 'tam özerk üniversite' olduğuna inanıyor. Mevcut yapıyı savunanların oranı ise sadece yüzde 5."
Gelecekten korkuyorlar: Yüzde 71'i çocukları varsa ya da olduğunda onun geleceğiyle ilgili ciddi düzeyde endişeye sahip.
Eğitim endişesi: Yüzde 37'si çocuklarının eğitimi konusunda da endişeli. Bu endişeyi işsizlik (yüzde 29), ahlak (yüzde 15), sosyal güvenlik (yüzde 13) ve ayrımcılık (yüzde 4) izliyor.
Hükümete güvenilmiyor: En çok güvendikleri kurum yüzde 45'le ordu. TBMM'ye güven yüzde 17, hukuk sistemine güven yüzde 15, AB'ye güven yüzde
6, hükümete güven ise yüzde 4.


Torpile inanıyorlar
'Türkiye'de bir kişi ekonomik ve sosyal seviyesini artırabilmek için neler yapmalıdır' sorusuna yanıtları: Yüzde 28'i 'siyasi ve bürokratik açıdan güçlü yakınlarının olmasını', yüzde 27'si 'çalışkan ve girişimci olmayı' gerekli görüyor. Yüzde 22'si ise 'menfaat gruplarıyla ilişkiyi' gerekli buluyor. 'İyi bir üniversite eğitimi' diyenlerin oranı yüzde 11.
'Türkiye'nin gelecekte karşılaşabileceği en önemli sorun nedir' sorusuna yanıtları: Ulusal kimliğin zayıflaması (yüzde 34), köktendinci akımların güçlenmesi (yüzde 22), yıkıcı akımların kuvvetlenmesi (yüzde 12), bağımsızlığın kısıtlanması (yüzde 11), yerli yatırımcıların güç kaybetmesi (yüzde 6), tarım kesiminin zayıflaması ve dinsel değerlerin zayıflaması (yüzde 3)" KAynak: http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=134439&tarih=16/11/2004

"
Her türlü mandacılığa karşıyım. Egemenlik milletindir. Egemenlik, A.B'ye, orduya ve IMF'ye devredilemez. Demokrasi mandacılığa karşı olmaktır.

Yerleşim Türkiye / AnkaraMeslek Dany?manlyk
Üye488 yazı

Şimdi Mim;

Biz hala kralın sakallarını tartışıyoruz. Tartıştığımız şey kralın sakalı var mı yok mu, varsa kaç tane, ne zaman sakalı çıktı, hangi gün çıktı gibisinden. Çünkü bunlardan başka bir şey bilmiyoruz. Bundan dolayı bazı şeyler bir türlü kolay kolay ilerlemiyor.
Her türlü mandacılığa karşıyım. Egemenlik milletindir. Egemenlik, A.B'ye, orduya ve IMF'ye devredilemez. Demokrasi mandacılığa karşı olmaktır.

Yerleşim Türkiye / AnkaraMeslek Dany?manlyk
Üye488 yazı


Sayın Mim;

Yaptığın yorumların bir kısmına katılıyorum. Fakat A.B konusunda sanırım tam olarak aynı fikirde değiliz. Liberalizm konusunu da tartışmıştık. Ben serbest piyasa ya karşı olmadığımı da söylemiştim. Bu arada çalışanın hakkı ve demokratik hakların da çok önemli olduğunu söylemiştim. Üstelik benim için insanın hakkı en öncelikli konudur.
A.B'ye karşı olmam demokrasi ile ilintilidir. Ben bağımsız karar veren bir Türkiye'den yanayım.Aynı zamanda A.B'nin bundan böyle Türkiye'ye verecek bir şeyi kalmadığını da söylemiştim.
Fakat öğretim üyeleri dediğin gibi bambaşka nedenlerden bu işe karşıdır. Yani iç-mandacılığın devamı türünden bir şey. Tabii buda savunulacak bir şey değil. Ordudan başka bir şeye güvenmeyen bir zihniyetten ne beklenir? HAlkı adam yerine koymayan bir zihniyetten ne beklenir?
A.B'ye de, orduya da öncelikli olarak güvenmiyorum, bunlar üçüncü, dördüncü veya sonuncu dereceden önemlidir benim için; asıl güvendiğim, inandığım şey milli irade ve demokrasidir. Sanırım ne demek istediğimi anlatabildim.
Her türlü mandacılığa karşıyım. Egemenlik milletindir. Egemenlik, A.B'ye, orduya ve IMF'ye devredilemez. Demokrasi mandacılığa karşı olmaktır.

Yerleşim Türkiye / AnkaraMeslek Dany?manlyk
Üye488 yazı

Elbette demokrasi ile ilgili daha söylecek çok söz var.
Her türlü mandacılığa karşıyım. Egemenlik milletindir. Egemenlik, A.B'ye, orduya ve IMF'ye devredilemez. Demokrasi mandacılığa karşı olmaktır.

Yerleşim Türkiye / AnkaraMeslek Dany?manlyk