Harikulade açıklamışsınız, emeğinize sonsuz şükran, sonsuz teşekkürler nbor.
Bedava peynir gayet tabii fare kapanından başkasında olmaz, katılıyorum. Velev ki destek veren kurum, bizzat şahsımın, şahsınızın ve Türkiye vatandaşlarının zat-ı alileri tarafından kalkınan, oluşturulan, yürütülen, desteklenen kurumdur. Bir klişe olarak ''senin benim vergimle yapılıyor'' demek istiyorum. Burada söz konusu ülke yönetimi ise, yönetimin temelini ekonomi oluşturur. Bunu tüketiciden önce üretici belirler. Devlete, yani yönetene düşen de üretimi teşvik etmekten başkası değildir. Benim verdiğim ödeneği dolaylı yoldan bana vererek, destek havası oluşturmak suretiyle bana güvende hissettirmeli ki o milletin vatandaşlarını idaremde çalıştırırak, onlara istihdam sağlamış olayım. Verilen destek, misli ile yine bana, size, KOSGEB'e yani devlete, Türkiye vatandaşlarına mutlak suretle dönecektir. Bu kurum Ferit Şahenk'in, Hüsnü Özyeğin'in, Rahmi Koç'un, TÜSİAD'ın idaresinde bir kurum değildir. Bunu yapan, bahsettiğim isimler ve kuruluş bünyesindekiler gibi bir yatırımcı potansiyeli taşıyan insan sınıfı değildir zira. Bahsettiğiniz ''mantıken işletmeci olarak en azından birşeyler yapmış olmamı görmek istemezmisiniz ? Ticari olarak beni tanımak istemezmisiniz?'' Örneğiniz, bu hususta hükümsüz oluyor. En nihayetinde devlet bir yatırımcı olarak görülemez. Benim seçtiğim, benim tayin ettiğim mevcut hükumet partisi ve üyeleri benden kar güdmek hedefiyle bana yaklaşamaz. (En azından anayasal hukuka göre bu böyledir.) Bana, ''sen piyasaya giriş, senin paranla sana destek olacağız ki ülke kalkınsın.'' Deniyorsa, üstelik ''genç'' vurgusu yapılıyorsa, buna mukabil bahsettiğiniz gibi ise (ki öyledir, söylediklerinizden şüphe duymuyorum) burada bütünüyle kendi içinde çelişmektedir KOSGEB ve devlet.
Ben, projeme güveniyorum, misyonumun ses getireceği gibi, vizyonuma da ulaşmakta zorlanmayacağıma inanıyorum. 1 verilirse, 10 olarak devletin geri alacağına iman ettireceğime de inanıyorum. Detaylı olarak mülakat'ta onlara anlatacağım. En azından deneyeceğim. Benim evim, arabam, birikimim yok. Sadece parlak, geleceği olduğuna inandığım bir iş fikrim var. KOSGEB'in vereceği meblağ ile de gerçekleştirilebilecek en iyi proje olduğuna kati suretle güveniyorum. Nitekim 50 bin Türk Lirasıyla Havaray projesi yapılamaz, fakat harikulade bir sanal platform yaratılabilir.
Ben bir şirket'in kurucu ortağı olmuş olsaydım, inanın onların vereceği 30-50 bin Türk Lira'sına ihtiyaç duymazdım. Verdikleri 300-400 bin Lira'ymış gibi, bu denli teferruata sokup, ''sen harca bakalım, biz hallederiz onu sonra'' deniyorsa, tekrar söylüyorum bu girişimcinin hevesini kırmaktan başkası değildir. Ki girişimcilikle de ilgisi olmayan bir durumdur.
İlginize, bilginize ve vakit ayırıp paylaşmanıza tekrar tekrar teşekkürler, bu dakikadan sonra kısır döngü içersin'de kalacak sohbet. Gerekli hususta yardımcı oldunuz, eksik olmayınız...