Ana içeriğe geç

Motivasyon

Hiçbirşeyi ertelemeyin!

BaşlatanmyildizYayınlandı

İlk mesaj
GÜVEN BAĞLAMISinyalleri ve bağlamı gör

Aşağıdaki sinyaller içeriği değerlendirmenize yardımcı olur; doğruluk, uzmanlık veya kalite puanı değildir.

Yazarmyildiz
Topluluk katkısı4 katkı
Profil alanıEğitim Uzmanı
Profil konumuYozgat, Türkiye
Yayın
ZAMANSAL BAĞLAM

Konu yayın tarihi yukarıda gösterilir. Tarih bilgisi, içeriğin bugün de geçerli olduğunu göstermez.

Profil alanı ve konumu üyenin profil beyanına dayanabilir.

hepimize ders olsun.. Özellikle bazı şeyleri erteleyip duranlara...
Sırasını kim biliyor ki?
Bilmiyorum siz istediklerinizi "sırasında" yapabildiniz mi? Ben hiç yapamadım. Küçükken anneannem cebinde taşıdığı bir tomar anahtarla kilerdeki dolapları açtığı zaman, canım pestil isterdi. Bilirdim sapsarı kayısı pestilleriyle, kararmış mor erik pestillerinin hangi dolapta olduğunu.
Anneannem: "Simdi sırası değil, birazdan yemek yiyeceğiz", derdi.
Yemekten sonra ise yavaş yavaş herkes öğle uykusuna yatardı. Şayet "Belki
sırası gelmiştir" diye yine pestil istersem, anneannem: "Simdi sırası
değil.
Bak herkes yattı. Sen de yat. Ondan sonra..." derdi.
Öğle uykusundan sonra pestil istediğim zaman da cevap yine
ayniydi:
"Şimdi sırası değil. Aç karnına dokunur. Nerdeyse akşam oluyor. Birazdan
yemek yiyeceğiz..:" Bir türlü sırasına rastlatamamıştım pestil istemeyi.
Bir gün babam boş bulunup bana iki çam ağacının arasına, kolan
vurdukça göklere uçacak bir salıncak kurmayı vaat etmişti. Ama bir daha bu
vaadini hiç anımsamaz göründü. İkide bir anneme gider: "Haydi söyle babama,
salıncağı kursun", derdim. Annem: "Şimdi sırası değil, başı ağrıyor," derdi.
Başı ağrımazsa gazete okuduğu için salıncak kurmasını istemenin zamanı
değildi.
Gazete okumuyorsa banyoya gireceği için... Salıncak istemenin de
bir türlü sırasını getiremedimdi.
Yaz günleri bahçe kapısının önünden, "Vişnee kaymak" diye
bağırarak dondurmacılar geçerdi. Koşa koşa içeri gelir: "Dondurma alayım
mi," diye sorardım. "Şimdi sırası değil," derlerdi. Birlikte çocuk
dergilerinin bulmacalarını çözmeyi önerirdim: "Şimdi sırası değil," derlerdi.
Bir şeytan uçurtmasının kuyruğunu bile yapmaya yanaşmazlardı: "Şimdi sırası değil," derlerdi.
Okulda öğretmen ders anlatırken, aklıma gelen bir şeyi sormak için parmağımı kaldırırdım. Öğretmen bir süre görmezlikten gelirdi parmağımı.
Kolum yanlış yere dikilmiş fasulye sırığı gibi öyle havada kalırdı. Sonunda
öğretmen: "Şimdi sırası değil, indir bakayım parmağını aşağıya," derdi.
Etütlerde gizli gizli roman okurken de, bir müdür muavini başıma dikilir:
"Simdi sırası mı roman okumanın, kapat onu da dersine çalış," derdi. İlk
yazdığım yazılara da yazı işleri müdürleri aynı gerekçeyle karşı
çıkmışlardı:
"Şimdi sırası değil bunun," diyorlardı. Piyeslerim için de aynı itirazı
çok duydum:
"İyi ama şimdi sırası değil..."
Aşık olduğum zamanlar yemekte, yahut yürürken, yahut otururken,
canım birden öpüvermek isterdi yanımdaki sevgiliyi. Kursağımda kalırdı arzum.
Bir el, vagon tamponu gibi yavaşça iterdi yüzümü: "Hişşt yapma, şimdi
sırası değil,"
Parlamentoda konuşurken de sık sık bağırırlardı: "Amma yaptın yahu, şimdi sırası mı bunun?"
Velhasıl hiç bir şeyin sırasını tam getiremedim. Ama sırasız
mırasız bir şeyler yapmaya çalıştım kendimce. Bir şey yapmak için sırasını
bekleyenler ise, genellikle hiç bir şey yapamadılar. Öteden beri aklıma
takılıp kalmıştır, bir şeyi yapıp yapmamanın "sırası”nı kimin saptadığı...
Ve kendimce söyle demişimdir: Bir şeyi yapmanın sırası, onu yapmak
istediğin andır.
Zaman ayarını ters kullanmışsan zaten toz olur gidersin.
Yok ters kullanmamışsan, "şimdi sırası mıydı" diyenlere uzaktan nanik
yaparsın. Sırasında mı doğup ölüyoruz ki, her şeyi sırasında yapabilelim...
Başarırsan "sırası", başaramazsan "sırası değildi" oluyor ve insanlık böyle
bir çalkantı içinde akıp gidiyor.

Çetin ALTAN

Yerleşim Türkiye / YozgatMeslek Eğitim Uzmanı
YORUMLARİlk katkıyı sen yap
Henüz yorum yok
KATKI FIRSATI

Bu toplulukta ilk yanıtını bekleyen bir tartışma var

TOPLULUK HAFIZASI

Bu toplulukta yeniden keşfet