Konu yayın tarihi yukarıda gösterilir. Tarih bilgisi, içeriğin bugün de geçerli olduğunu göstermez.
Profil alanı ve konumu üyenin profil beyanına dayanabilir.
Hani bazı edebi eserler okunduktan sonra insanı esir alır ya ? Günlerce etkisinden kurtulamazsınız, her okuduğunuzda içinizi tekrar yakar ve öyle bir eseri kendiniz yapamadığınız için hafif bir kıskançlık duyarsınız ya ?
İşte buraya beni bu şekilde etkileyen şiirleri yazmak istiyorum, umarım sizi de beni etkilerdiği kadar etkiler.
Bu kara yazgıdır Zilan; Topraksız olmak, yetim kalmak yetmezmiş kimin Sensiz de olmak kara yazgıdır kurban... Bilisen Kaç gece kaç gündüz adın sayıklamışam İçimden atamamışam Küçelerde yolun gözlemişem El etmişem, işmar etmişem Sen gülmüş geçmişsen Zilan... Ne zaman büyümüşsen farketmemişem Ne zaman ellerin büyümüş Ne zaman gözlerin büyümüş Ne zaman börünmüşsen kara çarşafa Bir gözlerin görmüşem ceylan kimin Vurulmuşam. Sen gülmüş geçmişsen Zilan... Daracık köçelere sığmamış sevdam Seni Halilrahman'a sormuşam Anzılha'da Urfa kalasında Nemrut köşküne adın kazımışam Sen gülmüş geçmişsen Zilan...
Şimdi gelin olisen telli duvaklı Yine gülü misen biye? Kara Şar'dan gelen deli oğlan deyi misen? Sevdanı içime gömdüm bilesen Bu kentin hampara taşlarına sır sakladım. Üç kuruşluk başlık parasına değer miydi Zilan... Bilirem dahlin yoktur bu işte. Töreler böyle demiş Yazgılar böyle çizmiş. Kim karşı gelmiş ki sende gelesen. Atalar boynumuz kıldan incedir demiş...
Her şafak seninle sökerdi Zilan. Sıcak yaz geceleri seninle eserdi. Ben siye şiirler okurdum. Sen biye Urfa türkülerini... Yediveren gülleri kimin açılırdın baharla Karakoyun deresinden çiçekler getirirdin. Önceleri inanmamıştım sevdigine. Anladım zamanla. Seni yitirmek kor kimin yaktı yüreğimi; Acımı anla...
Kar ender yağardı Urfa'ya Sevdamız yağan kar kimin aktı. Hatırlı misen bir de tutkumuz Yağmurda 'çömçe gelin' oynamaktı... Şimdi sen mi gelin olisen Zilan? Sevgin bir yanda Töreler diger yanda Duydum ki 'KUMA' olimişsen Akar suda saman çöpü gibi çaresiz Ve de köle kimin İtaatkar, sessiz Gidisen Oldu mu ya?... Kaçıncı asrını yaşamakta Harran'da toprak?
Bu kenti terkediyem Zilan. Anzılha'da kutsal balıklar şahidim olsun ki Bu kenti terkediyem... Yasak mayın tarlalarını Kaçakta kol verenleri Can verenleri terkediyem... Efsunlu akrepleri, çıyanları Urfa kalasında kenetlenen Efsane şahmaranı Kümbetlerde barınan sahipsiz insanları, terkediyem. Körpecik bedenine uzanan hoyrat elleri itmediğin için Yıllardır söylenen ninniyi yazgı bellediğin için Bu kenti terkediyem... Bu sana son satırlarım Zilan... Biliyem unutacaksan beni. 'Unutmam' deme biye Davullar uranda unutmalısan. Yoksa nasıl yaşayabilir İnsan...
Hani nar ağaçları çiçek açardı ya Hani Urfa divanı çalınırdı sıra gecelerinde. İşte ben Her çiçek açanda nar ağaçları Ve söylenende Urfa türküleri Seni ve gülüşünü hatırlayacağam... Bundan böyle cigaramda dumansın Kaçak tütünden sarılmış... Her içime çekişte ağun yakacak beni. Kendini düşünmedin Beni düşünmedin Sevdanı düşünmedin Çocuklarını düşün. Seni tutsak Beni esrik eden töreler Çocuklarını da yakacak bir gün...
Bu kara yazgı değildir ZİLAN... Topraksız olmak, yetim kalmak yetmezmiş kimin Sensiz olmak da kara yazgı değildir kurban... Bu çağlar boyu insanları kul eden Bağnazlıktır. Ki yıkılacak. Bilesen ZİLAN Sen görmesen de Ben görmesen de Ceylan gözlü çocukların görecek ZİLAN...
Artık demir almak günü gelmişse zamandan, Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan. Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol, Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol...
Bu internet sitesinde, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Gizlilik Prensiplerimiz