Ana içeriğe geç

İnovasyon, Yeni Trendler Ve Çözümler

e-şirket olmak ne anlama geliyor?

BaşlatankaymazmeTarih21/03/2002 12:22:01Yorum38

İlk mesaj
Yeni Üye3 yazı
E-dönüşüm için dört ana hedef aşağıdaki gibi:

  1. Çalışanlara her zaman erişime açık bilgi sunmak
  2. Çalışanların verimlilik ve etkinliklerini arttırmak
  3. Maliyetleri azaltmak
  4. Standartizasyonu sağlamak


Bunlar ne anlama geliyor?
Bunları kobiler uyguluyabilir mi yoksa 2 numara büyük mü gelir?

Yerleşim Türkiye / aMeslek Bankacılık-Finans
YORUMLARTopluluk ne düşünüyor?
38 yorum
Yazar175 yazı
Merhabalar,

Aslında cevaba geçmeden önce dört ana hedefi kimin oluşturduğunu merak ettim doğrusu??

Bunu bize açıklayabilirseniz memnun olurum.

Kestirmeden bir cevap verecek olursak: Evet, bunları KOBİ'ler rahatlıkla uygulayabilirler, tabi eğer böyle bir hedefleri varsa. Hatta, KOBİ'ler bunları diğer büyük ölçekli şirketlere göre daha kolay uygularlar!

Nasılını, daha erken bir saatte yazacağım.

Selamlar

MOE

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Ekonomist
Yeni Üye3 yazı
2002 Kapital dergisi ocak veya şubat ta yazıyor.

-microsoft e-şirket olmuş durumdadır.Süreçleri elektronik ortama taşımak ne demek.Örneğin Kalibrasyon sürecini bir yazılım ile Pc aktarmak örneği verilebilir mi?

-Bir işletmede Network ağı olması demek o şirketin E-şirket olması mı oluyor .?

-E-dönüşümü Microsoft ve Koç gurubu uyguluyor.Ne olduğunu bilsem ben de Kobiye uyarlarım.

-Tıpkı şu örnek gibi bilgi istedim "CRM "hakkında.Sen Kobisin dediler iki numara büyük gelir dediler.....

Yerleşim Türkiye / aMeslek Bankacylyk-Finans
Yeni Üye2 yazı


e-şirket konusunda; mal ve hizmet veren tüm şirketlerde uygulanması mümkündür artık zorunlu olduğunu söylesek daha doğru olur .İletişim ve pazarlama alanında ciddi maliyet avantajları sağlamakla beraber,aynı zamanda geleneksel sıcak satış, üretim,iletişim ve pazarlamaya göre etksinin henüz yeterli olmadığını düşünüyorum.
MEC

Yerleşim Türkiye / YzmirMeslek Serbest meslek
Yazar997 yazı
e-şirket denince akla bir şirketteki PC okur-yazarlığı gelmemeli.

Satın almadan, pazar araştırmasına, müşteri ilişkileri yönetiminr ve yönetim anlayışına kadar bunlar bir bütün halinde düşünülmelidir.

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Bilgisayar-Bili?im
Yeni Üye1 yazı
E-Şirketin uygulanması için sektörünüzü ve müşteri kitlenizi iyi analiz etmeniz gerekmektedir. müşteri portföyünüz ne kadar internet tabanlı hizmetlere hazır bunun analizini iyi yapmalısınız. diğer bir husus kullandığınız iş yönetim yazılımının internet tabanlı satış ve hizmet vermenize uygunluğunu kontrol etmeniz gerekir. diğer bir husus iyi bir IT Manager danışmanlığı almanız. Güncellemleri kendi sektörünüzde hizmet vermiş deneyimli kişilere yaptırın, bu çok önemli sektörünüzü bilmeyen bir Programcı Grubuna öncelikle işlerinizin ayrıntılarını iyi bir şekilde aktarmanız gerekeceğini unutmayınız. Bir Diğer Husus Veri Giriş Sistemine dikkat etmeniz. En az soru ve en kolay cevaplama yönetimiyle gerektiği kadar bilgi girişine izin verdirmeniz gerekir. Tabi birde Admistrator yapısı, Kimse kendisinden sorulmayacak bilgiyle boğuşmamalı ve program hak dağılımlarını yetki ve sorumluluklarına göre dağıtabilmelidir. Sistemde Önemli olan Analizdir. Analizi Yapılmayacak bir verinin bilgi girişi sizden isteniyorsa bilinki boşuna veri girişi yapıyorsunuz demektir. bunlar ciddi maliyetleride beraberinde getirebilir. Ancak bu işlemleri zamana ve doğru olarak yayarsanız, e-ticaretin olmazsa olmaz dönemlerinde çözüm arayışına girip, sıkıntılı zamanlarda yaşamış olmazsınız
CELAL KÖSE

Yerleşim Türkiye / AnkaraMeslek Bilgisayar-Bili?im
Üye1236 yazı
1- e-şirket veri girişi, raporlama, analiz ve iş talimatlarının şirket duvarları ile sınırlı kalmasanı ortadan kaldıran bir sistemdir.

2- e-şirket çalışanları mutlaka bilgisayar okur yazarı olmalıdır ve fakat işin asıl zor yanı bu değildir. Bedeline katlanır bilgisayar okur-yazarlarını işe alırsınız. Mesele firma sahiplerinin veya tepedeki adamların bilgisayara ne kadar hakim olduklarıdır.

3- Şirket içi ağlar ve dosya paylaşımı zaten şu anda KOBİ lerde yaygın olarak uygulanmaktadır. Bilginin ortalıkta dolaşması demek değildir bu. En basit muhasebe programlarında bile yetkilendirme şifreleri vardır, kullanılmaktadır.

4- Şirket içi ağın uzak erişime açılması demek 'kapıdaki kilitleri' sökmek değildir. veri şifreleme ve yetkilendirme şifreleri aynı mantık ve gelişmiş bir teknikle kullanılabilir.

5- Güvenlik konusu, e-şirket olsun veya olmasın her zaman tartışmaya açık bir konudur. Bu açıdan bakarsanız "bir şeyler yapmamak için her zaman korkacak sebepler bulunur" derim.

6- internet servis sağlayıcılar dan çok server yani bilgilerin barındırıldığı ve yönlendirildiği sunucuların güvenliği önemlidir. Çünkü servis sağlayıcı her ne kadar sunucu ve istemci (dışarıdan ağa erişen kullanıcı) yi net'e bağlıyorsa da sunucu ve istemci arasındaki şifrelenmiş veriyi kopyalaması ve deşifre etmesi çok kolay değildir. (mümkün değildir de diyebilirim fakat temkinli olmakta fayda var.)

7- Birinci maddeye ek (açılım) olarak tedarikçi ve alıcıların e-şirkete dahil edilmesi konusu var:
. a) Tedarikçilerin dahil edilmesi; Bu işin en kolayı. Siz müşterisiniz ve siparişlerinizi bu yolla vereceğinizi ve takip edeceğinizi söylüyorsunuz, satıcınız ne yapar eder bunu gerçekleştirir. En kötü ihtimal %80 başarıdır. (Geçen yıl Ümraniye'de toptan inşaat malzemesi satan küçük bir firma Anadolu müşterilerinin baskıları sonucu sipariş alma ve ürün listeleme konularında interneti kullanmak zorunda kaldığını bizzat bana ifade etmişti.)
. b) Müşterilerin dahil edilmesi; İşin biraz zor yanı bu... Fakat aşılmaz değil. Müşterileriniz açısından avantajlar ortaya koyar ve bunun bir zorluk olarak değil onlar açısından bir kazanç olduğunu anlatabilirseniz rakipleriniza karşı rekabet aracı olarak bile kullanabilirsiniz.


Selamlar,
Zann ile yakin zail olmaz. - Mecelle'den

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Dany?manlyk
Üye1236 yazı
Sn. Kaymazme,

Uzmanlığının henüz yerleşmediği bir dalda sorduğunuz sorulara kısmen cevap olacak şekilde 6+1 maddelik yorumum konuyla ilgili yeni sorular oluşturdu mu kafanızda?

Net uygulamalardan çok teorilerden oluşan veya beta versiyon uygulamalarını gördüğümüz e-dönüşüm kapsamında suallere aranacak cevaplar ve yapılacak yorumlar konuyu ilerletmemizi sağlayacaktır diye düşünüyorum.

sn.ckose de önemli noktalara değinmiş. Sektörü iyi analiz etmek dışında diğer yazdıklarına hemen hemen katılıyorum. E-dönüşüm, internetin ortaya çıkışı ve gelişimi ile birlikte yakın gelecek için kaçınılmaz olarak görünüyor. Dolayısıyla hangi sektörde olduğunuz sadece bir nokta dışında önemli değil: O da ne kadar yatırım yapmalıyım konusu. e-şirket olmaktan kaçamazsınız. Sektörlere göre geçiş süreci farklılık gösterecektir mutlaka. İşte dönüşüm maliyet bütçenizi bu süreyi tahmin ederek ve bu süreye ya**** oluşturmalısınız.
Zann ile yakin zail olmaz. - Mecelle'den

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Dany?manlyk
Üye1236 yazı
e-şirket ile ilgili bir başka açılım daha getirmek istiyorum: Standart Mesai Saatleri Problemi.

e-şirket olduğunuzda 2 sebepten dolayı sizi zorlayacak bir konu ortaya çıkıyor.
1- İnternet bağlantısı olan bir bilgisayarınız olduğu yerde ve zamanda işinizi devam ettirme şansınız (işveren değilseniz şanssızlığınız) var.
2- e-şirket olduğunuz için mekan ve ülke sınırları önemli ölçüde ortadan kalkmış durumdadır. Zaman dilimleri sebebiyle normal mesai saatleri ülkelere göre değiştiği için eğer uluslararası çalışan bir firma iseniz 'uyum' sorunu yaşamaya başlarsınız.

Buna göre ücretlendirme mantığının da değişmesi gerekiyor. 09-18 çalışma saatleri belkide yakın bir gelecekte bir çok departman için tamamen ortadan kalkacak. Farklı çalışma koşulları ve farklı ücretlendirmeler uygulanmaya başlayacak. Veya memurlar ve yöneticiler de üretimdeki işçiler gibi vardiya sistemiyle çalışmaya başlayacak.
Zann ile yakin zail olmaz. - Mecelle'den

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Dany?manlyk
Üye1236 yazı
Bilgisayarınız ve internet bağlantınız olduğu sürece amir veya memur olun 'çalışmak zorunda kalabilirsiniz' dedim. Bilgisayar ve internet çok kolay elde edilebileceği için 24 saat faal olmak zorunda kalabilirsiniz dedim. Sorun bilgisayar edinememek değil zaten mobil bir sisteminiz varsa başınız tam beladadır demek istiyorum.

Mesai problemi zaten çalışanlara bu işi 'yaptırtığınız' zaman ortaya çıkıyor. Singapurun uyuduğu bir saatte Türkiye'ye bir mal geliyor. Firmanızın insiyatifi dışında eksik gelen bir evrak yüzünden ithalatı bitirip malı gümrükten çekemiyorsunuz. Singapurun uyanmasını beklemek zorundasınız. Bilgi akışınızı sadece e-mailler üzerinden gerçekleştiriyorsanız bu fakslaşmaktan çok farklı bir şey olmuyor. e-mail göndermekle e-şirket olamıyorsunuz.

Avrupa örneği, isabetsiz ve geçersiz bir örnektir. Zira Avrupa ülkeleri arasında ciddi bir saat farkı bulunmamaktadır.

Bizim 2001-2002 yılında oluşturduğumuz yapı içinde bırakın saat farkını mevsim farkı bile vardı. Singapur, Tanzanya, Hollanda, Türkiye. Bunların senkronik çalışmasını sağlamaya çalışmanın ne demek olduğunu ancak bu veya benzer tecrübeler yaşandıktan sonra anlaşılıyor. Gece 23'te ancak evinizde olabildiğiniz halde lokal ulaşım problemine rağmen ertesi sabah saat 08:55'te masanızda olmanız gerekiyor. Bu arada ne kendinize ne de ailenize vakit ayıramıyorsunuz.
Zann ile yakin zail olmaz. - Mecelle'den

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Dany?manlyk
Yeni Üye1 yazı
çalışanların erişime açık tutulması işletmede ki teknoloji takibini kolay hale getirir.
çalışanlar daha güvenli ve kendinden emin olarak çalışır.
ayrıca takip eebilmek için kendilerini mecbur hissederek kaliteyi ratırır.

maliyetler mutlak olarak düşer çünkü kendi işletmem de uyguluyorum. Dakikalarca telefon görüşmesiyle bitirecek olduğum bir işi massenger veya mail yoluyla daha ucuz ve hızlı olarak yapabiliyorum

Ancak türkiye ve dünyada ki bu tür işletmelerin adedinin artması lazım.

Bunun yanı sıra çalışanların iş verimliliği nisbeten düşebiliyor. Ayarlamak lazım.
Atila Oruç / DENİZLİ
Boğaziçi Grafik/2642782

Yerleşim Türkiye / DENYZLYMeslek Grafiker
Üye1236 yazı
Atilla Bey'in dediği gibi dakikalarca sürecek telefon görüşmesi yerine messenger veya mail (veya benzeri bir mesaj) dikkat edilmesi gereken en önemli konu burada aslında maliyetin düşmesinin yanında her mesajın saklanabilmesi, kayıt altına alınabilmesi. Bir telefon konuşması uçup gider. Daha sonra geri dönüp konuşmayı kontrol etmek mümkün değildir. Fakat elektronik ortamın sağladığı inanılmaz üstün taraf bence her bir iletişimin kayıt altına alınabilir olması.

Çalışanların iş verimliliği düşüyor derken neyi kastediyorsunuz, konuyu biraz açabilir misiniz?
Zann ile yakin zail olmaz. - Mecelle'den

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Dany?manlyk
Üye1236 yazı
e-şirket ile e-ticaret biraz karıştırılıyor sanırım. E-şirket olmak ile ilgili yukarıdaki açıklamaların daha iyi okunmasını tavsiye ediyorum.
Zann ile yakin zail olmaz. - Mecelle'den

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Dany?manlyk
Üye1236 yazı
E-ticaret mi e-şirketi kapsıyor, yoksa e-şirket mi e-ticareti?
E-ticaret yapan bir şirket, e-şirket olmak zorunda mıdır? Gima Sen-al Market e-ticaret yaptığı için Gima bir e-şirket midir?
Muhasebe paket programları 90'lı yılların başından beri firmaların muhasebe departmanlarında kullanılmaya başlanmıştır. e-şirket olmak için muhasebe hesaplarını bilgisayar yardımıyla tutmak yeterli midir?
Eğer bu yeterliyse e-şirket ile klasik şirket arasındaki tek fark bu mudur?
Çalışanlara her zaman erişime açık bilgi sunmak kavramı muhasebe+lojistik programları ile nasıl açıklanır?
Bu soruların Avrupa kaynaklı cevapları ile konuyu ilerletmenizi bekliyoruz.
Zann ile yakin zail olmaz. - Mecelle'den

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Dany?manlyk
Üye1236 yazı
Yatırım konulu e-mailini aldım. Bu işlerde sana tavsiye edebileceğim müşavirler var. www.4m.com.tr adrsini inceleyip, Yatırım Müşaviri Himmet Öztürk'e detaylı olarak danışabilirsin, Ankara/+90312-418 36 06.

Zann ile yakin zail olmaz. - Mecelle'den

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Dany?manlyk
Üye1236 yazı

Kurumsal Kaynak Planlama Yazılımları (ERP)
Nasıl Seçilmeli?

Kurumsal Kaynak Planlama (ERP) paketleri temel olarak, organizasyonların farklı fonksiyonlarının ve departmanlarının kullandığı enformasyonu entegre ederek tek bir kontrol sistemine çevirir. Bu da, farklı departmanların, birbirlerinden habersiz bir şekilde bilgiyi yönetmelerinin yerine herkesin aynı veritabanini, aynı verileri kullanması anlamına gelir. Bu şekilde, bir kuruluştaki herkesin ortak bilgiye ulaşması ve aynı dili konuşması sağlanır.

Birçok kuruluş, büyüyen organizasyonlarını daha etkin bir şekilde kontrol edebilmek ve maliyetleri düşürmek için ERP çözümlerini tercih etmekteler. Fakat sürekli değişen teknoloji, yeni trendler, yeni firmalar, değişen ihtiyaçlar kurumsal kaynak planlama çözümü seçimini oldukça zorlaştırmaktadır.

Yapılan bol sıfırlı yatırım düşünüldüğünde, seçilen firmanın ve ürünün ihtiyaçları tam karşılayabilmesi, yatırımı güvence altına alması çok önemlidir. Bu nedenle, ERP yazılımı alım süreci çok iyi bir analiz gerektirir. Bu analizde, teknik konular dışında, firmanın bu konudaki tecrübesi, referansları, mali yapısı da bulunmalıdır.

Kurumsal kaynak planlama yazılımı seçiminde en önemli konu ürünün yeterliliğidir. Eğer ürün, gerek teknoloji gerekse altyapı olarak firmanın şu anki ve ileride doğacak ihtiyaçlarını karşılayabiliyorsa, satınalma kararı için önemli bir süreç tamamlanmış demektir. İşte seçim süreci için başlangıç önerilerimiz:

Ürünü test edin

Çözüm sağlayıcı firmaların yaptıkları demolar ve sundukları broşürler çoğu zaman seçim sürecinde önemli olan bazı noktaları anlatmayabilir. Sonuçta hepsi satış yapmak için hazırlanmıştır. Size ERP ürünü hakkında en güvenilir bilgiyi ürünü test etmek sağlayacaktır. Mümkünse ürünü kullanan bir müşteride, mümkün değilse de çözüm sağlayıcının göstereceği bir ortamda mutlaka test edin. Birisini tanımanın en iyi yolu, onunla zaman geçirmektir.

Referanslarla konusun

Ürün sağlayıcı firma sorduğunuz tüm sorulari tatmin edici sekilde cevaplamış, bazı garantiler vermiş ve hatta size anahtar teslim bir teklif yapmış olabilirler. Tavsiyemiz böyle büyük bir yatırıma karar vermeden önce firmanın söyledikleri ile yetinmeyin, mutlaka firmanın referanslarıyla konuşun. Çünkü danışmanlık kalitesi, servis, ve yaşanan problemler ve çözümlerle ilgili en dogru bilgiyi ancak ürünü satınalmış ve kullanmakta olan firmalar verebilir.

Ürünün geleceğini araştırın

Kurumsal kaynak planlama yazılımı seçiminde en sık karşılaşılan olay, firmalarin değerlendirme yaparken, sadece şu anki ihtiyaçlarını gözönünde bulundurmasıdır. Halbuki firmaların ihtiyaçlarının sürekli değiştiği ve yeni çözümlere sürekli ihtiyaç duyulduğu unutulmamalıdır. Eğer bir ERP ürününü, şu anki ihtiyaçlarınızı karşılıyor ve sırf diğer ürünlerden ucuz diye seçiyorsanız, muhtemelen yatırımınız orta veya uzun vadede daha pahalıya malolacaktır. Tavsiyemiz bir ERP ürününü ve ERP firmasını seçerken, o firmanın araştırma geliştirme yatırımını ve şu anda kullandıkları sistemin en azından orta vade geçerli bir sistem olup olmadığını çok iyi bir sekilde araştırın.

Yukarıda belirtmeye çalıştığımız kriterler ancak bir başlangıç olabilir. ERP yazılımı arayışındaysanız her zaman akılda tutulması gereken en önemli nokta, aradığınız yazılımın sıradan bir yazılım olmadığı, şirketinizin verimliliğini ve etkinliğini doğrudan etkileyecek çok önemli bir araç olduğudur.
http://www.canias.de/

Zann ile yakin zail olmaz. - Mecelle'den

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Dany?manlyk
Üye1236 yazı
Aşağıdaki adresten kayıt olarak demoları kullanmaya başlayabilirsiniz. Sanırım e-şirket olmak ne anlama geliyor sorusunun en güzel cevabı deneyerek öğrenmek olacaktır.
Ayrıca aşağıdaki başlıklar altındaki yazıları inceleyerek, bir e-şirketin çalışanların her an erişimine açık bilgi sunmak bağlamında neler yapılabildiğini de görebilirsiniz.

CANIAS ERP: K.Kaynak Planlama
CANIAS CRM: Müşteri İlişkileri Yönetimi
CANIAS SCM: Tedarik Zinciri Yönetimi
CANIAS HCM: İnsan Kaynakları Yön.
CANIAS WFC: İş Akış Yönetimi
CANIAS DOC: Belge Yönetim Sistemi


http://www.ias.com.tr/solutions/livetestRegister1.htm
Zann ile yakin zail olmaz. - Mecelle'den

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Dany?manlyk
Üye1236 yazı
Verdiğim ERP sistemi Türkiye'den değil Almanya'dandır. İlgili linki incelerseniz bu programların Türkiye'den çok Almanya ve Fransa'da kullanıldıklarını görürsünüz. canias.de'yi incelerseniz Almanya'da bu programı kullanan firmaların birkaç x 300.000 €'luk firma olduğunu göreceksiniz.
Zaten yukarıda verilen örnek e-şirket program alt yapısı orta ve büyük ölçekli şirketlere yönelik ve öncelikle Avrupa'da yazılıp uygulanmaya başlamış nihayetinde son hali Türkçe'ye uyarlanmıştır.
Yani Avrupa'da kullanımı ile Türkiye'de kullanımı eşzamanlıdır.
Türkiye'deki her uygulamayı geri addedmek biraz önyargılı bir yaklaşım değil mi?
Yine verilen link yeterince incelenmiş olsaydı bu modüllerin birbirinden kopuk olmadığı, Kurumsal Kaynak Yönetimi ile tek bir veri tabanından beslendiği de anlaşılabilecekti.
Lütfen biraz daha dikkat!
Zann ile yakin zail olmaz. - Mecelle'den

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Dany?manlyk
Üye1236 yazı
.net teknolojisini kullanarak intranet çözümleri üreten çok yakın arkadaşlarım Amerika, Fransa, Almanya ve İsrail'e doğrudan veya dolaylı olarak program satıyorlar.

İnsanımız gerçekten bilgisayar ve teknolojileri konusunda dünyanın bir çok ülke insanından çok ileri. Fakat devlet bu konuda gerçekten çok geri. Daha bir kaç sene önce çıkartılan RTÜK yasası içinde yayınlanan web sitelerinin sorumlularınca 2 kopyası(? nası yaniii??) çıkartılarak valiliğe gönderilmesi maddesi yer alıyordu. Her gün koniks.com 2 kopyasının valiliğe gönderildiğini düşünsenize :) kopyaları incelemekle görevli memurlar bilgi ve kültür alanında resmen çağ atlarlardı :)
Yani IT konularında bizim devletin fosil bakış açısı çok korkunç.
Zann ile yakin zail olmaz. - Mecelle'den

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Dany?manlyk
Üye1236 yazı
Lexware'nin Almanca sitesinden pek bir şey anlamadım. İngilizce versiyonu var mı acaba?
Mim veya bir başka arkadaş programın genel özelliklerini aktarabilir mi? Yani internet+intranet çözümü mü, yoksa gelişmiş bir lokal finans yönetim programı mı tam olarak anlayamadım.
1978 ve 1985 gibi tarihler sanki bizim biraz farklı konulardan bahsettiğimiz gibi bir his uyandırdı içimde. Zira bizim konumuzun yaygın kullanımı ile ilgili tüm dünyadaki geçmişi 4-5 yılı geçmez. Hatta yeni ekonomi kavramı yanlış hatırlamıyorsam 3 yıllık bir geçmişe sahip. Bu bilgilerim hatalıysa lütfen doğrusunu bilen arkadaşlar konuya katkıda bulunsun. Hem Almanya'da internet ne zaman kullanılmaya başlandı ki?
Zann ile yakin zail olmaz. - Mecelle'den

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Dany?manlyk
Üye1236 yazı
Bu konu herkes için gerekli ve önemli bir konu. gelecek tahmini yaparak kendimizi geliştirmeliyiz diyen genç arkadaşlar; hadi bizden geçti diyelim fakat sizin geleceğinizle ilgili planlama yapmanız gerekmiyor mu? Planlarınızın içinde, mesleğiniz ve beceriniz ne olursa olsun eğer e-yapı yoksa gelecekte SİZ DE YOKSUNUZ demektir. Abartmıyorum. Gerçek bu.

Mim senle kelimeler üzerinde tam anlaşamıyoruz. Ben internet diyorum, sen hayır internet üzerinde çalışmaz diyorsun. ve ekliyorsun biz telefon bağlantısı ile yapıyoruz. yani bu ne demek oluyor. tamam türkiye 40 yıl geri, hadi 40'ta benden 80 yıl geri. dünya çok ileri diyelim bizim şu anda ileri dünyaya internetle bağlanmamız ve en son güncel bilgiyi almamız mümkün. buradan biliyoruz ki BİZ EĞER İNTERNET YAZILIM VE DONANIM TEKNOLOJİSİ KONUSUNDA DÜNYA İLE AYNI SEVİYEDE OLMASAYDIK AMERİKADAKİ VEYA AVRUPADAKİ HERHANGİ BİR SERVERA BAĞLANIP BİLGİ ÇEKEMEZDİK.
Siz internet değil diyorsunuz ama telefon ile on-line bağlandığınız zaman TCP/IP protokollerinden başka bir bağlantı protokolü mü kullanıyorsunuz ki? client/server mantığının dışında çalışan bir sistemden mi bahsediyorsun ben seni anlamadım. ister telefon ile bir servera bağlan istersen belli bir ip üzerinden internet omurgasını kullan değişen bir şey yok. aynı protokolü kullanıyorsun demektir. sadece 1.sinde maliyet internet omurgası kullanılmadığı için 10-100 kat kadar artar.

wordstar piyasaya 1979 yılında çıktı nasıl olur da 1975 (yazım hatası yüzünden 1875 olmuş yukarıda) yılında wordstar kullanılarak çeviri programı yapılabiliyor? sonra wordstar bir programlama dili değilki sadece bir kelime işlem programı. kelime işlem programı ile kodlarını yazıp -ki wordstar yapı olarak buna pek uygun değildir. kullananlar bilir- bu kodları başka bir derleyici ile program (.exe veya .com) haline getirmek de mümkün fakat herhangi bir dil derleyicinin zaten kendine ait bir dil editörü de var. hem kullanımı daha kolay hem de bu iş için yapılmış. Anlayamıyorum ki....

1976 yılında iki bilgisayarın arasındaki ilk bağlantıdan söz ediyorsun ve burada çıkan sorunu bir türkün çözdüğünü söylüyorsun (gerçi doğrusunu söylemek gerekirse yazının tamamı çok kopuk kopuk olduğu için hiç bir yerini tam anlayamadım) eğer doğru anlamış isem gereksiz yere "amrikayı yeniden keşfetmeye çalışmışsınız" çünkü başarılı ilk bağlantı 1973’te Xerox'tan Bob ?? (soyadını hatırlayamadım) tarafından Ethernet sistemi ile sorunsuz olarak sağlandı.

1975 yılında KIS adlı işletim sistemini yazıp Türkiye'de pazarlamaya çalışan Türk, bilmiyor muydu 1975'te türkiyede bilgisayarın sadece bir kaç devlet kurumunda hesaplama amaçlı kullanılan bir makina olarak kullanıldığını. Üstelik Türkiyeye bilgisayar 1980 yılından sonra girmeye başlamıştır. bundan 5-7 yıl önce bilgisayarın olmadığı bir diyarda işletim sistemi satmaya çalışmak ne akla hizmettir? yine anlamadım hakkaten.

Benim yukarıda söylediklerim boş laf. bunlara takılmak istemiyorum sen öyle diyorsun ben farklı biliyorum. Sen de ben de bildiklerimizi söyledik. Bu konuyu uzatmadan e-şirket konusuna dönelim:

"Lexware; fatura, Muhasebe Maas gibi, tüm modulleri tek-tek te sunuyor, entegre olarakta sunuluyor. Benim zikrettigim entegre program; senin söylediklerinin hepsini iceriyor ama bana göre daha cok eksikleri var."

Şimdi fatura, muhasebe, maaş gibi modulleri olan veya bunları entegre çalıştırabilen LKS ETA MIKRO gibi bir sürü program var. onlar ayrı. Lexware diye bahsettiğin programın sayfasında anlattığı özellikler neler. ve ne diye lexware ile bu kadar uğraşıyoruz onu da anlamadım? (bu son soru kendime)

Konuyu netleştirmek (netleştirmeye çalışmak) adına:

ERP: Kurumsal Kaynak Planlama
CRM: Müşteri İlişkileri Yönetimi
SCM: Tedarik Zinciri Yönetimi
HCM: İnsan Kaynakları Yön.
WFC: İş Akış Yönetimi
DOC: Belge Yönetim Sistemi ni internet+intranet ortamında uygula**** çözüme ulaştıracak bir program nasıl olmalıdır? Böyle bir bilgisayar programına sahip olmak bizi e-şirket yapar mı? yoksa önce firmamızın bu yapıya uygun iş akışlarına sahip olması mı gerekir?

Arkadaşlar katılım olmazsa bu konu çok kısırlaşacak. resmen mim ile benim konuşmam "körler sağırlar birbirini ağırlar" sözüne döndü.

Bu konu herkes için gerekli ve önemli bir konu. gelecek tahmini yaparak kendimizi geliştirmeliyiz diyen genç arkadaşlar; hadi bizden geçti diyelim fakat sizin geleceğinizle ilgili planlama yapmanız gerekmiyor mu? Planlarınızın içinde, mesleğiniz ve beceriniz ne olursa olsun eğer e-yapı yoksa gelecekte SİZ DE YOKSUNUZ demektir. Abartmıyorum. Gerçek bu.

Selam ve muhabettle, ilk_kisisel_bilgisayar.doc
Zann ile yakin zail olmaz. - Mecelle'den

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Dany?manlyk
Üye1236 yazı
Şimdi anladım PCanywhere miydi neydi o programın adı. iki bilgisayar telefon ile haberleşebiliyordu o sistemde. Fakat aynı anda bir başka yerdeki üçüncü bir kişi aynı bilgisayara bağlanamıyor değilmi? mesela siz türkiyeden almanyadaki ofis bilgisayarınıza telefon aracılığı ile bağlanıyorsunuz (tabi bu arada uluslararası telefon görüşme ücreti ödemek durumundasınız) fakat aynı anda mesela suudi arabistandan bir üçüncü kişi yetkisi olsa bile almanyadaki ofis bilgisayarınıza bağlanamıyor. ancak siz bağlantınızı bitirdiğinizde diğer bir uzak bilgisayar almanyaya bağlantı yapabiliyor. Eskiden beri kullanılan sistem bu olsa gerek. doğru mu?
Zann ile yakin zail olmaz. - Mecelle'den

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Dany?manlyk
Üye1236 yazı
VPN'i incelemeni tavsiye ederim. Telefon maliyetlerini düşüreceği gibi iş verimini de yükseltir. O saydığın programlar bitware vs gibi hakikaten 'tarih' oldu. Yazılım altyapıları hem bu tür bağlantı için çok uygun değil hem de asıl amaçlarında kullanılırken bile çok problemliler. Neydi o karakter seti uyumsuzluğundan çektiğim kardeşim. Chyenne firması bile bu problemleri ortadan kaldıran yeni versiyonlarını çıkarmaktansa programların dağıtımını durdurmayı tercih etti.
128 bit şifreleme ile veri aktarımı sağlanan ve internet üzerinde oluşturulan sanal özel ağa VPN bir şekilde (şifre hırsızlığı vesair) girsen bile verileri çözümlemen en iyi ihtimalle ve en mükemmel sistemle yaklaşık 60 yılını alır. İnternet'e güvensiz diyorsun ama VPN'leri pek bilmediğin anlaşılıyor.
Türkiye'de RAMS var hatırladığım. Almanya'daki bir çok Türk ve Alman Firmasına VPN hizmeti veriyor. Bağlantıya geç, kullanmaya başla. 20 sene öncesi artık tarih oldu. Türkiye avrupadan 40 sene geri imiş ama sen bizden bile 20 sene gerisin be mim! Silkin kendine gel. Yeni teknolojileri kullan artık. Öcü değil ya bunlar.:)
Zann ile yakin zail olmaz. - Mecelle'den

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Dany?manlyk
Üye1236 yazı
Her 'koçlar' bildiğin Koç değildir.

Dediğin gibi bir durumda hatta ülke bazında 60 araçlık mobil satış ağı için dahi VPN kullanırım. 486DX2 lerle bile kullanabileceğiniz minimum teknolojik alt yapı gerektiren iyi bi şey VPN.

Diğer hususlar bu konunun dışında sanırım.
Zann ile yakin zail olmaz. - Mecelle'den

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Dany?manlyk
Üye1236 yazı
Veya finansal imkanların varsa kendi sanal ağını oluşturmak için kendi serverını kur. Kurulum dahil tüm giderleri ile birlikte sana ilk yıl maliyeti 30 bin usd yi bulmaz bile. Hatta istersen Linux ile bir çok lisanslama ücretinden de kurtulabilirsin. Tabi bu işler için donanım, network ve programcılık konusunda bilgisi olan bir elemana ihtiyacın olacak. Ayrıca istersen dışarıdan danışmanlık verecek bir firma ile yıllık sözleşme yaparsan daha iyi olur.

Bildiğim kadarıyla Hacı Sabancı öldürülmedi. Sen Özdemir Sabancı mı demek istedin acaba?
Zann ile yakin zail olmaz. - Mecelle'den

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Dany?manlyk
Üye1236 yazı
Ayrıca bahsettiğin doğrudan telefon numarası ile bir PC'ye bağlanma tekniği senin sandığın kadar güvenli bir metod değil. CCC'yi biliyorsan ben sana 414 grubunu da hatırlatmak isterim. 80'lerin başında en büyüğü 14 yaşındaki bir grup çocuk senin bahsettiğin bağlantı tekniği ile -ki o zamanlar tek bağlantı yolu buydu- dalga geçiyorlardı. İstedikleri bilgisayarın içinde gezinebiliyorlardı.
Korktuğun için uzak durduğun bir sistemde gelişemezsin. Ben ilk virüs darbemi Dungeon ile 1988 veya 89 yılında (yılı tam hatırlamıyorum) yemiştim. Daha sonra cascade ile yüzlerce ProfessionalWrite dosyamın ruhuna fatiha okumak zorunda kaldım. O zamanlar birbirene virüs bulaşır diye disketleri bile yan yana koymazdı bilgisayar sahipleri. Tehlikesiz olduğunu anlatamazdık hiç kimseye. Ya şimdi? İnternete açık portlardan bir saldırı veya virüslü bir e-mail geliyor. O esnada ne ile uğraşıyorsam bir saniye bile ara vermeden devam ediyorum. Çünkü virüslerin vereceği zararı veya davetsiz misafirin ulaşabileceği bilgiyi kendim kontrol edebiliyorum. Saldırgan virüsün önceliği benim için şu anda 3ncü 5inci sırada önemli.
Şimdi bilgisayarla yeni tanışanlarda da 17-18 yıl önceki korkak kullanıcıların hali var. Eee ne demiştik İNSAN BİLMEDİĞİNDEN KORKAR. Öyleyse öğrenelim, tedbir alacak kadar bilgilenelim ve korkumuzu fobi düzeyine getirmeyelim.
Zann ile yakin zail olmaz. - Mecelle'den

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Dany?manlyk
Yeni Üye71 yazı
beyler yapay zeka bildiginiz gibi ne uzman sistemler ne de bir başka yapay zeka biçimi bu dogru tahmini çıkaramamıştır. aslına bakarsanız arabanın yağını değiştirebilen bir bilgisayar bile yapılamamıştır. Yapay zeka sistemlerinin sınırlı başarıları insan bilğisinin nekadar zenğin ,ne kadar karmaşık olduğunu bir kez daha görmemizi ve onu daha da taktir etmemizi sağlamıştır.
Bold's dreams

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Y?siz
Üye488 yazı
Konuya çok ilgili olmadığım için yorum yapmadım ama Türkiye'nin bilgisayar ve internet konularında hayli ileride olduğunu şaşırarak öğrenmiş bulunuyorum. Bildiğim kadarıyla kişi başına internete bağlanma ve bu hizmeti sunma bakımından sonlardayız. Kişi başına düşen bilgisayar sayısı da ortada. Üç beş kişi program yapıyorsa, bir şey biliyorsa Türkiye çok gelişmiş mi oluyor?
Sayın Mim demiş olduğun konulardan yeterince söz etmiştik konuyu burada açmanı anlamış değilim. Rekabete karşı olan yok, karşı olduğum dinin insanların sömürülmesi için kullanılmasıdır. Konuyu farklı patformlara çekmenin anlamı yok.
Her türlü mandacılığa karşıyım. Egemenlik milletindir. Egemenlik, A.B'ye, orduya ve IMF'ye devredilemez. Demokrasi mandacılığa karşı olmaktır.

Yerleşim Türkiye / AnkaraMeslek Dany?manlyk
Üye1236 yazı
Baştan bu yana belirli konular üzerinde konuşulan ve yorumlanan yazılar Levent'in yazısı ile farklı bir boyut kazandı. Teşekkürler.
Levent'in ortaya koyduğu mantık ile bakarsak bir ülkenin örneğin tarımda ileri teknolojiyi 'kullanıyor' olması için herkesin çiftçi olması gerekiyor. Bu doğru bir mantık mı?
Ben Türkiye ileri teknolojiyi 'yaygın olarak kullanıyor' demedim. Bir kaç kişinin özel yazılımlar hazırla**** yurt dışına satmalarını da ileri ülkeler ile aynı teknolojiyi 'kullanıyoruz'a örnek olarak gösterdim.
Mikro işlemci geliştirme ve üretme teknolojisine sahip kaç ülke var dünyada? Ben söyleyeyim; bir elin parmaklarını geçmeyecek sayıda ve üstelik onlardan biri de Türkiye.
O beğenmediğiniz askeri harcamaların bir kısmı ile askeri amaçlar için kullanılan %100 Türk yapımı mikroişlemciler, beğenmediğiniz TÜBİTAK tarafından üretiliyor. Kritik silahlarda ve savunma sistemlerinde yine %100 yerli yazılımlarla birlikte kullanılıyor bu işlemciler. (Belki Mim'in katkısı vardır bu chiplerin üretimi konusunda, bilmiyorum.)

İstatistikleri bilmiyorum fakat ABD'nin internet kullanıcı sayısı, kişi başına PC sayısı açısından TR'yi epey bir katlayacağından eminim. Geçenlerde bir araştırma yapıldı ABD'de. Detayları aklımda kalmadı. Belli bir yaş ve eğitim seviyesinin üstünde kişilerden seçilen deneklerin %30'unun gösterilen sanal mağazadan sipariş vererek hiç bir ürün almayı beceremeden siteden çıktıkları sonucu çok çarpıcıydı bence. Baştan belirttiğim gibi bu sonuç Levent'in ileri sürdüğü mantığın çok geçerli olmayacağına da işaret ediyor gibi ne dersiniz?
Zann ile yakin zail olmaz. - Mecelle'den

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Dany?manlyk
Üye1236 yazı
Yapay Zeka konusuna gelelim.
Yapay zeka bilgisayarlardan çok önce ortaya atılmış bir fikirdir. 13. yy Eb-Ül-İz'e kadar dayanır. (Yalnış bilgi vermek istemiyorum. Şu an kaynakları gözden geçirme imkanım yok. Daha sonraki yazılarda eksikleri tamamlamayı varsa yanlışları düzeltmeyi umuyorum)İnsan gibi düşünen, insan gibi öğrenen, insan gibi davranan bir makinadan bahsedilmeden çok önce kendi kendine bir takım işleri yapabilen makinelerin şemalarını çizmiş Eb-Ül-İz, çizmekle de kalmamış bazılarını yapıp çalıştırmayı başarmıştır. Günümüzde Yapay Zeka olarak adlandırılan bu kavram henüz bu ismi almadan önce "kendi kendine öğrenen, öğrendiklerini uygulayabilen, insan gibi davranan bir makina" olarak çok yönlü tartışmalara ve tezlere konu olmuştur.

60-70'li yıllardan sona bilgisayar teknolojisindeki gelişmeler Yapay Zeka hayaline bu yeni hesap makineleri ile ulaşma konusunda heyecanları arttırmıştır. Sizinle konuşup sorularınıza cevap veren, söylediklerinizi öğrenen ve bildiğim kadarıyla daha sonra sizi tanıyabilen ALICE'i saymazsak YZ çalışmaları daha çok Uzman Sistemler adıyla karşımıza çıkmaktadır.

YZ halen bir ütopyadır. Ulaşılmış ciddi bir nokta mevcut değildir. ALICE ve benzerleri veya Uzman Sistemler gerçek anlamda YZ değil sadece YZ öykünmeleridir.
Zann ile yakin zail olmaz. - Mecelle'den

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Dany?manlyk
Üye488 yazı
Bu konuyu ne biçimde değerlendirdiğinize, ele aldığınıza bağlı olarak değişir. Ülkenin bilgisayar, internet vb konularında geliştiğinden söz ediyorsak kişi başına düşen bilgisayar ve internet kullanımınında insanlara sunduğunuz hizmet vb önemli olduğunu düşünüyorum. Bu açıdan bakış açımda bir yanlışlık olduğunu sanmıyorum. İnternet ile tarım teknolojileri birebir aynı şeyler değil. İnternet bilgi ile ilgili, bilgi toplumu olmakla ilgili. Okuma yazmayı ele alalım, bir kaç kişi okuma yazma bilse olur mu? O zaman kaldırın okulları, ne gerek var eğitime filan. Amerika ve benzeri bir çok ülke okullara ücretsiz internet sağlamakla uğraşıyor o zaman ne gerek var bunlara? Kişi başına düşen internet kullanımı internet bankacılığı ve e-ticaret için önemlidir ve bunun neden önemli olduğunu saatlerce anlatmama gerek var mı?
Şu olabilir: bir ülke belli konularda epey gelişmiş olabilir. Örneğin Sovyetler Birliği gibi uzaya araç gönderebilir, olağanüstü büyük bilimsel çalışmalar yapabilir. Ama bu çalışmaların hiç biri halka yansımadıysa sonuçlarda ortada; uzatmaya gerek yok.
Türkiye'nin bu konularda büyük bir kapasitesi filan olamaz.(Şu anda baktığı mantık açısından söylüyorum yoksa Türkiye'nin olağanüstü potansiyeli var.) Çünkü ülkenin yaklaşımı belli. Doğrusu Türkiye'nin mikro işlem, chip geliştirmeyle çok ilgili olduğunu hiç bir yerde duymadım. Hızlı ve küçük mikro chip üretip bu konuda yarışmak, uluslarası şirkletlere meydan okumak şimdilik Türkiye'nin harcı filan değil. Başkaların on yıl önce ürettiğini üretmek ise iş değil, çünkü olağanüstü gelişen bir teknolojiden söz ediyoruz. Elin geçmişte ürettiklerinin patentini satın alabilirsin ama önemli olan onunla yaraşabiliyor musunuz? Yoksa patentini al, demode olmuş şeyi gel burada üret, teknoloji üretme sonra gel burada yuttur ne kadar çok araştıyoruz filan diye. Çok ciddi ve iddialı biçimde araştırma yapmak için olağanüstü büyük bütçeler gerekir ve o paranın milyonda biri bile Türkiye'de yok. Bunun için bütçen de ne kadar kaynak ayırdın ve elin oğlunun ne kadar milyarlarca dolar harcadığını biliyor musun? İntel bile mikro işlemci geliştirme konusunda yalnız kaldığı için kendi bütçesine güvenemediği için başka büyük oyuncularla ortak çalışıyor. Bu işler öyle kolay değil. Üstelik bu konuda Türkiye'de yeterince yetişmiş elaman filan yok. En başta çalışma alanı yok. Tübitak ise bu konularda ancak yorum yapabilir veya bazı ufak tefek çalışmalar yapabilir. Bunun dışında bir şey beklemiyorum. Çünkü ARGE'ye ayırdığın ücret belli, araştırmacı sayın belli. Bu bakımdan Türkiye'ye düşen rol taşeron olmaktan öte geçmez. İntelin Türkiye'de bir mikro işlem fabrikası var sanırım ondan söz ediliyor ama dediğim gibi Türkiye'in rolü belli taşeronluk.Bu bakımdan Türkiye'nin bu konularda iddialı olduğunu şaşırarak öğreniyorum çünkü bunları bugüne dek hiç bir yerde okumadım, duymadım ve görmedim.
Ayrıca bizim değerli beyimlerimiz burada değil genelde A.B.D' de çalışır. Sanırım bunu da bilmeyen pek yok.

Not: "Türk Telekom'nun açıkladığı 700.000 civarında para ödeyen dial-up kullanıcı sayısına, kurumlarından internete bağlanan kişiler ve internete açılan şirket sayısı eklendiğinde 5 milyon civarı yani yaklaşık %7.5 oranında bir kullanıcı tahmin ediliyor ki bu sayının bugün 10 milyondan aşağı olmaması gerekirdi. Gelişmiş ülkelerde bu oran %70'lere varmaktadır." Kaynak: http://www.yorumcu.com/altan/int1.asp
Her türlü mandacılığa karşıyım. Egemenlik milletindir. Egemenlik, A.B'ye, orduya ve IMF'ye devredilemez. Demokrasi mandacılığa karşı olmaktır.

Yerleşim Türkiye / AnkaraMeslek Dany?manlyk