Ana içeriğe geç

Sanat, Edebiyat, Kitaplar

Elimle Koymuş Gibi (4)

BaşlatantristapenaYayınlandı

İlk mesaj
GÜVEN BAĞLAMISinyalleri ve bağlamı gör

Aşağıdaki sinyaller içeriği değerlendirmenize yardımcı olur; doğruluk, uzmanlık veya kalite puanı değildir.

Topluluk katkısı498 katkı
Topluluk rolüEditör
Profil alanıDiğer
Profil konumuTekirdağ, Türkiye
Yayın
ZAMANSAL BAĞLAM

Konu yayın tarihi yukarıda gösterilir. Tarih bilgisi, içeriğin bugün de geçerli olduğunu göstermez.

Profil alanı ve konumu üyenin profil beyanına dayanabilir.

Mazot parasını ödemek için, istasyonun market bölümüne girdiğimizde.

Konuşmayı tekrarladık.

- Biz Mordoğan’a gitmek istiyoruz da

-Tamam, benim için sakıncası yok.

- Yolu bilmiyoruz

-Tamam, ben tarif edeyim; Urla sapağından çıkacaksınız, çıktınız mı?

- Çıktık.

-Karaburun tabelası var. Gördünüz mü?

- Gördük.

- Buldunuz işte. Karaburun’a gelmeden Mordoğandasınız… Başka bir arzunuz?

- Yok… Çok şükür..

Bilmeyince zor azizim.

Öyle kıl kuyruk bir adam da değilim, neden pirelendim bu sefer.

Harita almalar. Karşıma çıkana yol sormalar.

Marketten abur cuburu doldurduk yine yola koyulduk.

Gazetelerin "Susuzluk Kapımızda" manşetlerini atmaya başladıkları, tarihten itibaren deli gibi su içiyorum ben. Öyle böyle değil litrelerce ( Bak yine susadım) psikolojik herhalde.

Ahanda; Urla sapağı ( Yarabbi çok şükür)

Sapakta otobandan çıktık, Urla tabelasının gösterdiği yöne ilerliyoruz.

Benim gözler felfecre okuyor.

Çok gitmeden bir dört yol ağzına geldik. İnanır mısınız bir tane tabela yok.

Şimdi hapı yuttuk. Kuş uçmaz kervan geçmez bir yer burası.

Kimi bulup da kime yol soracağım.

Kaybolduk işte gurbet ellerde.

Stres oldum ya. Radyoyu karıştırıyorum..

"Denizcilerin güçlü sesi Radyo Sahil güvenlik"

(Aklıma gelmişken tebrik edeyim, süper yayın politikaları var. Gezi bitene kadar onları dinledik.)

Karşıdan gelen aracı görünce, çamur bulmuş manda yavrusu gibi hissettim kendimi.( O nasıl oluyor diye sormayın, tarifi yok görmeniz lazım )

Sürekli selektör yapıyorum.

Aracın sürücüsü şaşkın, yanımızda durdu.

- Pardon biz Mordoğan’a gidecektik de

- Otobandan yanlış çıkmışsınız. Karaburun sapağından ayrılacaktınız. Otobana tekrar girin on on beş kilometre sonra tabelayı göreceksiniz zaten.

(Tabelalardan en son, ışıklı tabela vergilerine zam geldikten sonra nefret etmiştim. Bir de şimdi)

Haydi tekrar otobana

Bu arada benim KGS deki limit, ha bire düşüyor.

Uzatmayayım!!!

Karaburun sapağından çıktık.

Mordoğan tabelasını gördük.

Yol, bizim Şarköy yollarını anımsatıyor.

Yol boyu yazlıklar, siteler.

Balık üretme çiftlikleri.

Yetiştirme Çipura’nın kilosu 8.5 YTL

Balıklıova’yı geçtik.

Nihayet Mordoğandayız.

Mordoğan diye gittiğimiz yer aslında Mordoğan Limanı.

Mordoğan Köyü denizden üç dört kilometre içeride.

Neyse ansiklopedik bilgilere ilerleyen yazılarda yer veririm.

Mordoğan’a geldik şimdi sıra Turkuaz pansiyonu bulmakta.

Durdum.

Adres sormada artık ihtisas yaptığım için, bir kişiye de pansiyonu sordum.

Ardından elimle koymuş gibi buldum.

Bak güzel tarif edilince nasıl da kolay buluyorum.

Ne demişler azizim?

Sora sora Bağdat bulunur!

Devam edecek...
Ali GÜLCÜ

Yerleşim Türkiye / TekirdağMeslek Diğer
YORUMLARİlk katkıyı sen yap
Henüz yorum yok
TOPLULUK HAFIZASI

Bu toplulukta yeniden keşfet