Ana içeriğe geç

Pazarlama Ve Satış

Pazarlama Yeteneği Örneği

Başlatanmasal06Tarih20/07/2009 19:29:21Yorum59

İlk mesaj
Üye2659 yazı
Arkadaşlar Üniversitede okurken değerli bir hocamın anlattığı Pazarlama ve İletişim Yeteneği ile ilgili Bir anektotu size yazmak istiyorum.
Alıntı Yapılan Metin:

"Biliyorsunuz Isparta el Dokuma Halıları ve Kilimleri ile Ünlüdür
Bu Halıları dokuyan Ispartalı genç kızlar ve işçiler bu halılara günlerce emek verip göz nuru dökerler.
Turist sayısının bol olduğu yaz aylarından birgün.Nişanlısını kaybeden Ispartalı Genç kız yaptığı halıları turistlere satması için Mağazaya ***ürürken kazara halılardan birine boya bulaştığını görüyor.
Tabiri caizse o halıdan umudunu kesiyor. Fakat Mağaza Sahibi halıyı yinede getirmesini istiyor.
Günün ilerleyen saatlerinde boyalı halı mağazaya gelen turistlerden birinin dikatini çekiyor Halının neden diğerlerinden farlı olduğunu soruyor.
Mağaza sahibinden ise ilginç bir cevap alıyor
- "Beyefendi ...Halıyı ören genç kızın nisanlısı vahim bir kaza sonucunda ölmüş. Kendisi de o boya lekelerini halıyı örerken Nişanlısına döktüğü göz yaşları ile özdeşleştirmiş Bu yüzden o halının değeri diğerlerinden daha fazla" demiş.
Bunu duyan turist diğer halılardan daha fazlabir ücreti ödeyerek halıyı satın almış.


İşte arkadaşlar Sattığınız ürüne katma değer katmak bu olsa gerek
"BEDAVA PEYNİR SADECE FARE KAPANINDA OLUR"

"Zirvelerde Kartallar da bulunur, Yılanlar da. Ancak birisi oraya süzülerek, diğeri ise sürünerek gelmiştir. Önemli olan nereye gelmiş olduğunuzdan çok, nereden ve nasıl geldiğinizdir."


ßeLki Sandığınız Kadar Ukala,
ßeLkide Tahmin Edemeyeceğiniz Kadar Mütevaziyim
ßiraz SakLıyım ßazen YasakLıyım Kimseyi Örnek ALmam
Kimseye Örnek OLmam Arkama ßakmam 'AsLa' Demem
'Keşke'Leri Sevmem !!
ELeştiri DinLerim Nasihat DinLemem


Şüpheciyim ama kuruntu yapmam Kendimle çelişebilirim ama kafama takmam Dalga geçerim ama kırmam Ciddiye alırım ama kapılmam Huzur veririm ama söz vermem Sahip olurum ama ait olmam....


Yerleşim Türkiye / SamsunMeslek Satış / Pazarlama
YORUMLARTopluluk ne düşünüyor?
59 yorum
Üye2981 yazı
Alıntı Yapılan Metin:
Ticaret helallik ve doğruluk üzerine kurulur. Peygamberimiz bir hadisinde '' Rızkın onda dokuzu ticarettedir'' derken diğer bir hadisinde ise "Doğru ve güvenilir tüccar, kıyamet gününde peygamberler, sıddıklar (doğrular) ve şehitlerle beraberdir" buyurmuştur


Demek ki o gün peygamberimizin yanında tüccar olmayacak.
Ahi lik geleneğinin , geçerli olduğu zaman diliminde olsak keşke . Ama malesef değiliz. Beğenmesekte artık ahi lik kurallarının geçerli olduğu dönemde değiliz ve o dönemin esnafı yok . Varsa varlığını ne yazık ki devam ettiremez. Zira artık kapitalist ekonominin kuralları ile ticaret yapmak zorundayız.
Yani arkadaşlar , oyunun kuralları ne yazık ki değişti . Kurallara uymayan , dürüst kalır. Belki kıyamet gününde peygamberin yanında yerini alır ( o kadar da kolay değil yaa) Ama ticaret odasında kaydı olmaz gibi geliyor.

KURALLAR DEĞİŞTİ ne yazık ki
ismail karagülle

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Ymalat
Üye2981 yazı
Günümüzün , ticaretinde faiz olmadan neyi izah edebiliriz . Hemen hemen hiç bir şeyi .
Bunu dini değerlerimizle , eski esnaflık değerleriyle bağdaştırmak mümkün ? mü .
Biribirine uydurmak için , kapitalist düzenin kurallarını değiştirmeye gücümüz yetmeyeceğinden, islamın kurallarını esnetmeye çalışarak günaha girmek durumunda kalırız ki . Bazı bu konunun önderleri , zaman zaman bu zorlamayı yapıyorlar , ne yazık ki.
Kısaca , o günün kuralları ve uygulamaları başka , bu günün kuralları ve uygulamaları başka .
ismail karagülle

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Ymalat
Üye2659 yazı


Sevgili huyhuyhuy abicim Ben Satış ve Pazarlamanın Bilimsel ilkelerinden bahsederken ,İçerdiği psikolojik süreçlerden bahsederken. Farklı fikirde olan arkadaşların yorumları aklıma bir kaç şey getirdi İsterseniz paylaşayım
1. Bu ilkeleri ortaya koyan bilimadamlarının bulunduğu ülkelerde Forumumuza benzer forumlarda da benzer karşıt fikirler çıkıyormu acaba? Bu düşüncelere karşı çıkanların çokluğu (bu fikirleri dolandırıcılık müşteriyi aldatma olarak gördüklerini söyleyenler) ile Ülkemizin ekonomik durumu ,Girişimcilik özellikleri arasında bir bağ olabilirmi?
2. Üstüne basabasa kavramları lütfen karıştırmayın dememe rağmen Sevindiğim bir nokta var : Halkımız ahilik prensibinden dürüstlükten ödün vermiyor:)) :)) Fakat Ülkemiz Kayıt Dışı ekonomide vergi kaçırmada Hala ilk sıralarda Dünya ölçeğinde işletmelerimiz bir elin parmağı kadar bile değil. Acaba bu kayıt dışını başka ülkeden birilerimi yapıyor:)) :))
Dürüstlüğümüzden ödün vermiyoruz Peygamber Efendimizden[SAV] alıntılar yapıyoruz. Fakat Ülkemiz ekonomik gelişmelerde , Girişimcilikte son sıralarda Kayıt dışında Vergi Kaçırmada Müşteri Memnuniyetsizliğinde ilk sıralarda.
3. İşin Komiği Bizim arkadaşlarımızın Eleştirdiği Fikirlerin kaynağı olan Ülkelerde Durum tam tersi :))
Terslik Bizde mi Onlardamı Ne dersiniz?
"BEDAVA PEYNİR SADECE FARE KAPANINDA OLUR"

"Zirvelerde Kartallar da bulunur, Yılanlar da. Ancak birisi oraya süzülerek, diğeri ise sürünerek gelmiştir. Önemli olan nereye gelmiş olduğunuzdan çok, nereden ve nasıl geldiğinizdir."


ßeLki Sandığınız Kadar Ukala,
ßeLkide Tahmin Edemeyeceğiniz Kadar Mütevaziyim
ßiraz SakLıyım ßazen YasakLıyım Kimseyi Örnek ALmam
Kimseye Örnek OLmam Arkama ßakmam 'AsLa' Demem
'Keşke'Leri Sevmem !!
ELeştiri DinLerim Nasihat DinLemem


Şüpheciyim ama kuruntu yapmam Kendimle çelişebilirim ama kafama takmam Dalga geçerim ama kırmam Ciddiye alırım ama kapılmam Huzur veririm ama söz vermem Sahip olurum ama ait olmam....


Yerleşim Türkiye / SamsunMeslek Saty? / Pazarlama
Üye2981 yazı
Sayın madal 06 , Bizim tarihimizde , esnaflık vardır. O da tarikatların kontrolunde. Ticaret ise daha çok gayrimüslümlerin yaptığı, biraz iyi gözle bakılmayan , yani çok da prestijli işlerden değildi. Ticareti yeni öğreniyoruz. Halk arasında ticaret konuşmak 1980 ler sonrasında konuşulur , ve yapmak için heves edilir bir iş oldu. O zamana kadar ekonomi tahsiline önem verilmezdi . Ben , okulu bitirince katip mi olacaksın sorusundan bıkmıştım. ( sonun da katip bile olamadık(: )
Meclisin içinde ekonomi tahsili yapmış milletvekil sayısı çok azdı. Milletvekilleri hukukçu ve siyasal mazunlarının işi idi . 80 sonrası hem millet , hem millet meclisi ekonomi ile içli dışlı olmaya başladı .

Bu gün bazı kavramlar konusunda anlaşamamımız. Biraz bundan kaynaklanıyor. Bir şeyi öğrenmek için bazen eski bilgilerden, arınmadan o şeyi kanıksamak zor oluyor.
Eski değerlerle bu yeni sistemi kabul zor oluyor. Dediğin gibi bir şeyi savunurken, diğerini yerine getirmediğimizi unutuyoruz. Yerine getirdiğimizi anlatırken, ihmal ettiğimizden bahs etmeyi hiç sevmiyoruz.

Bu dini konularda da böyledir . Beş vakit namaz kılan , ama iş zamparalığa geldi mi ? kırk dereden su getiren .
Ya da , beş vakit namazı ihmal etmeyen , hac vazifesini da yerine getirmiş oto alım satımı yapan ve peşin araba satmayı sevmeyen çok arkadaş tanırım.( vadeli satış ve faiz )

ALIŞACAĞIZ AMA ZAMAN ALIYOR
öğreneceğiz ama o daha da çok zaman alıyor
ismail karagülle

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Ymalat
Üye117 yazı
bu olay daha çok bir dilenci kılıklı birinin veya bir küçük cocuğun mendil satması gibi bişey.tam olarak olmasada benziyor.cocuk sokakta mendil satıyodur.yanından biri gecerken cocuğun akrabası olan fakat cocukla ilgisi yokmus gibi davranan adam bir an için duran insanlara cocu ettiğini söyler.cocugun buğun babasının öldüğünü ve cocuguna calısmasını vasiyet eder ve cocugun bu vasiyeti yerine getirmek için mendil sattığını söyler.insanların bazılarıda bu hikayeye inanarak mendilleri alır.bu hikyede halı hikayesine benziyor.bence bu tür şeyler kandırmaca ve insan ların duygularıyla oynanması.birde bunun ölen bir insan üzerinden yapılması.ben öyle satış yapacağıma hiç yapmam.doğğru şeyler yapana ALLAH verir zaten.bu da benim nacizane düşüncem.

Yerleşim Türkiye / YzmirMeslek Ythalat / Yhracat
Editör5590 yazı
Sayın masal sanırım yeterince mesaj alındı. Ticareti 1 le 100 arasında bir skala yaparsak kendimizi neresine koymamız gerektiğini iyice anladık.

Demekki dükkanı açıp malları rafa dizmek yeterli. Hatta malların isimlerini ve fiyatlarını cama yazmak da yeterli olabilir.

Peki İngilizlere domatesi nasıl satacağız. Bir site açıp bizde domates var fiyatı şu desek kendiliklerinden talep ederlemi ki ? İspanyollar , İtalyanlar duruken .

İnsanlar mala değer katıp cazibesini arttırmakla pazarlamaya çalışmakla üçkağıtcılık arasında bir fark görmüyor.

Hiç devinmeden satış metodları.

Hayırlısı bakalım.
tamnland.com

Yerleşim Türkiye / TürkiyeMeslek Di?er
Üye351 yazı
Okudugum kadariyla genel olarak yazanlarin cogunlugu anlatilan hikayeye sempatiyle bakmis hatta ve hatta cok akillica bulmus, ben olsaydim bende bu sekilde davranirdim demeye getirmis.
Ben bu konuda genelin fikrine katilamiyacagimi belirtmek istiyorum. Ben milletce kar ve zararin taniminin yeniden yapilmasi gerektigini düsünüyorum.Bence ticaret anlayisimizda büyük bir hata var. Nasil olursa olsun satmayi ve bunun sonucunda cebimize üc kurus girmesini kar sayiyoruz. Hedefe ulasmakta her yolu mübah sayiyoruz.Bu bize hayir getirseydi sanirim dünyanin en zengin milletlerinden biri olurduk. Ama her ne hikmetse halada sefalet icindeyiz. Bu kokusmusluk, bu egri bakis acilari malesef ülkemizin her alanini kaplamis durumda. Siyasettede, ticarettede,egitim ve hatta sporda bile bu isim yürüsünde nasil yürürse yürüsün anlayisi hakim. Yazik ki insanimiz üc kurusluk mali satabilmek icin yalan söylemekten hic gocunmuyor. Ve dahada acisi bunu bir marifet sanarak ders konusu yapabiliyor.
Hikayenin öznesine bir bakalim.Malini satabilmek icin yalan söylüyor.ve bu yalanindan en ufak bir üzüntü duymuyor.Hikayede gecmemesine ragmen tipleme büyük bir ihtimalle keske bu yalani söylemeden satsaydim diye hic düsünmüyor. Anlayisa bakin ki kendisini hic sorgumaliyor bile.Dogru olani yaptigindan o kadar emin. Eminim ki kendisinden gurur bile duyuyordur.Yalan nasilda masumlastiriliyor.Nasilda pembelestiriyor.
Yalan bir aliskanliktir. Bu kadar rahat bir sekilde yalan söyleyebilen bir tipin daha önemli durumlarda neler yapabilecegi aciktir.Bu hikayedeki tiplemenin rüsvet vermemesini yada kabul etmemesini bekleyemezsiniz.Kendisinin önemli gördügü bir durumda yalanci sahitlik yapmamasini bekleyemezsiniz. Önemli olan kendisini kurtarmasidir. Neye malolursa olsun.
Belcikada yasiyor Almanyada tanitim ve pazarlama dalinda calisiyorum.Senelerdir Avrupa piyasasinin icindeyim.Ve buna inanin arkadaslar burda bu sekilde yalanlarla mal satmaya calisan milletler bizler ve araplarizdir.Almanlardan mesela kolay kolay yalan söyleyen esnaf bulamazsiniz.Ister alirsiniz ister almazsaniz ama onun karakterini üc kurusla satin alamazsiniz. Malini kalitesiyle ve tanitimiyla satar. Yalanlariyla degil. Zaten gördügüm kadariyla avrupada yasayan türk milleti bile türk esnaftansa avrupalilardan almayi tercih ediyor burda bile.Kendisini daha güvende hissediyor bu sekilde. Sonuca bakmaya ve Almanyayla Türkiyenin ekonomisini, siyasi durusunu, egitimini karsilastirmaya hic gerek yoktur sanirim.Baska milletlerden örnek vermekten nefret ederim.Inanirim ki Türk milleti aslinda herkonuda daha beceriklidir.Sadece anlayisini deyistirmelidir.özüne dönmelidir. ligi kazanc saymaktan vazgecmelidir.Yalani güzellestirmemeli sevimli hale getirmemelidir.

Birakin arkadaslar birakin.Birakin kendinizi kandirmayi.Bunun ne pazarlama becerisiyle ilgisi var nede esnaflikla.Bu apacik  lik.Yalanin daniskasi...

Saygilarimla

Yerleşim ALMANYA / KölnMeslek Saty? / Pazarlama
Üye2659 yazı
Alıntı Yapılan Metin:
Yazıyı gönderen - akinselcuk
Sayın masal sanırım yeterince mesaj alındı. Ticareti 1 le 100 arasında bir skala yaparsak kendimizi neresine koymamız gerektiğini iyice anladık.

Demekki dükkanı açıp malları rafa dizmek yeterli. Hatta malların isimlerini ve fiyatlarını cama yazmak da yeterli olabilir.

Peki İngilizlere domatesi nasıl satacağız. Bir site açıp bizde domates var fiyatı şu desek kendiliklerinden talep ederlemi ki ? İspanyollar , İtalyanlar duruken .

İnsanlar mala değer katıp cazibesini arttırmakla pazarlamaya çalışmakla üçkağıtcılık arasında bir fark görmüyor.

Hiç devinmeden satış metodları.

Hayırlısı bakalım.

Sayın editörüm Ülkemiz girişimcisi ülkemiz domatesini aynen dediğiniz gibi satıyor:)) :)) Bir site açıp domates domateees diye bağırma efekti koyuyor siteye:)) :)) İhracatımız bu yüzden ithalatı geçmiş durumdadır:)) Cari fazlamız bu yüzden var:))
Bir yazınız da fınığın neden para etmediğini yazmıştınız . Bizim üretici Ürünü eker fakat o ürünü işlemez katma değerini yükseltmez Birisi de gelsin yüksek fiyattan alsın diye bekler
Bu arada katma değer sadece ürünü işlemekle artmıyor.
Elin Yabancısı Yılbaşında Noel Baba diye bir hikaye dedenin üzerinden Yıl başında onlarca para kazanırken O ülkelerde kimse "Noel Baba ve Geyikleri" gerçek mi yalanmı demiyor.
"BEDAVA PEYNİR SADECE FARE KAPANINDA OLUR"

"Zirvelerde Kartallar da bulunur, Yılanlar da. Ancak birisi oraya süzülerek, diğeri ise sürünerek gelmiştir. Önemli olan nereye gelmiş olduğunuzdan çok, nereden ve nasıl geldiğinizdir."


ßeLki Sandığınız Kadar Ukala,
ßeLkide Tahmin Edemeyeceğiniz Kadar Mütevaziyim
ßiraz SakLıyım ßazen YasakLıyım Kimseyi Örnek ALmam
Kimseye Örnek OLmam Arkama ßakmam 'AsLa' Demem
'Keşke'Leri Sevmem !!
ELeştiri DinLerim Nasihat DinLemem


Şüpheciyim ama kuruntu yapmam Kendimle çelişebilirim ama kafama takmam Dalga geçerim ama kırmam Ciddiye alırım ama kapılmam Huzur veririm ama söz vermem Sahip olurum ama ait olmam....


Yerleşim Türkiye / SamsunMeslek Saty? / Pazarlama
Üye351 yazı
Sanirim katma deger denilen terimle yalan birbirine tamamen karismis durumda.
Mesela bi esnafin yesil bir kazagi satarken o kazagin güzel yönlerini anlatmasinda hic bir behis yok.bi kazagin bir cok güzel yönleri düsünülüp katma deger olarak kullanilabilir.yesil rengin insan üzerindeki pozitiv etkilerinden bahsedilebilir ,kazagin kalitesinden yada hammaddesinden bahsedilebilir.o insana yakisacagi söylenebilir.örnekler cogaltilabilir.bunda hic bir behis yok.Ama eger siz bu kazagi daha önce Brad Pitt giymisti diye sacma sapan bir hikaye uydurursaniz bu etik olmaz.bu katma deger degil ückagitcilik olur.
Mesela eger müsteri benden bana ait olan iki ürün hakkinda tavsiye bekliyorsa ve bu urunlerden birisi kalitesizse ben müsteriye bu kaliteli bu adi demem.Bunu tavsiye ederim cunku su su su sebeplerden dolayi bu daha kaliteli derim.Bu sekilde yalan söylememis olurum.ayrica müsteride digerinin kalitesiz oldugunu düsünmez.Bunda yanlis bir durum yok.
Satmak bir sanattir.Satabilmek icin yalan söylemeye lüzum yoktur.Satabilmek icin dogru ürüne ve dogru satis yerine ihtiyac vardir.Sadece kalitesiz satis elemanlari mallarini yalanlarla satmaya calisirlar kendi ikna kabiliyetlerine yada mallarina güvenmediklerinden dolayi..

Saygilarimla..

Yerleşim ALMANYA / KölnMeslek Saty? / Pazarlama
Üye2659 yazı
Bakın Size Turizm Eğitimi aldığım yıllarda Toplu bir gezi için gittiğim Van da Akdamar Adasını gezerken Bir Turist rehberi arkadaşımın anlattığı efsaneyi anlatayım Bu fsanede Ülkemizin tarihi zenginliklerini Turistlerin ziyaret etmesini , o bölgeye turist akının olmasını sağlayan Güzel bir Satış Pazarlama örneğidir
Şunuda belirtmek isterimki bir ara "Van Gölü Canavarı" söylentisinin çıkması bile Van ilin ziyaret eden Turist sayısının artmasına neden olmuş :))İsteyerek veya İstemeyerek Bu durum Van Gölüne Ayrı bir değer katmış anlaşılan Komik değilmi:)) :))
Nickimiz Masal ya Bazı Masallar ülke ekonomisine yararlıdır öncelikle belirteyim:))
Alıntı Yapılan Metin:

AH TAMARA AH!


Çok eskiden Vanlı bir keşişin dünyalar güzeli bir kızı varmış. Bütün Vanlı delikanlılar Tamara adındaki bu kıza hayranken, onun gözü bir gençdeymiş. İki sevgilinin gizli gizli buluştuğunu öğrenen keşiş, kızını bu sevdadan vazgeçirmek için çareyi onunla beraber Göl'ün en büyük adasına yerleşmekte bulmuş. Ancak gençlerin aşkı buna rağmen devam etmiş. Delikanlı her gece Tamara'nın yaktığı ateşi takip ederek gölden yüzerek adaya gelir, sevgilisiyle buluşur, gün ışımadan da tekrar yüzerek geri dönermiş.

Bir zaman sonra keşiş durumu fark etmiş. Bir gece kızının bıraktığı işaret fenerinin yerini değiştirmiş. Delikanlı her zaman olduğu gibi yine ışığı takip ederek yüzmeye koyulmuş. Ancak kıyıdaki ışığın yeri sürekli değişiyormuş. Saatlerce yüzen delikanlı, bir türlü ışığı yakalayamamış, kollarındaki derman tükenmiş. Sonunda, kuvvetli bir dalga, gücü tükenen delkanlıyı, kaldırdığı gibi sivri ve keskin kayaların üzerine atmış. Her tarafı yara bere içinde kalan delikanlının, son nefesindeki, 'Ah Tamara, ah Tamara' feryatları, kayalıklardan yankılanarak, Tamara'ya kadar ulaşmış. Bunu duyan Tamara da hiç gözünü kırpmadan kendisini azgın dalgalara bırakmış ve kaybolmuş. Akdamar Adası'nın, işte bu acıklı olaydan sonra, 'Ah Tamara' nidasından kaldığına inanılır.

"BEDAVA PEYNİR SADECE FARE KAPANINDA OLUR"

"Zirvelerde Kartallar da bulunur, Yılanlar da. Ancak birisi oraya süzülerek, diğeri ise sürünerek gelmiştir. Önemli olan nereye gelmiş olduğunuzdan çok, nereden ve nasıl geldiğinizdir."


ßeLki Sandığınız Kadar Ukala,
ßeLkide Tahmin Edemeyeceğiniz Kadar Mütevaziyim
ßiraz SakLıyım ßazen YasakLıyım Kimseyi Örnek ALmam
Kimseye Örnek OLmam Arkama ßakmam 'AsLa' Demem
'Keşke'Leri Sevmem !!
ELeştiri DinLerim Nasihat DinLemem


Şüpheciyim ama kuruntu yapmam Kendimle çelişebilirim ama kafama takmam Dalga geçerim ama kırmam Ciddiye alırım ama kapılmam Huzur veririm ama söz vermem Sahip olurum ama ait olmam....


Yerleşim Türkiye / SamsunMeslek Saty? / Pazarlama
Yeni Üye17 yazı
Sayın masal06,


Desene işimiz fallara, masallara ve efsanelere kaldı :)

O zaman hepimiz kendi işimizle, iş yerimizle, yaşadığımız yerle ve kendimizle ilgili masallar anlatmaya başlayalım.

Tabi masal da bizim masal olunca esas oğlan, esas kızda bizler olmuş oluyoruz.
Nasılsa masallar hep mutlu sonla bitiyor...

Seni tebrik ediyorum BRAVO

İş ve Ticaret hayatı için gerçekten de güzel örnekler

[ Kavram kargaşası dediğin sanırım böyle bir şey !!! ]


Yerleşim Türkiye / AfyonkarahisarMeslek Bilgisayar-Bili?im
Üye2981 yazı
Acaba o nida hala duyuluyor mu ? (:
ismail karagülle

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Ymalat
Üye351 yazı
Aslinda kirici olmaktan cekiniyorum.Ama konu basligini bile milletim adina utanc verici buluyorum..

Yerleşim ALMANYA / KölnMeslek Saty? / Pazarlama
Üye2981 yazı
Konu hakkında , hassasiyet gösteren katılımcıları anlıyorum. O arkadaşlardan , daha çok satış için bu medodu beğenmiyorum şöyle yaparsanız daha çok ve daha etik davranmış olursunuz diye bir öneri bekliyorum .
Bu yukarıdaki gibi davranmayalım . Tamam , daha etik ve daha çok satış için neler yapalım .
ismail karagülle

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Ymalat
Üye2659 yazı
Evet arkadaşlar ne yaparsak daha etik davranmış oluruz. Gerçek ticari yaşamdan örnekler verirseniz daha iyi anlaşılır.
"BEDAVA PEYNİR SADECE FARE KAPANINDA OLUR"

"Zirvelerde Kartallar da bulunur, Yılanlar da. Ancak birisi oraya süzülerek, diğeri ise sürünerek gelmiştir. Önemli olan nereye gelmiş olduğunuzdan çok, nereden ve nasıl geldiğinizdir."


ßeLki Sandığınız Kadar Ukala,
ßeLkide Tahmin Edemeyeceğiniz Kadar Mütevaziyim
ßiraz SakLıyım ßazen YasakLıyım Kimseyi Örnek ALmam
Kimseye Örnek OLmam Arkama ßakmam 'AsLa' Demem
'Keşke'Leri Sevmem !!
ELeştiri DinLerim Nasihat DinLemem


Şüpheciyim ama kuruntu yapmam Kendimle çelişebilirim ama kafama takmam Dalga geçerim ama kırmam Ciddiye alırım ama kapılmam Huzur veririm ama söz vermem Sahip olurum ama ait olmam....


Yerleşim Türkiye / SamsunMeslek Saty? / Pazarlama
Yeni Üye17 yazı
Sayın masal06,

Aslında satış ve pazarlama alanında çalışan birisi olarak bu konularda senin bizleri bilgilendirmen ve yeri geldiğinde de yönlendirmen gerekiyor diye düşünüyorum.

Ama bunu yaparkende mümkün olduğunca yalın ve bir o kadar kişisel tecrübelerine dayanarak bilgilendirmen daha sağlıklı olur. Her ne kadar tarafmışım gibi dursamda yazılarından kendi adıma derslerde çıkarmıyor değilim.

Sonuçta tecrübelerimizi iyi yada kötü paylaştıkça doğruları buluruz ve ortak paydada buluşuruz.

Yukarıda da dediğim gibi pazarlama konusunda bizimle deneyimlerini paylaşırsan benim gibi teknik eğitim almış arkadaşların da bunlardan fafydalanacağını düşünüyorum.

ve başlığına ithafen okuduğumuz süreçte öğrendiklerimizin gerçek hayatta ne kadarı fayda sağladı bunu da düşünürsen teklifimi düşünürken sevinirim.

Sonuçta teorik bilgilerin verdikleri sadece teorik birikimi oluşturuyor. Gerçek deneyim ve tecrübeleri sahada yaşa**** öğreniyoruz. Bu açıdan deneyimlerini bizlerle paylaşman bizim pazarlama konusundaki eksiklerimizi tamamlama konusunda fayda sağlayacaktır.

Saygılarımla

Yerleşim Türkiye / AfyonkarahisarMeslek Bilgisayar-Bili?im
Üye2659 yazı
Alıntı Yapılan Metin:
Yazıyı gönderen - ontech
Sayın masal06,

Aslında satış ve pazarlama alanında çalışan birisi olarak bu konularda senin bizleri bilgilendirmen ve yeri geldiğinde de yönlendirmen gerekiyor diye düşünüyorum.

Ama bunu yaparkende mümkün olduğunca yalın ve bir o kadar kişisel tecrübelerine dayanarak bilgilendirmen daha sağlıklı olur. Her ne kadar tarafmışım gibi dursamda yazılarından kendi adıma derslerde çıkarmıyor değilim.

Sonuçta tecrübelerimizi iyi yada kötü paylaştıkça doğruları buluruz ve ortak paydada buluşuruz.

Yukarıda da dediğim gibi pazarlama konusunda bizimle deneyimlerini paylaşırsan benim gibi teknik eğitim almış arkadaşların da bunlardan fafydalanacağını düşünüyorum.

ve başlığına ithafen okuduğumuz süreçte öğrendiklerimizin gerçek hayatta ne kadarı fayda sağladı bunu da düşünürsen teklifimi düşünürken sevinirim.

Sonuçta teorik bilgilerin verdikleri sadece teorik birikimi oluşturuyor. Gerçek deneyim ve tecrübeleri sahada yaşa**** öğreniyoruz. Bu açıdan deneyimlerini bizlerle paylaşman bizim pazarlama konusundaki eksiklerimizi tamamlama konusunda fayda sağlayacaktır.

Saygılarımla


Sevgili ontech aslında amaç burada arkadaşları sıkmadan Satış pazarlama konusundaki mental düşünce yapısını oluşturabilmek Bu teorik bilgiler mantaliteyi değiştirmek açısından önemli.
Ben uzun süredir Pazarlama ve satışın psikolojik yönünün ön plana çıktığı bir sektörde görev yapmaktayım. Ve şunu öğrendimki Bir satış pazarlama yetkilisinin mesaisi ancak gece uykuya daldığında bitiyor. Gezidede olsanız derste de olsanız her an o bakış açısıyla yaşıyorsunuz.
"BEDAVA PEYNİR SADECE FARE KAPANINDA OLUR"

"Zirvelerde Kartallar da bulunur, Yılanlar da. Ancak birisi oraya süzülerek, diğeri ise sürünerek gelmiştir. Önemli olan nereye gelmiş olduğunuzdan çok, nereden ve nasıl geldiğinizdir."


ßeLki Sandığınız Kadar Ukala,
ßeLkide Tahmin Edemeyeceğiniz Kadar Mütevaziyim
ßiraz SakLıyım ßazen YasakLıyım Kimseyi Örnek ALmam
Kimseye Örnek OLmam Arkama ßakmam 'AsLa' Demem
'Keşke'Leri Sevmem !!
ELeştiri DinLerim Nasihat DinLemem


Şüpheciyim ama kuruntu yapmam Kendimle çelişebilirim ama kafama takmam Dalga geçerim ama kırmam Ciddiye alırım ama kapılmam Huzur veririm ama söz vermem Sahip olurum ama ait olmam....


Yerleşim Türkiye / SamsunMeslek Saty? / Pazarlama
Yeni Üye17 yazı
Haklısın

Seninde belirttiğin gibi işinin ana maddesi insan , aslında hepimizin ana malzemesi insanlar. karşılaştığımız her insanla birlikte öğrenme ve deneyim süreci sürekli kendisini yeniliyor. Yaşamımızın her alanında karşımıza çıkan tüm insanlar öğrenme sürecimiz için eşsiz birer kaynak oluşturuyor.

Yerleşim Türkiye / AfyonkarahisarMeslek Bilgisayar-Bili?im
Üye110 yazı
Konu yavaş yavaş polemiklerden sıyrılıp faydalı bir hal almaya başlamış. Konuya tekrardan dahil olabilirim. İlk önce yaptığımız işi söyleyeyim. Üniversiteden bu yıl mezun oldum. (Uluslararası İlişkiler mezunuyum). Babam ve abime ait Su-Elektrik-Kırtasiye ve bilumum hırdavat satan bir dükkanımız var. Üniversite'ye gitmeden önce dükkandaki eşyaları Köy bakkallarına toptan olarak pazarlardım. Ayrıca dükkana yardım ederdim. Benim pazarlama metodum sadece bir şey üzerine yapılanmıştı. GÜVENİLİRLİK. Bakkala girdiğim zaman Dükkan sahibi '' oooo Fincanoğlu gelmiş'' der bana hemen oturacak bir yer gösterir kısa bir sohbetten sonra ihtiyacı olan malları yazdırırdı. Bende malları yazarken ''abi şu markayı alma bunu al'', '' bu senin işini görmez'' şundan çok satarsın'' bundan az al sürümü az olur'' gibi direktiflerle müşteriyi yönlendirmeye çalışırdım. Malı az bişey ucuza satar ama mutlaka peşin parasını alırdım. Bir çok pazarlamacı köy bakkallarında para batırmasına karşın Allah'a şükür benim hiç param batmadı. Hiç bir bakkal'da arkamdan beni başka bir pazarlamacıya kötülemedi. ''Bir mal verdi başına değsin çok kötü'' demedi.

Hiç bir zaman bir malı pazarlarken onu gereğinden fazla övmedim. Aslında olmayan bir şeyi ona ithaf etmedim. İnanın hep böyle yaptım.

Şu an okulu bitirdim. Geçen sene Kırsal Kalkınma Yatırımlarını destekleme Programına katılıp İlçemde Kültür Mantarı Paketleme projesi hazırladım. Projem onaylandı çok şükür. Şu an inşaatını yapıyoruz. 2-3 ay sonra projeyi bitirmeyi ve Tüm Güneydoğu Anadolu bölgesine Kültür Mantarı satışı yapmayı planlıyoruz. Ürünü bizim bu bölgede çok olan doğal mağaralarda yetiştirip hem mekan hemde elektrik su ve havalandırma masrafını bertaraf etmeyi umuyoruz. İnşallah muvaffak oluruz.


Yerleşim Türkiye / ?anlyurfaMeslek Ticaret
Yeni Üye17 yazı
Sayın fıratkentli,

Emeklerinin karşılığını alman dileğiyle, başarılar.

Yerleşim Türkiye / AfyonkarahisarMeslek Bilgisayar-Bili?im
Üye2981 yazı
fıratkentli

Bu anlattığın , biraz babadan kalma diyebileceğimiz metot. Kötüdür anlamında değil. Ama modern ve bilimsel de diyemeyiz. Yeni mazun olmuşsun başarılarının devamını dilerim. Şimdi bu babadan kalma pazarlama medodunu , aslında metot yok ortada , geleneksel davranış şeklini, ne ile taçlandıralım da daha iyi satış yapalım . Babadan kalma medotların iyi taraflarını alalım, ve yeni bilimsel metotlarla taçlandıralım ve yerimizde saymayalım . Ne yapmamız lazım. Sizden onları duymalıyız. Genç beyinlerden bunu beklemek hakkımız herhalde.
ismail karagülle

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Ymalat
Editör5590 yazı
Şimdi durum neden üçkağıtcılık gibi algılandı biraz daha anlam kazandı.

Konya Mevlana civarında turistlere halı satan mağazalar vardır. Çeşitli antikacı dükkanları. Turistler buralardan bir şeyler almaya heveslidir, ama *** da değildirler hatta bir çoğu satıcıdan daha zekidir. Alacakları mal ile ilgili bir şeyler duymak isterler fakat dinledikleri şeyin bir üçkağıtcı hikayesi mi yoksa mala değer katan onları motive eden bir güzel hikaye mi gayet güzel algılarlar. Halıya ne kadar para feda edebileceklerini zaten siz fiyat vermeden önce tasarlamışlardır. Verilen fiyat düşündüklerinin altında kalırsa sorunsuz bir satış yapılır. Üzerinde kalırsa büyük ihtimalle siz üçkağıtcınızdır bu yüzden pazarlık yapmazlar. Almadan giderler. Buradaki hiç bir halıcı uydurma hikayelerle halı yada antika satamaz. Ama her malın satışı için edeceği birkaç cümlesi olmak zorundadır. Kimse buradan hiç konuşmadan mal ile ilgili bilgi almadan bir şey satın almaz.

Bu durum İstanbul daki sabit köklü halıcı ve antikacılar için de aynen geçerlidir.

Köy bakkalıllarına mal sattığınız davranışlarla, Karaköy Galata Hırdavatcılar esnafına mal satmayı deneyin bakalım ne olacak ?

Gaziantep toptancısının davranışları ile Adana esnafı birbirinden farklıdır. Aynı teknik ve diyaloglarla mal satılamaz. konya toptancısı size fırın kebap yedirmeden bırakmaz ama sihirli sözleri söylemedi iseniz yediğiniz kebapla kalır hiç mal satamazsınız. Trabzon daha başka davranışlar bekler. Muğla başka.

Bahsettiğimiz şey bir mal hakkında yalan söylemek değil. Mala değer katıcı yalan olmayan bilgiler vermek. Başlıktaki halı, boya akmasından rezil bir durumda olduğu halde turistler , bunlar kızın gözyaşlarıymış diye halı almazlar. Alırlarsa akıllarından şüphe etmek lazım. Burada yapılan önceden tasarlanmamış bir dizaynın açıklamasını ayaküstü yapmaktır. Halıda zaten bir güzellik olmalı ki alınsın.

Satcılık ayrı bir sanattır daha alınacak çok yol var.


tamnland.com

Yerleşim Türkiye / TürkiyeMeslek Di?er
Yeni Üye17 yazı
Alıntı Yapılan Metin:
Yazıyı gönderen - akinselcuk
Şimdi durum neden üçkağıtcılık gibi algılandı biraz daha anlam kazandı.

Konya Mevlana civarında turistlere halı satan mağazalar vardır. Çeşitli antikacı dükkanları. Turistler buralardan bir şeyler almaya heveslidir, ama *** da değildirler hatta bir çoğu satıcıdan daha zekidir. Alacakları mal ile ilgili bir şeyler duymak isterler fakat dinledikleri şeyin bir üçkağıtcı hikayesi mi yoksa mala değer katan onları motive eden bir güzel hikaye mi gayet güzel algılarlar. Halıya ne kadar para feda edebileceklerini zaten siz fiyat vermeden önce tasarlamışlardır. Verilen fiyat düşündüklerinin altında kalırsa sorunsuz bir satış yapılır. Üzerinde kalırsa büyük ihtimalle siz üçkağıtcınızdır bu yüzden pazarlık yapmazlar. Almadan giderler. Buradaki hiç bir halıcı uydurma hikayelerle halı yada antika satamaz. Ama her malın satışı için edeceği birkaç cümlesi olmak zorundadır. Kimse buradan hiç konuşmadan mal ile ilgili bilgi almadan bir şey satın almaz.

Bu durum İstanbul daki sabit köklü halıcı ve antikacılar için de aynen geçerlidir.

Köy bakkalıllarına mal sattığınız davranışlarla, Karaköy Galata Hırdavatcılar esnafına mal satmayı deneyin bakalım ne olacak ?

Gaziantep toptancısının davranışları ile Adana esnafı birbirinden farklıdır. Aynı teknik ve diyaloglarla mal satılamaz. konya toptancısı size fırın kebap yedirmeden bırakmaz ama sihirli sözleri söylemedi iseniz yediğiniz kebapla kalır hiç mal satamazsınız. Trabzon daha başka davranışlar bekler. Muğla başka.

Bahsettiğimiz şey bir mal hakkında yalan söylemek değil. Mala değer katıcı yalan olmayan bilgiler vermek. Başlıktaki halı, boya akmasından rezil bir durumda olduğu halde turistler , bunlar kızın gözyaşlarıymış diye halı almazlar. Alırlarsa akıllarından şüphe etmek lazım. Burada yapılan önceden tasarlanmamış bir dizaynın açıklamasını ayaküstü yapmaktır. Halıda zaten bir güzellik olmalı ki alınsın.

Satcılık ayrı bir sanattır daha alınacak çok yol var.





Aslında insana değer verdiğiniz sürece başarılı oluyorsunuz. Artık tarz ve konsept Türkiyenin her yerinde değişti. İnternetin hayatımıza kattığı belki de en güzel şey, herkesin aradığı her şeye (iyi yada kötü) direk ilk elden ulaşılabiliyor olmasıdır. sizin sattığınız halı veya kilimin diğer yerlerdeki fiyat ve değerini sizin müşterileriniz de biliyor ve görüyorlar artık. Sizin bunu müşterilerinize sunma şekliniz ve satış sonrası hizmetlerde gösterdiğiniz özen ve itina müşterilerinizin sizi seçmesinde en önemli kriteri oluşturuyor.

Onlar sizi seçecek ki, sizde ayakta kalacaksınız ve onlara daha iyi şartlarda ürün ve hizmet sunabileceksiniz.

Evet pazarlama ve satış sanatmıdır. Kısmen doğru sadece bir sanat değil aynı zamanda bilimdir. Sanat ve bilimin, ürün ve hizmetin niteliğine göre doğru harmanlanarak işletme içerisinde dengelenerek sunulmasıdır.

Saygılarımla...

Yerleşim Türkiye / AfyonkarahisarMeslek Bilgisayar-Bili?im
Üye2659 yazı
Atalarımız "Su Bulanmayınca Durulmaz" atasözünü çok doğru söylemişler. Bence bu konuda anafikir üzerinde yavaş yavaş da olsa ortak bir noktada buluşmamız çok sevindirici.
Sayın Editörümünde Sade ve herkesin anlayabileceği tarzdaki Yorumlarını bizimle paylaşmasına da ayrı bir parantez açarakteşekkür ederim.
"BEDAVA PEYNİR SADECE FARE KAPANINDA OLUR"

"Zirvelerde Kartallar da bulunur, Yılanlar da. Ancak birisi oraya süzülerek, diğeri ise sürünerek gelmiştir. Önemli olan nereye gelmiş olduğunuzdan çok, nereden ve nasıl geldiğinizdir."


ßeLki Sandığınız Kadar Ukala,
ßeLkide Tahmin Edemeyeceğiniz Kadar Mütevaziyim
ßiraz SakLıyım ßazen YasakLıyım Kimseyi Örnek ALmam
Kimseye Örnek OLmam Arkama ßakmam 'AsLa' Demem
'Keşke'Leri Sevmem !!
ELeştiri DinLerim Nasihat DinLemem


Şüpheciyim ama kuruntu yapmam Kendimle çelişebilirim ama kafama takmam Dalga geçerim ama kırmam Ciddiye alırım ama kapılmam Huzur veririm ama söz vermem Sahip olurum ama ait olmam....


Yerleşim Türkiye / SamsunMeslek Saty? / Pazarlama
Yeni Üye21 yazı
Durustluk en iyi politikadir
Türk Girişimcilere Senegal den İşbirliği Fırsatı

Yerleşim Senegal / DakarMeslek Yöneticilik
Yeni Üye17 yazı
Bir yetenek örnegide Alanyadan 0.45 alısı olan hındıstan yapımı taslı kolyeyı kahramanımız bunun tasını su daglardan cıkardım ormesını babam yaptı bunu 1 haftada bıtırdık dıyerek 100 lıraya satıyor alan turıst arkadasımızda uzelerek 1 hafta calıstıysan ucuza satıyosun dıyerek alıyor
kahramanımız:1 turist:0

daha turıst arkadasımız baska bı hedıyelıkcıye gırınce aynı malın 2 euro oldugunu ve 10larca oldugunu goruyor olayı bize anlatıyor ve hıc bısey almadan cıkıyor

Türk turızm:0 Kahramanımız hala :1

sımdı golu atan turk ama yıyen bızım turızm sımdı o turıst bı daha buraya gelmez gelse bıle pazarlıkla mal almaya calısır sonra manavgattakı gıbı dayak yer gene golu bızım turızm yer bu ve bunun gıbı arkadaslar yuzunden su an turızm yerlerde ve kısın kımse kıra veremeyecegı ıcın buralar pek karısacak :d

saglıcakla kalın
Körün Herkesle Aynı Manzarayı Gördügü Yerdeyim CENAZEALAYINA

Yerleşim Türkiye / AntalyakayseriMeslek Ö?renci
Editör5590 yazı
Hocam bu kazıklamak. Kazıklamakla müşteriyi mala motive etmek arasında fark var.

Kazıklamakta müşteriden hak etmediğin bir para alırsın. Karnın o an için doyar ama uzun vade de kazançlı çıkamazsın.

Senin fikirlerinden yararlanmaya hazır bir müşteriyi mala motive ettiğinde malını satabilmenin sevincini yaşarsın ama cebine girmesi gerekenden fazla para girmez. Üstelik uzun vade de müşteri seni seviyor olduğu için kazançlı çıkarsın.

Kendin sevinç içinde kullanmayacağın bir malı normal fiyatından müşterine bir şekilde satarsan da kazıklamış olursun.

Başlıktaki el halısının fiyatı belirsizdir. satıcı istediği fiyatı koyabilir. Müşteriye burada çok iş düşer. Bu satışın bir standartı yoktur.

Ama 70 ekran bir televizyon antika yada el yapımı özel bir ürün değildir fiyat aralığı bellidir. Beğenmediğin bir televizyonu bilinçsiz bir müşteriye övüp satmaktan çok yapman gereken onu en uygun televizyona iyi ve kötü yanlarıyla bilinçlendirip satmaktır. O müşteri kendisini iyi analiz ettiğin için senden hoşlanır ve bilmediği bir konuda ürün alacaksa hep sana gelir.

Ancak herşeyi müşteriye bırakıp kendin bil kendin al dersen o müşteri daha çok diyaloğa girebildiği bir yer arar.


Kazıklamak ile müşteriyi uyandırmak arasında çok ciddi farklar vardır.

Mandırada peynir satmak ile el yapımı halı satmak aynı yöntemler kullanılarak yapılırsa satış bir sanat olmaktan çıkar.


tamnland.com

Yerleşim Türkiye / TürkiyeMeslek Di?er
Üye643 yazı

Alıntı Yapılan Metin:

"Biliyorsunuz Isparta el Dokuma Halıları ve Kilimleri ile Ünlüdür
Bu Halıları dokuyan Ispartalı genç kızlar ve işçiler bu halılara günlerce emek verip göz nuru dökerler.
Turist sayısının bol olduğu yaz aylarından birgün.Nişanlısını kaybeden Ispartalı Genç kız yaptığı halıları turistlere satması için Mağazaya ***ürürken kazara halılardan birine boya bulaştığını görüyor.
Tabiri caizse o halıdan umudunu kesiyor. Fakat Mağaza Sahibi halıyı yinede getirmesini istiyor.
Günün ilerleyen saatlerinde boyalı halı mağazaya gelen turistlerden birinin dikatini çekiyor Halının neden diğerlerinden farlı olduğunu soruyor.
Mağaza sahibinden ise ilginç bir cevap alıyor
- "Beyefendi ...Halıyı ören genç kızın nisanlısı vahim bir kaza sonucunda ölmüş. Kendisi de o boya lekelerini halıyı örerken Nişanlısına döktüğü göz yaşları ile özdeşleştirmiş Bu yüzden o halının değeri diğerlerinden daha fazla" demiş.
Bunu duyan turist diğer halılardan daha fazlabir ücreti ödeyerek halıyı satın almış.


bir halıcı arkadaşım da anılarını şöyle anlattı:
( yukardaki olayın devamı gibi :)
>>halı sattığımız turistlerin ev adreslerini alırız ve show yapmaya ülkenize gelebiliriz deriz, kışın işler bittiğinde adres defterindeki müşterilerimizi arayıp randevu alırız, komşularını toplayıp bizi beklerler, oralardaki büyük halı mağazalarından aldığımız çin vs. halılarını bütün davetlilere en ince ayrıntısına kadar yerli imalat diye anlatıp satış yaparız<<

Yerleşim Türkiye / KantinciMeslek Esnaf
Üye2981 yazı
Bazı rızık yolları çok kolay değildir . Camii imamının işini yaparken yapacağı her şey bellidir . Fazladan ve başkalarından farklı bir şeyler yaparak daha fazla kazanması söz konusu bile değildir . Ama ticaret öyle değildir . Malınızı satabilmeniz için seçilebilmelisiniz ve diğer rakiplerinizden öne geçmelisiniz .Kira vereceksiniz , işçi parası ödeyeceksiniz. vergi vereceksiniz. Ve rakipleriniz çok akıllı ve belkide sizden daha güçlü sermayedar kişiler olabilir . Ve siz bir takım etik kuralları düşünemeyeceksiniz bile.
Fırsatları hemen düşünmeden uygulamak zorunda kalacaksınız . Maalesef ticari düzen böyle , keşke herkesin doğruluktan ayrılmadan dürüstçe ticaret yapabileceği bir ekonomik düzen olsa .

V AN MİNÜT TİŞORTLARI VARDI . bir ara koniks te de kendisini tanıtmaya çalışıyordu . Ve yaptığı işin bir buluş olduğunu savunuyor ve fikri eserleri korunması gibi korunması gerektiğine inanıyordu . Yargılamıyorum , sadece gerçek bir olguyu anlatıyorum . Bu kimine göre doğru bir ticari anlayıştır ve müthiş bir fikirdir. Ama kimine göre de kısa dönem ticareti için bir uyanıklıktı . her iki düşüncede kendi içinde haklı olabilir . şimdi lerde bir yerlerde gördüm atatürk t'short ları var . T'short u sattıran üzerindeki baskı değil onun kumaş kalitesi , ve kullanımı ile ilgili avantajları satımını artırıcı unsurlar olmalı . yoksa atatürk baskısı , van minut yazısı . Yarın biri kalkar fatiha suresi yazılı t'SHORT yapıp satmaya çalışabilir.


ismail karagülle

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Ymalat