Sayın METİNN, Sayın AKINSELÇUK
Yabancı ülkelerde söylediğiniz risk vardır doğrudur. Ama inanın bunları aşmanın yoluda vardır. Bunun birinci şartı her ülkenin yapısını yasalarını araştırmaktır. Ben Ghana Accra ya Libya Trablusgarp a gittim daha birçok yere gittim. Araştırmak zor değil. Örnek. Libyada önce gerekli bilgileri ve dökümanları aldım daha sonra bunları Konsolosluğumuza giderek ticaret ateşesiyle paylaştım. Kendileri biligilerini aktardıktan sonra daha detaylı bilgi için kendilerinin bağlantıda olduğu bir avukattan randevu aldılar ve yönlendirdiler diğer detaylarıda onlardan aldım.
Demek istediğim Türkiyeye gelen yatırımcılar nasıl Avukatlar ve Hukuk bürolarıyla dirsek temasında çalışıyorsa bizimde yapmamız gereken bu. İnanın bana gittiğimiz ülkelerde konsolosluk ve Ticaret ateşeliklerimiz bizlere her konuda yardımcı olmak için çırpınıyorlar ve en çok şikayet ettikleri konu bize baştan gelip bilgi almak yerine başları derde girince geliyorlar diyorlar.
Bir ülkede iş yapmanın en iyi yolu o ülkeden güvenilir ciddi ortaklar bulmaktır. Onlar az sermayede koyabilirler bu o kadar önemli değil. Ama o ülkeyi bilen tanıyan birinin pazar için çok büyük artıları olacaktır. Bu koyacakları sermayeden daha değerlidir. Şunu unutmayınız her ülkede ticaret ateşeliğimize gittiğinizde o ülke esnafından çeşitli alanlarda işbirliği için ateşeliğimize müracat etmiş insanların bilgilerini bulacaksınızki bu bilgiler ve insanlar belli süzgeçlerden geçmiş ve görevlilerimizce size sunulmakta.
Sonuç olarak ben 2004 yılında Fransa Lyon da bu deneyimi yaşadım bir fransız la ortak bir şirket kurdum kendimde sürekli gidip geldim Türkiye den ben üretip mal gönderdim orada hem montaj hem satış yaptık. Parada kazandık tek sıkıntı avrupada herşey var ve rekabette ver biz bizdeki ucuz işgücü ve maliyet nedeniyle avantajımızı kullandık. Sonuçta Sektör orda bizden daha eski olduğu için talep çok olmadı ve 2007 de kapattık.
Siz dürüstseniz insanlarda dürüst bunu bilmek gerek. Sadece şunu söyleyeyim gerisini anlarsınız. Türkiye ile Fransa yaklaşık aynu nüfuslarda iki ülke benim sektörümde Fransa da 5 Ana üretici yaklaşık 150 tanede bayi var. Türkiyede ise 160 ana üretici ve yaklaşık 5.000 bayi. Snaırım Türkiyedeki rekabeti anlatmaya bu yeter.
Benim yaptığım araştırmalarda benim türkiyede üretip yaklaşık 100 euroya satmak için göbeğimin çatladığı ve alıcınında 6 aylık çekle bile alırken burun kıvırdığı bir ürün bu ülkelerde yaklaşık 180-200 euro ya satılıyor ve parasıda peşin yani ne çek var ne senet. Üstelik oradaki üretim maliyetleri bizden daha ucuz varın gerisini siz düşünün artık.
Birde yaklaşım sorunu var. Ben Türkiyede bir güçlü firmadan iş görüşmesi için randevu almak için aylarımı harcadım ve alamadığımda oldu. Ama sadece araştırma amaçlı gittiğin ülkelerde çat kapı gittiğim güçlü firmalar 10 dakika bekletip ciddiyetle dinleyip benden dosya isteyebiliyorlar. Buda bakış açısıdır. İlk olmak noktasına gelince... Winsa örneğini açayım.
WİNSA artık sabancının değil sadece adı winsa 2002 yılında EGEPENİ satın alan Belçikalı DECEUNİNCK firması 2006 yılında dWinsayı satın aldı oda artık belçikalı.
Bugüne Kadar Avrupanın tamamını, balkanların yarısını, afrikanın bir bölümünü dolaştım GUİNEA Conakry ye GHANA Accra ya mal Avrupaya vs mal sattım. Kriz geldi 2008 sonunda kapattım. Bu kararıda ondan sonra aldım. Çünkü her şey iyiyken bunca rekabetin içinde bile iş yapıp para kazanabiliyorsunuz çark bir şekilde dönüyor. Ama kriz döneminde talep azalınca arzın bir anlamı kalmıyor. Vahşi kapitalizmin giyotinini ancak o zaman hissediyorsunuz, asıl o zaman anlıyorsunuz rekabetin ne olduğunu.
Sonuç olarak Ben Türkiyede iş yok demiyorum pazar yokta demiyorum var tabi sadece her alanda rekabet çok diyorum. o nedenle bu rekabetin içinde ezilmektense ve satmak için teknikler geliştirme cambazlığıyla uğraşmaktansa başka bir ülkede arzın az talebin çok olduğu sanayisi gelişmemiş ithalata dayalı tedarikcilik yapan senin müşteri aradığın değil müşterinin seni bulduğu ülkelerden birinde iş yapmanın daha mantıklı olduğunu düşünüyor ve araştırmalarımı bu yönde yapıyorum. Yakın zamanda da bunu hayata geçireceğim. Yetersem kendim yetemezsem bir veya birkaç ortak bularak. Sadece fikirlerimi paylaşmak istedim belki birilerine faydalı olur diye... Herkesin düşüncesinede saygı duyuyorum...
Saygılarımla
Mehmet
monseur_x@hotmail.com