Arkadaşlar,
"Aşağıda mevcut ekonomik durumla ilgili bir kaç bir şeyler yazdım,bu günkü duruma tepki vermeden devam edersek yarın
bu günden daha kötü olacak gibi gözüküyor.Sizlerden ricam konuyla ilgili fikirlerinizi de yazın ve herkese gönderin.Ortaya bir
çözüm manifestosu çıkartalım ve sivil insiyatif oluşturalım."
Ülkemizde yaşanan ekonomik krize çözüm üretebiliyormuyuz?
Ülkemizde yaşanan ekonomik krizin küçük bir orandaki kısmı yurt dışından gelen dinamiklerden,yine küçük bir
kısmı yurt içinden gelen ekonomik dinamiklerden çıkmıştır.Peki büyük etken nedir?Dışarıdan ve içeriden küçük kıvılcımlar
halinde gelen küçük ateşleri söndüremeyen,önemsemeyen ve bu konuda ev halkına ve mahalledeki komşularına güven
vermeyip yangının çok ciddi bir biçimde bütün evi sarmasını sağlayan aile reisidir.Aile reisinde kasıtım tabiki bu günkü hükümettir.
Basiretli bir yönetim gösterilmemiş ekonomik kriz hafife alınmış ve bugün gelinen noktada 3.650.000 bilinen işsizlik ve 7.000.000
civarında toplam işsizlik mevcuttur.Çalışan nüfüsa oranına göre % 20 civarıdır ki bu inanılmaz bir rakamdır.
Ekonomik daralmanın bir çok etkeni vardır, ancak yine en büyük etkenlerinden birisi çok uluslu yabancı firmaların hızlı tüketim sektöründe
en büyük arz ve talep oyuncusu (Uluslararası hipermarketler ) olması ve istedikleri gibi at oynatmalarıdır.Üretici firmalarla alış veriş yaparken
çok ciddi bir şekilde zorluklar çıkarmakta ,tüketiciye yansıtmadıkları giriş bedelleri ve raf teşir bedelleri talep etmekdirler.Düşük maliyetlerle
kendi markalarıyla ürünler ürettirmekte, sanayiciye karlılık ve yaşama şansı bırakmamaktadırlar.Sonuç olarak kazandıkları karları kendi
sermayedarlarına yani yurt dışına göndermekte ve bu şekilde piyasaları sömürmektedirler.
Mevcut önlemler istenilen etkiyi göstermemiştir.Belirli gruplara ( alışverişini ertelemiş üst gelir grubuna) yaramıştır.
Peki önlemlerin kalitesi süregelenler şeklinde ve ulusal zincirler bu şeklide piyasaları sömürmeye devam ederse neler olur?
***Mevcut ekonomiye güven probleminden dolayı herkes mevcut kaynaklarının üzerine kapanmış ve mümkün olduğu kadar piyasadan
paralarını çekmiştir.Bu durumun etkisi artarak devam edecektir.
***% 3.6 küçülme hedefine göre ,mevcut işsizlere her ay 40.000 civarında bir işsiz ordusu eklenecektir.Bu hesaba göre yılsonunda
4.000.000 civarında bir işsiz ordumuz olacaktır.
***Bu güne kadar işsizler tazminatları ile veya bir şekilde aldıkları işsizlik paralarıyla idare etmişlerdir.Bu günlerden sonra bu paralar tükenmektedir.
Ciddi bir tüketim daralması ve kredi geri dönüşlerinde problem olacaktır.
***Esnaf ulusal hipermarketler karşısında tükenmek üzeredir.Hatta tükenmiştir.Bankalardan çek alamamaktan ,kredi kartlarının limitinin dolmasından
dolayı ticaret yapamaz hale gelmiştir.Doğal süreçte gizli işsizler ordularına ekleneceklerdir..
***Emekliler kredi kartı borçlarından dolayı evini geçindirememekte ve kirasını ödeyememektedir.Evlerini kiraya verenler ve kredisini geri bekleyen bankalar problem yaşayacaktır.
***İşsiz kalan kişilerin eskinden 6 ay olan sağlık sigortasından faydalanma hakkı ,3 ay düşürülmüştür ve şu anda işsiz kalan insanlar ciddi bir şekilde sağlık hizmetlerinde faydalanmama tehdidi altındadır.
Düşünün işsizsiniz.Kredi borçlarınızı ödeyemiyor , evinizi geçindiremiyor ve kiranızı ödeyemiyorsunuz, ayrıca hastalanmanız durumunda sağlık hizmetinden faydalanamıyorsunuz.Bu durum aynen Sn:Uğur Dündarın dediği gibi "gelinde öldürün bari" sözüyle aynen örtüşmektedir.
ÇÖZÜM
Peki çözüm varmı ...Tabiki var.......
****Mevcut işsizliği azaltabilmek ve yeni işsizlerin arzını önlemek adına haftalık 45 saat olan çalışma saatini 40 saatlare veya daha alta indirmek.
Bu şekilde yeni iş imkanları yaratılabilir.
****Emek yoğun sektörlere yapılacak yatırımlardan alınan vergiler düşürülebilir ve çalışan maliyetleri düşürülebilir..(Callcenter,programcılık şirketleri,tekstil,inşaat sektörü v.b)
****Devlet tüketimi arttımak adına ve emeklilere yardım etmek adına bir sefere mahsus olmak üzere ,sadece mahalle esnafında yapılacak tüketimde kullanilabilecek
alışveriş çekleri dağıtılabilir.
****Esnafın ,ulusal zincirler karşısındaki rekabet gücünü artırmak adına esnaftan yapılacak alış verişlere ek destek verilebilir.
****Özel çıkartılabilecek bir kanunla önümüzdeki 2 sene için erken emeklilik oluşturalabilir.
****Emekli olupta 50 -55 yaşın üstünde çalışanlar için ek maliyet vergileri getirilebilir.
****Mevcut çalışanlar la yapılan ek mesailer kaldırıp.Yeni işçi alımını özendirebilecek kanunlar çıkartılılabilir.
****Keyfi işci çıkartımını önlemek maksadıyla ,toplu işçi çıkartmalarında kabul edilebilir kıstaslar konulmalı ve ciddi incelemeler sonucunda toplu işci
çıkartılması özel izinlere bağlanmalıdır. (öyle olduğunu biliyorum ancak ciddi incelemeler yapılmıyor)
***Ben yaptım oldularla değil ,tüm ekonomik dinamiklerin bir araya gelerek başa başa verdiği ve krizden en az hasarla çıkabilmenin yöntemlerinin bulunabileceği
workshop toplantıları yapılabilir.Bu toplantılarda yukarıdakine benzer veya daha radikal önlemler ve fikirler konuşulabilir.
Bizler birbirimizi anlar ve yaşanan sıkıntıları kendimiz yaşıyormuşçasına derinden hissedersek,çok hızlı bir şekilde çözümler üretebiliriz.
Saygılarımla,
"Aşağıda mevcut ekonomik durumla ilgili bir kaç bir şeyler yazdım,bu günkü duruma tepki vermeden devam edersek yarın
bu günden daha kötü olacak gibi gözüküyor.Sizlerden ricam konuyla ilgili fikirlerinizi de yazın ve herkese gönderin.Ortaya bir
çözüm manifestosu çıkartalım ve sivil insiyatif oluşturalım."
Ülkemizde yaşanan ekonomik krize çözüm üretebiliyormuyuz?
Ülkemizde yaşanan ekonomik krizin küçük bir orandaki kısmı yurt dışından gelen dinamiklerden,yine küçük bir
kısmı yurt içinden gelen ekonomik dinamiklerden çıkmıştır.Peki büyük etken nedir?Dışarıdan ve içeriden küçük kıvılcımlar
halinde gelen küçük ateşleri söndüremeyen,önemsemeyen ve bu konuda ev halkına ve mahalledeki komşularına güven
vermeyip yangının çok ciddi bir biçimde bütün evi sarmasını sağlayan aile reisidir.Aile reisinde kasıtım tabiki bu günkü hükümettir.
Basiretli bir yönetim gösterilmemiş ekonomik kriz hafife alınmış ve bugün gelinen noktada 3.650.000 bilinen işsizlik ve 7.000.000
civarında toplam işsizlik mevcuttur.Çalışan nüfüsa oranına göre % 20 civarıdır ki bu inanılmaz bir rakamdır.
Ekonomik daralmanın bir çok etkeni vardır, ancak yine en büyük etkenlerinden birisi çok uluslu yabancı firmaların hızlı tüketim sektöründe
en büyük arz ve talep oyuncusu (Uluslararası hipermarketler ) olması ve istedikleri gibi at oynatmalarıdır.Üretici firmalarla alış veriş yaparken
çok ciddi bir şekilde zorluklar çıkarmakta ,tüketiciye yansıtmadıkları giriş bedelleri ve raf teşir bedelleri talep etmekdirler.Düşük maliyetlerle
kendi markalarıyla ürünler ürettirmekte, sanayiciye karlılık ve yaşama şansı bırakmamaktadırlar.Sonuç olarak kazandıkları karları kendi
sermayedarlarına yani yurt dışına göndermekte ve bu şekilde piyasaları sömürmektedirler.
Mevcut önlemler istenilen etkiyi göstermemiştir.Belirli gruplara ( alışverişini ertelemiş üst gelir grubuna) yaramıştır.
Peki önlemlerin kalitesi süregelenler şeklinde ve ulusal zincirler bu şeklide piyasaları sömürmeye devam ederse neler olur?
***Mevcut ekonomiye güven probleminden dolayı herkes mevcut kaynaklarının üzerine kapanmış ve mümkün olduğu kadar piyasadan
paralarını çekmiştir.Bu durumun etkisi artarak devam edecektir.
***% 3.6 küçülme hedefine göre ,mevcut işsizlere her ay 40.000 civarında bir işsiz ordusu eklenecektir.Bu hesaba göre yılsonunda
4.000.000 civarında bir işsiz ordumuz olacaktır.
***Bu güne kadar işsizler tazminatları ile veya bir şekilde aldıkları işsizlik paralarıyla idare etmişlerdir.Bu günlerden sonra bu paralar tükenmektedir.
Ciddi bir tüketim daralması ve kredi geri dönüşlerinde problem olacaktır.
***Esnaf ulusal hipermarketler karşısında tükenmek üzeredir.Hatta tükenmiştir.Bankalardan çek alamamaktan ,kredi kartlarının limitinin dolmasından
dolayı ticaret yapamaz hale gelmiştir.Doğal süreçte gizli işsizler ordularına ekleneceklerdir..
***Emekliler kredi kartı borçlarından dolayı evini geçindirememekte ve kirasını ödeyememektedir.Evlerini kiraya verenler ve kredisini geri bekleyen bankalar problem yaşayacaktır.
***İşsiz kalan kişilerin eskinden 6 ay olan sağlık sigortasından faydalanma hakkı ,3 ay düşürülmüştür ve şu anda işsiz kalan insanlar ciddi bir şekilde sağlık hizmetlerinde faydalanmama tehdidi altındadır.
Düşünün işsizsiniz.Kredi borçlarınızı ödeyemiyor , evinizi geçindiremiyor ve kiranızı ödeyemiyorsunuz, ayrıca hastalanmanız durumunda sağlık hizmetinden faydalanamıyorsunuz.Bu durum aynen Sn:Uğur Dündarın dediği gibi "gelinde öldürün bari" sözüyle aynen örtüşmektedir.
ÇÖZÜM
Peki çözüm varmı ...Tabiki var.......
****Mevcut işsizliği azaltabilmek ve yeni işsizlerin arzını önlemek adına haftalık 45 saat olan çalışma saatini 40 saatlare veya daha alta indirmek.
Bu şekilde yeni iş imkanları yaratılabilir.
****Emek yoğun sektörlere yapılacak yatırımlardan alınan vergiler düşürülebilir ve çalışan maliyetleri düşürülebilir..(Callcenter,programcılık şirketleri,tekstil,inşaat sektörü v.b)
****Devlet tüketimi arttımak adına ve emeklilere yardım etmek adına bir sefere mahsus olmak üzere ,sadece mahalle esnafında yapılacak tüketimde kullanilabilecek
alışveriş çekleri dağıtılabilir.
****Esnafın ,ulusal zincirler karşısındaki rekabet gücünü artırmak adına esnaftan yapılacak alış verişlere ek destek verilebilir.
****Özel çıkartılabilecek bir kanunla önümüzdeki 2 sene için erken emeklilik oluşturalabilir.
****Emekli olupta 50 -55 yaşın üstünde çalışanlar için ek maliyet vergileri getirilebilir.
****Mevcut çalışanlar la yapılan ek mesailer kaldırıp.Yeni işçi alımını özendirebilecek kanunlar çıkartılılabilir.
****Keyfi işci çıkartımını önlemek maksadıyla ,toplu işçi çıkartmalarında kabul edilebilir kıstaslar konulmalı ve ciddi incelemeler sonucunda toplu işci
çıkartılması özel izinlere bağlanmalıdır. (öyle olduğunu biliyorum ancak ciddi incelemeler yapılmıyor)
***Ben yaptım oldularla değil ,tüm ekonomik dinamiklerin bir araya gelerek başa başa verdiği ve krizden en az hasarla çıkabilmenin yöntemlerinin bulunabileceği
workshop toplantıları yapılabilir.Bu toplantılarda yukarıdakine benzer veya daha radikal önlemler ve fikirler konuşulabilir.
Bizler birbirimizi anlar ve yaşanan sıkıntıları kendimiz yaşıyormuşçasına derinden hissedersek,çok hızlı bir şekilde çözümler üretebiliriz.
Saygılarımla,