Demin Jim Blythe'ın Pazarlama İlkeleri'ni "tüketici" ve "müşteri" arasındaki farkları okurken kafama şu takıldı;
Neden bu ayrımı pazarlama tekniklerine daha etkin bir şekilde yansıtmıyoruz?
Müşteri malı alan kişidir, tüketici ise ismi üzerinde o malı tüketen kişidir. Müşteriler çoğu zaman tüketici olsalarda her müşteri aldığı malın tüketicisi olmak zorunda değildir. Mesela erkek arkadaşıma hediye almak için erkek kıyafetleri mağazısına girdiğimde gözüme çarpan herşeyin ne kadar erkeklere yönelik olduğudur. Oysa benim gibi o mağazalardan alışveriş yapan kadınlar da var. Ama kimse bu kişileri müşteri olarak görüp onlar için bir takım değişiklikler yapmıyorlar.
Sanırım marketallica bir yazısında erkeklerin kadın mağazalarında sıkılmaması için yapılabilecek bir şeylerden bahsetmişti. Ama bu tamamen erkeklerin can sıkıntısını geçirmek ve kadınların mağazada daha fazla vakit geçirmelerini sağlamakla ilgiliydi. Oysaki erkekler de kadınlara hitap eden mağazaların müşterileridir.
Belki de şirketler tüketici olmayan müşterilerinin azınlıkta olduklarını düşünerek onlar için bir takım pazarlama faaliyetlerinde bulunmanın maliyetli olacağını düşünüyorlardır. Ama belki de bu pazarlama faaliyetlerinde bulunmadıkları için bu kitle azınlıkta kalıyordur.
Kim bilir...
Neden bu ayrımı pazarlama tekniklerine daha etkin bir şekilde yansıtmıyoruz?
Müşteri malı alan kişidir, tüketici ise ismi üzerinde o malı tüketen kişidir. Müşteriler çoğu zaman tüketici olsalarda her müşteri aldığı malın tüketicisi olmak zorunda değildir. Mesela erkek arkadaşıma hediye almak için erkek kıyafetleri mağazısına girdiğimde gözüme çarpan herşeyin ne kadar erkeklere yönelik olduğudur. Oysa benim gibi o mağazalardan alışveriş yapan kadınlar da var. Ama kimse bu kişileri müşteri olarak görüp onlar için bir takım değişiklikler yapmıyorlar.
Sanırım marketallica bir yazısında erkeklerin kadın mağazalarında sıkılmaması için yapılabilecek bir şeylerden bahsetmişti. Ama bu tamamen erkeklerin can sıkıntısını geçirmek ve kadınların mağazada daha fazla vakit geçirmelerini sağlamakla ilgiliydi. Oysaki erkekler de kadınlara hitap eden mağazaların müşterileridir.
Belki de şirketler tüketici olmayan müşterilerinin azınlıkta olduklarını düşünerek onlar için bir takım pazarlama faaliyetlerinde bulunmanın maliyetli olacağını düşünüyorlardır. Ama belki de bu pazarlama faaliyetlerinde bulunmadıkları için bu kitle azınlıkta kalıyordur.
Kim bilir...
"Vermediğiniz şeyi alamazsınız, kendinizi vermeniz gerekir.
Devrimi satın alamazsınız.
Devrimi yapamazsınız.
Devrim olabilirsiniz ancak..."
Devrimi satın alamazsınız.
Devrimi yapamazsınız.
Devrim olabilirsiniz ancak..."