Neden ev turşusu?
Market rafları çeşit çeşit turşularla dolu. Üstelik, taptaze görünümlü sebzelerle dolu pırıl pırıl turşular bunlar. Peki neden ev turşusunun yerini tutmuyorlar? Neden hala ev turşusu görünce gözlerimiz parlıyor? Ee... Ev turşusu daha lezzetli de ondan.
1. Sanayi tipi turşuda sirke kullanılmaz ya da çok az kullanılır zira sirke maliyeti arttırır. Onun yerine asitlik sağlayıcı kimyasallar kullanılır. Bunlar asetik asit, sitrik asit ve salisilik asittir. Turşunun kalitesi bozuldukça salisilik asit miktarı artar zira bu maddelerin en ucuzu budur.
2. Sanayi tipi turşuda sarmısak çok azdır, zira gerek pek de ucuz sayılmayacak fiyatı, gerekse işlenme zorluğundan ötürü işçilik maliyetleri toplam maliyeti arttırır.
3. Bu turşuların suları şehir şebeke suyudur.
4. İçlerine lezzeti arttıran ilave herhangi bir ilave yeşillik-baharat konmaz.
5. Raf ömrünü arttırabilmek için kimyasallar eklenir.
Sanayi tipi turşular bütün diri ve çekici görünümlerine karşın, sebzelerin bu diriliği yüksek asiditeden kaynaklanır. Ev turşusu ise, görünüşte bu kadar güzel görünmese de, lezzette hepsinden üstündür zira doğal malzemeyle, doğal yöntemlerle hazırlanmıştır. Besin değeri de, tabii daha yüksektir.
İyi Bir Turşu Hazırlamanın Temel İlkeleri
Turşu hazırlamaya sıcakların geçtiği, havaların serinlediği günlerde başlayın. Turşu serin yerde olgunlaştığından, henüz sıcak olan erken güz aylarında hazırlanan turşular olgunlaşmadan bozulabilir. Eğer evinizde kavanozlarınızı alacak ayrı bir buzdolabı veya eni-konu serin bir kiler varsa tabii her mevsim turşu kurabilirsiniz. Bence ortam sıcaklığı 20 dereceyi geçmemeli. Yoksa turşunuz çiçeklenebilir (turşunun üzerinde ince beyaz bir zar oluşur).
Havalar serinlesin derken, çok da gecikmeyin ve ham domates, kornişon, acur, kelek benzeri zor bulunur sebzeler (Istanbul’u kastediyorum) için Ekim ayı ortasını geçirmeyin. Yoksa bu sebzeleri bulma şansınız pek kalmaz.