Bu forumda belki de sizi en iyi anlayan kişiyim sayın asilkanbarboros. Bilmeyene bu işler dışarıdan çok kolay geliyor. Yok Tübitak'a git, yok Kosgeb'e git, yok Enerji Bakanlığına git, yok büyük firmalara git, yok şuraya yok buraya...Her kafadan bir ses çıkar. Tübitak maalesef siyasi çekişmelerin yaşandığı bir kuruma dönüşmüş. Tübitak'a projesine destek için müracaat eden bu forumda kaç kişi var diye sorsam; bir kişi bile çıkacağını sanmıyorum. Sokaktaki saf kalpli vatandaş orada bilim üretildiğini sanıyor. Siyaset akademisinden farksız olduğunu bilmiyor. Zaten Tübitak'ın yıllardır bu ülkeye önemli bir buluş kazandıramaması Tübitak'ın siyaset bataklığına saplanmış olmasındandır.
Bakın, size 2012 ve 2013 de başımızdan geçen bir dizi zincirleme olayı anlatayım. Bazılarımız Türkiye'de bu işlerin nasıl yürüdüğünü(!) anlasın; anlasın ve millete akıl vermeyi bıraksın diye!..
Yaklaşık 15 yıl süren ( bunun 5 yılı prototiplerin deneme süreciydi ) ar-ge çalışmaları ile Türkiye'nin ilk entegresiyle birlikte Dünya'da olmayan bir kontrol ünitesi geliştirdik. Devletin yetkilendirmiş olduğu bir belgelendirme kuruluşunda sistemin testleri yapılarak CE belgesini aldık. Sistemin sanayi tesislerindeki fevkalade performansından sonra artık devlet kurumlarından birine müracaat etme zamanının geldiğine karar verdik. Amacımız bu sistemi milli ekonomimize kazandırmaktı. Tek gayemiz, sistemin kamu kurumlarında kullanımının önünün açılmasına yönelik alacağımız bir teşvik yazısıydı. Kamu kurumlarında bu sistem mutlaka kullanılmalıydı. Bu, herşeyden önce milli menfaatimiz için elzemdi. Ürün de zaten bunu fazlasıyla hak ediyordu. Ayrıca ürünle birlikte Türkiye entegre ihraç eden; ABD,Japonya,Kore'den sonra 4'üncü ülke olabilirdi. Tabi Rusya ve Çin'in de son yıllarda tümdevre çalışmalarına hız verdiklerini biliyoruz. Her neyse...Biz devletten bu desteği alacağımızdan adımız gibi emindik. Bunun için önce Tübitak'a gittik.Tübitak güç elektroniği laboratuvarındaki araştırmacılara yaklaşık 2 saat brifing verdik. Neticede Tübitak bize, "Siz bu projeyi tek başınıza yapmış ve bir mamul ortaya çıkarmışsınız. Bu ürüne CE belgesi de almışsınız. Projenin başından beri biz olsaydık size destek olurduk. Yönetmeliğimizde size destek olabileceğimiz bir teşvik maddesi bulunmuyor." dedi :-) Ben bu filmi daha önce başka sinemalarda defalarca izlemiştim. Filmin ismi: Bürokrasi nasıl icra edilir?
Baktık ki Tübitak ayrı telden çalıyor; en iyisi biz Enerji İşleri'ne gidelim, dedik. Zaten Enerji İşleri'nin Tübitak'a bizi sevk etmesi de daha mantıklıydı. 2013 yılının Şubat ayında Enerji İşleri Genel Müdürlüğünün ilgili daire başkanlığı ile görüştük. Orada da yine 2-2,5 saatlik bir brifing verdik memurlara. Biz bir araştıralım; buna benzer aynı işi yapabilen dünyada başka bir ürün/ürünler var mı, dediler. Hay hay! Tabi ki araştırın, dedik. Aradan 2 ay kadar geçtikten sonra resmi başvuruda bulunmamız istendi. 1734 numaralı dilekçe ile resmen kuruma başvuruda bulunduk. O gün çocuklar gibi şendik. İşler istediğimiz gibi gidiyordu. Aradan 2 aydan fazla bir süre daha geçti. Nedendir bilinmez, dilekçemize cevap alamamıştık. Telefon ederek dilekçenin akıbetini sorunca dünyamız yine başımıza yıkılacaktı. Telefondaki kişi daire başkanıydı. Aynen şunu söylüyordu: "Biz dilekçelere cevap verme makamı değiliz. Ürününüze de istediğiniz desteği veremeyiz. Filanca derneğe gidin. O dernek size istediğiniz desteği sağlayabilir..."
Bunların bir şaka olduğunu sandım ilkten. Ancak telefondaki kişinin şaka yapar bir hali yoktu. En son, "İyi de ...Bey, o zaman neden bizden dilekçe istediniz? Neden araştırmak için zaman istediniz? Neden 6 aydır bizi oyaladınız? " gibi başı "neden" ile başlayan 6'lı 7'li bastıra bastıra sorduğum sorulara cevap veremeyen memur sinirli bir ses tonuyla telefonu yüzüme kapatacaktı. Nedenini ise daha sonra anlayacaktım.
Olaydan sonra, şimdinin Bilim Sanayi Teknoloji bakanı F.Işık'a bir mail gönderdim. Ardından bir kaç gün sonra beni aradı. Yaşadığımız şeyleri bir bir anlattığım için hemen konuya geçti. Gönderdiğin mail ne anlama geliyor, diye sordu önce. Sınavda ortalığı karıştırmaya ve böylece belki arkadaşının kağıdına bakmaya çalışan öğrenciler sorar ya öğretmenine: "Hocam 3'üncü soruda ne isteniyor?" Aslında soruda ne istendiğini bilir; ama maksadı başkadır onun. Ben de F.Işık'a "Külyutmaz Hoca" gibi cevap verdim: Ne anladıysanız o anlama geliyor vekilim... Ardından ağzından şu sözler döküldü: "Ben, arkadaşlarla konuyu görüştüm. Ürününüze devlet destek olursa tekel olacağınızı söylediler. Sizin için yapabileceğim bir şey yok. Allah yolunuzu açık etsin!" Nasıl yani? Zaten bu ürün tekel vekilim. Bizim tekel olmamız kadar daha doğal ne olabilir? Böyle saçma bir sebep olabilir mi, demeye fırsat kalmadan o da telefonu kapattı.
Artık anladık ki devlet kurumlarındaki yabancı firmaların lobileri, içerideki adamlarıyla bu işleri kendi menfaatleri doğrultusunda yönetiyorlar. Haliyle milli çıkarlarımıza fayda sağlayacak; ancak onların çıkarlarını zedeleyecek ülkemizdeki önemli bilimsel çalışmaları baltalamaya, yok etmeye ya da görmezlikten gelerek buluş sahibini tek başına bırakarak onu yalnızlaştırmaya odaklanmışlar. Her yolu deniyorlar. Siyasi iradeyi de kendi menfaatleri doğrultusunda yönlendiriyorlar.
Bu yaşadıklarımızın devamı da var. Fakat burada bitirmek istiyorum. Ayrıntılı bir şekilde ülkemizdeki bilimsel çalışmaların neden ve nasıl engellendiğini anlatmaya çalıştım. Bu forumu ciddi bir forum olarak görüp bayi ilanı da verdim. Fakat, sözde elektrik tasarruf cihazları ile milleti dolandıranlar ve ayrıca piyasada bilgi kirliliğine de sebep olan bu kişiler ilanımın altına saçma sapan yorumlar yazınca komple kaldırdım. Şu da bir gerçek ki; bu millete de böyleleri gerekiyor. Gerçekten insanımızın önüne faydalı bir şey koyduğunda, armutun sapı; üzümün çöpü, der; kendisine fayda sağlayacak o ürünü almaz. Tasarruf tacirlerinin hiçbir işe yaramayan saçmalıklarına, çarşıda pazarda satılan prizlere, suyun içindeki yararlı mineralleri yok eden arıtma cihazlarına ise para saçmaya bayılan bir milletiz. Bizler de kazıklanmayı, dolandırılmayı hak ediyoruz ama.
Sana başarılar asilkanbarboros arkadaşım! Biz bulamadık ama sen inşallah aradığın desteği bulursun!
Bu ülkenin bilim ve teknolojide ilerlemesi için mücadele edenden Allah razı olsun!