Sosyal haklar ekonomik güçle orantılıdır ama bu tek başına yeterli değildir. Gelir dağılımınız bozuksa ne kadar üretirseniz üretin bu üretilenleri bir kaç kişi yiyorsa bir şey değişmez aynı noktaya gelirsiniz.
A.B.D'de bugün milyonlar insan sürünüyor ve en kötü koşullar altında yaşıyor, neden? Çünkü gelir dağılımı bozukluğu açısından A.B.D dünyanın en kötü ülkelerinden biri. Birinci sırada Meksika, İkinci Sırada Türkiye'nin yer aldığını söyleyelim.
Yani sonuçta ne kadar üretirsen üret ayarlar bozuksa bir şey değişmez.Sanırım Marks'ın çok kapsamlı bir şekilde ortaya koyduğu bu şeye saçmalık diyorsun ama bunun saçmalıkla filan alakası yoktur. Marks'ı ve onun yazdığı bir çok şeyi hiç okumadığın belli oluyor. Marksist biri değilim, onun yanılgılarını da kabul etmek gerek ama onun doğrularını da bilmek gerekir. Hiç okumadan konuşmak, ahkam kesmek bilgisizlik ve cahillikten başka bir şeyi göstermez. Ayrıca bugünkü dünya da sorun üretim sıkıntısı değildir. Çünkü bugün 21. yüzyılda üretim imkanları hiç bir yüzyılda olmadığı kadar artmıştır. Ama buna rağmen insanlar hala aç kalıyor, açlıktan ölüyor ve iş bulamıyor. Üretim imkanları hiç bir çağda görülmediği kadar artmışken milyonlarca insan aç kalıyor, işsizlik artıyor, zenginlerin cebi doluyor, bazı zenginler devletlerden çok kazanıyor ve bu konuda her geçen gün yeni rekorlar kırılıyor. Bunlar çelişkili değil mi? Bir yanda 80 milyar dolar gibi büyük bir servetle daha önce hiç bir dönemle kıyaslanamayacak ölçüde bir sürü zengin bir yanda açlıkla karşı karşıya kalan milyonlarca insan. Her gün karnımı nasıl doyuracağım diye düşünen, böbreğini, bedenini ve başka her şeyini satmak zorunda kalan milyarlarca insan. Üretim imkanları inanılmaz artıyor, makineler, ilerleyen bilim ve teknoloji sayesinde inanılmaz hızla ve çoklukla üretilebiliyor ve nüfusun yüzde birinden daha az kısmı tarımda vb çalışsa bu bile insanların doyması ve aç kalmaması için yeterli ama nedense aç kalan insanların sayısı artıyor.
Dünyanın en zengin doğal kaynaklarına Bor madenlerine sahipsiniz, en zengin insan kaynaklarına sahipsiniz, size üretmekten alıkoyan kim? Sizin kafanız, beyniniz, aklınız yok mu? İlle A.B.D'li bilmem nereli mi üretecek, düşünecek sizin her şeyinizi?
Kısaca lafı uzatmaya gerek yok. Tabii kapitalistlerin derdi başka, kapitalizmin derdi üretim filan değildir. Kapitalizmin derdi egemenliktir.
Bir evde yirmi kişi yaşadığını düşünün. Ve günlük ekmek ihtiyacınız yimi tane olsun. Ve elinizde otuz,kırk belki daha da fazla emek üretebilecek imkanlar bulunsun. Diyelim ki bu evde 30 ekmek üretildi. Bu 30 ekmeğin 25'ini 3 kişi el koysun. Ve kalanını yani 5 ekmeği de istediği gibi diğer 17 kişiye dağıtsın. Bunlardan bazılarına hiç vermesin, bazılarına da çok az versin.Bazıları ekmek almak için türlü yalakalıklar yapsın, yalvar yakar olsun çünkü onların başka çareleri kalmasın. Fakat tüm güçleri ve imkanları elinde bulunduran bu 3 kişi sürekli olarak onları azarlasın. Size az veriyorum çünkü az çalışıyorsunuz; çok çalışırsanız çok vereceğim, siz üretmiyorsunuz ki desin. Kendi uydurduğu bilim olan liberalizmi size zorla öğretsin, beyninizin her hücresine arz-talep diye yazsın. Kısa bir zaman içinde sizde her şeyin bundan kaynakladığını düşüneceksiniz. En temel doğruları bile göremeyecek hale geleceksiniz. Biraz düşünseniz arz,talep diye bir çok şeyin yönlendirildiği ve size yutturulduğunu anlarsınız. Bu üç kişi kendisini eleştiren kişileri ise şiddetle cezalandırabilsin gerektiğinde onları evden atsın ve onların ölümüne yol açsın.Yani sorunun özü üretim filan değildir egemenlik ve egemenliğini kaybeden uluslar için tek başına çalışmak, arz-talep filan bir şeyi değiştirmez. Bunlar işin hikaye ve masal kısmıdır. Çünkü sadece sahibi için çalışan bal yapan arı durumunda olursunuz. Ne arz-talebinden söz ediyorsun sen, beynini bile kullanmaktan aciz insana neyin arzı ve talebinden söz edilebilir. Onların beyin hücrelerini bile ele geçirmişsin, her şeyi istediğin gibi güdümlü olarak yönlendiriyorsun, her yerde tekeller, Soroslar bilmem neler var sen hala arz talep masallarından söz ediyorsun. Bunun adı arz talep değildir bunun adı güdümlü yaşamak ve kendini kandırmaktır. İşte yaşadığımız dünya budur arkadaşlar.
Her türlü mandacılığa karşıyım. Egemenlik milletindir. Egemenlik, A.B'ye, orduya ve IMF'ye devredilemez. Demokrasi mandacılığa karşı olmaktır.