"İş Arıyorsun Önce Sen kendini Bil" deniliyor. Peki birde soruyu tersinden soralım, eleman arayanlar kendilerini ne kadar biliyor acaba? Özellikle ayaklar baş haline gelirse ne olacak?
Diyelim ki bir proje ürettiniz, olağanüstü bir proje. Bir şirkete başvuruyorsunuz ama adamlar sizi azarlıyor, üste çıkıyor; halbuki bulduğunuz şey gerçekten olağanüstü bir şey ama kimse sizi dinlemiyor. Her yerde hemen kapı dışarı ediliyorsunuz: iş veren size zaman harcayamam diyor, veya hangi okuldan mezun olduğunuz sorup size hemen kapıyı gösteriyor, derdinizi anlatmak istiyorsunuz ama sizi dinlemek bile istemiyor, çünkü zamanları yok, onlara göre sizin gibi milyonlarca insan var ve onlarda böyle şeylerle zaman kaybedemezler. Neyse yıllarca dolaştıktan sonra sizi dinleyecek bir patron çıkıyor, çok zengin biri, milyonlarca dolar servete sahip. Sizi dinliyor ve diyor ki: "bak evladım böyle boş işlerle uğraşma, git aklına başına topla ve kendine gel ve bu zırva işleri bırak o zaman seni kamyon şöförü olarak şirketime alabilirim ama böyle işlerle uğraşmayacaksın.Irak'a A.B.D ordusu için mal ***üreceksin." Siz de çaresizlikten, açlıktan bu işe razı oluyorsunuz, ürettiğiniz projeyi yırtıp atıyorsunuz ve kamyon şöförü olarak A.B.D için çalışıyorsunuz. Size bunları tavsiye eden patron ise aynı akşam bir dansöz oynatıp, olmayacak işler için yüzlerce milyarı bir çırpıda harcayabiliyor. Sanırım bu tür projelerden epey anlıyor. Ne diyelim kardeşin para senin, istersen ye, istersen başka bir şeyler ya, istersen sabahtan akşama kadar dansöz oynat.İstersen A.B.D ordusu için mal taşı, para senin değil mi? İşte aldığınız tek tavsiye bu.
Ne yazık ki Türkiye'de patronların bir çoğu bu işlere böyle bakar. Çoğu yaratıcılıktan, eğitimden filan zerre kadar anlamaz, anlasa bile başka biçimde anlar.
Her türlü mandacılığa karşıyım. Egemenlik milletindir. Egemenlik, A.B'ye, orduya ve IMF'ye devredilemez. Demokrasi mandacılığa karşı olmaktır.