Ana içeriğe geç
YORUM YAZ

Tartışmaya katıl

Mesajınızı açık ve okunabilir biçimde yazın.

Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Kullanıcı adı:
Şifre:
Mesaj ikonu:
İÇERİKMesajınızDüşüncenizi açık, okunabilir ve konuya katkı sağlayacak biçimde yazın.

Önizle ile kontrol edin. Ctrl/Cmd+B · I · U0 kelime0 karakter
Gönderi seçenekleriİmza, bildirim ve moderasyon
 

Hazır olduğunuzda kaydedinÖnizleme değişiklikleri kaydetmez.
  

Konu bağlamını inceleOrijinal yazı ve son yorumlar

Orijinal yazı

26/12/2011 : 18:43:59
Arkadaşlar şöyle bir sorum olacak, hukuki bilgi noktasında fikir verebilirseniz çok sevinirim.

Kişi bir şirkette çalışıyor ve çalışırken aynı iş kolunda başka bir şirkete ortak oluyor. Ortak olduğu şirkette şirket müdürü veya yetkili değil. Sadece ortak oluyor.

Bu şahıs çalıştığı yerde işini aksatmıyor, çalıştığı şirkete en ufak herhangi bir zarar vermiyor, müşterilerine kesinlikle hiçbir teklif ***ürmüyor, gizli bilgilerini hiçbir şekilde ifşa etmiyor vb. Yani halihazırda çalışmakta olduğu şirkete en ufak bir zarar vermiyor. En azından işverenin ispat edebileceği bu yönde oluşmuş herhangi bir zarar yok.

İşveren, çalışanın aynı iş kolunda başka bir şirkete ortak olduğunu duyduğu anda çalışanın iş aktini 25-II’den tazminatsız fesih ediyor.

Burada, çalışanın aynı işkolunda başka bir şirkete ortak olması tazminatsız fesih için yeterli koşul mu? Yoksa işverenin iş aktini tazminatsız fesih edebilmesi için işverene rekabet açısından somut zarar vermiş olması mı gerekir?

Bu arada işveren ile çalışan arasında şeklen yeterli özel bir rekabet önleyici sözleşme yok.

Ne dersiniz, bu kişi tazminatını alabilir mi?

Son 1 yorum (en yenisi önce)

28/12/2011 : 17:50:29
Çalışanın "aynı iş kolunda" başka bir şirkete ortak olması, işverene bu hakkı sağlamaktadır. Çok sıradışı özel bir durumun çalışanca net ve kesin ispatı olmadıkca hakimler hem yasaya hem de temayüllere bakarak rahatca aleyte karar verebilirler. Kaldı ki net bir gerekçe kesin bir şekilde ispat edilse bile hakimin kararına kalmış bir durum yakalanabilir ancak. Hakim de leyte bir karar vermek zorunda değildir. Burada işi kilitleyen unsur "aynı iş kolu".

Bu ortaklığın çalışılan kuruma veya ortak olunan kuruma hiç bir zararı olmadığı işten çıkarılanın iddiasıdır sadece. Yasalar bunu ispat etmekle mükellef değildir. Yasaların tek bildiği bir çalışan aynı iş kolunda başka bir şirkete ortak olmasının bir kötü niyeti kolaylıkla ortaya çıkarabileceğidir. Ortada bir kötü niyet gerçekleşmemişse bile yasalar bunu umursamaz. Mesela cebinizde kokain var ama ne içiyor ne de satıyorsunuz ancak kokain yasak bir madde. Öyleyse cebinizde bulunmaması gerek. Eylem araştırılmaksızın müeyyideye maruz kalınır. Kanınızın tertemiz çıkması hiç bir müptela ile uzak yakın hiç bir ilişkinizin kurulamaması hatta yeşilay cemiyetine uzun yıllardır üye bulunup ciddi faaliyetlerde bulunmuş olmanız hakimin kafasındaki soru işaretlerini bir türlü gideremeyecektir. Zaten cebinden bu çıkana şu ceza verilir diye sağlam bir yasa dayanağı varken hakim yoruma girmeye gerek duymayacaktır.

Yapılabilecek en uygun iş işverenden ricada bulunup istifa etmek olabilir zira ahlak ve iyiniyet hallerine uymayan durumlar maddesi ile işten çıkarılmak çalışanın karşısına başka bir işe gireceğinde tekrar çıkabilir. Hem işten çıkarılmış hem de sicile çizik yemiş olunuyor.

Ancak tabi ki bu sorunun kesin cevabını hukuk konusunda eğitim almış birinin vermesi daha uygun olur.