Ana içeriğe geç
YORUM YAZ

Tartışmaya katıl

Mesajınızı açık ve okunabilir biçimde yazın.

Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Kullanıcı adı:
Şifre:
Mesaj ikonu:
İÇERİKMesajınızDüşüncenizi açık, okunabilir ve konuya katkı sağlayacak biçimde yazın.

Önizle ile kontrol edin. Ctrl/Cmd+B · I · U0 kelime0 karakter
Gönderi seçenekleriİmza, bildirim ve moderasyon
 

Hazır olduğunuzda kaydedinÖnizleme değişiklikleri kaydetmez.
  

Konu bağlamını inceleOrijinal yazı ve son yorumlar

Orijinal yazı

03/09/2012 : 21:23:46
Gordugum kadariyla Afrika pazari Turk mutesebbislerini epey heyecanlandiriyor. Fakat cesitli sebeplerden (yabanci dil bilmeme, zamansizlik, adamsizlik, yeterli nakit saglayamama, bolgeyle ilgili onyargilar vs...) insanlar buraya gelemiyorlar ve bu pazardan mahrum kaliyorlar. Gunumuzde rekabetin hat safhaya ulastigi ve karliliklarin azaldigi Turkiye'de kuruluslar "malimi nasil tanitir ve pazarlarim" derdine dusmusken, hatta bunun icin araba sileceklerine brosurler koymaya kadar giderlerken, yurtdisinda, hem de direk olarak hedef musterinize, urunlerinizin tanitimi ve pazarlamasi yapilsin istemez miydiniz?

Nairobi'de (Kenya) Turk sirketlerine, tanitim ve pazarlamayla alakali danismanlik hizmeti verecek bir ofis acmaya niyetim var. Eger yeterli talep olusur ve proje gerceklesirse, Nairobi merkezli olacak bu yapilanma, buraya kus ucumu mesafede olan ve Dogu Afrika ticaretinin bel kemigini olusturan bolgeleri de (Dar'es Selam-TANZANYA, Kampala-UGANDA, Kigali-RUANDA, Juba-SUDAN, yakin zamanda bunlara Somali'de eklenecek) otomatik olarak kapsayacak. Buyukelciliklerimizle ve ticari ateseliklerle yaptigim gorusmeler sonucunda, olusacak potansiyel taleplerin bu kurulusa yonlendirilebilecegi konusunda iyimser cevaplar aldim. Boyle bir kurulusun firmanizi temsil etmesi, katalog ve fiyat listelerinizin, kalite belgelerinizin, varsa isinizle alakali spesifik dokumanarinizin pazarda aktif olarak dagitilmasini, yine bu pazarlardaki potansiyel musterilerin kontak bilgilerinin size ulastirilmasini, sizin adiniza olasi musteriler ile fiziksel gorusmeler yapabilecek temsilcilerinizin olmasini istemez misiniz? Bu tip hizmetlerin yani sira, sadece fuarlari bekleyerek zaman kaybetmektense, 7 gun 24 saat firmanizin isminin pazarda olmasini istemez misiniz?

Maliyeti olusturan asagidaki unsurlar karsilandigi takdirde, soz konusu ulkeye bir eleman gonderilerek de yapilabilir bunlar. Boyle bir elemanin firmaya maliyeti kabataslak asagidaki gibi olacaktir:

1. Maas: 1000 USD diyelim (bu paraya kimse Afrika’ya gelmez ama mutevazi olmaya gayret ediyorum)
2. Ulasim (ucak bileti): Gidis donus 500 USD diyelim,
3. Konaklama ve yeme icme: Ayda 500 USD kira olsun. Iki aylik da deposit verdik 1000 USD. Yeme icmeye de 500 USD diyelim,
4. Iyi kotu bir araba: 5000 USD desek
5. Yakit: Aylik 300 USD
6. Calisma izni: Senelik 1200 USD
7. Telefon faturasi: 100 USD
8. SSK: 250 USD

Baslangic asamasinda 10.350 USD harcadik bile. Takip eden aylarda bu rakam 2.650 USD olarak devam edecek. Yukaridaki hesaba gore, 1000 USD maas verdiginiz bir elemanin maliyetinin yillik ortalamasi 3.300 USD’a tekabul ediyor. Buradaki en buyuk problem ise, bu paralari, eleman ulkeye, pazara, hatta o ulkenin para birimine alisana kadar ki surecte (1 ay ila 3 ay) gereksiz yere odemeniz. Sahsi kanaatim ilk 6 ay siparis de beklemeyin.

Bu bedelin dortte biri gibi bir ucret karsiliginda firmanizi pazarda temsil edecek bir kurulusun olmasi isinize gelmez mi? Buna ister danismanlik deyin, ister tanitim ve pazarlama hizmeti. Temelde maksat ayni. Pazarda olacaksiniz ve zaman icersinde, potansiyel musterilerinizle birebir kontaklariniz olusacak.

Baslangic asamasinda gorusmeleri ve musteri ziyaretlerini bizzat kendim yapmayi planliyorum ama talep arttikca, lokal calisanlar temin edilerek, daha verimli hizmet verilebilir Turk mutesebbislerine. Hatta calisanlar, sektor bazinda yetistirilip, daha aktif olmasi saglanabilir. Neticede alici ile ayni dili konusan, ayni kulturun insanlari olacaklar ve sizin malinizi satacaklar.

Boyle bir olusumu desteklemek size ne kadar rasyonel geliyor? Bu konudaki fikirlerinizi paylasirsaniz cok memnun olurum.

Saglicakla kalin...

Son 24 yorum (en yenisi önce)

21/06/2013 : 12:56:28
Arkadaşlar,

Balkanlarda , Ortadoğu ülkeleri, Rusya, Türki Cumhuriyetler, Uzak doğu, Afrika ülkelerinde ellerinde specifik projeleri olup da ortak arayan arkadaşlar ile tanışmak istiyorum. Taahhüt, üretim, ithalat/ihracat tarzı işler. Bütçem 100,000$ kadar, partner'ımın da para koymasını her zaman tercih ederim ve benim de ordan mezun olmam nedeni ile iş hayatında ODTU mezunları ile cok daha rahat anlaşmaktayım.
Özelden mesajlarınızı bekliyorum.
Onur
15/12/2012 : 16:23:12
selamlar,ben mobilya üretii konusunda,özellikle koltuk takımı ve çekyat üzerine yardımcı olabilirim
15/12/2012 : 03:52:24
Tanzanya'da uretilmis bir malin tum dunyaya tarif yada kota olmadan satilabilecegini okumustum bir ara .

Bilgisi olan arkadaslar var mi ?
24/09/2012 : 17:57:12
Sinekten korkan sinek gibi olsun. : )

Bu hastalıkların hepsinden korunma yolları var. Olmadan önce.

Olupta epeyce bir süre kulak üstü yatıldığında tehlikeliler tabi.

Türkiyenin birinci sınıf bir otelinde sırf marul yediği için ölen Amerikalı 8 profesör var. Bir zamanlar oldu bu olay. Biz yediğimizde hasta bile olmazken onlar yiyince öldüler. Tek akıl etmedikleri vücutlarının hiç tanımadığı basit bir mikroba tedbir almaktı. Memleket değiştirip bu tip vakalara maruz kalma ihtimali olan insanların olması gereken bir iki aşı var. Gerisini vücut zamanla halleder.
23/09/2012 : 18:50:57

merhaba ,
Türk Ticaret Müşteşarlığı Tanzanya raporundan alıntı:

'' Ülkede sıtma ve RVF salgını riski yıl boyunca yüksektir. Sivrisinek ısırmalarından korunmak ve özellikle iyi pişmemiş et ve süt ürünlerini ve şüphe edilen gıdaları tüketmekten kaçınmak önem arz etmektedir. Parklarda uyku hastalığına yakalanma riskine karşı çöl sineği ısırmasına karşı dikkatli olunmalıdır. Ülkede HIV/Aids çok yaygındır. Ayrıca kolera salgınlarına karşı temiz su içilmesi tavsiye edilmektedir.
Tanzanya’da hem anakara hem de Zanzibar’da ve özellikle umuma açık yerlerde, turizm bölgelerinde ve otellerde güvenlik sorunu yaşama riski vardır. Sokak suçları ülkede yaygındır.''

Resmen insan gümbürtüye gidebilir.Bir sinek ısırması ile. Ama klasik bir tabir. Risk çoksa kazanç da çoktur.

İşiniz zor.Allah kolaylık versin.

sevgiler

23/09/2012 : 16:52:39
selamlar
tanzanya da her türlü makinanın ve istihdam sağlayıcı malzemenin ülkeye girişi gümrüksüz.
22/09/2012 : 22:41:35
Sayın all_joker,

Biz Türklere göre, senenin 12 ayı yaz buralarda. Yağmurlar Haziran ve Temmuzda çok oluyor. Buranın insanına soracak olursanız, daha yeni kıştan çıktık. Oysa en düşük sıcaklık 18 derecelere kadar inmişti :) Şimdilerde hava sıcaklıkları 25-30 derecelerde. Geceleri serin oluyor gene de. Senenin hangi zamanı gelirseniz gelin, en kötü bizim oraların ilkbaharı gibi olur. Ayrıca tam da safari sezonu bu aylar. Belgesellerde izlediğimiz büyük göçün yaşandığı dönem. Gelmişken bir de safariye çıkarsınız.

Aşı konusuna gelince, eğer Uganda, Ruanda, Kongo gibi Afrika'nın iç bölgelerine gitmeyecekseniz o kadar abartıldığı gibi değil. Aşı olmanıza bile gerek yok. Ama siz gene de tedbir olsun diye Yellow Fever (Sarı Humma) olun. İki üç gün baş ağrınız olur. Sonrasında 10 sene kafanız rahat eder.

Vize kısmına gelince, Afrika ülkelerinin birçoğu "koy pasaportu cebine, gel" durumunda. Ülkeye girerken, havaalanında, kiminde 50, kiminde 60 dolar vererek alıyorsunuz vizeyi. Kenya için konuşursak, kapıda 50 dolar veriyorsunuz, 3 aylık vize veriyorlar.

Yeri gelmişken, size, doğru olup olmadığına emin olmadığım bir görüşümden bahsetmek istiyorum. Umarım Afrika tecrübesi olan arkadaşlar yorum yaparlar da, ben de görüşümün doğru olup olmadığını anlarım. Doğu Afrika'da hangi ülkeye giderseniz gidin, belli başlı 2-3 tane büyük marketler zinciri var ve bunlar her yerdeler. Bunların merkezlerinin iletişim bilgilerini yazının sonunda vereceğim. Bizdeki gibi bakkalcılık mantığı yok buralarda. Ancak varoşlarda "kiosk" dedikleri, toplasanız 1-2 metrekare büyüklüğünde, küçük büfeleri var. Onlarda da ekmek ve muzdan başka bişey bulamazsınız. Yani milletin alışveriş yaptığı yerler marketler. Satacağınız ürün gıda, temizlik malzemeleri gibi, marketler yoluyla satılabilecek ürünlerse, bir şekilde bu marketlere mahkum kalıyorsunuz. Hal böyleyken rekabetin vardığı noktayı tahmin edebilirsiniz. Bu durumda malın satılabilmesi için 3 unsur çok önemli hale geliyor.

1.) İyi kaliteyi ucuza sağlamak,
2.) Ürün tedarikinin sağlıklı olması (elimde mal yok deme şansınız kalmıyor)
3.) 3-4 ay gibi vadeleri finanse edebilmek (siz buna 5-6 ay deyin, çünkü Türkiye'den gelen ürün, 30 ila 45 günde geliyor)

Bunların dışında, marketlerin satın almalarıyla iyi ilişkiler içinde olmak gibi alt unsurlar da var ama ben bu konuyu önemsemiyorum. Zira bizim milletimizin bu konuda bir çok milletten daha çok artısı var. Biz insanlarla çok kolay iletişim kurabilen, dil bile bilmesek, bir şekilde kendimizi ifade edebilen ve derdimizi anlatabilen bir toplumuz.

Konumuza dönecek olursak, dedik ya herşey satılabilir diye buralarda. Marketler dışında, depo tutarak, mağaza ya da alışveriş merkezlerinde yerler kiralanarak satılabilecek ürünlerle daha çabuk yol katedilebilir kanaatindeyim. Bu mobilya olabilir, tekstil ürünleri olabilir, ne bileyim inşaat malzemeleri olabilir. Demem o ki, marketlere mahkum kalmadan, kendine has satış kanalları olan ürünler daha çabuk dönüşler sağlayabilir. Ondan sonra marketlere de verebilirsiniz ürününüzü, ama onlara mahkum kalmadan yolunuza da devam edersiniz. Bir makarnada bunu yapamazsınız ama inşaat malzemesi satıyorsanız, tutarsınız deponuzu, ordan yaparsınız satışınızı. Belli bir döngüyü yakaladıktan sonra, dükkanınızı da tutar, yolunuza devam edersiniz.

Aslında beni en çok heyecanlandıran, üretimin burada yapılması. Bu hem zaman, hem üretim (hammade, sektörüne göre değişebilir ama isçilik korkunç ucuz) hem de stok maliyetlerini ciddi seviyelerde aşağı çekecektir. Tabi bunu her sektör yapamaz. Ama bizim milletimizin, mobilyacılık gibi elinin yakıştığı işler buralarda çok da güzel icra edilebilir. Plastik enjeksiyon makineleri olup da, Türkiye’de iş yapamıyorum diyen varsa bir dakika düşünmesin, getirsin makinelerini buraya. Bilgi olsun diye söyleyeyim, ikinci el makineye gümrük vergisi uygulanmıyor Kenya’da. Tanzanya da öyledir diye tahmin ediyorum, Sayın ümit kummaç bilgisini verebilir orada ki gümrük durumunun.

Neyse, lafı fazla uzattım. Son olarak Kenya mı değil mi sorunuza cevap vereyim. Aslına bakarsanız, aslolan Afrika’da bir noktayı merkez baz alarak, bütün çevre ülkeleri düşünmek lazım. Konunun en can alıcı noktası da burası zaten. Kendi aralarında imzaladıkları COMESA ve ECA denilen anlaşmalar sayesinde, bu ülkelerden birinde ürettiğiniz bir malı diğer ülkeye, sanki ülke içersinde bir ilden diğerine gönderebiliyormuşsunuz gibi, vergisiz gönderebiliyorsunuz. Bu durumda hangisi olduğu hiç önemli değil. İnsanlar Kenya’yı seçiyor. Bunun temel sebepleri arasında, Kenya’nın, ekonomik boyut, nüfus ve ticari hayattaki canlılık anlamında diğerlerinin abisi olması, bankacılık ve gümrük gibi mevzuatların diğerleriyle kıyaslandığında daha güçlü ve oturmuş olması, dışardan gelen malların Mombasa Limanından kıtaya giriş yapıyor olmasından dolayi lojistik üstünlügü sayılabilir.

Yazı biraz makale tadında olmuş, yazdıklarımı kontrol ederken farkettim. Umarım yardımcı olabilmişimdir.

Sağlıcakla kalın…


Kenya’daki Market Zincirleri

Nakumatt Holdings Ltd.
Along Mombasa Road
Behind The Panari Sky Centre
P.O Box 78355 - 00507 Nairobi
Tel: +254 20 359 99 91-4
+254 733 632 130
+254 722 204 931
Email: nakumatt@nakumatt.net
www.nakumatt.net

Uchumi Supermarkets Ltd.
Yarrow Rd, Off Nanyuki Rd (Industrial Area)
P.O Box 73167 - 00200 Nairobi
Tel: +254 20 204 12 67, 206 27 69, 802 00 80
+254 722 205 442
+254 733 410 028
www.uchumi.com

Tusky’s Supermarket
Landhies Road, Nairobi City, Kenya
Nairobi City, Kenya
Tel: +254 20 821 490
22/09/2012 : 20:14:36

E daha napsın Erdinç kardeşimiz.

Kıskanç değil,

Biz düşdük buralara ne işiniz var arkadaşım demeyecek kadar mert.

Hadi hiçbirimiz cesarete sahip değiliz gitmek için, e o halde yapalım bir sözleşme kendi aramızda, gidelim yerine, araştıralım, ne getiririz ne satarız tesbit edelim, Çok değil 20-30.000 usd lerle başlayalım.Kuralım Afrika Şirketimizi. Erdinç kardeşimden de know-how u alalım..bizim dilimizle naparık nederik işleri nasıl ederik kısmını öğrenelim.

Daha artık projeye, devlete gerek yok.gidilmeli, görülmeli, geri gelinip, devlete öyle başvurulmalı.Biz sipariş aldık. Mal satacaz.İhracatçı olucaz demeli.
Heves ve heyecanımızı önce kendimize sonra devlete ispatlamalıyız .Sonuçta oralar ticarete müsait demekki.geç de kalınmış bi durum yok.Acaba numunelerlemi gitmeli?

Aklıma gelen çeşit şu:

1: bisküvi fabrikası ile ön çalışma , ve ziyaret , numune toplanması.
2: makarna anlaşması
3: çekyat koltuk kataloğu
4: yatak kataloğu

bunlar cepde olmalı.

ben varım diyenlerden fikir ve yorumlar bekliyorum

erdinç bey. bir de diğer şartlar var: subropikal yağmur mevsimi ne zaman? sokaklarda hergün gezebilmeliyiz. evde oturamayız.araştırma yapmalıyız.
aşılar olunmalı.aşılar sanırım 4-5 çeşit bu yüzden 1 aya yayılmalı.vize durumu nedir.ne kadar kalabiliryoruz.bunalrı öğrenmeliyiz.

hedef ülke konusu: kenya en gelişmiş olanı. köşeler tutulmuştur diğerlerine göre.hedef ülkemiz daha bakir olmalı.bu konuda ne diyosun?

kendine güvenen özelden nesaj atsın.ayaklansın.gazamız mübarek olsun:)


herkese selamlar:)

22/09/2012 : 18:50:03
Alıntı Yapılan Metin:
Yazıyı gönderen - all_joker
sevgili THY,

Mantıklı , Makul bir arkadaşsın .kesinlikle.orada olmakla, internet başında olmanın farkı, dillerdeki ticaretin birtürlü başlamama sebebi zaten.tembellik, kısa yoldan zengin olmak değil mesele.mesele tamamen sermaye kısıtlılığı. örnek: gitti oraya maceracı-müteşebbis birisi. cebinde var 30.000 usd para.son barut diyelim. şimdi türkiye de 30.000 usd ye hele hele bir de aile bakıyorsan birşeyler yapabilmek,rekabet edebilmek , ticaret yapmak imkansız gibi.ama girdiğin riske karşılık 1-2 sene sabırla iyi para kazanabileceğin ticaret ancak , bakir pazarlarda olur. yani mal satacağın toplum tüketime müsaittir. yenilik varsa kafanda buna müsaittir.
örnek: 20 ton paketli gıda . navlun gümrükler vs. sanırım 25.000-30.000 usdye oraya malolur.pazarda kendi arabamla pazarlarım yine de türkiye den fazla kazanırım..böyle bir durum varmı?varsa değer. çünkü sonuçda tüccarsın.sonuçda orda malı olan bir ithalatçısın. zamanla kapılar açılacaktır.birileri ile tanışacaksındır.bu arada al-sat sermayen güçlenmiş olacaktır.
Demek istediğim: bu ülkeler buna müsait mi?. hala bakir mi?. piyasa da hala küçük -büyük oyuncuya ihtiyaç veya pazarlama sahası var mı? yeniliğe açık mı? bize bu tip bilgiler gerek .mümkünse paylaşım bekliyorum lütfen.

sevgiler, saygılar


Sayın all_joker,

Aslında siz yol haritasını çizmişsiniz ve gördüğüm kadarıyla buralardaki ticaretin işleyişini de iyi anlamışsınız. Benim size söyleyebileceğim tek şey, "buraya ne getirseniz ya da ne üretirseniz buralarda (ki benim tavsiyem budur) satarsınız" olacaktır. Her ürünün her segmenti için alıcı bulursunuz, endişelenmeyin.

Geçenlerde, gene bir internet sitesinde bir soru sorulmuştu bana. Sizin sorduklarınızla örtüştüğü ve kafanızda ki şüphelerin kalkmasına yardımcı olacağına inandığım için aynen kopyalıyorum buraya...

SORU:
Merhabalar Erdinç Bey,
Bilgi paylaşımı için çok teşekkür ederiz. Bilgilerimize istinaden sizden farklı şeyler de öğrendik. Anlattığınız şeyler her şirketin gerçekten yapmak istediği ancak KOBİ düzeyindeki şirketlerin maliyetten dolayı yapamadığı şeylerden oluşuyor. Ancak büyük şirketler, dediklerinizi daha kolay yapabiliyor. Bu nedenle de pazarın kaymağını önce onlar topluyor. Acaba KOBİ düzeyindeki şirketler ne tarz yöntemlerle fuar, müşteri ziyateri vs pazarda yer edinebilir?

CEVAP:
Selamlar ........... Hanım,
Bizler, hatta bütün dünya, Afrika'yı bize televizyonlardan anlatılıdığı şekliyle, üç şeyden ibaret biliyoruz; hastalıklar, savaş ve açlık... Ama bu önyargıları aşıp da buralara gelenler, bambaşka bir tablo ile karşılaşıyorlar. Mübalaa etmeyeceğim, bizim ülkemizin 40-50 yıl önceki hali. Yerine göre İngilizlerin, Fransızların etkisiyle bizlerden 50 yıl ilerde oldukları noktalar da var ama söz konusu üretim ise, işte o noktada çok gerilerde ve dışarıya bağımlılar. Çinliler ve Hintliler bunu bizlerden çok önce farketmiş ve buralara akın akın gelmişler. Sadece Kenya'da 400.000 Hintli, 100.000 kadar da Çinli var. Önceki yazımda da bahsettiğim üzere, onlara avantaj sağlayan tek unsur, burada olmaları. Onun ötesinde, Türk malları ve Afrikalıların Türkiye'ye duydukları sempati açık ara önde. Hintlinin ve Çinlinin kalitesiz mallarından bıkmışlar artık. Afrikalı yöneticiler "bizi Çinli'nin eline bırakmayın" diye feryat ediyorlar. İnsanların satın alma güçlerinin artmasına paralel, "üç kuruş pahalı olsun ama kaliteli olsun" diyebiliyor artık Afrikalı.

Afrika'da malını satan ya da imalat yapan Türklerin %90'ı KOBİ düzeyindeki firmalar. Küçüğünden büyüğüne tekstilciler başta olmak üzere, bebek bezinden tutun da, ofis mobilyası satışı yapanına kadar, inşaat malzemesi (tuğla, briket…) imalatı yapanından, bina yapan mimarına ve müteahhitine, hatta zamanında bizim memleketimizde kapatılan casino sektörüne kadar Türk müteşebbislerinin oluşturduğu geniş bir yelpazeden bahsediyorum. Mesela, Uganda'nın ulusal piyango lisansı Türklerde. Bu insanlar Afrika'da olmasalardı nereden bileceklerdi böyle bir lisansın açıkta olduğunu. Bunun yanında, hemen hemen hiçbir Afrika ülkesinin araç muayenesi sistemi yok daha. Afrika'da olmak bu kadar önemli işte...

Bu insanların çok mu paraları vardı da Afrika'ya gelebildiler? Ya da bir tahtaları filan mı eksikti acaba? Yoksa Çılgın Türkler dedikleri bunlar mıydı? Hiçbiri değil efendim. Tam aksine bir çoğu çıkmaza girmişti ekonomik anlamda. Rekabet şartlarına bağlı olarak iş hacminin çok daraldığı, karlılıkların inanılmaz azaldığı bir ortamdaydılar ve çıkış arıyorlardı. Afrika bu noktada çok doğru bir karardı ve bunu değerlendirdi bu kesim. Tabi durumu iyi olup da, iş hacmine ivme katmak isteyenler de var bunların içinde. Sektörüne bağlı olarak, kimisi sürümünü artırdı, kimisi karlılığını. Hatta kimisi, ikisini birden...

KOBİ’ler şikayet ediyorlar, büyük şirketler bizden bir adım öndeler, varlıkları müsait ve önce davranıp pazarın kaymağını topluyorlar diye. Madem büyük şirketler, güçleri doğrultusunda bir adım KOBİ'lerden öndeler, KOBİ’lere, derslerine iyi çalışmadıklarını söyler, ülkemizdeki destekleri iyi incelemelerini tavsiye ederim. Bugün, yurtdışında açacağınız bir şube için; kira, demirbaş, tanıtım, reklam, pazarlama gibi masraflara DTM destekleri var. Fuarlara katıldıysanız KOSGEB desteklerini zaten biliyorsunuzdur. İGEME'nin Türk markalarını yurtdışına tanıtmak anlamındaki destekleri, TURQUALITY programı vs... Bunlar Türkiye'den edinilebilecek desteklerin bir kısmı. Bir de projenizi gerçekleştireceğiniz ülkelerdeki yabancı yatırımcılara sağlanan teşvikler var ki, bazı Afrika ülkelerinde, kimi sektörler için inanılmaz boyutlarda. Örneğin tarımla uğraşıyorsanız, Tanzanya'da yıllığı 1.500 USD gibi komik bir paraya, 30.000 dönüm araziyi 99 yıllığına kiralayabiliyorsunuz.

Şimdi küçük büyük bütün Türk müteşebbislerine, şapkalarını önlerine koymayı ve Afrika ile ilgili önyargılardan sıyrılıp daha ciddi düşünmeye davet ediyorum. Devlet uçak biletine kadar ödüyorken, kıralım kabuğumuzu, ispatlayalım kendimize ve tüm dünyaya "su akar, Türk bakar" sözünün doğru olmadığını... Emin olun, eğer bu pazardan bugün istifade edilmezse, üç-beş sene sonra, "keşke" ile başlayan cümleler kuracağız...

Sağlıcakla kalın...

22/09/2012 : 14:24:12
Aleykumselam Ümit bey,

İlgi alakanıza teşekkür ederim, Fiyat olarak buradan farkı yok çalışmalarıma devam ediyorum.
Görüşmek dileği ile Allah'a emanet olun.
22/09/2012 : 14:22:31
sevgili THY,

Mantıklı , Makul bir arkadaşsın .kesinlikle.orada olmakla, internet başında olmanın farkı, dillerdeki ticaretin birtürlü başlamama sebebi zaten.tembellik, kısa yoldan zengin olmak değil mesele.mesele tamamen sermaye kısıtlılığı. örnek: gitti oraya maceracı-müteşebbis birisi. cebinde var 30.000 usd para.son barut diyelim. şimdi türkiye de 30.000 usd ye hele hele bir de aile bakıyorsan birşeyler yapabilmek,rekabet edebilmek , ticaret yapmak imkansız gibi.ama girdiğin riske karşılık 1-2 sene sabırla iyi para kazanabileceğin ticaret ancak , bakir pazarlarda olur. yani mal satacağın toplum tüketime müsaittir. yenilik varsa kafanda buna müsaittir.
örnek: 20 ton paketli gıda . navlun gümrükler vs. sanırım 25.000-30.000 usdye oraya malolur.pazarda kendi arabamla pazarlarım yine de türkiye den fazla kazanırım..böyle bir durum varmı?varsa değer. çünkü sonuçda tüccarsın.sonuçda orda malı olan bir ithalatçısın. zamanla kapılar açılacaktır.birileri ile tanışacaksındır.bu arada al-sat sermayen güçlenmiş olacaktır.
Demek istediğim: bu ülkeler buna müsait mi?. hala bakir mi?. piyasa da hala küçük -büyük oyuncuya ihtiyaç veya pazarlama sahası var mı? yeniliğe açık mı? bize bu tip bilgiler gerek .mümkünse paylaşım bekliyorum lütfen.

sevgiler, saygılar
22/09/2012 : 14:04:29
selamun aleykum
tanzanyada ve zanzibarda donmuş tavuk olabilecek bir iş,buraya brezilyadan ve amerikadan donmuş tavuk geliyor.bizdeki gibi but ,göğüs gibide satılıyor ,koliden parça olarakta satılıyor.koliden parça olarak satılanın perakende fiyatı 5 tl civarında ekstra bilgiye ihtiyacınız olursa yardımcı olabilirim.
ALLAHa emanet olun.
22/09/2012 : 13:40:07
Erdinç bey merhaba,

Son bir yıldır dikkatimi çeken bir bölgeden bilgiler aktarıyorsunuz, bende bu kıtada çalışmayı düşünüyorum, Donmuş Tavuk ve ülkemizde yetişen sebze ve meyve ürünleri ihracaatı yapabilirim. Oranın ihtiyaçları içinde çalışma yapıp uygun olan başka ürünleride tedarik edebilme imkanım mevcut. İşe başlamadan öncede oraya gelip makul bir süre yerinde incelemeyi düşünüyorum.

Selam ve saygılar
22/09/2012 : 13:04:26
Iste ben de bundan bahsediyorum sayin srd. Cinliler, Afrika'da yaptiklari insaatlara, hapishanelerindeki mahkumlarini gonderdigini biliyor muydunuz? Demem o ki, fiziklsel olarak pazarda bulunmak adina adamlar butun imkanlarindan faydalaniyorlar. Oysa biz ne yapiyoruz? Hala internetten musteri bulmaya calisiyoruz. Yukarida ayrintilariyla bahsettigim yontemden istifade etmemek icin maksimum direnc gosteriyoruz, acaba uckagit mi var isin icinde diye. Hadi diyelim ki var ve bu proje milleti kandirmak icin olusturuldu. Odenecek tutari denize at be arkadas. De ki, her ay, bir aksam ailemle bogazda balik yemek icin harcadim bu parayi...

Peki bu yontem musteri ve siparis olusturursa?

Saglicakla kalin...
22/09/2012 : 12:48:15
Merhaba,
bizim insanimiz risk almayi sevmiyor. turkiyede bulundugumda bircok ureticiyle gorustum. kesinlikle risk almak istemiyorlar. bir yandan kendilerine hak veriyorum. sonucta gorustugum kisilerin cogu kobi diye nitelendirilen kucuk isletmeler ve bu firmalarin alabilecekleri riskte boyutlari olcusunde oluyor. herkesin kafasinda sizlerin de soyledigi gibi afrika var. gercekten de su anda en buyuk pazar afrika..ancak afrikaya mal satabilmeniz icin afrikada olmaniz gerekir. katalog veya internet uzerinde mal satman buralar icin pek gecerli degil.
22/09/2012 : 12:07:09
aleykum selam
benim bulunduğum bölge yani doğu afrika 12 ay 28-30 derecelerde olan bir bölge bu yüzden kışlık ürün pek mümkün değil.tekstil üzerine çok fazla çeşitle çalışılabilinir.ancak yazlık olması kaydıyla.
ALLAHa emanet olun.
22/09/2012 : 10:05:14
s.aleykum bu belirttiğiniz yerlerde eşofman gider mi mevsim ler nasıl kış oluyor mu ben ürünlerimi satabileceksem bana uyar

1983 yılından bu yana İstanbul Zeytinburnunda İki İplik melaşlı yüksek kalitede şardonlu Bay-Bayan - Çocuk Eşofman Tek - Takım imalat
ve Toptan Satış üzerine , Türkiyenin her bölgesi her yöresi başta olmak üzere yurtdışında Rusya, Azerbaycan, Polonya ,Gürcistan, Irak , Libya,Cezayir, Katar'a ihracatımız mevcut


Yeni Sezon rekabetçi fiyatlarımız ilginizi çektiği takdirde aşağıdaki gibi bilgilerinize sunulmuştur

Büyük Boy Eşofman altı : 4.40 TL ( BAY-BAYAN )
Büyük Boy Eşofman Takımı : 8.80 TL ( BAY , BAYAN)

Garson Boy Eşofman Altı : 3.75 TL ( KIZ VE ERKEK ÇOCUĞU )
Garson Boy Eşofman Takımı : 7.50 TL ( KIZ VE ERKEK ÇOCUĞU )

Çocuk Boy Eşofman Altı : 2.80 TL ( KIZ VE ERKEK ÇOCUĞU )
Çocuk Boy Eşofman Takımı : 5.60 TL ( KIZ VE ERKEK ÇOCUĞU )

Baskı ve Nakış çeşitlerimiz mevcuttur.


Renklerimiz ; Gri,Füme,Antrasit,İndigo , Siyah, Lacivert



5 Telsiz Mh. Şehit Er Faruk Sevim Sk.
(105 Sk.) No:33 Zeytinburnu / İSTANBUL
GSM : 0544 692 60 40
TEL & FAKS : (0212) 416 68 34
WEB : www.bayarcollection.com
E-MAİL : bayarcollection@hotmail.com

19/09/2012 : 08:31:55
selamun aleykum
sevgili arkadaşım
düşüncelerini okudum.benim düşüncelerimle örtüştüğünü gördüm.ben de zanzibarda yaşıyorum.düzgün bir proje ile bu bahsettiniz konular çok kolayca hayat bulabilecek konular.
benimde üzerinde durduğum farklı çalışmalar var.eğer ilgilenirseniz görüşebiliriz.+255 777 775 880
13/09/2012 : 17:16:35
Sayin HALUKY bey, prim ile calismanin ya da calistirmanin, komisyonculuktan bir farki kalmiyor. Siparis olursa para kazanacak bu kurulus. Dogru mu anladim sizi acaba diye dusunuyorum. Sanirim kastettiginiz bu. Komisyonculuk yapan bir insan ya da kurulustan sadakat bekleyemezsiniz. Karliligini artirmak icin bircok alternatifle gorusecek, iclerinden kendi adina maksimum faydayi saglayacagi isletme ile is yapacaktir. Bu da Turkiye'deki saticinin karliligindan ciddi tavizler vermesi demek oluyor ki, buyuk resme baktiginizda, gene Turk milletinin en cok yaptigi hataya yol acacaktir. Demem o ki, satici, rekabet ortaminda, fiyat kirarak rakiplerinin onune gecmeye calisacaktir.

Eger prim sistemi ile calisilirsa, bu kurulusun masraflari nasil karsilanacak, calisan nasil motive edilecek? Yukarida da belirttigim gibi, elinde hazir siparisi olan bir kisi zaten bunu istedigi kisiye pas edecektir. Buradaki en can alici nokta, X isimli isletmenin, internette bulacagim diye ugrastigi musterinin, hatta pazardaki butun potansiyel musterilerin kontak bilgilerine direk ulasmasidir. Bunun yanisira pazarda isminin telaffuz edilmesi, aktif pazarlamacisinin olmasi ve bu pazarlamaci tarafindan temsil edilmesi, rakiplerinden bir adim onde olmasini saglayacaktir.

Bunun yaninda, ulkeyle alakali pazar ve fiyat arastirmalari, gumruk, hukuk ve bankacilik mevzuatlari gibi raporlari da otomatik olarak edinmesi gibi avantajlari olacaktir. Bu gibi detaylari dusundugumuzde, koca pazar ayagina hazir gelecek satici firmanin ve oturdugu yerden soz konusu pazarla is yapma imkanina sahip olacaktir.

Daha ilgincini anlatayim size. Internette musteriyi bulmak da yetmiyor. Emaillerle ve telefonlarla kurulan diylaoglarin %80'i, ortada yuzyuze bir temas olmadigindan, guven faktoru her zaman onunuzde kocaman bir engel olarak duruyor ve ne yazik ki, kendi kendine bitiyor sonuca ulasilamadan. Boyle bir kurulusla calisildiginda, potansiyel musterinizin pazardaki konumu ve guvenilirligi ile alakali gerekli arastirmalar yapilacak ve dolandirilma riskiniz sifira inecektir. Zira potansiyel musterinizle ilgili size verilen bilgiler %100 somut ve gercek bilgiler olacaktir. En azindan sizin icin gidip potansiyel aliciyi yerinde goren bir cift gozunuz olacak bu kurulus.

Bu kurulusun saglayacagi avantajlar saymakla bitmeyecek gibi gorunuyor. Bunu gereksiz bir maliyet kalemi olarak degil de, bir pazarlama gideri olarak gorebilen firmalarin, siparis uretme surecinde zamandan cok ciddi tasarruf edeceklerine inaniyorum.

Saglicakla kalin...
13/09/2012 : 16:08:23
Prim ile çalışmak veya çalıştırmak daha ilginç olmaz mı?
dolayısıyla bu işe şüpheyle yaklaşan müteşebbis! iş adamlarımızın da ilk ağızda ceplerinden toplu para çıkmamış olur.
13/09/2012 : 15:22:02
Haklisiniz sayin asyadan kardesim, elin Cinlisi, Hintlisi hamuduyla gotursun, bizimkiler aramaya devam etsinler :) Yapacak birsey yok...
13/09/2012 : 15:04:28
..Cok guzel de.....Bizim insanlarimiz HAZIR VE EMEK VERMEDEN KAZANMANIN yollarini genelde ararlar....
13/09/2012 : 14:36:24
Patronlar buralara pek ugramiyorlar galiba :)