Bir İş Kuruyorum... Hayat akıp giderken, "Birgün yapacağım!" diyerek geçiyor. Birgünlerin bir nihayeti olmalı. Doğru zamanı beklemek başka karara cesaret etmek başka. Ben cesurum... Bir iş kuruyorum...
Nasıl bir iş olmalı ? Nerede olmalı ? Üretmeli mi? Alıp satmalı mı? Sektör ? Sermaye ? Müşteri kitlesi ? Rekabet ? Tecrübe ?
Herkes bazı şeylere odaklanıyor !
- Yeni yapılmaya başlanan işler ve yapılmayan işlerin peşinde koşanlar.
- İyi iş yapan birilerinin benzerlerini yapmaya çalışanlar.
- Bulunduğu çevrenin imkanlarını kullanmak için bulunduğu yere odaklananlar.
- Bayilik-Franchising ile bir adım önde başlamak istyenler.
- Boğaz bu durmaz mutlaka yeme içme sektörü olsun diyenler.
- Burda bu işi yapan yok, bir iki yer var onlarda yapamıyor diyerek rekabet kolaylığını düşünenler.
- Sermayem bu kadar ufaktan başlıyorum diyenler.
- Bu işi biliyorum, bunu yaparım diyenler.
Sonuçta herkes birçok şeyi birarada düşünüp bir karar veriyor.
Aslında önemli olan sonuç da, sonuç da göreceli. Kimine göre evini geçindirmek ayakta kalabilmek başarı, kimine göre belli miktarlarda para kazanmak, kimine göre istihdamla orantılı, kimine göre işletmenin mali büyüklüğü...
Yapacağım işte başarılı olmak için başarı ölçütlerimi de düşünüyorum.
Sermaye: Hepimizin diğer tüm bileşenleri irdelerken danıştığımız onay aldığımız, izin vermediği durumda hemen geri çekildiğimiz bir otorite. Evet bu kadar önemli. Ama doğruluk payı da yok değil. Ben sermayeyi dert etmiyorum. Çünkü akılcı ve inandığım bir iş yapacağım. Şu muhakkaki sermayem ne kadar fazla olursa o kadar çok iş, o kadar çok serbestlik ve güç olur. Ama ben saydığım hiçbir faktöre odaklanmdığım için sermaye boyutunda bir zorunlulukda hissetmiyorum. Sonuçta inanırsam ve çabalarsam bunun mümkün olduğunu biliyorum.
Bazı arkadaşlar sermayesine göre iş arıyor. Bu çok zor iş. Yani içinde yapmak istediği bir iş ve bunun heyecanı, geleceği ile ilgili hayalleri yokken çok zor. Sadece matematiksel olarak 3 koyarsın 5 alırsına kanaat getirince bir işe girişmek de sanal bir başarı getirir herhalde.
Bir çok arkadaş da bol fikirler var ama sermaye yetersizliği dolayısıyla sadece fikirlerini öne sürüyor veya yeterli sermayesi olursa gerçekleştirebileceği işlerden bahsediyor. Şöyle bir düşününce bunlarında çoğunun gerçekçi olmadığı hissediliyor. Zaten gerçekten fikrine inanan ve kendine güvenen sermayesi yetmeyen arkadaşlar bu işi mutlaka en kısa zaman gerçekleştirir.
Ben yapacağım işe de inanıyor kendime de güveniyorum.
Yetersizlikler içinde yettiği ölçüde birşeyler yapılabilir ve yapılan şeyler sadece ayakta kalmayı sağlayabilirse işin en büyük başarısı zaten gerçekleşmiş olur. Önemli olan da ayakta kalmayı başarabilecek ölçütleri iyi değerlendirerek işe başlamak. Ayakta kalmayı başardıktan sonra ufak adımlar atabilmek daha kolay olacak. Adımlar atabildikten sonra yürümek ve sonrasında koşmak daha kolay olacak.
Hiç bir zaman işe koşarak başlamayı düşünmedim. Kısa zaman çok karlar edilecek işler, dönemsel işler de düşünmedim. Uzun vadede sağlam adımlar atan güçlenerek büyüyen bir iş olmalı.
Bir iş kuruyorum... Neden mi?
- Herşeyden önce bunu çok istiyorum.
- Ne istediğimi iyi biliyorum.
- Kendime güveniyorum.
- Kararlıyım.
- Çalışkanım.
- Azimliyim.
- Disiplinliyim.
- Gelişmelere açığım.
- Araştırmacıyım.
- Planlıyım.
- Kontrolcüyüm.
- Hedef-Sonuç takipçisiyim.
- ve sonuç olarak da büyük hedeflerim var.
Herkese İyi Çalışmalar...
buyukhedef...
Nasıl bir iş olmalı ? Nerede olmalı ? Üretmeli mi? Alıp satmalı mı? Sektör ? Sermaye ? Müşteri kitlesi ? Rekabet ? Tecrübe ?
Herkes bazı şeylere odaklanıyor !
- Yeni yapılmaya başlanan işler ve yapılmayan işlerin peşinde koşanlar.
- İyi iş yapan birilerinin benzerlerini yapmaya çalışanlar.
- Bulunduğu çevrenin imkanlarını kullanmak için bulunduğu yere odaklananlar.
- Bayilik-Franchising ile bir adım önde başlamak istyenler.
- Boğaz bu durmaz mutlaka yeme içme sektörü olsun diyenler.
- Burda bu işi yapan yok, bir iki yer var onlarda yapamıyor diyerek rekabet kolaylığını düşünenler.
- Sermayem bu kadar ufaktan başlıyorum diyenler.
- Bu işi biliyorum, bunu yaparım diyenler.
Sonuçta herkes birçok şeyi birarada düşünüp bir karar veriyor.
Aslında önemli olan sonuç da, sonuç da göreceli. Kimine göre evini geçindirmek ayakta kalabilmek başarı, kimine göre belli miktarlarda para kazanmak, kimine göre istihdamla orantılı, kimine göre işletmenin mali büyüklüğü...
Yapacağım işte başarılı olmak için başarı ölçütlerimi de düşünüyorum.
Sermaye: Hepimizin diğer tüm bileşenleri irdelerken danıştığımız onay aldığımız, izin vermediği durumda hemen geri çekildiğimiz bir otorite. Evet bu kadar önemli. Ama doğruluk payı da yok değil. Ben sermayeyi dert etmiyorum. Çünkü akılcı ve inandığım bir iş yapacağım. Şu muhakkaki sermayem ne kadar fazla olursa o kadar çok iş, o kadar çok serbestlik ve güç olur. Ama ben saydığım hiçbir faktöre odaklanmdığım için sermaye boyutunda bir zorunlulukda hissetmiyorum. Sonuçta inanırsam ve çabalarsam bunun mümkün olduğunu biliyorum.
Bazı arkadaşlar sermayesine göre iş arıyor. Bu çok zor iş. Yani içinde yapmak istediği bir iş ve bunun heyecanı, geleceği ile ilgili hayalleri yokken çok zor. Sadece matematiksel olarak 3 koyarsın 5 alırsına kanaat getirince bir işe girişmek de sanal bir başarı getirir herhalde.
Bir çok arkadaş da bol fikirler var ama sermaye yetersizliği dolayısıyla sadece fikirlerini öne sürüyor veya yeterli sermayesi olursa gerçekleştirebileceği işlerden bahsediyor. Şöyle bir düşününce bunlarında çoğunun gerçekçi olmadığı hissediliyor. Zaten gerçekten fikrine inanan ve kendine güvenen sermayesi yetmeyen arkadaşlar bu işi mutlaka en kısa zaman gerçekleştirir.
Ben yapacağım işe de inanıyor kendime de güveniyorum.
Yetersizlikler içinde yettiği ölçüde birşeyler yapılabilir ve yapılan şeyler sadece ayakta kalmayı sağlayabilirse işin en büyük başarısı zaten gerçekleşmiş olur. Önemli olan da ayakta kalmayı başarabilecek ölçütleri iyi değerlendirerek işe başlamak. Ayakta kalmayı başardıktan sonra ufak adımlar atabilmek daha kolay olacak. Adımlar atabildikten sonra yürümek ve sonrasında koşmak daha kolay olacak.
Hiç bir zaman işe koşarak başlamayı düşünmedim. Kısa zaman çok karlar edilecek işler, dönemsel işler de düşünmedim. Uzun vadede sağlam adımlar atan güçlenerek büyüyen bir iş olmalı.
Bir iş kuruyorum... Neden mi?
- Herşeyden önce bunu çok istiyorum.
- Ne istediğimi iyi biliyorum.
- Kendime güveniyorum.
- Kararlıyım.
- Çalışkanım.
- Azimliyim.
- Disiplinliyim.
- Gelişmelere açığım.
- Araştırmacıyım.
- Planlıyım.
- Kontrolcüyüm.
- Hedef-Sonuç takipçisiyim.
- ve sonuç olarak da büyük hedeflerim var.
Herkese İyi Çalışmalar...
buyukhedef...