02/02/2012 : 12:07:32
Konuyu gönderen arkadaşa saygısızlık gibi bir niyetim olmadan: 21 yaşında biri nasıl olur da "Satınalma Sorumlusu" olabilir? Satınalma işi belli bir süre deneyim gerektirir, ve maaşı asla düşük olmaz.
Yani saygısızlık etmeden, arkadaşın durumunun gerçeklerden biraz uzak olduğunu düşünüyorum. Maaşlı çalışıyor, ne maaş aldığını söylememiş, altta durumuna işsiz yazmış. 500TL kira demiş.
Ama diyelim ki hepsi gerçek, o zaman dahi tavsiyeler pek şık durmayacak, çünkü arkadaş diyor ki "borçtayım" ki bu büyük ihtimalle doğrudur cunku cogu kişi borçta, ancak acı yorum:
Borçta olanların çoğu nasıl hayat yaşıyor, ne harcamalar yapıyor ona bakıyor musunuz?
Benim bir arkadaş var havada uçan kuşa bile borcu var, ama nasıl bi hayat yaşıyor bana onu da sorun: Her hafta sonu şehir dışına sadece gezmek, tozmak için gider gelir bi kere, ailesine, kızlara, etrafa hava atmak için o sürekli gezdiği arabasının modelini yeniler (bunları vallahi abartmadan anlatıyorum), borçlarını , kredi kartı borç faizinin borcunu taksitlendirirken taksitle sıfır Lenovo Laptop alır, havalar soğuyup dışarda gezemeyince akşamları evde chat yapmak için. Ve borçları biraz durulunca, bu sefer de evlenir ancak 40" LCD display Sony alır evine, borçla yine, 2000TL'lik Sony, borç taksit toplamı 2500TL olsa bile, aradaki 500TL'lik borç faizinin yarısınından azına 28" temiz tüplü TV almayı düşünmez yoksa karizması kalmayabilir.
Tüm bunları anlatırken arkadaşım üstüne alınma lütfen, amaç gerçek örnek vermek, yaşadıklarımı iletmek.
O arkadaşa "kazandığından çok fazlasını harcıyorsun" dediğimizde "benim de arabaya binmek hakkım değil mi" diye cvp yeriz, arkadaş dünyada adaleti sağlıyor fakat bilmiyor ki, 1000TL kazanıp, 250TL'sini tasarruf edip geriye kalanı ile geçinen birçok kişi de var. O kişiler daha ne araba aldı ne sıfır Laptop, onlar enayi mi diye aklına getirir mi acaba?
Ha bu arada, o arkadaşın arkadaşlarından borç alma yöntemi de var :"icraya geliyorlar beni görmezsen evime gelip ***ürecekler" diye arkadaşlarını etkiler ve borç alır, sonra borcu unutur. Arkadaşı borcu hatırlatırsa "insan onu zekat yapar be!" diye masaya yumruğu indirir :) Bu arkadaş Ağustos 2008'de ödeyemediği kredi kartı borcu için benden borç istemişti, zor durumdaki arkadaşı kurtarmak için ben de memnuniyetle 300TL vermiştim, ne zaman geri öderse ödesin önemli değildi ancak aradan 1,5 sene geçtikten sonra arkadaş bi akşam bana şöyle dedi: "Kız kardeşimin düğünü için kuyumcuya gittik, kardeşim bi bilezik beğendi, 600TL'yi ama yine de aldım" ben de "600TL'ye bilezik alıyorsun, bana bi 300TL'yi ödemiyorsun" deyince aldığım cevap süperdi: "ama o kız kardeşim". Stop.
Bu örnek, sizin durumuza emsal değil, yakınından bile geçmez belki fakat bir insan neden borçlu olur ve ne hallere düşebilir, küçük ve gerçek bir anekdot iletmek istedim.
Kiradan kurtulmalısın bir kere. Kira ödemek en büyük sıkıntıdır. Ben de İstanbul'da 2 sene yaşadım bilirim. Ümraniye'de bir pansiyonla anlaşmıştım, aylık 320TL 'ye kalabileceğim bir oda ayarlamışlardı. Taksiye bir kere bile binmedim. Laptop almadım, giysi almadım geçinip gittim. Laptop aldım aslında, 2.el, 325TL'ye, Interneti de pansiyon da bedavaya vardı. Herşeyi daha düşük maliyetle yapmanın yolu var.