| Alıntı Yapılan Metin: |
Yazıyı gönderen - robust3471 şimdi sorum şu; istanbul'a daha iyi bir gelir,daha iyi bir yaşam standardı , daha insanca bir yaşam için gelenler ,göç edenler, memleketlerini terk edenler, sıla hasreti çekenler gerçekten de İstanbul'un taşı toprağı altın mı?
|
Sorduğu soru bu.
Ne planlıyordu aklının tabanında ne vardı bilemeyiz. İstanbulda yaşamadığını gitmeyi düşünenlere fikir olsun diye yazdığını da söylemiş. Ama belki kendisi için sormuştur nereden bilelim söylemezse . . .
Sorduğu soruya cevap çıkmış burada.
Evet "İstanbul' un Taşı Toprağı Altın"
Hiçbir yeteneği olmayan bir insanın İstanbulda bir baltaya sap olması çok daha kolay. Bir malı pazarlamak İstanbulda çok daha kolay.
Kolay derken sadece kolay değil. Birçok yerde imkansız olan durumlar İstanbulda kolay. Yani hem yapılabilir bir hal var hemde oldukca kolay.
Ümraniyeden ileri çıktığınızda başlıyor Anadolu piyasası. Batıda da sınır var. Çorluda bir piyasa yok ama İkitellide Atışalanında iş yapılabiliyor.
Nüfusun fazlalığı çok önemli. Her yerde bu nüfus kalabalığı yok.
Şehir çok hızlı yaşıyor aşırı aktivite var. Bu durum insanların daha da hızlanmasına sebep oluyor. Sorgulamıyorlar bir an önce iş yapıyorlar. İncelemek araştırmak ince eleyip sık dokumak müşkül pesent olmak için yeterli ne zaman var ne de para. Aklına uydu mu derhal yap işi bitir dürtüsünü şehir insana aşılıyor.
Pazarlık denen mevhum sembolik kalmış bu yüzden. En kolay pazarlık yapabileceğiniz Mısır çarşısında bile lafı fazla uzattığınızda satıcı kestirir atar. Alamazsınız hiç bir şey. Çünkü o gün akşama kadar aynı mala daha bin kişi bakacak. Dert değil satıcıya.
İşinizi görecek mala hizmete ulaşmak zor. Beğenmediğinizde acaba kazık mı yiyorum bu mal emsallerinden pahalımı diye düşündüğünüzde, aramak size daha pahalıya mal olabilir. Bu yüzden aklınıza biraz olsun yattıysa alırsınız. Ayakkabı, çanta veya bir hizmet.
İş aktivitesi yüksektir İstanbulda.
Deneyin. Görün.
Üsküdarda bir ara sokak bulun. Boş kepenkleri kapalı içi boş bir dükkan tespit edin. Kapısına, camına " Çeşmeci - Her türlü arızaya gidilir" yazın. Sonra karşı kaldırıma oturup bekleyin. O gün içinde o yazıya bakıp kapıyı zorlayan beş altı müşteri çıkar. Bir dertleri vardır ama nasıl çözeceklerini bilmiyorlardır bir bakışta oranın çeşmeci olmadığını çözemezler. Ama eğer orası bir çeşmeci olsaydı para ödemeye hazır müşteriler sıradaydı. Üstelik İstanbulda eve gelen bir çeşmeci sizinle pazarlık etmez. Bir conta değiştirir ve 50 lira der sizde ödersiniz.
Başka hiç bir şehir de olmaz bu iş.
Dünyanın başka bir yerinde olur mu bilmem.
Mesela ütü tamir etmeyi biliyorsunuz. Başkada hiç bir şey bildiğiniz yok. Ankarada bir dükkan açın kapısına yazın "ütü tamir edilir" diye. 30-40 gün beklerseniz sabırla bir iki kişi gelir onlarında pek para ödemeye niyetleri yoktur.
İstanbulda yapın aynı şeyi. Bir günde bir kaç ütü düşer dükkana. 10-20 alırsınız bir şeyler.
İzmir de bile olmuyor böyle bir şey.
Taşı boyayıp Eminönünde satabilirsiniz. Yumruk büyüklüğünde taşları toplayın üzerine suluboya ile desen yapın çocuk yüzü çizin kedi resmi yapın. Belinize bir tabla asın pazarlayın. 1 liradan satın. Alırlar vallahi billahi alırlar.
Aynı işi Edirnede yapın. Yaklaşır bakarlar. Taşları inceler yüzünüze bakarlar anlam veremezler. Adanada yapın 5, yada 6. kişiden dayak yersiniz. Rizede yapın. ilk müşteriniz size bu işin çok saçma olduğunu anlatmaya başlar. Bunu herkesin yapabileceğini söyler. Konyada yapın örümcek bağlarsınız yanınıza bile yaklaşan olmaz. Aykırı gelirsiniz Konyalıya sizden ürekerler içten içe. Belki bir iki yabancı öğrenci şöyle bir bakar.
Ama İstanbulda satın alan müşteri çıkar. Anlam veremeyenler de işi sorgulamaz lafı uzatmaz. Size takılmaz.
Bir inşaat amelesinin İstanbulda iş bulma süresi en fazla 6 saattir. O sürede yolllarda geçer. En fazla 10 inşaat gezdimi birinde iş bulur.
Şimdi İstanbulda dükkanı olupta neden müşteri gelmiyor o zaman diyenler vardır mutlaka.
Gelmiyorsa kapatın. Bir şeyler yanlıştır mutlaka. Dükkan sizinse kiraya verin. Değilse kira ödemekten vazgeçin. Eskiye nazaran artık para girdi cebinize. Çünkü bir yanlıştan döndünüz.
İstanbul ile inatlaşılmaz ticarette. Şehir size her dakika söylüyordur zaten yapmanız gerekeni siz dinlemiyorsunuzdur.