Ana içeriğe geç
YORUM YAZ

Tartışmaya katıl

Mesajınızı açık ve okunabilir biçimde yazın.

Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Kullanıcı adı:
Şifre:
Mesaj ikonu:
İÇERİKMesajınızDüşüncenizi açık, okunabilir ve konuya katkı sağlayacak biçimde yazın.

Önizle ile kontrol edin. Ctrl/Cmd+B · I · U0 kelime0 karakter
Gönderi seçenekleriİmza, bildirim ve moderasyon
 

Hazır olduğunuzda kaydedinÖnizleme değişiklikleri kaydetmez.
  

Konu bağlamını inceleOrijinal yazı ve son yorumlar

Orijinal yazı

20/07/2011 : 04:59:47
merhabalar , sayın üyeler bilgisayar eğitimi için tek kişi nasıl bir şirket kurmalı ve bu şirketin kurulma aşamaları nelerdir? bu konuda bilgilendirebilir misiniz?birde şunu sormak istiyorum yasal bir işi şirket kurmadan yapabilir miyiz işler büyüdükten sonra mı şirket kurulmalı?herkese saygılar, iyi çalışmalar..

Son 30 yorum (en yenisi önce)

02/08/2012 : 01:02:57
konu güncel.. ilgilenen yok mu? bu iş için eğitici sertifikası almam gerekli meb den veya başaka bir kurumdan bilgisi olan var mı?
11/07/2012 : 15:39:34
konu güncel.. görüş belirtmek isteyenlerden ilgilenmelerini rica ediyorum..
01/05/2012 : 19:55:19
değerli üyeler bir hayli zaman geçti ama fikirlerinizi bekliyorum konu günceldir..
23/09/2011 : 00:53:03
hocam tekrar merhabalar, iyi geceler diliyorum,
tesadüfen bir muhasebeciye uğradım (serbest muhasebeci) ve bilişim danışmanlığı adı altında şahıs şirketi kurma talebimi ilettim ve en sonunda şöyle bir masraf çıkardı hiç iş yapılmasa bile yılda 1000 tl devlete gideri var dedi bu konuda bilginiz var mıdır? birde öğrenci olunduğunda daha az vergi dairesinden vergi alınıyormuş.. birde bu giderde muhasebe ücreti dahil değil affınıza sığınarak acemiyim ve hata yapmak istemiyorum size de bu forumda ısındım ve görüş ve bilgilerinizi bekliyorum.. cesur davranıp kazık yemek mi iyidir yoksa her şeyi sorup soruşturup temkinli yaklaşmak mı? kafamda bu sıralar faklı sorunlarda var ve yoldan geçerken gördüm sebest muhasebeci yazısını uğrayıp sorayım dedim.. siz ne dersiniz?
14/09/2011 : 16:04:41
Selamlar,

18 yaş, her türlü resmi iş için yeterlidir. Girişimci desteği için bu forumdaki açılmış bir çok başlık var. Fakat işinizi resmi olarak başlatmadan önce hiçbirinden yararlanamazsınız. Milli Eğitim'den bilgi aldıktan sonra tekrar görüş alışverişinde bulunabiliriz. Buna mukabil forumun ilgili alanlarında firma kurulumundan desteğe kadar her türlü bilgiyi fazlasıyla bulabilirsiniz.

Kolay gelsin,
14/09/2011 : 01:35:55
hocam forumdaysanız konu ve sorularım güncel değerli fikirlerinizi bekliyorum yol gösterirseniz çok müteşekkir olurum..iyi geceler..
06/09/2011 : 16:00:31
merhabalar,
hocam bilgiler için teşekkürler en yakın zamanda ilçe milli eğitime gideceğim şunu sormak istiyorum öğrenci olmam şirket kurmada sıkıntı olur mu?şirket sahibi olabilir miyim? şu anda gider hesabı yapıyorum ve talep içinde gerekli girişimleri yapacağım ..zaten şu zamanda kurmayacağım şirketi belli bir zaman sürecine yayıyorum çevrede bu işi iyi yapan olarak gösterilip belirli bir talep olursa bu şirket işine girip işi resmileştireceğim.Birde bu noktada girişimcilere destek olacak yerler var mıdır? sonuçta üniversite öğrencisiyim ve belirli bir altyapım var.. devlet bazen çok şey istiyor gibi geliyor veya yeterince bilgilendirilmiyoruz maalesef.. sizin bu noktadaki görüşleriniz nelerdir? iyi çalışmalar diliyorum, sağlıcakla kalın..
03/09/2011 : 00:40:56
Selamlar,

bu tür kursları verebilmek için "usta öğretici" olmak yani belli bir sayıda dersi tamamlayıp sertifika almak ya da üniversitelerin eğitim ile ilgili bir bölümünden mezun olmak gerekiyor. Zaman içinde mevzuat değişiklikleri olduğu için yine son güncel bilgi için Milli Eğitim Müdürlüğüne başvurmanızı öneririm.

Kolay gelsin,
02/09/2011 : 23:32:20
merhabalar, dediğiniz gibi bu şekilde başlamayı düşünüyorum.. bilgiyi faydalı amaçlarda kullanma taraftarıyım fakat insanın önüne bir sürü mevzuat ve daha başka şeyler çıkartıyorlar ve bunların çoğunu iş kuracak, girişimci olacak insanlar maalesef bilmiyor bu mevzuatları öğrenilmesi gerekli.. ben şunu sormak istiyorum bu eğitimler için sertifika gerekli midir ve bu tip kurslarda eğitmenlik sertifikasını nereden almam gerekiyor? ben şimdi bu programları anlatabilecek şekilde iyi biliyorum ve kendime güveniyorum iş kurarken sertifika gerekli mi? bir kaç kursa gitmiştim ve daha sonra da kendimi geliştirerek programları iyi bir şekilde öğrendim bundan sonraki aşamada ne yapmam gereklidir? iyi çalışmalar,saygılar..
30/08/2011 : 01:15:13
Selamlar,

siz hele bu şekilde başlayın. Zamanının gelip gelmediğini siz de anlarsınız. Tek söyleyebileceğim acele ve riskli bir başlangıç yapmaktansa geç olsun güç olmasın demek evladır.

Kolay gelsin.
30/08/2011 : 00:00:16
hocam teşekkürler çok yardımcı oldunuz forumda size rastlamak benim için bir şans.. dediklerinize katılıyorum şu an için zaten 5-10 kişiyle bu kursu verebilirim dediğim gibi program bilgim var ve programların ayrıntılarını ve işin püf noktalarını biliyorum ve bunu da diğer arkadaşlara yardımcı olmak için böyle bir hizmet vermeyi düşünüyorum eğer gelişirse yaza doğru işlemleri yapmayı düşünüyorum biraz sermaye desteği sağlayabilirim sizce yaza doğru bu şirketi kurmak ve işletmek erken mi? yazın açarsam böle bir kurs en azından 5-7 arası bir program vermeyi düşünüyorum içinde hem mimari hemde inşaat programları olacak? sizin tecrübelerinizle erken mi başlamış olurum? iyi çalışmalar,saygılar...
29/08/2011 : 22:33:18
Selamlar,

Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki kurs açmak için gerekli sürecin hayli uzağındasınız. Haliyle bu aşamada bu konudan önce kendi eksikliklerinizi tamamlamanıza yoğunlaşmnanız daha uygun olur. Kurs açmanın prosedürlerini ise Milli Eğitim Bakanlığı'nın herhangi bir şubesine (İl/İlçe Milli Eğitim müdürlüğü) Özel Eğitim Şubesi'ne başvurarak öğrenebilirsiniz. Bununla ilgili bir takım özet dokümanlar vardır. Bu dokümanlara bakınca neden henüz sizin ilgi alanınızda olmaması gerektiğini anlarsınız.

Kendinizi eksik gördüğünüz konulardaki eksiklerinizi gidermek için ise herhangi bir bilgisayar kursuna gitmeniz yeterli. İzmir ya da İstanbul'da bir tavsiyem yok maalesef. Bu konuda çevrenizdekilere danışabilirsiniz. İyi bir kurs süreci için gerekli olanları zaten biliyorsunuz, siz de bir iki kursa gidip ön bilgi alma safhasında karar verebilirsiniz.

Bunlardan sonra kuracağınız şirket ise bilişim şirketi olmalı ki bilişim danışmalığı faturası kesebilesiniz.

Kolay gelsin,
29/08/2011 : 17:13:10
Alıntı Yapılan Metin:
Yazıyı gönderen - idemirci
Selamlar,

Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı herhangi bir kursa giderseniz size yardımcı olurlar. Siz eğitim için kendinizde eksik olan hususları giderdikten sonra broşür ve diğer konulara yoğunlaşmalısınız. Bu aşamalardan geçmeden diğer şeyleri düşünmek hem sizi yıpratır hem de asıl odak noktasından uzaklaştırır.


hocam bu eğitim için herhangi bir kursa gitsek olur mu? mesela bu mimari eğitimlerin verildiği kurslarda bu dediğiniz operatörlük işlemleri yapılır mı?birde izmirde veya istanbulda önerebileceğiniz merkezler var mıdır?
29/08/2011 : 17:04:43
teşekkür ediyorum.. şu aşamada sertifika boyutuyla ilgilenmiyorum işin dediğiniz gibi danışmanlık boyutu olacak.. o zaman kuracağım şirket program danışmanlığı şeklinde mi olacak?birde sertifika vermemek ilk aşamada engel değilse sonradan engel çıkaracak gibi duruyor önceden de dediğimi gibi eğitmenlik ve programı öğretme konusunda kendime güvenim fazla ve insanlara faydalı olmak niyetindeyim benim çektiğim zorlukları çekmemesi için işin püf noktalarına kadar öğretmeyi düşünüyorum birde sesli ve gerçek verilen eğitimin daha kalıcı ve etkili olduğu kanısındayım..size şunu sormak istiyorum bu işin milli eğitim boyutu işlemlerini tamamlamak için(ilerde derslik açabilmek için) nasıl bir süreç bekliyor ve maliyeti ne kadardır? sağlıklı bilgiye nereden erişebilirim?
29/08/2011 : 16:24:39
Selamlar,

içinde "eğitim" ve "öğrenci/kursiyer/eğitimci" geçen her faaliyetin denetleme mercii Milli Eğitim Bakanlığıdır. Mimarlar Odası ancak ilgili programın doğru çalışıp çalışmadığı konusunda ancak fikir verebilir. Bu nedenle eğitimden bahsediyorsanız yukarıda bahsettiğim hususları aynen geçerli kabul edin. Bunun dışında kurstaki eğitimin içeriği eğer başka bir örneği yoksa Milli Eğitim tarafından denetlenip onaylanmalıdır. Aksi takdirde bu hizmetin resmi sertifikasını veremezsiniz.
Eğer eğitim içeriğinin çok spesifik ve özel olduğunu düşünüyorsanız daha önce bahsettiğim gibi bunu bir tür seminer ya da danışmanlık hizmeti kapsamında verebilirsiniz. Bu şekilde ilerlerseniz prosedürlerle ve denetleme mekanizmaları ile uğraşmazsınız ama sertifika da veremezsiniz. Ayrıca bir derslik sistemi de kuramazsınız.

Kolay gelsin,
29/08/2011 : 13:08:25
merhabalar,samimi düşüncelerinizden dolayı teşekkür ediyorum..öncelikler size açmak istediğim kursla ilgili ön bilgi vermek istiyorum ve bu denetimi milli eğitimin mi yapması gerekli diye soruyorum?öncelikler şu an öğrenciyim ve mimarlık bölümü okuyorum vermek istediğim kursta mimari programlar.. 5 senedir internetten ve gittiğim birkaç kurstan dolayı program bilgisi olarak üst seviyedeyim.. ve gittiğim kurslardan açıkçası tatmin olmadım ilgi ve alaka ve benimseme yok özellikle büyük şehirlerde her alanda böyle maalesef.. verilen kursun hizmet kalitesi düşük belki eğitimci çok iyi olabilir fakat öğrenciye karşı ilgi yoksa biraz ego yüksekse maalesef bu iş olmuyor...şimdi bu eğitimleri denetleyen mimarlar odası mıdır? yoksa milli eğitim mi?ben ilerde böle bir şey olursa hangisiyle muhatap olmam gerekecek..bence bu tip programların içeriğini mimarlar odası daha yatkın olur...
29/08/2011 : 01:34:50
Selamlar,

Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı herhangi bir kursa giderseniz size yardımcı olurlar. Siz eğitim için kendinizde eksik olan hususları giderdikten sonra broşür ve diğer konulara yoğunlaşmalısınız. Bu aşamalardan geçmeden diğer şeyleri düşünmek hem sizi yıpratır hem de asıl odak noktasından uzaklaştırır.

Şirket kurma süreci sizin şu an en az 2 yıl ilerinizde. Bu aşamaları geçtikten sonra her türlü değerlendirmeyi yapıp kuruluş adımlarında ilerlersiniz.

Bu arada bahsettiğiniz hususların tamamının Milli Eğitim ile konsept olarak doğrudan ilgisi var. Bu nedenle kamuya karşı yükümlülüklerinizi denetleyen unsur olarak Milli Eğitim gibi bir kuruma bağlı olmanız gerekmekte ki ilerideki müstakbel öğrencileriniz ile eğitim kapsamında bir sorun yaşadığınızda ya da danışacak bir husus olduğunda hakem ve yol gösterici olsun.

Siz kursu açıp tam öğretimin ortasında "öğrenci az" diye eğitimi yarıda kesip giderseniz öğrencilerin haklarını kim arayacak? Sizi kim denetleyecek? Milli Eğitim'in görevini idrak edebilmeniz açısından özel bir okulda okuduğunuzu düşünün ve oradaki kuralları ve prosedürleri hatırlayın. Daha sonra da okulunuza gelecek müfettişleri düşünün. Aradaki ilişki tamamen aynıdır. Nasıl bir okulu kimseye danışmadan açamazsanız bir kursu da sadece öğrenci ile olan ilişkinizi düşünerek açamazsınız.

Bundan sonraki konular zaten "Devlet nedir?" sorusunun kapsamına girer ki hayli uzun olur tartışması.

Selamlar ve iyi bayramlar,
27/08/2011 : 05:37:00
şunu sormak istiyorum eğitimler için ilçe mili eğitime şirketi kurduktan sonra dilekçe mi vermek gerekiyor? Bu süreci bilen var mıdır ? nasıl olacak?birde bu programların milli eğitimle bir ilgisi yok neden ordan izin alınacak müfredat türü bir şeyler mi onaylatacak zaten hitap edeceğim kesime ayrıntılı bir sunum yapacağım programların içerikleriyle alakalı olarak.. bu bürokratik işlemlerden hiç hoşlanmadığım için bunun mantığını arıyorum neden bu işlemleri yapacağım??
27/08/2011 : 05:33:03
hocam merhabalar bu kurs bilgisayar operatörlüğü olarak mı geçiyor ve nereden alabilirim izmirde bildiğiniz yer var mıdır bu konuda? ben broşür bastırarak bu programları öğrencilere tanıtmayı ve meraklandırmayı düşünüyordum.Broşür işe yarar gibi geliyor bana birde piyasanın altında vereceğim kursları.. benim amacım öğrencilere kurs süresince bu programları öğretmek ve tatmin olmalarını sağlamaktır fakat bilgisayar programları eğiticiden ziyade öğrencinin azmi, gayreti ve çalışmasıyla doğru orantılıdır.. ben sadece programı anlatıp ince ayrıntılarını ve yol gösterici mahiyette olacaktır..ilginize teşekkürler..
16/08/2011 : 11:33:01
bence özel ders.. vermelısın dreklere afiş al ama kurumsal olup werqı vermek ıstıyosan tek kısı zor part tıme ogretmen arkadaslarla autocad vs vs.. ogrencılerın ıstedıqı programları ders olarak verırsın ama mıllı egıtım bakanlıqından ızın alman da lazım
15/08/2011 : 20:07:05

Selamlar,

ilk önce bir bilgisayar operatörlüğü eğitimi almanızı öneririm. Ama süre yeterli olmaz. Artık her ihtiyaca göre kurslar var. Bir kaç kurs dolaşıp meramınızı anlatın. Eğer yaz sonunda okula dönecekseniz bence kurslara gidip haftasonları ve haftaiçi uygun zamanlarda yemek ücreti karşılığı etüt sınıflarında öğrencilere yardımcı olarak hem öğretmek hem de öğrenmek istediğinizi söyleyin. Eğer yol yordam ile samimi bir konuşma yaparsanız kurslardan biri olmazsa diğeri size yardımcı olacaktır. Bu piyasadaki herkes öğrenmeye meraklı ve istekli parlak gençlere yardımcı olur.

Bu safhadan sonra özel eğitim için gideceğiniz yolu seçerseniz daha gerçekçi olur. Özel ders için en uygun başlangıç bu işi ücretsiz yaparak başlamaktır. Eğer doyurucu bir fayda sağlarsanız insanımız özünde iyidir. Altında kalmadan size az çok bir kazanç sunacaktır. En kötüsü her yerde sizin reklamınızı yaparak müşteri kazanmanızı sağlayacaktır. Bu biraz uzun ama garantili yoldur. Broşür ve el ilanı ile sıfırdan bir netice elde etmeniz zordur. Bu iş çevre işidir ve referansla ilerler.

Siz ilk önce kurs işini halledin. Mutlaka bir yerde bu işleri öğrenin ki benim söylediğim çoğu şeyi kendiniz görüp en uygun kararları alacaksınız düşüncesindeyim.

Bu arada hangi program eğitimlerini vereceğinizi bilmediğimden bir görüş açıklayamıyorum.

Kolay gelsin,
15/08/2011 : 16:42:33
hocam dedikleriniz çok doğru genellikle xp de programlar iyi çalışıyor benim laptobu aldığımda win7 vardı ve programlar çalışmıyordu sonra format attırıp xp yi yükledim birde sistemin 32 ve 64 bit olması etki ediyor programlara.. bu dediğiniz operasyonel seviyedeki sorunları halletmem için nasıl bir kursa katılmalıyım veya kendi kendime bir kaynaktan öğrenebilir miyim? şu an yaz tatilindeyim ve 1 ay gibi vaktim var.. kendimi geliştirebilrim..sizinle bu programlara talep toplama noktasında fikirlerinizi bekliyorum.. gerçekten çok müteşekkir oldum..aydınlatıcı bilgileriniz için..
15/08/2011 : 13:26:26
Selamlar,

eskiye göre avantajlar olduğu doğru. Bununla birlikte zaman ilerledikçe bilgisayarların kapasiteleri ve performansları dolayısıyla talep edilenler arttı. Size "biliyorum" diye gelen öğrencilerin ne bildiği artık şüphe konusu. Facebook çağı maalesef bilenlerle bilmeyenleri ayırmayı hali zorlaştırıyor. Bu da size muğlak bir ortam sunuyor.

Eğer işletim sistemlerine hakim değilseniz bu işi biraz sıkıntılı yaparsınız. Çünkü çoğu yazılım işletim sisteminin api'lerini, sistem fonksiyonlarını ve ayarlarını kullanır. Siz eğer öğrencilerin bilgisayarlarını kullanmalarını isteyecekseniz bu bilgisayarları her anlamda çalışır hale getirmekle de yükümlüsünüz. Eğitimini vereceğiniz program (hangisidir belirtmemişsiniz) farklı işletim sistemi versiyonlarında farklı sürümlerle çalışabilir. Hatta aynı sürüm farklı işletim sistemlerinde farklı farklı çalışabilir bazen de çalışmaz. Sizin service pack'leri, ek kurulumları kullanıp uyumlu hale getirmeniz gerekir. Bazen hiç bir neden yokken yorgun bir bilgisayarda (yazılım ve donanım açısından) çalışmayabilir. Eğer bu farkları görüp sorunu halledemezseniz öğrencilerin gözünde sizin yetilerinizin sorgulanmasına neden olur ki bu aşamada çok da haksız sayılmazlar.

Kimi öğrencinizin XP'si kiminin ise Win7'si olacak. Bu nedenle iyi bir operatör seviyesine gelmeden bu işi yapmanızı hiç önermem. Bence bu işe girişmeden önceden bahsettiğim gibi bir kursta kendinize çalışarak yatırım yapın ki tali nedenlerden dolayı başarınız riske girmesin.

Özel dersin ayrıntılarına girmeye bu aşamada gerek yok. Size bilgisayarlarla ilgili operasyonel seviyedeki sorunlarınızı hallettikten sonra işe başlamanızı şiddetle öneririm.

Zaman gençken yavaş geçer ve bir yıl sonsuzluk gibi gelebilir. Hatırlayın çocukken de bir yerlere sürekli koşarak giderdik. Sizin bir amacınız var. Dolayısıyla amacınızı gerçekleştirmek için biraz sabırlı olup uygun şartları belirledikten sonra ilerlemenizi öneririm.

Selamlar,
15/08/2011 : 07:08:23
merhaba, anladığım kadarıyla temel bilgisayar ve office programları eğitimi vermişsiniz ve burada karşılaşılan öğrenci problemlerini güzel bir şekilde ifade ettiniz.. öncelikle şunu belirtmem gerekiyor bnm vereceğim kursta katılımcıların temel bilgisayar becerileri olması gerekli ve yeni yetişen neslin bilgisayar başında olduğunu düşünerekten bu konuda biraz daha şanslı olduğum kanısındayım birde arkadaşların bilgisayarı olması lazm bu biraz sıkıntı herkesin laptop olmasını bekleyemem buradan müşteri elemesi yapacağım ilk başta.. kafamda çok soru dolaşıyor fakat kısım kısım dile getireceğim..dediğiniz gibi format atmayı bilmiyorum şimdi xp kullanıyorum bu işletim sisteminin özelliklerini çözemedim ama temel eğitimim var inşallah bilgisayarı bilenler rastlar bana diyim çünkü programlar zor bilgisayarı bilmek gerekli pratik kullanımıda..
öncelikler broşür ve kartvizit bastırmayı düşünüyorum.. insanlar broşüre bakarak gerekli bilgilere sahip olacaklar program içeriğiyle inşallah başarırım benm avantajım hitap edeceği kitleyi tanımam ve sıkıntılarını bilmem alacak ve elimden geldiğince herkesin 1 veya 2 aylık programdan memnun ayrılmasını en azından kendini tatmin edecek şeyleri yapabilmesini sağlamak olcaktır.. katkılarınız olursa çok teşekkürler..inşallah bu diyalog devam eder.. sizce ilk başta kaç kişiye hitap etmem gerekli?? daha önce bilgisayar eğitmenliği tecrübem yok fakat 8.sınıflarda 5 kişiye özel ders anlatmışlığım var ve güzel bir şekilde devam etmişti.. iyi günler..
15/08/2011 : 04:16:24
Selamlar,

öncelikle belirtmek isterim benim faal eğitmenliğim geçen yüzyıl bitti. Yani hayli zaman oldu. O zamanlar DOS işletim sistemi ve Windows 3.1 vardı. Ofis yazılımlarının ilk versiyonları "ekscel" ve "wört" idi. Mouse kullanabilenlere ehliyet veriliyordu. Ara sıra yine fahren de olsa bazı spesifik konularda seminer/kısa eğitim şeklinde verdiğim dersler yine oldu.

Ama bu işin temelleri hiç değişmedi. Eğitmenliği yapacaksanız iki yoldan birini seçeceksiniz. Ya özverili bir şekilde kendinizi adayıp had safhada faydalı olacaksınız ve de faydalanacaksınız ya da bir başka mesleğe ya da bilişimin başka bir koluna geçiş amacıyla devam edeceksiniz.

Eğer ki bu işi hakkıyla yapar ve sebat ederseniz siz de büyük faydasını görürsünüz. İnsanların istediği şeyler aslında bilinen hususlar. Windows ofis programları, powerpoint vs. Bunlar popüler olanlar. Bunun yanı sıra hala çoğu kişi virüs temizlemeyi bilmez. Virüs nedir onu da bilmez. Format atmaktan anlamaz. Bunlar öğrenildiğinde kişiye güven kazandıran konulardır. Bunları ayrıntılı olarak anlatmak gerekli.

Eğer hiç bilmeyen bir öğrenciniz varsa hem en iyisi hem en kötüsünü bir arada yaşayacaksınız. Çocuk doktorluğu safhası. Bir sıkıntı var ama size ifade edilemiyor. Siz hem yeni baştan öğretmenin hazzını hem de bu işin sıkıntısını yaşayacaksınız. Sabrınız yoksa çok zor.

Bazen öğrenciniz hakikaten kalın kafalı olacak. Asla bunu düşünmeyeceksiniz ve yansıtmayacaksınız. Hem aldığınız ücrete hem de genel ahlak kurallarına binaen. Yorulmadan ve sürekli alttan alarak devam etmeniz gerekli ki oldu da bir şeyler öğrettiniz asla unutulmazsınız.

Bazen öğrenciniz çok rahat! olacak. Bu da sıkıntılı durumlara düşmemek için belli bir mesafenin asla aşılmaması anlamına geliyor ki ticari ve sosyal saygınlığınız buna bağlıdır. Hem samimi hem vakur olmak gibi yükümlülükle karşı karşıyasınız. Her ne olursa olsun "müşteri velinimettir" deyip bunu uygun davranmanız gerekli. Eğer öğrenci ile anlaşamazsanız hemen saygı çerçevesinde ücretini iade edip yolunuzu ayırın. Sakın hesap kitaba girip seviyeyi düşürmeyin ki insanın kiminle ne zaman nerede karşılaşacağı belli olmaz. Gülümser geçersiniz.

Hızınız öğrencinin hızıyla paralel olmalı. Eğer çok iyi anlıyor ve uyguluyorsa amenna. Aksi takdirde sabırla, oflayıp puflamadan, defalarca konuyu anlatmanız önemli. Zaten bilmemek insanı sıkar ve kaçıp kurtulmak hissi uyandırır. Siz tavırlarınızla buna tetiklememeli bilakis normal olan durumun bu olduğunu her zaman tekrarlamalısınız.

Ders saatinizin hakkını verin. Öyle ki konu zamanından önce bitse bile daha önce öğrenilenlerin tekrarı ile süreyi tamamlamalısınız. Bu disiplinin size kazandıracaklarını anlatsam bitiremem.

Bir diğer husus ise bilmediğinizi rahatlıkla söylemeniz. İnsanlar *** değil. Hele özel ders veriyorsanız ne bilip neyi bilmediğinizi şıp diye anlarlar. Sizin yaklaşımınız "bu konuyu bilmiyorum, fikrim ise şu. Ben yarın/sonraki ders sizinle doğrusunu paylaşırım" olmalı. Yarın/sonraki ders ise mutlaka konu öğrenilip paylaşılmalı.

Söyleyecek o kadar çok şey var ki... Bununla birlikte benim size bir diğer önerim bir kursa gidip ofis boy, eğitmen, etüt yardımcısı her ne görevde olursa olsun işe başlayın. Ücrete bakmayın, ne olursa kabul edin. Hatta gönlünüzün ısındığı bir yere yemek+yol ücretine bile başlayabilirsiniz. Altı ay - bir yıl sonunda neye ihtiyaç olduğunu tam anlamıyla görürsünüz. Hem tecrübe kazanırsınız hem de yapılmaması gerekenleri uygulamalı olarak öğrenirsiniz.

Selamlar,
15/08/2011 : 01:23:42
hocam öncelikler teşekkürler verdiğiniz bilgiler çok değerli ve yol gösterici.. şu an yukarda da belirttim işi bir anda büyütmek istemiyorum 1 sene içerisinde dediğiniz gibi iyi giderse 80 m2 bir yer kiralayıp işi resmiyete dökeceğim eğitmenlik noktasında kendime çok güveniyorum fakat yeterli talebi oluşturabilir miyim bu konuda çekincelerim var?eğer işi uygulama safhasına dökersem sizin bilgi ve tecrübelerinizden istifade etmek isterim.Siz acaba eğitmenliği hangi alanda veya hangi bilgisayar programlarında verdiniz? ben birkaç kursa gittim fakat yeterince eğitmenlerin ilgilenmediği kanısındayım birde benim alanımdaki programalar karışık ve zamanla öğreniliyor bol bol alıştırma yapmak gerekli.. bu işin zorlu kısımlarını yazarsanız bana yol göstermiş olacaksınız.. ilginiz için teşekkürler...
12/08/2011 : 22:54:02
Selamlar,

son bordrolu işim Yazılım Projeleri Yöneticiliğiydi. Şimdi kendi projelerimi geliştiriyorum. Bununla birlikte mesleğin ilk yıllarında çoğu kişi gibi ben de eğitmenlik yaptım. Özel bir bilgisayar kursunun müdürlüğünü de yürüttüm bir süre. Dolayısıyla Milli Eğitim ile resmi düzeyde ilişkilerim oldu. Her ne kadar özel eğitim kurumları üvey evlat muamelesi görse de netice itibarıyla sicil amirimiz Milli Eğitim Bakanlığı olduğundan yasal olarak oraya bağlıydık.

Siz anladığım kadarıyla bu işi ilk etapta gayrı resmi olarak sürdürmek daha sonra işin yürüdüğünü görüp resmiyet kazandırmak niyetindesiniz. Çoğu kişinin yol ayrımı sizde de var: Resmen başlangıç yapmayıp baştan masraf yapmamak mı yoksa işi usulüne uygun yapıp daha ciddi güvenilir ve aynı zamanda görece riskli bir giriş yapmak mı... Ben izninizle kendimce ikisinin fayda zarar analizini yapmak isterim. Ama öncesinde durumun mali boyutunu kabaca çıkaralım:

- Firma kurulumu : 250 - 300 TL. Yaklaşık. Adres olarak evinizi gösterdiğinizi düşünüyoruz. Başlangıçta resmi ya da gayri resmi ofisi hesaba katmıyoruz.
- Aylık muhasebeci ücreti : 50 TL. Bu çok değişken olabilir. 25 TL de olur 100 TL de.
- Aylık SGK Primi : 300 TL. Bu sizin kendiniz için ödeyeceğiniz sosyal güvenlik pirimi. Bağkur yani.
- Stopaj : Aylık ev kiranızın %15 gibi bir değerdir. Ev kendinize ait ise (sizin adına tapulu) stopaj vermezsiniz. 500 TL kira verdiğinizi var sayarsak 75 TL aylık stopaj masrafınız olur. Bu durumda kira kontratı yine sizin adınıza olmalı. Aksi durumu ise muhasebecinize sorup netleştirmenizi öneririm.
- Telefon-kırtasiye vs. : 150 TL. Yine değişken olup 50 TL den aşağı düşmez. Çok da artacağını düşünmüyorum.
Her iki durumda da ulaşım ve yemek size kalmış. Ne kadar olacağını hesaplayıp iki kazançtan da düşmeniz gerekir.

Şimdi eğer resmen bu işi yaparsanız yapacağınız aylık masraf 600 TL civarıdır. Yani ders vererek ayda 1400 - 1400 TL kazanırsanız asgari ücretten hallice bir kazancınız olur. Buna mukabil eğer ayda 100 saat* ders verir ve bundan saat başına 25 TL kazanırsanız (bu değer 25 TL ile 250 TL/saat arası değişir. Verdiğiniz dersin içeriğine ve verdiğiniz kişilere göre değişir.) aylık 2500 TL brüt yapar ki resmen 1250 ila 1750 TL vergisi verilmiş sorunsuz kazancınız olur.

İşi resmen yapmazsanız kazancınız net olur. Vergi vermemiş olursunuz ve yaklaşık 2500 TL kazancınız olur.

Gayrı resmi yaparsanız;
1. Hiç bir evrak, ıvır zıvır derdiniz olmaz. Müşterilerinizle bir telefonla iletişim kurar istediğiniz gibi yönlendirirsiniz.
2. Asla vergi ödemez ve tüm kazancınızı cebe atarsınız.
3. İşiniz yürümezse herhangi bir şey yapmadan "kısmet değilmiş" der bırakırsınız.
4. Yapacağınız firma kurulum masraflarını yapmazsınız. Ayrıca her ay 500 TL gibi bir "aidattan" da keza sorumlu olmazsınız. Üç ay iş yapamazsanız 1500 TL bir ödeme yapmanız gerekir ki buna gerek kalmaz.
5. Buna karşılık fatura kesemezsiniz. Yani ısrarla ödediği ücrete karşılık fatura isteyen bir müşterinize başka bir yerden eşdeğer bir fatura bulmanız gerekir. Bu durumda KDV ve vergi için faturayı aldığını yere peşin ek ödeme yaparsınız.
6. Resmi bir kaydınız olmadığı için büyük işleri almakta zorlanabilirsiniz. Devletle de başınız belaya girebilir. Anlattığınızı anlamayan bir müşteri kusuru sizde bulup şikayet edebilir. Ya da paranızı vermeyen birine karşı hiçbir yaptırımınız olamaz. Ülkedeki kayıt dışı çalışanlardan biri olursunuz.


Resmen yaparsanız;
1. Sigortanız ödenmiş olur. Başınıza Allah muhafaza bir iş gelirse sağlık probleminiz görece olmaz. (Kız isterken de "oğlanın sigortalı kendi iş var" derler ;)
2. İş biraz büyürse küçük bir ofise geçip daha güvenilir bir hava verirsiniz. Kartvizitinizde sabit bir telefon olur ve belki bir ofis yardımcısı tutarsınız. Bu kişi aileden biri bile olabilir.
3. Resmen bu işi yapıyor olmak isteyen herkese fatura kesmeniz anlamına gelir ki en büyük müşterilerin şirketler olduğunu göreceksiniz. Şirketler de bir şey alırlarsa mutlaka bir fatura ister. O zaman hem işiniz hem de itibarınız büyür.
4. Firma olursanız kredi, kart, kosgeb desteği vs. gereken durumlarda şansınız sıradan birine göre çok daha fazla olur. Aksi durumda en azından kapıdan içeri girmekte bile sıkıntı yaşarsınız.
5. Ola ki ilerde şirketleşip işi büyütürsünüz "X. yıldan beri sizlerle" tarzı gerçeği yansıtan bir sloganınız olur.
6. Devletle bir sorununuz olmaz. Fakat her kazandığınız liraya ortak olur ve sizden ciddi bir pay alır. Alınteri ile çalışan diğer herkes gibi...
7. İşi resmi olarak yapmak ve bir takım sorumlulukların altına girmek, sizi daha keskin yapar. Kazanmak zorunda olduğunuz bir gelir ve bunun için yapılması gerekenler konusunda daha aktif olmanızı sağlar. Bence en büyük kazancınız bu olur ki eğer başarılı olursanız kazandığınız paradan ziyade kendinizle ilgili öğrendikleriniz sizin kendinizle ve geleceğinizle ilgili kararlarda, daha gerçekçi olmanızı sağlar. Firmanız olmazsa, ilk zorluk, ilk müşteri çatışması ezilmenize ve kızıp vazgeçmenize neden olabilir.

Bunlara elbette başka şeyler de eklenebilir. Benim önerim haftalık 10 saat derse çıktığınız anda resmiyeti ciddi olarak düşünün. Çünkü aylık 500-600 TL masrafın yarısı sizin SGK priminiz. Bu da boşa gidiyor denemez. SGK'yı konu dışı bırakırsak gireceğiniz risk aylık 250 TL gibi bir rakam. Elbette muhasebeciniz size kesin değerleri söyler. Ama bu civarda olacağını düşünüyorum.

Rakamlar, saatler, ders ücretleri, tanıdıklar, tanıdıkların sayıları, bazı sabit giderler vs. hepsi birer değişken. Bunları kendinize göre kurgularsanız ortaya çıkan rakamları da kendinizce değerlendirirseniz ne yapacağınızı da bulursunuz kanaatindeyim.

Her iki durumda da kazanç zarar tamamen size ait.

Selamlar,





12/08/2011 : 03:53:03
sayın idemirci önerileriniz için çok teşekkürler.. öncelikle şunu demek istiyorum yukarda da belirttim ilk başta çevremdeki insanlara kendimi tanıtıp bu işe başlamak istiyorum daha sonra iş büyürse firma kurup gerekli belgeleri hazırlayıp dediğiniz gibi danışmanlık şirketi kurabilirim daha yeni başlayacağım için bu şekilde yapıp ilerleyen aylarda yeterli talep olduğunda işi büyütmek istiyorum..ilk aşamada muhasebeciyle görüşmem doğru olur mu?sizin iş alanınız nedir?tekrar teşekkürler..sağolun..
11/08/2011 : 23:12:47
Selamlar,

"bilişim danışmanlığı" aslına bakarsanız bir mevzuata tabi değil. Bu sadece yapacağınız eğitim işinin faturalandırılması sırasında kullanacağınız hizmetin adı. Normal eğitim faturasından farkı ise KDV oranı %8 yerine %18'dir. Biraz daha KDV ödeyeceksiniz ama kurulu düzenin gerektirdiği hemen hemen tüm masraflardan uzak olacağınız için çok büyük bir kayıp sayılmaz.

İşinizi yapmak için bir takım adımları naçizane ifade etmek isterim:

-İlk önce -tanıdığınız- bir muhasebeciye gidip meramınızı anlatın ve şahıs firması kurup danışmanlık faaliyeti yapacağınızı, adres olarak da evinizi göstermek istediğimizi söyleyin. Size gerekli evrakları bildireceklerdir. Siz de süreç içinde resmi işlemleri bitirirsiniz.

-İkinci olarak ders araç gereçlerini temin edin. Sağlam bir notebook, digital ortamda görseller, ders/eğitim planları -ki çok angarya görünmesine rağmen çoğu zaman hayat kurtarır- , fotokopiler vs. Eğer imkanınız varsa elde taşınabilen projeksiyon cihazlarından biri. Sorunsuz internet bağlantısı için 3G modem de çok faydalı olur. Bu ekipmanı imkanlarınız doğrultusunda tamamladıktan sonra şu şekilde kontrol edebilirsiniz: Bir yere şirketinizin sunumunu yapmaya gittiniz ve iş bağlantısı o gün, o sunum ortamında bitecek. Neler gerekli? Eğer tüm aklınızdakileri aldıysanız tamamen mobil bir eğitmen oldunuz demektir.

- Her türlü hazırlığınız bittikten sonra ya da hazırlıklar sürerken kendinize çok abartı olmayan ama yaptığınız işleri anlatan -mümkünse referanslarınızın olduğu- bir web sitesi hazırlayın. Çok janjanlı bir şeyler olmasına gerek yok. Hatta görece vakur bir site daha uygun olur.

- Artık kartvizit bastırmak vs. işlemlerini de yaptığınızda resmen bir danışman oldunuz demektir. İlan ve broşürü ise "kurs" de "eğitim" ifadelerini kullanmadan hazırlarsanız iyi olur.

Size önerim kursların halen yaptıkları işlerin dışındaki hizmetleri hedeflemeniz. Yani bir kişi size sırf tanıdık diye gelmez. Çünkü sertifika veremezsiniz. Sizden bu hizmeti almalarının nedeni başka yerde bulunmayan ya da uzaklık zamansızlık gibi nedenlerle alamadıkları hizmeti sunmanız olmalı. Böylece işleriniz artsa bile zaten sektördeki boşluğu değerlendirdiğiniz için göze batmazsınız.
Bir diğer önerim öğrenci sayısını çok fazla tutmayın. Hem verimsiz olur hem de bu işi yapanların neden kurulu düzene ihtiyaç duyduklarını anlarsınız. Hatta gerekli eğitim ekipmanını bir süre sonra siz tedarik ederseniz verimliliğin ne kadar arttığını görürsünüz. Bu işin önemli hususlarından biri de kontroldür. Her şey sizin kontrolünüz altında olmalı ki hem siz hem de öğrenciler rahat etsin.
- Yaptığınız işi bir hizmet satışı olarak görün ve belli bir ciddiyet düzeyinde kalmasını sağlamaya çalışın. Koca koca insanlar size "hocam" demeye başlayınca ister istemez o havaya gireceksiniz. Siz herkese aynı mesafede olunca işinizin saygınlığı ve sizin kişisel olarak tatmin düzeyiniz de ciddi oranda artacaktır.
-İnsanlar sizden bilmedikleri için eğitim hizmeti alacaklar. Bu gerçeği onların normali haline getirirseniz onlara ve kendinize en büyük iyiliği yapmış olursunuz. Size soru sormalarını sağlayın ve bunun çok normal ve gerekli olduğunu defaatle ifade edin (siz de benimseyin). Bu tavrın "fazla soru" gibi bir yan etkisi de olacaktır ki başarılı olup olmadığınızı da ancak böyle ölçebilirsiniz. Gece yarısı uyandırılmayı engellemek için ise şu andan itibaren farklı bir hat alıp kişisel hattınızı asla müşterileriniz ile paylaşmayın derim. Bir şekilde size ulaşırlarsa da asla şikayet etmeden yine aynı saygınlıkta taleplerini cevaplayın. Çünkü yapacağınız işte bundan kaçınmak mümkün ve de uygun değildir.

Günlük bakım, temiz kokma -ki İzmir sıcak yerdir-, ağız ve diş sağlığı, uygun bir kıyafetten bahsetmeye gerek bile yok sanırım.

Umarım düzgün ve başarılı bir iş sahibi olursunuz.

Kolay gelsin,
11/08/2011 : 16:04:24
Kardeş sana başarılar diliyorum..Herzaman mutlu olacağın işler yap...