Ana içeriğe geç
YORUM YAZ

Tartışmaya katıl

Mesajınızı açık ve okunabilir biçimde yazın.

Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Kullanıcı adı:
Şifre:
Mesaj ikonu:
İÇERİKMesajınızDüşüncenizi açık, okunabilir ve konuya katkı sağlayacak biçimde yazın.

Önizle ile kontrol edin. Ctrl/Cmd+B · I · U0 kelime0 karakter
Gönderi seçenekleriİmza, bildirim ve moderasyon
 

Hazır olduğunuzda kaydedinÖnizleme değişiklikleri kaydetmez.
  

Konu bağlamını inceleOrijinal yazı ve son yorumlar

Orijinal yazı

26/05/2011 : 19:43:15
Bilginin maddi bedeli olduğu gerçeği sadece üniversitelerde eğitim görevlilerinin, her ayın başında yaşadığı bir gerçek mi? yoksa insan denen varlığın öğrenme kapasitesi ile düyaya geldiğini farkedip, zevk alabileceği hayat meşgalelerinden biri hakkında yeteri kadar bilgiyi elde ettikten sonra para kazanması ihtimali var mıdır?, şahsen çok ilgi duyduğum ama kader çizgimde çok sonraları bana göz kırpan bir konuda, grafikerlik konusunda ilgili programların bilgisini elde ettim. İşte trajedi ya da trajikomik olarak niteleyebileceğim olaylar zinciri şu andan itibaren başlayacak sanırım, evet! bilgi para edecek mi? öğrendiğim program corel draw ile ihtiyaca binayen harikulade tasarımlarımı yapabilecek miyim?

Gencer GÜZEL
srhtgncrgzl@yahoo.com

Son 30 yorum (en yenisi önce)

07/06/2011 : 11:50:27
Bilgiden ziyade bende arkadaşlarım gibi, bilgiyi satmanın önemli olduğunu düşünüyorum. Örneklemek gerekirse, çok kaliteli online satış yapan bir firma siteniz var. Ancak sektörünüzde arama motorlarında görünmüyorsa, sizin sadece bir internet siteniz var olmak için vardır. Bu kaliteli sitenin anlamlanması için ulaşılabilir olması gerekir. Diğer bir taraftan çok bilgili olabilir çok iyi işler çıkarabilirsiniz, ancak bunları hedef kitlenize ulaştıramazsanız bu bilgi salt bilgiden öteye gidemez.
Ülkemizde herkes her işi yapıyor maalesef. Alanında uzman olmadığı bir işte çok iyi reklam yaparak, başarılı olan insanlar var.
Vel hasılı olayın özü bilgi değil bilgiyi iyi satmak mesele.
31/05/2011 : 15:26:34
Gerçi sizin yazdıgınızı tekrar okudum,

10 Kutu düşünün, Konserve kutusu.Hepsi Aynı.
yan yana dizilmiş.
Ve denek insanları tek tek içeri alıyorsunuz, her gelen bir kutu alcak.
Eksilen kutunun yerine yenisini koyup, içeriye yeni deneği alıyorsunuz ve bu şekilde diyelim 100 kere aynı işlemi yapıyorsunuz..

Şimdi 10 kutudan birisi sizin ürününüz olsun.Diğerlerinden hiç bir farkı yok.
Her gelen denek insanının sizin ürünüzü almasını nasıl sağlayabilirsiniz?

Bu başarılabilirmi?
31/05/2011 : 15:19:10
Bahsetmek istediğim şeyin! bu şekilde anlaşılacağını düşünmedim doğrusu.

Şey diyince niye aklınız hemen otarafa gitti bilemem..

Burada şeyden kastım bilgi veya olgu diyebilirim..

Örnek vereyim isterseniz.

"ortada aynı Bilgiye sahip binlerce İnsan var.

Mühim olan bir şekilde toplumu bu Bilgilerden, sizin menfaatinize olanından faydalatmak yani Kendi Bilginizden Faydalandırmak!"

Ya da başka bir örnek vereyim;

ortada aynı Donanıma sahip binlerce Makina var.

Mühim olan bir şekilde toplumu bu Makinalardan, sizin menfaatinize olanı yani Sizin Satıp Para Kazanacağınız Makinayı Kullandırmanız...


Az daha yazayım;
Sizinle aynı bilgiye sahip bir çok insan var, Hepiniz eşitsiniz,Aynı bilgi ve beceriye sahipsiniz, Önemli olan Topluma Kendinizde olan yani sizde olanı kullandırmanızdır.
31/05/2011 : 14:38:44
sayın denemek' rumuzlu yazar ne kullanıyosan aynısından istiyorum. ama seni anladım. ortalıkta aynı ''şeye'' sahip bi çok erkek var ve kadın hangisini seçmeli? işte muazzam bir konu, sen olsan hangisini seçerdin? demek istediğin tam olarak buydu sanırım.
31/05/2011 : 14:30:51
sayın lawyer, vicdan'ı soyut bir kavram olarak ele almanız beni şu sebeple çok sevindirdi, bu derece kavram soyutlaması yapabilen birisi pek ala içinde bulunduğu hukuk sisteminin getirisi olan ve aslında görmezden gelindiğinde pek ala alt edilebilen kanunlar bütününü çok da rahat bir şekilde soyut bir varlık olarak kavrayabilir. Öncelikle kanun'un soyutluğunu idrak etmek, üstelik vicdan'a oranla kıyas ***ürmeyecek şekilde idrak etmek çıkış noktamız olabilir. Mevzu bahsinde kişiden kişiye değişebileceğini öngördüğünüz ve benim savunduğum vicdani doğruluk gerçekliğinin ütopik olmaması için Mevlana hazretleri insan-ı kamil mertebesinden dem vurmuştur, akabinde ve detayında size yine bu büyük şahıstan etkilenen nietzsche'in übermensc'i yani üst-insan kavramını örnekleyebilirim ki bütün bu örnekler aslında soyutlaştırdığınız vicdan kavramının üzerinde ne kadar derin düşünüldüğünün ve soyut herhangi bir kavrama göre ne kadar üstüne düşüldüğünün örneği olsun. Yeri gelmişken bir düşüncemi daha paylaşmak isterim ki oda hukuk'un vicdan'dan doğması düşüncesidir. Hukuk'un temelinde Vicdan olmasıdır. Şimdi bu küçük düşüncem doğrultusunda bana şöyle bir soru yöneltebilirsiniz - o halde neden hukuk bilgisine gerçek bilgi gözüyle bakmıyorsun?, bu harikulade bir soru olurdu ve bende aynı harikuladelikle size şöyle cevap verirdim, ne zaman ki sizinde bahsettiğiniz ilahi kitapların hukukunun referans olarak alınmasından ayrı düşüldü o zaman hukuk dejenere olmaya başladı. Size bunun tam olarak zamanını bildiremeyebilirim ama rönesans da denen aydınlanma çağı'nın büyük bir payı olduğunu söyleyebilirim.

ikincil olarak, spartacus örneğine istinaden, insanlık tarihinin hukuk ve adalet alanında kaydettiği gelişmelerden bahsederken şöylede bir gerçeği pas geçtiğiniz kanaatindeyim zira insanların halen gılgamış destanındaki gibi arayışlarını, homeros'un ilyada'sındaki yolculuk heyecanıyla, dante'nin ilahi komedyası'ndaki cehennemden korkarken bir yandanda mevlana'nın mesnevi'sindeki umutla hayatlarını sürdüyor olmaları size bilmem değişen çok şey mi olduğunu gösteriyor? İnsan aynı insan, yani hukuğa ihtiyaç duymayan vicdanı ahsen-i takvimle yaratılmış olan insan.

Son olarak geçen aylarda ülkeye dönen ve hukuk üzerine master'ını oxford üniversitesinde tamamlamış olan bir arkadaşımla hukuk üzerine biraz konuşmuştuk, işin ilginci neydi biliyormusunuz? fikirlerimi doğru bulmasıydı. Aslında mevzu çok daha derin buralar şuralar yetmez yazmaya :)

Bilgi para eder eğer paraya ihtiyacın varsa.




31/05/2011 : 12:46:21
ortada aynı şeye sahip binlerce şey var.

Mühim olan bir şekilde toplumu bu şeylerden, sizin menfaatinize olanından faydalatmak yada faydalandırmak.

desem karışık bir şeymi demiş olurum
31/05/2011 : 12:34:31
Ali bey, ilk başlarda televizyonda seri ve akıcı konuşamayıp, doğaçlama olarak bile en akla yatkın ve kanunlarla dayanaklı cevapları bir çırpıda söyleyemese idi bilgileri o kadar para etmeyecekti. En az onun kadar bilgi dağarcığı olan başka sosyal güvenlik görevlileri de vardır mutlaka ama onları keşfedemiyoruz. Onlar bir büroda daha az sayıda insana hitap edebiliyor veya SGK da maaşlarını alıyorlar. Sosyal güvenlik bilgileri en azından şu dönemde en çok para edebilecek bilgiler. Para etmeye yatkın bilgiler. Ama görüldüğü üzere sadece bir şeyi iyi biliyor olmak ondan rahatca para kazanılacağı anlamını taşımıyor.

Bilgi para eder. Ama bir piyango bileti almadan piyango talihlisi olunanamaz. Bu bakımdan çok fazla şey öğrenmek için değil paranın döneceği çarkı hazırlamak için çırpınmak gerek. Bu çarkı az bir bilgi de döndürebilir. Ama hiç bir şey bilmeden dönen bir çark görmedim daha . . .



31/05/2011 : 08:24:51
Alıntı Yapılan Metin:
Yazıyı gönderen - gencerguzel
''İ know kung-fu''.... bilginin ne derece önemsiz olduğunu bu replik ve çekildiği sahneden anlayabiliriz,


İzlememek mümkün mü ? Filmi bir dünya reklamla burnumuzun ucuna kadar soktular dı.

Haklısınız inanç her şeyi yaptırabilir insana. Ama kesin değil.

Mantıklı bir zemine oturmayan bir tutar tarafı olmayan sırf gaza gelinerek başlanan inanç işlerine halen tamah etmemekteyim.

Bu sefer başaracağız çünkü inanıyoruz hadi arkadaşlar ezip geçelim diye kalkışan ve hezimete uğrayıp oturan sayısız vakkayı da unutmamak gerek.

Bazen bir basket takımı final maçında, bazende iki iflas yaşamış bir tacir üçüncü teşebbüsünde gelir bu gaza . . .

Eksik tuğlanın yerini bulmadan binaya devam etmemek gerek. Ne kadar inançlı olunsa da çökecek eninde sonunda zira.

Ama bir gün yapacaklar bu filmdeki gibi. Omurilikten veya kablosuz olarak yükleyecekler ispanyolcayı, ingilizceyi ve hatta kung fuyu adamın içine bir çırpıda. İşte buna inancım tam . . .
31/05/2011 : 08:12:14
Teşekkür ederim hocam. Demek ki iş fikirleri ve girişimcilik sitesine doğru yönde etkiler de yapıyor en azından bazı yazdıklarımız. Kanepende otur sabırlı ol diye bir yazı yazmıştım, o yazıyı okuyanların bazıları bana ama bu yazı sitenin amacına uymamış dediler di. Doğru belki uymadı idi fakat ticarete bodoslama girmek bana hala yanlış geliyor. Gene olsa gene yazarım yani pişman değilim !

Sevgi ve saygılarımla.
30/05/2011 : 18:40:35
sayın lawyer inanılmaz ama gerçek bir şekilde bütün örneklerinizi (araba kazası hariç) pratik etmiş bir birey olarak yorum yapmıştım. Bakın şimdi konuyu nereye taşıyorum; Polis teşkilatının çok sevdiğim bir sözü vardır oda şudur ''polis vicdanı olmayanların karşısındadır'' . Bu sözde geçen vicdan kelimesi hakkaniyetiyle insanlarda vücud bulsa, sizin o alt metninde överek nitelediğiniz ve benim gerçek bilgi olarak nitelemediğim hukuk bilgisine gerek olmayacaktır. Benim size nacizane tavsiyem ki bu bir hakikat arayışı yolcusunun tavsiyesidir lütfen öyle algılayın, spartacus kitabını okumanız, aslında okuduğunuzu hisseder gibi olsamda en azından bir kerede hukukçu gözüyle okumanız, belki o zaman hukuk isteğinin insanları hangi boyutlara ***ürdüğünü ya da aslında hiç bir boyuta ***ürmediğini keşfedeceksiniz. Dedikleri gibi ''ADALET MÜLKÜN TEMELİDİR'' güzel kelam lakin mülk kimdedir? fakirde mi? işte burası beni ilgilendiriyor. Bu sebeple bilgilerimi; bulunduğunda şeytanın, öpüp başına koyduğu ve ''ben bununla çok canlar yakacağım'' dediği paraya çevirmek zorundayım ki doğru amaçlara hizmet ettiğini görebiliyim.
30/05/2011 : 13:06:30
Sayın gencerguzel "gerçek bilgi" ile neyi kastettiğinizi pek anlayamadım ama eğer birgün bilgi ve yeteneğinizi kullanarak Corel Draw ile muhteşem bir tasarım yapıp bedelini alamazsanız, ya da biri fena halde park halindeki aracınıza çarpıp hurdaya çevirirse, ev sahibiniz (yada kiracınız) ile kira bedeli konusunda papaz olup birbirinize girerseniz veya aslında işlemediğiniz bir suç nedeniyle tutuklanmanıza karar verilirse... hukuk bilgisinin pozitif değil ama "normatif ve gerçek" bir bilgi olduğunu ve "hukukun" herkese gerekli olduğunu anlarsınız. Ve işte o zaman bu bilgilere sahip olan insanlar için bilgiyi paraya çevirmenin yolu açılmış olur...saygılar
30/05/2011 : 10:30:15
Bilgiyle para kazanılır..İşsizdim ,çıkartılmıştım.Yabancı dil dersleri verdim Allah çok şükür iyide kazanmıştım.
saati 20 TL= 2 saat 40 TL hatada 2 gün diyordum 80 TL bir öğrenciden ayda 4 hafta 320 TL aylık eder.7 öğrenciye gidiyordum (hergün 1 öğrenci gibi ayarlamıştım) ayda toplam 2240TL yapıyordu.. Yorulmuyordum günde sadece 2 saat çalışarak kazanıyordum.
Şimdi günde 10 saat çalışıyorum YARISINA





30/05/2011 : 09:41:04
sayın akinselçuk, bilmem wachowski kardeşlerin üçlemesi olan matrix filminin ilkini izlediniz mi? o güzel, o anlamlı, o sentimental filmde, keanu reeves'in can verdiği ana karakter neo'nun bir repliği vardır o replik şöyledir ''İ know kung-fu''.... bilginin ne derece önemsiz olduğunu bu replik ve çekildiği sahneden anlayabiliriz, en azından yaşanan dönemde, peki burda önemini yitiren bilginin yerini ne almıştır? Tabiki inanç!. işte bu nokta çok önemli inanırsan herşey olur. aslında ben ana başlık altına yazarken bir yandan kendi inancımı sorguluyordum, bunun dışa vurumu var idi...
30/05/2011 : 01:58:08
Şu bilgiyi bi pratikleştiremedik gitti :)
(şahsım için konuştum)

//düşünceleriniz çok güzel.
30/05/2011 : 01:36:22
Günümüzde "bilgi" ile yapılan işler, o işi herkesin yapabilmesi tehdidi altında. Konuya tam yakın örnekle açıklamam gerekirse bizim şirketin kartvizit tasarım işini örnek gösterebilirim. Normalde bir grafiker'in yapması gereken o tasarım işini Internetten indirdiğim bedava bir programla kendi bilgisayarımda 1-2 saat içinde kendim yaptım. Böylelikle hiç para ödemeden istediğim tasarımı elde etmiş oldum. Matbaa'ya grafik dosyasını Internetten iletip 500 adet kartviziti 40TL'ye bastırdım, iş halloldu.

Benzer bir durum şirketimizin ilk ithalatını gerçekleştirirken Gümrük Müşavirleri için de gerçekleşti. Gümrük Müşaviri arkadaşların yapacağı işlerde dikkat ettim, sadece bilgi işi ve tüm bilgiler Internette var. Telefona elimi uzatsam bilgi benim de elimin altında. Gümrük Müşaviri bana demişti ki "yurt dışındaki firma ile yazışmaları evrak alışverişlerini yapıyoruz" iyi ama bende de İngilizce var , o yazışmaları ben de yapabilirim? Kendi yapabildiğim şey için 100'lerce lira danışmanlık parası vermeme gerek olmadığını gördüm ve Gümrük Müşavirinin yapacağı işi kendim yaptım, iş şu anda iyi gidiyor.

Bir makalede şöyle bir cümle görmüştüm:

A degree opens doors. Language opens possibilities. Bir diploma kapıları, bir dil ihtimalleri açar.

Bu cümlede yabancı dil bilgisine vurgu var ve tamamen katılıyorum. Yabancı dil durduk yerde bir işe yaramaz fakat onu kullanırsanız karşınıza ihtimaller açar. Benim Gümrük Müşavirine 750TL danışmanlık ücretini ödememe "ihtimalini" yabancı dil bilgim açtı.
30/05/2011 : 00:34:17
Son yazılar bir harika.
Alıntı Yapılan Metin:
''Soyut hukuk bilgisi'' ''Tanrının kaldıramayacağı büyüklükte bir kaya yaratması'' ve bu tekerleme ; ''remember fifth november little miss lawyer''


Bir şeylerin ters gideceğini kolayca tahmin edebiliriz.

İnsanın kendini durup dururken aşmaması gerek. Ya da kendini aşacağını bizlere önceden haber vermesi belki de hoş bir davranış olurdu.

Sizlerin bilgiden neyi kasteddiğini muhtemelen ben anlamıyorum. Ben bilgi deyince başkasının bilmeyip sizin bildiğiniz herhangi bir şey olarak algılıyorum. Ama sanıyorum ki sizin bilgi dediğiniz şey benim tahmin dahi edemediğim başka bir şey.

Bir şeyi biliyor olmak sizi her zaman paraya bir adım yaklaştırır. Ama paraya bir adım yaklaşmış olmak herkesden daha uzak olmanıza da engel değildir.

Hayatta herkesin bir numarası vardır. Bu numara ile yaşar. Şapkadan tavşan çıkarmayı bilmek harika bir numaradır. Bir kamyoncunun da bir numarası vardır bir profesöründe . . .

Yaptıkları işi bu numaralarla süsler ve mükemmel hale sokarlar.

Numarası olmayan adam boş bir adamdır. Boş adamdam bir şey olmaz. Büyük paralar kazanamaz. Hatta piyango bile ona çıkmaz.

Bazısı parayı özellikle sevmez. Çok numara sahibidir ama bu numaraları paraya çevirmek ona gereksiz gelir hele ki karnı toksa.

Bu tip adamlar etraflarında iz bırakırlar. Hatırlanırlar.

Çok şey bilmek iyidir belki ama parayı kazandıran bu özellik değildir insana.

Bir üniversitedeki öğretim görevlisinin bir domates pazarcısından daha çok şey bildiğini de nereden çıkarıyorsunuz ?

Kurtulun bu dağdaki çoban kıymetsizdir mantığından.

Bilgili, donanımlı olmak başka bir şeydir.

Ama konu biliginin para etmesi olunca bilgiyi, donanımlı olmak gibi algılamayacağız herhalde sizlere göre . . .

Yani şu mu ;

Corel Draw biliyorum para etsin.

İngilizce biliyorum para etsin.

Barok stil mimari biliyorum para etsin.

İnternet sitesi kodlarım para etsin.

Gerekli numaraya sahip değilseniz hayatta etmez.

Profesör çok bildiğinden değil o noktaya gelmeyi başardığından maaş alıyor. Yani o aşamaya gelip o maaşı almaya hak kazanmak için gerekli soyut ve somut ceremeleri çekmiş olduğundan.

Aksi takdirde her çok şey bilene maaş bağlamaları gerekirdi. Profesöre maaşı bağlama sebepleri, lisans, lisansüstü, tez, doktora gibi somut işleri zamanında ve yerinde gerçekleştirdiği ve bu eylemlerin soyut zahmetlerine katlandığı içindir.

Aya ilk giden insanında bir maaşı vardı. Dünyanın en sağlıklı ve becerikli insanı olduğundan çok o işe girip işin gereklerini yerine getirdiği için aya gitti. Aya gitmek ona bir ikramiye oldu. Hepsi bu. Yani çok bildiğinden değil parayı kazanması. Ama bir şeyler bilmeseydi onu göndermezlerdi ya da maaş vermezlerdi.

Para kazanamıyorsanız yeterince bilgili donanımlı olmadığınızdan değildir. Gerekli tek şartı bilmeyişinizden olabilir. Corel draw ı bin kişi bilir ama birkaç kişi bu bilgisinden dolayı binlerce lira kazanır her maus kliklediğinde. Çünkü bu bilgiyi bir şekilde iyi satmıştır. İşte bu satış işini bilmediğinizde corel draw bilmenin en küçük faydası olamayacaktır para kazanma konusunda.

Bildiklerinize ya maaş bağlatacaksınız ya da başkalarının para ödemesini sağlayacaksınız. Bunu siz yapacaksınız. Bağlatmak ve sağlamak eylemlerinin corel draw ı iyi bilmekle bir alakası yok. Bilgi şart tabi ama bu bilgiyi paraya çevirmek için gereken yere ulaşmak bambaşka bir şey.

Michael Schumacher den iyi şoför yok mudur dünyada yani. İyi araba kullanmak şart ama her iyi araba kullananın F1 pilotu olma ihtimali yok. Sizce Michael ın hayali taksi şoförü olmak mıydı ? Ya da belediyede işe girip otobüs sürmek ? Muhtemelen değildi. Şoförlüğünü en iyi satacağı yerlerde dolaşıp durdu tüm zorluklarına rağmen.

Corel Draw ı öğrendiniz ya. Şimdi de bir dünyaya açılma kursuna gidin içinizdeki gücü keşfetmeye falan çalışın. Bu bilgi nerede para edebilir ona bakın.

Yürümeyi bilmeyen çocuğa adidas ayakkabı almanın bir faydası olmaz. Ama yürümeyi öğrendiyse adidası ile daha iyi yürür.

Çok mu uzattık lafı ?





29/05/2011 : 22:32:23
Kimi İnsan Vardır Bilgisiyle Para Kazanır, Kimi İnsan Vardır Parasıyla Bİlgi Kazanır. Herkesin Birşeylere Muhakkak İhtiyacı Vardır. Öneemli Olan İşin Sanatkarlıkla Yapılmasıdır,$ İş Dalı Ne Olursa Olsun.
Başarılar Diliyorum...
29/05/2011 : 20:36:00
evet anlıyorum lawyer, yani bu şunun gibi ''tanrı kaldıramayacağı kadar büyüklükte bir kaya yaratabilir mi?'' paradokssal bir yaklaşımın olmuş, yeri gelmişken hukuka hiç bir zaman güvenmedim ve hukuk bilgisine gerçek bilgi gözüyle nazar etmem. remember fifth november little miss lawyer, bilmem anlatabildim mi? :)
27/05/2011 : 21:04:39
Isini satmak kendini pazarlama gercekten cok onemli... marka olmak .... bilinmek ... bilinmek taninmak icinde illaki bir yerden baslamak bir referans bulmak onemli... sonra arkasi geliyor ornekleri cok...

saglam bir tezgah demis akin bey iste olay o... bir kere calissa arkasi gelir...
27/05/2011 : 20:19:56
Rakamlar harika . . .

Yukarıda 300 den fazla para harcadım denmiş. 200$ denmiş. 125 liradan bahsedilip 200 liranın gözden çıkarıldığı yazılmış.

Bir kaç bin dolarlık grafik çalışmaları yapabildiğiniz , yaptıklarınız bu bedellere değer hale geldiğinde grafikten para kazanıyoruz sayın kendinizi aksi halde amatör bir ruhla harçlık çıkarıyorsunuz.

Grafik işi bir pazarlama unsuru içerir. Yapılan çalışmaları doğru yerde doğru insanlara işe yarar şekilde pazarlayamıyor, tanıtamıyor ya da ilgilerini çekemiyorsanız çok iyi grafiker olmanızın fazlaca bir anlamı yoktur. Yani iyi bilmekten usta olmaktan öte işi paraya çevirmek kısmında bir yetenek lazım.

Genellikle, grafikten, tasarımdan, mimariden, dizayn etmekten, sanatsal çalışmadan, ufuk açmaktan, danışmanlıktan para kazanan insanların işin hamaliyesi kısmı en az etkili olan kısmıdır. Sizlere uyarlarsak grafik programlarını şiir gibi kullanmayı bilme kısmı, para kazanmak söz konusu olduğunda şart ama en sonda gelen kısımdır. Bu bütün dünyada böyledir.

Önce kendinize bir tezgah kurmalısınız. Bu tezgah size müşteri getirmelidir. Siz onlara değil onlar sizin ayağınıza gelmelidir. Mümkünse böyle olmalıdır.

Tazgah için çevre, para ve hayalgücü gerekir. Tezgahınız az para ile de kurulmuş olabilir. Sizi seven, size güven duyan, size sempati besleyen insanlar olması şarttır sanatı paraya çevirmek için. Para, büroya atölyeye veya işi yapıp pazarlayacağınız mekana harcanır. Reklam ilede para harcayıp yapılmaz. Sevilen birinin kredisinden yaralanabilirsiniz mesela. O kişi kredisinin birazını sizin için harcayabilir ikna olduysa. Sizin için kuracağı tek bir cümle sizin tezgahı çalıştırmaya başlayabilir.

Grafikten bilek gücü ile para kazanmak bence pek mümkün değil. Harçlık çıkar becerikli iseniz ama büyük paralar için sağlam bir tezgah gerekir.

Hürmetlerimle . . .
27/05/2011 : 19:16:08
merhaba

aslında konu bilgiyi satmak olunca satış kanalları da çok önemli oluyor. Türkiye'de grafikerlerin en çok satış yapma imkanı olan yerlerden birisi var: Projekurdu.com. Nitekim bizim grafik işlerini de oradan vermiştim. PK.com'la ilgili çok eksik var fakat yine de çalışıyor.

denemek, PK.com'dan en son logo çalışmamızı yapan Edirneli grafiker mesela, mükemmeldi çünkü hem elinden iş geliyor hem de anlattığım, hayal ettiğim tüm ayrıntıları uygulayabiliyordu. PK.com'da 150TL'ye istediğim grafiği kimse çıkartamayınca aynı projeyi crowdspring.com adlı Şikago'lu bir siteye vermiştim ki orada ödül 200 dolardı. Edirneli, 150TL - 200TL 'yi gözden çıkardığım halde, iş için sadece 125TL istemişti. Büyük ihtimal o sırada çok müsait zamanı ve ilgisi olduğu için para ikinci plandaydı.

CS.com 'da $200 olduğu için birçok kişi paranın çekiciliği ile teklif ve örnek tasarım gönderiyordu. Gönderdiğim projeye yaklaşık 35 farklı tasarım örneği gelmişti ve hepsi birbirinden yetersizdi. Bir kişi, hiç örnek tasarım dahi göndermeden "I wanna work with you" diye mesaj dahi göndermişti.

Bu deneyimlerden çıkardığım nacizhane sonuç grafik tasarım gibi işlerde para/ödül 1. planda ise o işin istediğim gibi olmayacağıydı.
27/05/2011 : 10:11:58
mikelanj'ı dev bir kaya parçasını traşlarken gören biri sormuş,

-o kaya'da nedir?, mikelanj adama dönüp,

- o kaya değil bir melek! demiş.

yukardaki örneği bir sonraki aşamaları görebilen sanatçı ruhunu tasvir etmek için kullandım, tabiki bakış açısınıda ilgi çekmek istedim,
bir grafiker yada tasarımca tarz itibari ile bu formda yaşamalı ki istenilen ya da ortaya çıkarılacak ürünler amaca uygun olsun,

bir işi yaparken, müşteri ve tasarımcının, insan-insan ilişkilerinden sebep doğal olarak ortaya çıkabilecek bazı farklılık gösteren düşünceleri olabilir bu normaldir, kallavi bir tasarımcı müşterinin düşüncesini kavrar ve fakat daha ileriye ***ürebilir ya da sadece müşteriye istediğini verebilir bu opsiyondur. Bu konuda bazı istisnalar olabilir, bu istisnalar büyük ihtimal ile tasarımcının tembelliğinden ya da işi bilmediğinden değil hayal gücünün eksikliğinden kaynaklanıyordur.

not: bir yorumcumuz kardeşinin bir çok programı bildiğini ve pompacıda çalıştığını yazmış, ona itafen şu örneği sunmak isterim,
tesla isimli bilim adamı çağdaşı edison'dan çok daha ileri düzeydeyde velakin edison'un popüleritesi tesla'yı gölgede bırakdı, (lansman*)
27/05/2011 : 08:52:46
sayın akın selçuk un dediği gibi bilgi para eder satabilene.benim kardeşimde grafik tasarım hakkında birçok şey biliyor.hatta 3 d max programı kullanıyor.animasyon filmler yapabiliyor 3 boyutlu resim ve taslaklar çiziyor ama istanbul da benzincide pompacı olarak çalışıyor.
27/05/2011 : 07:02:39
Sayyın Omero72,
söylediklerinize katılıyorum biraz ama düzeltmek istediğim bi yanıda var..
Siz ne çizdirdiniz bilemiyorum ama, bi tasarım olarak çizim yada renk olsun..siz göz zevkinize göre istersiniz,
ancak tasarımcı (eğer tembelliğinden yapmıyorsa ayrı ama uzmansa) sizin istediğinizden farklı birşey ortaya cıkarabilir.
Burada işi yapan neyin doğru oldugunu bilir,ondan öyle yapar.
Kırmızının alacası varsır, gidip siyaha boyamaz!
siyahın asaleti vardır,onu maviye boyamaz.
Yada şekil olarak belli bir kanıtlanmış bilgiye göre cizim yapar..
ayarlamasını ona göre yapar..

Ancak iş veren beyenmez.! Olur bunlar.. en sonunda olsunda böyle olsun işverenin dediği gibi olsun olur :)

NOT: garafiker uzman değilse bilmediği için dediğinizi yapmıyodur :)
27/05/2011 : 02:55:17
grafik tasarım bilgisi bir şekilde para kazandıran bilgi ama iyi yönetilirse...

CorelDraw, grafik programları okyanusunda bir kum tanesi.

Şu ana kadar salt grafik tasarım işleri için 3 ayrı grafikere 300TL'den fazla harcadım.

Bence grafik tasarımcının en makbulu, müşterinin istediği / hayal ettiği şeyi en etkili şekilde gerçekleştiren kişidir. Bu benim değerlendirmem çünkü, grafik işi söz konusu olduğunda kağıda çizerek ve tarattırarak grafikere iletirim ve eksikleri gidererek onu bilgisayar programı formatına çevirmesini isterim.

Sevmediğim grafiker türü, benim kağıda çizdiğim tasarım yerine bambaşka dünyadan tasarımlar çizen grafikerdir, çünkü başka türlü (yani benim istediğim tasarıma göre) çizmesini ya öğrenememiştir ya da zaman ayırmak istemiyordur.

Yani, bilgi + müşterinin isteklerine iyi uyum sağlayan parayı kazanır, olay budur, salt bilgi yetersiz.
27/05/2011 : 00:10:08
okumakla zaman kaybettiren bir yazı daha...
26/05/2011 : 23:17:46
size bahsettiğim olağan üstülük, hayranlık hissinin uyarılması, bakınca görmek, görünce düşünmek, düşününce keyif almak, yani hayatı güzelleştirmek. Mevlana hazretlerinin ''insan gözdür görüştür, gerisi ettir kemiktir'' özetli düşüncesinden referans alarak size şunu teklif ediyorum, gelin birlikte gözün görüşün kayacağı, her daim ilgi odağı olabilecek işler yapalım.
26/05/2011 : 22:59:09
@denemek; - olayın idrakını sağlamış olman beni sevindirdi :) şimdi elele verip bana müşteri bulsak yahudilik mi yapmış oluruz :)
26/05/2011 : 22:07:59
Buradan üç şey çıkarttım.

1. Bilgi para edermi?!
2.Bu bir reklamdır, ben tasarım yapıyorum, tasarım yaptıracak iş arıyorum!
3.Corel Draw öğrendim biliyorum, başkasınada bu bilgileri öğretirim!

3. sünü yapabilirseniz 1. nin sorusunu çözmüş olursunuz.Burada kurs vermiş olursunuz.Aynı Matematik dersi verilir gibi, Corel dersi verirsiniz.Bilginizi satarsınız.

2. de ise her iş için bilgi gerekir.Bu bilgiden yola cıkarak birşeyler yaparsınız.
Buda normal iş yapmak olur.
26/05/2011 : 21:54:08
Bilgi de, domates de para eder. Satmayı becerebiliyorsanız eğer . . .