Ana içeriğe geç
YORUM YAZ

Tartışmaya katıl

Mesajınızı açık ve okunabilir biçimde yazın.

Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Kullanıcı adı:
Şifre:
Mesaj ikonu:
İÇERİKMesajınızDüşüncenizi açık, okunabilir ve konuya katkı sağlayacak biçimde yazın.

Önizle ile kontrol edin. Ctrl/Cmd+B · I · U0 kelime0 karakter
Gönderi seçenekleriİmza, bildirim ve moderasyon
 

Hazır olduğunuzda kaydedinÖnizleme değişiklikleri kaydetmez.
  

Konu bağlamını inceleOrijinal yazı ve son yorumlar

Orijinal yazı

13/03/2011 : 21:37:16
- " Sen bildin isi yap - en isi "
- " Her insan bildigi isi yapar "

Bu kavramlar hepimizin tanidigi kavramlardir , Herkes bildiği işi yapsın lafı kulağa çok hoş geliyor..Aslında bunun arkasında 'odaklanma' konusu yatıyor mu , herkesin özellikleri doğuştan mı gelmektedir ? Yanılmıyorsam İsmet Paşa 50 sinden sonra bir enstrüman çalmayı öğrenmiş..Tamam Andrea Bocelli olmak doğuştan bir Allah vergisi .. Ama 'kokoş' bayanların iki yılda şan eğitimi o bu şu alarak nasıl seslerini değiştirdiğine şahidiz....

Bu konuda çıkıntılık etmeyeceğim dedim ama duramadım Allah aşkına nedir bu 'herkesin bildiği işi yapması hikayesi'..Bu ülkede her sektörde 'mesleksiz' yığınlar tepeyi tutmuşken neden bu ülkenin 'okumuş evlatlarını' piyasadan soğutuyorsunuz.. Yıllarca öğretilen mevki, makam, maaş, statü vs.. Dünya çağ atlamışken biz yerimizde sayıyoruz..Cumhuriyet Devrimi yaptık diyoruz ama entelektüeli ve halkı aynı kafa da Osmanlıyla ..'kapağı devlete atmak mantığı ' hala bitmedi..Yalnız atacak kapak kalmadı devletin üstüne kaç defa devlet milletin üstüne kapaklandı ( mali krizler..vs..)Hala ders almıyoruz..

Benim sadece bildigim 2000 yillarindan sonra yurt disinda olsun yurt icinde olsun ne paralar batiriyoruz ......Hala ders almiyoruz..is yerimizi dedil , kendimizi once degistirmemiz gerekmiyor mu acaba arkadaslar ....bilgili , arastirmaci , modern , zevk sahibi , global dyunya goruslyu v.s ...

Yazik degil mi her sektorde yasanan kayiplar .....kapanan , iflaz eden isletmeler . Franchising sektorunde kayiplari biliyoruz , e-ticaret te kayiplari goruyoruz . Ilk baslarda rabette olan islere giriyoruz , sonra da o sektorun suyu cikinca kayiplar yasiyoruz ........Hala des alamiyoruz ..

Amacım asla mesleklerinizi ya da ticaretlerinizi küçümsemek değil.. Aksine becerebilen için özel ders en verimli alanlardan biri olur..Sorun şurda ülkede 'mesleksiz yığınların' kapattıkları alanlara ' uyaniklik degil , 'bilgili ve akil sahibi ' insanların talep etmesi er yada geç o pastadan bir pay kapması kaçınılmazdır..He ticaret kar& zarar kardeşliğidir..Dayak da yersin dayak da atarsın ama korkar da sahaya inmezsen hep birilerini 'eleştiren ' ama ezilen biri olursun kanımca..
'Korkak bezirgan ne kar eder ne zarar'

Sayilarimla arkadaslar

Son 30 yorum (en yenisi önce)

25/03/2011 : 07:53:13
En güzeli daha fazla yazacak birşey kalmadı burada.

Teşekkür ediyorum ben alakanıza. Hayırlı günler diliyorum.
24/03/2011 : 21:50:51
Sn khanofthesky arkadaşım esas ta söylenecek cok söz var , sizinde benimde ...ben simdi o sizin sorularınıza simdi cevap versem ne yazar . İkimiz kaldık burada .
Zaman zaman fikir farklılıkları var tabi ama tuzu biberi gibi geliyor bana. ... ama bak arkadaşim oyle olmuyor iste . Biz ikimiz tek başımiza sinerji yaratamayiz ...
İkimiz yanlış filmin senaryolarında kaldık ....." Doğru ya da yanlış diye birşey yok, sadece popüler fikirler var....
Jeffrey Goines "Twelve Monkeys - 12 Maymun" - filminden bir replik.
O'Yüzden biz isimize bakalim arkadasim.....söylediklerimiz de yeter .
Saygilarimla
24/03/2011 : 17:09:14
Sn Turi abi, kusura bakmayın size abi diye hitap ediyorum ama umarım yanlış anlamazsınız çünkü yaşınızın benden büyük olduğunu sanıyorum. Öncelikle belirteyim benim de kimseyi incitmek,kırmak,zarar vermek vs gibi bir niyetim yok, ne ben o kapasitede biriyim ne de hani hem ailemizden hem çevremizden o yönde bir tedrisat görmedim şimdiye kadar.

Aynen senin dediğin gibi işin merkezine baktığında inan olsun ne sahip olduğun milyon dolarların bir değeri kalıyor ne de yaşadığın hayatın. Bir an geliyor, öyle bir duygu yoğunluğunun içine giriyorum ki bir lokma bir hırka misali bir hayatın aslında yeter olduğuna kani geliyorum ama öyle de bir an geliyor ki yaratılış fıtratımızdan ötürü belli hırslarımızın peşine düşüyorum. Çok fazla miktarda haksızlıklar gördüm ben, param çalındı, aşağılandım, itildim-kakıldım-elim kolum bağlandı, çoğunda da hiçbirşey yapamadım. Tamamında hep tünelin sonundaki ışığı görmek istedim ama maalesef o nu da göremedim.

Günümüz acımasız dünyasında ki bu ülkede bu maalesef daha da acımasız ticari girişimde bulunmak, ticarete bulaşmak, boşver ülkeyi ki ben öyle yaptım kendim ve sevdiklerim için birşeyler yapabilmek uğruna mücadelenin içine girmek, işin daha en başında birkaç kez dikkatle düşünülmesi gereken bir hal almış. En tepede devlet girişimde bulunmak isteyeni feci şekilde dövüyor bir de üstüne küfür ederek gönderiyor sizi. Çünkü devlet için büyük şirketler o nun da varlık sebebidir, oysa siz küçük kalmaya mahkumsunuzdur. Hep minik minik kazanıp kazancınızın da yüzde 40 ı nı bu devlete vermek zorundasınızdır. Büyükler ise hepten çok daha rahattır, çünkü sistem sadece ama sadece o nların müreffehiyeti için yaratılmıştır, onlar karteldir, onlar trösttür, onlar devdir.

Çağ,devir zaten sizin aleyhinize işleyen en önemli faktör olmuştur. Dünyanın geri kalanı muazzam hızlarla ilerlerken siz hep geride bırakılmışsınızdır. Sonra sırada işinizin mahiyeti geliyor, bakın burada da zaman zaman çokça tartışılıyor, benzer işleyen işler yapılıyor deniyor bazıları tarafından, iyi de kardeşim diyesi geliyor insanın, adamın elindeki para belki sadece o iş yapmaya yetiyorsa o zaman ne olacak. Bakkal yapacağım diyor, manav yapacağım diyor,hediyelik eşya işine giriyorum deniyor, pek çoğu da yanaşma diyor ki bazıları inanılmaz derecede haklı ve doğru söylüyor ama amerika da elin oğlu sunulan sınırsız olanaklarla ihtiyaç duyulan mahallede ihtiyaç olan işi yapmaya mecbur bırakılıyor adeta , başta kızıyor ama sonunda kazandığını görünce baştaki itirazının yersizliğini kendi de anlıyor. Yani kısacası etrafta dahil, koniks de dahil hiçbirimiz işimizi daha da büyütmeye muktedir insanlar değiliz vesselam, minik kalacağız,minik bırakılacağız.

Sn Turi abi, şimdi lütfen biraz da siz düşünün, hepimizin cebinde olan 3-5 kuruş para ile yapabileceklerimiz sınırlı değil mi ? evet.........
Sınırlı parayla yapılabilecekler daha da sınırlı değil mi ? evet.............
Bununla kurduğunuz iş uzay teknolojisi işi olmadığına göre ne kadar büyüyebilir ? sanmam.......
Roket bilimi ile uğraşmadığımıza göre bu iş nasıl büyütülebilir ? büyütülemez...........
Artık bakkallığında devrinin kapandığını başbakan kendi söyledi

TEKRAR RİCA EDİYORUM KİMSE UKALALIK YAPMASIN, KİMSE LAF CAMBAZLIĞINA GİRMESİN, KİMSE EDİTÖRCE YAKLAŞIMLARDA BULUNMASIN, KİMSE KİMSEYE HİÇBİRŞEYİ İSPAT ETMEYE MECBUR BIRAKILMASIN.


Sn Turi abi kusura bakma, esasen söyleyecek o kadar çok lafım var ki onlarca sayfanın sadece bana tahsis edilmesi gerekiyor. Ama bu ülkede bunların da konuşulması gerekmez mi ?

23/03/2011 : 20:27:31
Sn khanofthesky sizinle yazışmak , paylaşmak bir zevk adeta . Yüreğine saglik , bu memleket gerçeklerini yasamayan , basından geçirmeyen yok gibi , ben de bunları bire bir yasadım , ama umudumu yitirmedim , çok kayıplarım oldu canım yandı ...bu konulara girmek istemiyorum , yasandi bitti , yasanmasi lazım diyorum .....Yaşandı ve bitti bu basit işte..Ama gittiğim günden beri kanayan yüreğim ....bunu ben biliyorum !
"Yurtdışı deneyiminiz var mı bilmiyorum - diyorsunuz ....evet var yeterince var , esim de yabancı vatandaşı , halya bir orada , bir burada .....ama evet , hayat zor , halya zor . Herkesin hayatının çeşitli dönemlerinde farklı derecelerde zorluklar vardır. Bak savaşlar oluyor , yarinin ne olacağa beli değil .... ama günü geldiği gibi yaşamak lazım, biliyorum. ... ticarette çok zor , ama hayatin bir bedeli var , bedeli olduğu gibi sertte dersi de var ....bu dersi birisinin anlatmasıyla , okulu , üniversitesi yok maalesef . En yarali derste .....Allah'ın ve aklın yolu bir olduğunu anlamaktır . Bid'at fırkalarından mutezileye göre aklın yolu birdir. ...Burada akla düşen vazife, böyle bilgileri, açıkça anlaşılabilene uygun anlamaktır. ...ben de bunu yapmaya calistim arkadasim ....kimseyi kirmak uzmek , kucuk dusurecek değildi amacım.......buradaki güzel ortamı bozup seviyeyi düşürmek istemiyorum,ayrıca .... Tek hoşuma gitmeyen akar saniyeyi büyük istememe rağmen saniye bu saatte küçük. ...

Herkese selamet diliyorum.
Saygilarimla

23/03/2011 : 18:45:07
Netice itibariyle ne söylenir bilmiyorum başka ama bildiğim tek şey aslında bunları yazarken de anlatırken de düşünürken de bir şey bilmediğimdir.

Hayat çok zor, hele ki bu ülkede daha da zor. Ticaret çok zor, hele ki bu ülkede daha da zor.

Herkese selamet diliyorum.

Saygılarımla
23/03/2011 : 18:29:15
Sn turi;

Açıklamalarınız doğru, doyurucu ama bizim üşkemizde bunları hayata geçirebilme penceresinden bakıldığında önünüze şu yada bu şekilde her zaman engeller çıkarmaya hazır insanlar ve kurumlar bulursunuz. Üstelik siz bir girişimi hayata geçirmeye kalktığınızda bırakın çevreyi en temelde aileniz bile buna engel olmak için elinden geleni ardına koymaz ki sizde bundan bahsetmişsiniz. Hazır iyi-kötü maaşlı bir işiniz vardır, herhangi bir iş yerinde ya memur yada işçi statüsünde çalışırsınız, mesai saatleriniz sabah 8 akşam 6-7 gibidir, bazen fazla mesai yaparsınız, ay sonunda-ortasında yada başında maaşınızı alırsınız sonra da işinize bakarak hayatınıza devam edersiniz. Şimdi bir tarafından bu hayat şekli mutat bir uygulama olarak toplumun yüzde 98 i tarafından kabul edilmiş ve desteklenmiştir. Az dahi olsa bu maaş kabul edilebilir görülmüştür, bırakılması halinde akla hemen en kötü senaryolar getirilir, ya sefalete sürüklenirsem, ya çirkefliğin içine düşersem, ya aç kalırsam, ya açıkta kalırsam, ya eşim beni terkederse, ya çocuğumun harçlığını veremezsem vs gibi türlü kaotik senaryolar eşliğinde geleceğinizi kurgulamaya başlarsınız.

Şimdi tabii ki bunda haksız sayılmazsınız, sizin aklınızda belki de dünyayı ayağa kaldırabilecek bir projede olsa gelenek-görenek-kültür-çevre-yetiştirilme tarzı sizi öyle bir şartlandırmıştır ki uygulamaya geçireceğiniz projenin sizin başınıza çok büyük güzel taçlar geçirme imkanı dahi olsa siz hep-her zaman şartlı refleks misali kötüye yoğunlaştığınız için gerisin geriye gidersiniz. Oysa ki işinizi bırakmadan yada iş kurmaya karar vermeden önce ne güzel düşünceleriniz vardı, ne harika hayalleriniz vardı, belki de çok zorlanacağınızı biliyordunuz ama sonunda herşey güzel olacaktı ama dedim ya beyniniz hep kötü senaryoların tuzaklarına düştü-düşürüldü. Çünkü çevrede iyiden çok o kadar muazzam boyutlarda kötü senaryolar varki siz de ister istemez korktunuz-çekindiniz ve sonunda da vazgeçtiniz.

Bakın yurtdışı deneyiminiz var mı bilmiyorum ama ben amerikayı örnek vereceğim size, orada aile-çevre-gelenek-görenek pek öyle iplenilen kavramlar değildir, elaman karar verir, gerekli evraklarını hazırlar-avukatına verir-işlemler 1 işgünü içinde nihayetlendirilir-destek ihtiyacı olup-olmadığı soruşturulur ve siz ertesi günü işinizi kurmuş biri olarak taaaaaaaaaaaaa chapter 11 olana kadar işinize devam edersiniz. Ben o şekilde gördüğüm için burayı da öyle sandım gelmeden önce ama maalesef tamamen tersi bir durumdaymış burası. Önünüze ne çıkarsa çıksın köstek olmak için elinden geleni ardına koymuyor bu faktörler.

Size bir yakınımın başından geçeni anlatayım, tıpkı o nun ağzından çıkmış gibi anlatacağım, konusu geçen arkadaşım ve zengin dayısı arasında geçiyor bu olay. İş kurmaya karar verdiğimi söyledim bir büyüğüme dedi, önceleri acır gibi baktı sanki,dayısının gözlerinde '''' vah vah fakir, şimdi iş yapacak ama batıracak,elindekinden de olacak, hayal kırıklığı yaşayacak '''' der gibi baktı dedi bana. Bu dayı, babası öldükten sonra ondan kalanlarla işi daha da büyütmüş ve yüce dağları ben yarattım havalarında olan bir adam.

Şimdi bu arkadaş hevesi kursağında kalmış, tamamen moral olarak çökmiş-bitmiş durumda. Manevi olarak desteklenme yada yol göstericiliğini kullanmak için gittiği dayısı o arkadaşımı manen çökertmiş-bitirmiş-mahvetmiş olarak bırakmış.

Şimdi bu arkadaşım ne yapacak ? O nu da bıraktım bu ülkede ki diğerleri ne yapacak ? Burada başarı hikayeleri yazmak kolay, yada kopyala-yapıştır yapmak insanlara kolay geliyor ama gerçekler ne olacak. Velhasılı kelam bu ülkede iş yapmak zor, anlayışı değiştirmek zor, zihniyeti değiştirmek zor zor zor.

DAHA ÖNCEKİ YAZIMDA DA SÖYLEDİM. BİREYSEL DENEME YAPACAK ARKADAŞLAR İNŞALLAH BAŞARILI OLURLAR, ÜLKENİZDEN BİRŞEY BEKLEMEYİNİZ, ANKARA DA DAYINIZ DA YOKSA İŞİNİZ ALLAH A KALMIŞ DEMEKTİR.
23/03/2011 : 09:42:58
günaydın turi arkadaşim ve herkese burdaki yorum yazanlara...hayrli işler ve başarilar dilerim.. bol şanslarrrrrrrrrr
22/03/2011 : 16:51:28
Sn khanofthesky iste bu sizin ozetiniz geldiğimiz günlerden bir genel ozeti.....siz bu aciklamalarla birçok kisinin ve bugunun genel sorunun dili oldunuz herkesin adina . ...benim de bu noktada ki acilimimin ilk ayani olusturdu , ne anlatmak istediğimin bir ışığı oldu .
Bu yazimin konu basligi da bunu anlatmakta " Her insan bilgi isi yapar " ....ben iste bu noktada bir acilim yapmak istedim , bizim genis yepaze de kavramlarimiz ve atasozlerimiz vardir ....ama bir cok kavramlarimizda da - " ODAKLANMA " konusu yatıyor oldugunu anlatmaktir amacim .
Eşsiz, inanılmaz potansiyeli olan bir ülkede yaşıyoruz , bizim kendi degerlerimiz var , kendi kultur ve buyuk bir ulkemiz var. Biz mutlaka kendi değerlerimizden beslenmek zorundayız.....ama burada bizi besleyen bir cok atasozlerimizinnin ve kavramlarimizin arasinda bir ayrim yapmak zorumdayiz gelisen dunya konjeksionuna ayak udurabilmek icin , tabi ki ben burada sizi katiliyorum diyorsun ki - " ülkede rekabet kelimesi herkese yabancı o sıralar. Hele ki ölesiye-öldüresiye rekabet daha kitaplara-dergilere bile girmemiş. Şimdi durum çok daha farklı " .....evet dogru khanofthesky bir cesis sureci yasiyoruz.... fakat sürekli bir kısır döngünün içindeyiz. Görüyorum ki bu kısır döngü bitmedi, bitmeyecek.

Bizim ayle yapimizi ve manevi degerlerimizi revize etme zamani gelmedi mi ?
Bakin bu sozler de Alintidir hakankaya2020 arkadasimizin bir yazisindan :

- "Bizde başarısızlık kısmettir, Batıda ise BECERİKSİZLİK. o yüzden girişimde başarısız olmaktan korkmayız , bu nedenle sonuna kadar asılmayız. ve başarılı girişimler batıdan çıkar.
Diğer taraftan sistemin dışına çıkma perişan olursun der, sen de üniversiteye hazırlan memur ol, gerisi başarısızlık. Öğretmen yeni şeyler denettirmez sana, kendi cümleleriyle yazmazsan doğruda olsa zayıf alırsın, ailen hayır yapamazsın der, arkadaşların yapılabilecek olsa başkası yapardı sana mı kaldı der. Öğretir bize çaresizliği, kıpırdamayız yerimizden. SADECE HAYAL EDERİZ başarıyı. Oysaki girişimci dener, denerken yeni fikirler üretir, yeni fırsatları görür ve azmeder. "

Bizde baska bir cok kavramlar da vardir ..." HER BASARILI ERKEYIN ARKASINDA BIR KADIN YATAR " ; " YUVAYI DISI KUS KURAR " - bizim isletmemiz , bizim dukkanimiz , bizim fabrimamiz , bizim ofisimiz ....bizim YUVAMIZ DEGIL MI ? Neden oylese biz kadinlarimizi hep arka planda tutariz ? Baska da bir kavramimiz bize sunu der - " KADININ BIR ELINDE BES MARIFET VARDIR " Ama basarili bir girism de gordumuz zaman sunu deriz - " KADIN ELI DEYMIS " .
Hani bizim baska bir atasozumuz da var , bir kavramimiz var - " CENET ANALARININ AYANIN ALTINDA YATAR " - neden biz öyleyse bu hayatı cehenneme ceviriyoruz ?

Bir baska kavramimiz da - " Bir Kadin isterse Adami bitirir de yüceltir de " - biz bunu erkekler kendimiz deriz , ama kendi hayatlarimizi da ceheneme ceviriris !

Bizde bu boyle olmayinca bakin ne cikiyor ortaya ...kadinlarimizi arka planda birakirsak , boyle kavramlar ciyor ortaya - " GIT CALIS , SEN ERKEK DEGILMISIN , TASI SIKSAN SUYUNU CIKARIRSIN " ......ve iste biz bunun sonucu da ( kendi isteğimiz sonucunda ) cikariz piyasaya tek basimiza , baslariz hayatla boğuşmaya , mücadele etmeye ..." cakal ' olurus yeri geldigimce , " uyanik oluruz yeri geldince .....daha ne olmayiz ki !!! Pes - Pese sonra yanlislarimiz bizi takip eder oluyor ......"uyanik " ; " cakal " olmus ya , insanlara guvenimiz kalmiyor , herkesi ayni kefeye koymaya basliyoruz , kardes - kardese guvenmeyen bir poplum oluyoruz .....bu boyle gittikce de hayata dair guvenimiz ve korkularimiz olusuyor ve bir kısır döngünün içinde buluyoruz kendimizi .... basliyoruz bir yerden acik vermeye , isletmemizli ilgili de - " DORU YERE DORU ADIMI GETIREMIYORUZ " , " YANLIS BALINTILAR YAPIYORUS " ve daha neler neler !!! Saglikli ve RADIKAL kararlar alamiyoruz !!!

Birçok insan azimli, kararlı olmadığından dolayı başarısızdır. ... ama iste benim de burada azimli ve kararliligin temelinde neler yattini anlatmak ti . Azimliligi ve Kararliligi bir tek biseye balamak cok yanlistir .
- " BUGUNUN ISINI YARINA BIRAKMA " buda baska bir atasozumuz dir bu atasözünün anlamı, açıklaması nedir? Kişi her işi zamanında yapmalıdır. Bir işin zamanını geçirdiğimizde o işi yapmamız zorlaşır. ... Bu sizi borca sokar ve her borç katlanarak büyüyebilir, size türlü türlü sıkıntılar getirir ....Burada daha birçok söylenecek sey vardir !

Bilerek veya bilmeyerek hatalar yapabiliriz , ama bir baska gercek te olgunasinca.....“Katılmıyorum” demek özgürlüğünu kendimizde bulamiyoruz . Burada Vatan Gazetesi Mine G. Kırıkkanat yazisindan bir Alinti verececeyim :

- " Herkes”, insanlık tarihi boyunca hiç kimsenin birey olarak taşımak istemediği ayıpların, alçaklıkların, ihanet ve hatta düpedüz suçların genele mal edilerek sorumluluğundan kaçış öznesidir sadece. Nedense “herkes yapıyor” diye asla bir iyilik, bir doğruluk, bir namus işaret edilmez. Herkesin yaptığı, “yapılmaması” gerekirken paylaşıldığı için bedeli ödenmeyecek bir kötülük özgürlüğü olarak sunulur, her zaman.

Herkesin yaptığını yapmak, tutsaklığın en bilinçsiz biçimidir, çünkü bireysel iradeyi sürü iradesinde boğar, vicdanları susturur ve kişiyi “yanlışlık ortaksa, doğrudur” gerekçesiyle özgürleştirdiğine bile inandırır!

Tabii ki herkes, asla “herkes” demek değildir. Daima istisnaları vardır ve herkesten anlaşılan, hemen her zaman “çoğunluk”tur.

Ve zordur çoğunluğa ters yönde kürek çekmek, akıntıya kapılmamak, kolaya ve geneli ardına alma rahatlığına sırt çevirmek.

Zordur ak koyunlar sürüsünde kara koyun olmak, ağırdır yalnızlık. Tek başına haykıran vicdan ne sesinin gücünden emindir ne doğruluğundan.

Bazen, bırakın ayakta kalmak ya da baş kaldırıp dikilmek, hayatta kalmak bile zordur, çoğunluğa karşı! "

Konuyu biras olsun detayli anlatmaya calistim . Biz girisimcilik konusaceksek , basarili bir girisimci olabilmek icin .....ilk aya kendi icimzden gecer . Biz mutlaka kendi değerlerimizden beslenmek zorundayız.....ama burada bizi besleyen bir cok atasozlerimizinnin ve kavramlarimizin arasinda bir ayrim yapmak zorumdayiz , bizi hangileri " odaklanma " ya yonlendiriyor hangileride " basariya " yonlendiriyor . Basariyi tek bir seye balamak , sermayeye , guce v.s. yanlis oldugunu anlatmak ti amacim .
Gunumuzde yenilik , yani inovasyon oncelikle isletmecinin kendi icinden gecmekte , kendisini yenilebilen , sonra cevresinden , ondan sonra da isletmesine ve urunlerine ....
Başarılı bir inovasyon, farklı düşünmek ve farkı yapmakla gerçekleşir.

Hayirli yarinlar ve bol kazanclar . Herseyin hayirlisi

Not : Kimseyi ayni kefeye koymuyorum asla , geneleme yapmıyorum .
22/03/2011 : 12:03:05
Sn Turi teşekkür ederim değerli yorumlarınız için fakat hesapta olmayan planlanmayan şeyler gelebiliyor her insanın başına.

Geçmiş zaman olur ki diyerek başlayalım isterseniz. Mesela 30 sene evvelini ele alalım, düşünün ki 30 sene evvelinin istanbul'u türkiye'si,üretim yok, girişim yok,sanayi yok, pazar yok,bilinç yok, planlama yok, eğitim yok, strateji yok yok yok yok hiçbirşey yok.

O ortamda birkaç kişi daha doğrusu gözünü açık tutmuş birkaç kişi Allah ne verdiyse herhangi bir girişimde bulunmuşlar ve kuvvetle muhtemel o zamanın açlığı, yoksunluğu ve o zamanın eksikliğine istinaden hemen hemen her sektörde başarılı olmuşlar ve inanılmaz derecede başarılı olmuşlar. Çünkü ülke daha önce pek bir ürün-hizmet görmemiş, girişimci görmemiş, bilgi-teknoloji kaynaklarından çok çok uzak kalmış, dünyayı takip edememiş, tv de radyo da reklamı olan her çeşit ürün süper bir yenilikmişcesine kapışılıyor. 80 lerde ben çocuktum kahramanmaraşta, ve orada çikolata hem çok nadir bulunurdu hem de inanılmaz pahalıydı. Kapaklı cam fanuslardan bisküvi alırdık, Leblebi şekerlerle idare ederdik biz. Biraz anlatabilmişimdir derdimi umarım. Herşeyden önce aç bırakılmış bir ülkede rekabet kelimesi herkese yabancı o sıralar. Hele ki ölesiye-öldüresiye rekabet daha kitaplara-dergilere bile girmemiş.

Şimdi durum çok daha farklı, o sıralar sanayiciler-büyük esnaflar mutlak güç iken şimdilerde teknoloji şirketleri 100 küsür yıllık imparatorlukların aldığı yolları birkaç senede hem de daha fazlasıyla alıyorlar. O sıralarda babamız-dedemiz ne sanayici idi nede büyük esnaf-tüccar. Şimdi ben ne tekno-girişimciyim ne de öyle bir iddia ile ortaya çıkamam. Sadece sadık bir kullanıcı olmaktan da öteye gidemem. Yani anlayacağınız elimizdeki sınırlı sermaye ile al-satçılıktan öte bir girişimde bulunmamız imkansız. O da denk gelecek ki birkaç kuruş para kazanabilelim. Şans yanımızda olsun ki batmadan öbür günü çıkarabilelim.

Başkalarının ne yaptığı inanın ki umurumda değil, ülkenin geldiği nokta zerre kadar beni ilgilendirmiyor -değer vermiyorum bu saatten sonra. Çünkü atını alan çoktan üsküdarını da geçmiş hatta yurtdışına da çıkmış. Bundan sonra acaba hayatta kalabilmek için mücadele etmenin gerekliliğine inananlardanım. Ama o da bireysel anlamda.

İnşallah iş fikri olan arkadaşlar hayata geçirmeye karar verdiklerinde ve uyguladıklarında başarılı olurlar. Para kazanmak güzel şey vesselam






21/03/2011 : 23:17:32
Sn khanofthesky oyle demeyin , bizler dogarken hata yapmamışız , yanlis bir yerde de doğmamış siz , ülkemizin kiymetini bilelim , sahip olduklarımızın kıymetini bilelim. ... Yeter ki pes etmeyelim ! Ben sizin pes etiginize de inanmiyorum ya ...
Baska bir bakis acisi da meselya .... Gelir ya Ruslar Antalya ya tatile , donuslerinde yorum yaparlar " Iyi di , ama biti " ve bu sozu soylerler - " Iyi orasi , nerede biz yokuz " - ruslarda bir atasozudur bu ( bizde de var buna benzer sozler ) ....insanoğlunun dogasi boyledir , " bitkinlik, doymuşluk "oluşur, insanlarda ....hani bir sozumuz vardir " Iki kisiyi kapasalar bir yere 24 saat , iki gunde yer onlar biri - birini " . Dünyanın neresıne gidersen git bu böyledır ....sadece bizimle ilgisi yok bunun .
Hayatin her doneminde Büyükler ve Küçükler - Güçlüler ve Zayiflar vardi.....Dayak da yersin dayak da atarsın ama korkar da sahaya inmezsen hep birilerini 'eleştiren ' ama ezilen biri olursun .
Günümüzde işletmeler ister büyük, ister küçük ve orta büyüklükte olsun, hedef müşteri ile olan ilişkilerini sürekli iyileştirmek zorundadırlar. ...Ayakta kalmak ve rekabet etmek için ...bilgiye ve teknolojiye kolaylıkla erişen rakiplerin inovasyonu taklit etme becerilerinin hızlarını düşünürseniz, tek bir inovasyonla elde edilen rekabet avantajının ne kadar kısa sürebileceğini tahmin edebilirsiniz. Bu nedenle, sürekli olarak inovasyon yapmak gerekir.
Başarılı bir inovasyon, farklı düşünmek ve farkı yapmakla gerçekleşir.

Gunumuzde yenilik , yani inovasyon oncelikle isletmecinin kendi icinden gecmekte , kendisini yenilebilen , sonra cevresinden , ondan sonra da isletmesine ve urunlerine ....Gelismis ulkelerin inovasyon anlayisi soyle dir meselya - sermayenin urune % 20 yatirir , kalanini da alt yapisina , kendine , beyin takimina , ar-ge casilmalarina , arastirma ve gelistirme , reklamina , pazarlamasina , balantilarina ve v.s. .....burada solenecek cok sey daha var !

Ulkemizde de bu günkü büyük isletmeler bir zamanlar kucuk isletmeydi.... gormekteyiz ne yatirimlar ve basarili projeler hayatta gecmekte .
Saygilar arkadaslar.
21/03/2011 : 19:34:06
Sn Turi benim o yazımdaki amacım biraz daha kulak kesilmekti etrafıma, neler olup-bittiğini gözlemleyemiyorum en azından etraf neler diyorun cevabını alabilmekti ama pek çoğumuzun pekde alakalı olmadığı bir noktaya dikkat celbetmişim sanırım.

Şimdi sağlı-sollu gazete-dergi-mecbua-neşriyatlara gözgezdirdim. En büyüğünden en küçüğüne kadar onlarca girişimci yeni atılımlar yapıyorlarmış, kimi dev kurumlar e-ticarete heves etmişler ve 1200 farklı markanın bazı ürünlerini pazarlayacaklarmış, kimisi maslak bölgesinde özellikle sağlıklı yaşam kültürünü kendine şiar edinmiş olanlar için öğlen yada öğlesonrası atıştırmalıkları tarzında meyve bardakları işine girmiş, kimisi de dünyanın en büyük kahve zincirinin amerika da ki en ezeli rakibini türkiye ye sokmuş ve yakında da astronomik fiyatlarla franchising vermeye başlayacaklarmış.

Düşünüyorum da bazen acaba ben hadi doğarken bir hata yapmışım da yaşamamın kime ne faydası dokunacak bu saatten sonra ? Senelik cirosu milyar dolarlar mertebesinde olan firmalarda birkaç onbin tl ye kurulan firmalarda inanılmaz bir koşuşturmaca içindeler. Kimse durmuyor,sürekli bir hareketlilik bir devinim devam ediyor gidiyor. Kendi işlerinden çok da farklı işler yapmak için muazzam servetleri de harcayabiliyorlar, elindeki son miktar parayı tutacağını ümit ettiği işe de yatırabiliyorlar, netice olarak ya tutuyor ya batıyor. Büyüklerin şansları bizlere nazaran çok daha fazla çünkü marka desteği ile ve korkunç reklamlarla giriyorlar işe, küçüklerin ise Allah tan başka sığınacakları kimse yok.

Hadi bakalım hayırlısı olsun.
20/03/2011 : 15:00:28
" HER INSAN BILDIGI ISI YAPAR DEYE BIR GENELEME YAPILAMAZ , BU DOĞRU DEGILDIR EGER ÖYLE OLSAYDI BIRAKIN ÜLKEYI DÜNYANIN HICBIR YERİNDE HICBIR GIRISIMDE BULUNAMAZDI " - Bu sizin sozlerinizi khanofthesky bide ben buyuk harflerle yazmak istedim ...eline saglik

Ben yazimin basında - " Bu kavramlar hepimizin tanidigi kavramlardir , Herkes bildiği işi yapsın lafı kulağa çok hoş geliyor..Aslında bunun arkasında 'odaklanma' konusu yatıyor mu , herkesin özellikleri doğuştan mı gelmektedir ? - derken , tabi ki geneleme yapma hakimiz yok ...bu ülkede çok basarili is adamlarimiz var , çok basarili yatırımlar ve girişimler var , onlara haksizlik olurdu .
" Herkes bildiği isi yapsın " - kavrami sadece bir " odaklanma " olduğunu anlatmaktır amacımız .... yasadığımiz çevremizi yasanır hale getirebilmek icin yeni girişimcilere ve yatırımlara ihtiyacımız olduğunu kanisini taşımaktayim ....bizim ve kimsenin haki yok yeni girişimcileri ve yetisen gençlerimizi is yapmaktan ve piyasadan soğutmaya .
Ayrica bu sitenin doğru adresi olduğunu ve bu bölümde " Is Kurma ve Girişimcilik " olduğuna göre bu tur yazilarin muhakkak olmasi gerektigini kanisindayim .

Iste , samle arkadasimiz tekel isi yaparken baska bir ise girişimde bulunurken ne benim ne de hiç kimsenin haki yoktur arkadasimiza - " Sen bildigin isi yap " demeye . Tekkstil isinde olan arkadaslar yardimci olalim arkadasimiza .
20/03/2011 : 11:36:41
arkadaşlar ne kadar güzel yazmışsınız..ve anlatımlarınız ne kadar açıklayıcı net...ben de ticaret yapıyorum bi nebzede olsa ..cesaret var..sabır var sermayeye gelince kazancımı tüketmeyip mala yatırım yapıyorum ama yaptığım iş oldukça beni yıldırmış gibi...tekel market işletiyorum bu yaz sonu kapayıp başka bir işe çevirmeyi düşünüyorum.ŞİMDİ SİZDEN FİKİR ALMAK İSTEDEĞİM KONU ŞU ..3 BİN NÜFUSLU BİR BELDE BULUNDUĞUM YER..DÜKKANIM YOL ÜZERİ VE KİRASI 200YTL..BURADA BAKKAL DIŞINDA HERHANGİ BİR DÜKKAN YOK YANİ ESNAFLIK YAPILMIYOR..HALK MADDİ YÖNDEN KÖTÜ DEĞİL..YÜN,ÇAMAŞIR ,ÇORAP YADA EXPORT GİYİM DÜŞÜNÜYORUM.BUNUN MALİYETİ NE OLUR?FİKİRLERİNEZE OLDUKÇA İHTİYACIM VAR ..ŞUNUDA BELİRTEYİM ŞİMDİKİ İŞİMİ KAPATMAK İSTEYİŞİMİN EN BÜYÜK NEDENİ VERESİYE..ŞİMDİDEN TEŞEKÜR EDERİM SAYGILAR
20/03/2011 : 11:18:03
Her insan bildiği işi yapar diye diye bir genelleme yapılamaz, bu doğru değildir eğer öyle olsaydı bırakın ülkeyi dünyanın hiçbir yerinde hiçbir girişimde bulunulamazdı. Ya da etraf bildiği işi yapanlarla dolar taşardı, o zaman da bir sürü aynı işi yapan esnaf,sanatkar yada aynı tornadan çıkmışcasına insan tipinden geçemezdik.

Hani cesaret deniyor ya bence bu cesaret kavramı sen bildiğin işte devam et şeklinde değil de kendi araştırma-planlama ve koordinasyonuna göre belirlediğin hedeflere yönelik yaptığın çalışmalarda cesaret göster şeklinde algışanmalı. Bakın size ilginç bir örnek vereyim, orta amerika da bir sistem son birkaç yıldır inanılmaz bir hızla yayılmaya başladı, bu sistem kargo-kurye şirketlerinin elemanlarının sizin belirttiğiniz adreslerde bulunmamanız yada bulunamamanızın sonunda şirketleşti ve büyüyor. Kargo-kurye elemanları sizin belirttiğiniz adrese teslimat için geldiklerinde sizi bulamayında geri dönüp sizin o eşyayı almanızı bekliyor kargo-kurye şubesinden ama siz yoğun çalışan birisiniz ve bu yoğunlukta-kargaşalıkta buna pek zamanınız kalmıyor, İnsanlarda bundan şikayet ettikleri için bir girişimci arkadaşımız bu sorunun en iyi çözümünün şehrin en kilit noktalarında sanayinin-şirketlerin-insan kalabalıklarının en yoğun olduğu bölgelerde bulunan bazı dükkanlarla-benzin istasyonlarıyla anlaşarak gelen eşyaların bu noktalarda sahibine teslim esasıyla çalışmasını temel almış.

İlk bakışta eminim ne kadar saçma bir fikir-uygulaması imkansız bir düşünce gibi geliyor kulaklara ama bu girişimci arkadaş bu fikri amerika nın geneline yaymaya başladı bile hem de son süratle. Buna benzer yüzbinlerce örnek var, şimdi konu başlığı ile ilintili olarak bu iş bu girişimci arkadaşın bildiği bir iş modeli miydi ? Olamaz çünkü dünyada bir ilk bu model, daha önce kargo-kurye de çalışmış olsa bile bunu sistematize etmesi tamamen farklı bir mekanizma bu işin.

Lütfen bu konu hakkında teati yapaken herkes kendi bildiği işi yapsının ne kadar saçma olabileceği fikrini aklına getirsin zaman zaman.
19/03/2011 : 12:23:41
Beyin jimnastiğine katkımız olsun dedik: yazmaya devam arkadaşlar....
17/03/2011 : 22:07:06
burasi bir "is fikirleri dusunme havuzu " ......bunu bir kac yazida dile getirdim . Ben uygularim , baskasi da yararlanmasın değenler de olacektir ......"ben sadece yaparım de ye bir şey yok " , o zaman bu site kapatilsin !!!
Basarili bir fikir burada tartışabilir , paylaşılabilir .....A BASARILI BIR HIKAYE BURADA DEGIL , A BIR KITAP OLARAK YAYINLANIR !!!
17/03/2011 : 21:37:13
girisimcinin dusunneni ve uygulayınını severim :D
17/03/2011 : 21:24:08
bu bakis aciniz doğrudur Kucuk Aga , ama burada baska bir gerçeğek var .... Bu gerçeğe dikkatli bakmak gerekir , burada Beyin Jimnastiği yapacaksak .
Bu bakis aciniz dogurur , ama basarili bir is adaminin ticari hayati sureci icinde bu sizin teoriniz bir yerekadar dir ....nasil ki sermayesiz ticarette girlmez , bu ülkede sıfırdan başarılı bir iş adamlığına yukselen ornekler azdir , tabi ki ilk yilarda bu sizin dedigniz dogrudur , ama bunun daha sonrasi da vardir ......cok 15- 20 yillik isletmeler vardir halya ne alalim - ne satalim kucuk kazanclar pesindedir ......iste bunun sonrasinda da baska bir gercekler vardir , bunada baska bir degisik bakis acisindan bakalim :

" Basarili bir Is Adaminin hayati bir uzay mekiği teknolojisine benzer "
sizin burada soylediniz teori bir yere kadar , tabi ki insan bildigi isle baslar ......bazilarinda bu surec 2-3 yil , bazilarinda bu surec 5-6 yil , bazilarinda da 10-15 yil surer , ondan sonra baska guc ve kuvet , bilgi , balantilir ve ortaklar , cevre , ar-ge , koskeb , kredi , baska bir acik pazar gordunuz yere yatirim yapmak , derneklere ve bir cok kuruluslara uye olmak , Ekonominin ana sektorlerine girmek . kalici olmak gerekir v.s........burada solenecek cok sey var , daha si da var !!!

Ama burada sihirli kelime burada su ki , biz bir yere geldikten sonra farkli sektorlerden ve farkli islerden .....en verimli çağımızda sunu yapiyoruz - " BEN BU SATTEN SONRA , BU YASTAN SONRA MACERAYA GIREMEM "
17/03/2011 : 19:21:12
Kötü iş yoktur! (Tabii meşru çizgilerde)
İşini kötü yapan insan vardır.
En iyi iş; bildiğiniz iştir.
En büyük sermaye de; "cesaret"tir.
17/03/2011 : 08:23:36
Tecrübe kendi hatalarından aldığın derslerin sende bıraktığı izlerin yekünü bence. Öyle olmasa herkes bildiği işi yaparak çok başarılı olurdu o zaman, ama en azından benim bulunduğum yerde maalesef böyle bir genelleme yapmak imkansız, bir tarafından bakıyorsunuz lokasyon çok önemli geliyor, diğer taraftan bakıyorsunuz şans en önemli faktör olmuş, sonra çevrenizin büyüklüğü devreye girmiş, risk beceriniz ne denli etkili olmuş, işinize odaklanmak bütün yolları kapatmış vs vs vs. Daha bunun gibi bir sürü şey var eklenecek başarının içine.

İnsan kendi şansını kendi yaratır derler ya ben bazen inanırım buna bazen inanmam, bazen başarılı bir iş gördüğümde bu adam bu şansı kendi değerlendirmiş derim ama bazen de şans bu adamın yüzüne ne biçim gülmüş derim, bilmiyorum bu değerlendirmelerim belki halet-i ruhiyemden belki de bazı doğru-yanlış tespitlerimden kaynaklanıyor olabilir. Ama bildiğim bir şey var ve siz ister kabul edin ister etmeyin MARTIN LAPIDAN BAKTIRIP KAZMA KÜREK YAKTIRDIĞI gibi ŞANS-TALİH-KADER-KISMET İNDE KAPIDAN BAKTIRIP SİZİ GÜLDÜRMESİ GEREKİYOR. Şimdi yine insan kendi şansını kendi yaratır vs olaylarına girmeyelim, buralar hep bu dediğim örneklerle dolu ve bu tespitim yılların gözlemleri ile verdiğim bir çıkarım benim için. İsteyen istediğine inansın , herkesin görüşü kendisine aittir.

İnşallah bir çıkar yol bulunur, bu anlattığımla alakalı örneklerim var elimde istenirse onları da paylaşmaya hazırım.
15/03/2011 : 22:46:40
khanofthesky be sizi anliyorum , dogru soledikleriniz , ama bir sey ilavek isterim solediklerinize ......danismanlik sirketleri bir kac yil onceside de vardi simdi de var ....ama onlarin varaolusu okadar da eski degil ve dogru bir kac yil oncesine kadar vardi sizin bahsetiginiz gibi dolandiricilar , ama hepsini de ayni kefeye koymak dogru degil ......ama bu konuya baska bir bakis acisin dan da bakil :

Eşsiz, inanılmaz potansiyeli olan bir ülkede yaşıyoruz. Fakat sürekli bir kısır döngünün içindeyiz. Görüyorum ki bu kısır döngü bitmedi, bitmeyecek. ..... 'Her şeyin ortası makbuldür,' denilen bir ülkede yaşıyoruz. Bunun kıymetini bilmek lazım....ama bakıyorum ki Türkiye'de hâlâ çok sığ şeyler tartışıyoruz.
'Her şeyin ortası makbuldür,' - hayattin belki en sihirli kelemesidir .....Ticarette de bu boyledir . Bizler gozde olan sektorlere pes - pese gireriz , ilk yillarimiz acemilikle ve para kazanma esas alinir , " topyekün kalite " bir kac yill sonra gelir .........birkac yil da sonra sektor dolunca isin suyu cikar ve ayakta kalmayi ve para kazanmayi esas aliriz ...... Bu Böyledir .
Iste , bizim en verimli çağ miz .........'Her şeyin ortası makbuldür "
15/03/2011 : 11:21:36
Sanırım bu noktada kulaktan kulağa pazarlamanın esası çalıştırılamadığı için çekimser kalınıyor gibi. Forumda birkaç kez de tartışılmıştı, özellikle türkiye nin 10 yıllardır milyarlarca dolar verip maalesef projesizlik nedeniyle ve en önemlisi de korkakça davranıldığından hareketle sadece birkaç milyon dolarını geri alabildiği hibe krediler yada çok düşük faizli destekler konusu tartışılmıştı. Bu konuda mutlaka profesyonel bir danışmanla çalışılması gerektiği ama bunun nerede-nasıl-ne şekilde bulunacağına da değinilmişti ama hiçkimseden ses çıkmamıştı çünkü etrafta özellikle ankara merkezli çok sayıda danışmanlık adı altında dolandırıcının varlığından bahsedilmişti. Velhasılı kelam netice gene farklı bir mevzuya bağlanıp kapanmıştı.

Ticareti dünyanın öğrendiğinden çok daha sonraları öğrenmeye başladık ama yanlışlarını daha çok alarak öğrendik ve şimdi bu duruma düşürüldük. Nediyelim Allah sonumuzu hayır etsin.
14/03/2011 : 20:56:13
Günümüzde, özellikle gelişmiş ülkelerde danışmanlık firmalarına rağbet artmistir , ulkemizde de bu boyledir ...Danışmanlık şirketlerinden yararlanmanın en büyük avantajı, var olan isletmenin büyütmekteki yolunun doğru kılavuzdur .....neden başvurmuyoruz !!!
14/03/2011 : 20:15:08
Teşekkür ediyorum , tekrar ediyorum hic bir art net tasimiyorum , bende sizin dilinizi konuşuyorum ve bu devletin bir evladıyım .........ama gerçekler varsa , Allah in yolu bir olduğu gibi , aklin yolu da birdir ...........sorun burada - " insanlar konuşa - konuşa ........."
Yazacağım neden biz böyleyiz ......... "tuzumuz kuru "
14/03/2011 : 19:32:03
Sn turi hakikaten ellerinize sağlık ki son 2 yıldır ben kolay kolay kimseye bunu söylemedim, özellikle sizin dediklerinize bir ek de ben yapayım istedim çünkü aynen sizin dediğiniz gibi bu milletin evlatları sanki biraz bilerek sanki biraz kasten sanki biraz taammüden memur zihniyetli ( memur arkadaşlardan özür diliyorum ama kastım yanlış anlaşmalardan uzaktır ) yetiştirilmeye çalışılıyor gibi. Elin adamı şu yada bu şekilde giriyor iyisiyle-kötüsüyle kendi öğreniyor, karını-zararını kendi test ediyor ama işin sonunda muhakkak ama muhakkak işine devam ediyor ve işin özeti de ''''' kimse hiçbir işi başkasının yanında değil, kendi yaparak öğreniyor ''''' netice itibariyle de kurulan işletmeler 4. 5. kuşaklara kadar giderken bizim işletmeler 3. kuşakta daha çözülüp dağılıyor ki bu sadece bir yönü.

Bir de son yazınıza istinaden evet burası esasen iş fikirleri düşünce havuzu ama son zamanlarda inanılmaz bir kafa karışıklığı yaşanıyor buraya yazanlarda, ben de elle tutulur-gözle görülür-akılla idrak edilir bir kaç yazıda yorum yapıyorum elden geldiğince, ama sanırım burası da yavaştan yavaştan ülkemizin minik bir özeti durumuna geliyor gibi.

Tekrar teşekkür ediyorum özetleyici yazınız için, inşallah daha konuşacak-istişare edecek fırsatımız olur sizinle.

Saygılarımla
14/03/2011 : 18:04:07
Arkadaşlar benim de sizler gibi bir isletmem var ......ben de bir şeyler alıyorum - satıyorum , ben de ticaret yapıyorum kendi halimde ve kimseye muhtaç değilim çok şukur .......ama ben hic bir zaman buraya bu sitede sattığım malların reklamini yapmadım ve buradan da bir mal alayım deye aramadım , ihtiyacım da yok ........neden biz yaptigimiz isin disinda baska is arayislarimizi konuşur - tartisir hale gelemiyoruz , burası - " is fikirleri dusunce havuzu " değil mi ?
14/03/2011 : 17:27:34
"... ama hayret içerisindeim ...kimse kimei güvenmyor ve daha otesi. çoğu çalişmadan,koşturmadan ve para harcamadan para kazanmak istyorlar.. bir de ufak kazançlari kabul etmyorlar...
ülkede korkunç yatirimlar yapilyor ve büyük kazançlar elde edilyor..."

Su sözlerin çok doru - ama ne yapabileceksin insanin dogasi böyle ......onlar da sizin icin , benim icin -
" Onlar hayalci ya " der !!!

" Sen aga , ben aga ....inekleri kim saga "

14/03/2011 : 16:08:06
evet son sözü mukemmel.. " tuzumus kuru " bu formumda yazdiklarinin sermayeleri bir toplansa? 1.000.000tl i geçer.. bu miktarda birlik ve beraberlik içerisinde bir çok iş kurulur ve büyük kazançlar elde edilır.. hem bu sermaye geri amorti edilir hem de en az % 100 kazanılır...Arti bir çok kişi iş sahibi ve ekmek sahibi olur... ama hayret içerisindeim ...kimse kimei güvenmyor ve daha otesi. çoğu çalişmadan,koşturmadan ve para harcamadan para kazanmak istyorlar.. bir de ufak kazançlari kabul etmyorlar...
ülkede korkunç yatirimlar yapilyor ve büyük kazançlar elde edilyor... bizim kardeşlerimiz bazilari hala ,ayilarca,hatta yıllarca param var ne iş yapiyim sormakta zaman geçiryorlar... bir çok iyi proje ve iş teklifi talepleri var vu forumda.. ciddi ve çalişkan,dürüst ve girişimci kişilerden...ama balyorum da sermayem var yazanlarin çoğu,ciddi değil... ticaret zaten başta cesaret ister ve kendine güven. ayrica ne iş olursa olsun,yeter ki hesap kitap ve payılaşim olsun... ozaman her ticaret başarıli olur...
örnek ben ve benim işim. ben zaten bu iş kurdum ve 13 senedır çalişyorum.ben de taliisizlik yaşadım ve iki kere ihanete uğradım,dolandirildım. maddi ve manevi zararlara uğradım.. ama yılmadım ve tekrar işimi düzelttim. çünkü işimi bilyorum ve ticaret. şimdiise dürüst girişimcilerle birlikte güç birliık yapmak ve pailaşmak istyyorum ...iş güzel ve yüksek kazançli ....ama daha bunun için hazir olan kişi bulamadim.
hayrlisi olsun...herkes hayrli insanlarla karşilamaği nasip etsin... saygilar.
14/03/2011 : 13:57:40
Teşekkürler emzar45 , siz beni destekliyorsunuz her zaman farkindayim sağolun .. .Benim burada sahsi bir cikarim yok , bir art net yok ,bir noktaya gelmiş olan arkadşları küçük düşürecek yazılar yazmaya hakkım yok .... Niyetım kımseyı kırmak ıncıtmek degıl ....... ben ne bir yatirimci , ne bir sermayedar , ne bir ortak arayışındayım.... bunu belirtmek isterim önce .
Evet , ben fikirlerim var , bir isim var , kendime göre planlarım da var .....ama burada ansilmadi galiba , benim fikirlerim doğrultusunca bir yazim var ...." Saglik Turimz le " ilgili , ama bu benim projem Türkiye'de İlklerden , ben bu Projeme burada destek aramis olsaydım .......bu saden sacmalik olurdu . Sizin de dediniz gibi ticaret de cesaret , girisim , caliskanlik , cesurluk gerekiyor ........bende hedeflerim doğrultusunda , akli selim bir sekilde çalışacağım , belirli bir yere kendim geldikten sonra , o zaman anca gerektiğinde sermayedar , yatirimci veya ortak aramam .........onun da baska akli selim arama yolları var baska yerlerde .........yeter ki elimde sağlam calisan bir Projem olsun .

Ben burada nacizane fikirlerimi paylaşmak istedim ...burasi -" is fikirleri dusunce havuzu " degil mi , birileri faydalanirsa ne halya .......ben sade yapacağım diye bir sey zaten yok ........ama bakıyorum da - " tuzumus kuru "
14/03/2011 : 10:56:17
Ellerine ve yureğine sağlik dostum...Ticaret'de cesdaret,girişim ve yenilik şartdır.Herkes bildin iş yapsa?olmuyor.
örnekler var.. bir kişi çiği köfte açar bir sokakta...herkes çiği köfte açyor ve o iş bityor.Bence hekes başarabilecek ticaret yapmalı ve yeniliklerle insanlarini sevdirmelıdır.Bir örnek verecem. Koç holding,marangoz değil ve mobilyacı...Aama pyasada bu sektörde boşluk buldu ve Arstil marka yaratti ve pyasadan payıni aldı...
Bu forumda aylardır ayni yazilar dönyor. Param var bukadar,dukkan var ve ne iş yapiyim. bir çok kişi çok iyi teklifler sonyorlar ama icraat yok. Bende iş var,ürün var ve pazar var.kazanci da gaeyet yüksek ve net. Sermayem yetmyor ve sermayedar dürüst insanlari aryorum...HEP birlikte kazanalım dyorum.Zaman çabuk geçyor,pazar çabuk doluyor...gün gelecek parasiyile bile iş kurulamaz hale gelır ve iş yapamaz hale gelir.çünkü yer kamayacak... Çalişkan ve akıllıler her yerimizi paylaşirlar.
Şimdi bile yazanlar var.30.000tl,100.000tl, 300.000tl, 500.000tl var ve ne iş yapsam? ...Yarın ne olacak belli..
Saygilarimla emzar nebieridze.