Ana içeriğe geç
YORUM YAZ

Tartışmaya katıl

Mesajınızı açık ve okunabilir biçimde yazın.

Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Kullanıcı adı:
Şifre:
Mesaj ikonu:
İÇERİKMesajınızDüşüncenizi açık, okunabilir ve konuya katkı sağlayacak biçimde yazın.

Önizle ile kontrol edin. Ctrl/Cmd+B · I · U0 kelime0 karakter
Gönderi seçenekleriİmza, bildirim ve moderasyon
 

Hazır olduğunuzda kaydedinÖnizleme değişiklikleri kaydetmez.
  

Konu bağlamını inceleOrijinal yazı ve son yorumlar

Orijinal yazı

21/02/2011 : 11:39:31
Dün İnternete zaman gecirirken forum sayfanıza rastladım ve üye olup arkadaşlarımızın yazdıkları yazıları okudum herşeyden önce forum yetkililerine bu güzel forum sayfasından dolayı teşekür ederim .

Forum kısımlarında gördügüm temel olarak az bir maddi kaynakla iş yapmak isteyen arkadaşlarımız yada hiç bir para harcamadan iş kurmak isteyen arkadaşlarımızın agırlıklı olarak yazdıklarını gördüm.

Günümüzde internettin hayatımıza yönveren ve etkileyen bir cok yönü mevcut tabi sayısız faydalarıda var taki bende sizlere internet aracılıgı ile ulaşıyorum .

Ancak internetin ülkemizde ve dünyada yaygın olarak kulanılmasının hayatımıza yön vermesinin zararlarınıda görmek zorundayız.

İNTERNET KÜCÜK GİRİŞİMCİLERİ BİTİRİYOR .
Ülkemizde interneten önce Anadolunun cesitli yerlerinde yasayan kücük girişimciler sanayi merkezleri ve buyuk şehirlerimizdeki ürünleri kendi bölgelerinde pazarlama imkanına sahipken günümüzde interneten pazarlama olanakları ve kredi kartlarıyla yapılan alış verişler tüketicinin dogrudan üreticilere ulaşması elbette herşeyden önce tüketicilerin yani bizlerin faydasına görünüyor olsa bile
elektronik ticaret kücük yatırımcıları ortadan kaldırıyor .Büyük şehirlerimizdeki her hangi bir ürünü yada hizmeti artık anadoluya pazarlamak interneten sonra pek mümkün degil .Bu durum buyuk şirketlerin lehine ama küçük girişimcinin alehine işleyen bir sürec olarak karşımıza cıkıyor internet buyuk şirketleri daha da büyütürken ,küçük girişimcileri ortadan kaldırıyor.

İSTİHDAMI YOK EDİYOR İŞSİZLİGİ ARTIRIYOR.
internet öncesinde her bölgeye bölge bayyileri vermek ve magzalar acmak zorunda olan şirketler artık sanal ortamdaki pazarlama imkanlarıyla magzalar acmak yada bayyilikler vermek yerine bir web sayfası aracılıgı ile müşteriye dogrudan ulaşıyor belki yüzlerce insana iş imkanı yaratacak olan şirket bir kac elemanla işlerini yürütüyor bu durumda işsizligi artıran bir faktör olarak karşımıza cıkıyor.

Günümüzde carşı pazar alışkanlıklarımız degişmekte olup hızlada degişim devam etmektedir .daha ziyade günlük zaruri ihtiyacların dışındaki işyerleri internete yenilip bir bir ordadan kalkıyorlar.
ancak durum bu kadarda vahim degil tabiki kücük girişimcilerimizin de artık degişen şartlarda pozisyon almaları ve eski alışkanlıklarımızı bir tarafa bırakarak degişen şartlar içerisinde bir yol tutması gerekiyor .

Son 23 yorum (en yenisi önce)

05/05/2011 : 20:57:12
Alıntı Yapılan Metin:
Yazıyı gönderen - omero72
Herkes böyle yapabilir mi? Hayır, ama yapmak isteyenin önünde hiç bir engel yok.



bu güzel olmuş işte ....günümüzde internet kulanımı 10/ 1 ise ....o zaman da Neofobi hastalığı ciddiye alınmalı !
Neofobisi olanlar Vizyon sahibi olamaz ....büyüyemez ! Büyümek sadece sermaye'ye bağlı olmadığının bir örneği ....
05/05/2011 : 19:24:59
eTicaret son 15 yıldır (1996'da Amazon.com'la) gelişmeye başladı ve tuhaftır eko-kriz eTicareti arttırdı (resmi kaynaklar ve kendi gözlemlerim bu yönde)

şehirler fevkalade büyüyünce, satıcının yerine kadar gidip bakıp almak yerine Internette sayfasını açıp bakıp adrese kargo ile alan kişi sayısı da fevkalade arttı.

yani genelde Internet erişim oranı düşük olsa bile, o düşük oran içinde eTicaret miktarı artıyor.

yalnız yine de küçük girişimci Internet kurbanı söylemine katılmıyorum.

Bakın, bir örnek daha vereyim: Bursa Yıldırım ilçesinde evinin bodrum katında babasının marangoz tezgahı
kalan bir arkadaş var, evvelki sene Bursa Gemlik'te büyük bir bakır kablo üreticisindeki işinden tazminatsız kovulunca tamamen babasının işini yapmaya karar verdi. Babası son yıllarda pazar yerlerindeki pazarcılara tahta kampet yapıp satmaya başlamıştı ama ayda 10 tane kadar az sayıda, ya da bazı iyi aylarda 20-30 tane kadar. Tanesi 40 liradan satılsa, ek gelir veya emekli maaşı olmayan bir kişiye yetmeyecek düzeyde yani.

Ancak arkadaş, ilk iş olarak bir komşusuna adres bilgisi ve kartvizit niyetine basit bir websitesi yaptırıp, bedava hosting sağlayan bir yerden yayınlamaya başladı. Temmuz 2009 'da o siteyi açtıktan sonra geçen her ay müşteri sayısı arttı. Askeriye'den yüklü siparişler almaya başlamıştı, askerler uygun fiyatlı ve sağlam kampetleri sevmişti. Sonradan yenilik amacıyla tahta oymacılık sanatında usta bir arkadaşının yaptığı ahşap kuş kafeslerini de aynı websitesinden sunmaya başladı ve New York'tan ahşap kafes siparişleri gelmeye başladı. Yurtiçi kargo ona yüksek oranda iskonto yaptı ve sevkiyatını marangozhanesine kadar gelip alıyorlar.

Şİmdi o arkadaşa sorsanız bu kadar başarı nasıl mümkün olabildi diye, zaten kendisi söylüyor Internet olmasaydı asla böyle iş yapamazdım diye. Ha kendisi çok verimli birisi, sabah bir başlıyor tek başına akşama kadar dünyanın malını üretiyor o sayede kazanıyor tabi fakat o üretimi uzaktan bu kadar kolay şekilde müşterilere gösterme ve gönderme imkanı (yani websitesi ve uygun fiyatlı kargo) olmasaydı salt üretimin bu kadar esprisi olmayacaktı. Bir tek konuda şans yardım etti o da Haziran 2009 'da kampet gibi değişik şeyi arayan insanlar Google'da ilk sırada onun websitesini görüyorlardı cunku o ana dek kampet üreticilerinin hemen hiçbirisi websitesi açmamışlardı.

Bu arada; normal websitesi veya eTicaret sitesi açmak esas itibarıyla sıfır maliyette. Nasıl sıfır maliyet olur diye soracak olursanız, bugün birçok websitesi (wordpress, joomla, movabletype gibi) ve eTicaret paketi (OpenCart, Magento, Zen Cart gibi) açık kaynak olarak download edilebiliyor, onlardan birini indirip DSL, kablo veya fiber bağlantınıza bağlı 7x24 çalıştırabileceğiniz bir bilgisayara kurup, biraz konfigürasyon yapacaksınız ve bitti, kaynak kodlarına kadar size ait ve aylık gideri sıfır siteniz hazır. Tabi bunun için biraz yolunu öğrenmek de gerekiyor ancak tutorial ve dokümanlar da bedava. Herkes böyle yapabilir mi? Hayır, ama yapmak isteyenin önünde hiç bir engel yok.
05/05/2011 : 16:41:13
E-Ticaretin + larından bahsederken Dünya nüfusunun 10/1 inin internet kullandığınıda hesaba katmakta fayda var:)
05/05/2011 : 12:35:27
sayın omero72 uzatmayalım , internetin faydalarını ve avantajlarını bilmeyen yok , zaten internettin avantajlarını iyi okuyan deyerlendiriyor ve büyüyüyor ...ama dezavantajları da var - dezavantajlarında hiç konuşulmayanlar da var .... konunun asıl içeriğinden kopmayalım ....burada ki sinerjiye gölge olmasın yorumlarımız .
05/05/2011 : 11:05:45
Zamanında dünyanın en en zengin ve popüler insanı olarak Bill Gates ve dünyada ~500 milyon civarı bilgisayarın işletim sistemi olarak kullandığı windows'un lisansörü Microsoft üzerine çok tartışılmıştır.

Ve Gates'in IQ'suna, girişimciliğine (1978 civarında Gates elinde anne-babadan kalma birkaç onbin doları olan genç bir girişimciydi), vizyonuna diyecek sözüm yok. Malum ~500 Milyon bilgisayarda onun vizyonu olan windows kullanılmaktadır ve dahası, 1990'larda milyonlarca kişi Internete ilk kez windows bilgisayarlar ile girdi. Biz Interneti windows'la yani Gates'le yaşadık. Interneti yaşamaya başladıktan sonra da dünyanın her bir köşesindeki insanlar, şirketler, kültürler, bilgiler, resimler, ne varsa öğrenmeye, görmeye başladık, Internet bazı engelleri aradan kaldırmaya ve yeni imkanlar sağlamaya başladı ve böylelikle küçük girişimciler için de yeni imkanlar doğmaya da başladı.

Yani, hakkaten Internet denilince Bill Gates akla geliyordu. Bu gerçeğe kimse itiraz edemez.

Fakat, mesajımda bugüne atıfta bulunmuştum, yani bugün artık Internet MS'i (veya Bill Gates'i) çoktan tarihte bırakan cok daha geniş ve gelişmiş bir durumda. Böyle dememin sebebi 2011'de yaşadığımız şu günlerde herhangi bir bilgisayarla Internete girmek istediğinizde MS veya Bill Gates'in en büyük varlık sebebi olan windows'tan daha fazla özelliği olan ve daha fazla iş yapabilen linux/ubuntu gibi 100% bedava programların çıkmış olmasıdır. Nitekim şu anda kullandığım Laptop, fabrikadan windows etiketsiz çıkmış bir Laptop'tur. Bütün özellikleri ile Laptop olarak 2009'da KDV dahil fiyatı 700 liraya kadar inebilmiş Lenovo'nun N500 modelidir. Arkasında windows etiketi olsa öyle bir laptop 2009'da 700 liraya o kadar kolay inmezdi. Microsoft'un en büyük esprisi olan Office? Ubuntu.org'tan son sürüm Linux'u indirip kurduğunuz zaman Office'te yapılabilen her birşeyi yapabilen OpenOffice 3.2 otomatikman kuruluyor.

Şu sıralarda Tayvan'daki elektronik üreticileri ile satın alma ve fiyat pazarlıkları yapıyorum ve Tayvan'dan fiyat listeleri hep Excel dosyası olarak geliyor. o Excel'leri alıyorum, OpenOffice'imle rahatlıkla açıp düzenleyip geri gönderiyorum. Yarın öbürgün depo olarak kullandığım işyerine eleman almam gerekebilecek ve onun kullanacağı bilgisayara da 10 dakikada Linux/Ubuntu kurarak 2011 model işletim sistemi ve office imkanını sağlamayı düşünüyorum. Böylelikle hem elemanım windows 7'den bile daha gelişmiş ve güzel bir sistem kullanmış ben de $200-300 masraf ve "son kullanıcı lisans anlaşması" (end user license agreement, lisansörün kısaltma terminolojisiyle "EULA") yapmaya gerek kalmadan işlerimin yürümesini sağlamış olacağım.

İşte o yüzden öyle dedim yani 2011'deki bu değişen şartlarda o Internet'in neresinde ki hakkaten?

Öte yandan subliminal reklam teknikleri için ayrı bir paragraf açıldı, "Bilinçaltına mesaj verme" diyelim ona, TV'deki bir görüntü ve sesle başka başka şeyleri anlatmak gibi. Ve Türkiye'de çok yaygın.

Eylül 2010'daki "referandum" dan önce TV reklamlarına hiç dikkat etmiş miydiniz? Özellikler bir tanesine? ttnet reklamına? Defalarca ttnet kelimesini tekrarlıyor ve ttnet'le kafiye olduğu için ardından defalarca "evet" kelimesi tekrarlıyordu! Buradaki subliminal mesajı verebildim mi, bilmem artık :)

Bir örnek daha:

Yine o sıralarda İstanbul'a 3. boğaz köprüsü yapılacağı haberleri çıkmıştı fakat İstanbul'da çok sayıda insan 3.köprüye karşı ve istemediği haberleri de çıkmaya başlamıştı. Derken TV'de bir finans kuruluşunun reklamı çıkmaya başladı, kuruluşun ismini vermeyeyim, ama reklamda o finans kuruluşunun çok devrimsel ve çok yeni bir ürününden bahsediliyordu ve reklam gereği yolda sokakta bir spiker elinde mikrofonla insanlara o ürünle ilgili fikirleri soruluyordu. fikri sorulan sokaktaki o vatandaşlar yine reklam gereği çok güzel bir ürün, mükemmel birşey, bu kadar da olamaz falan diyorlardı. Ancak en sonunda asıl mesaj geliyordu: Vatandaşa mikrofonu yönelten Spiker "bizim bu ürünü çıkarmamıza şaşıyorlar, bu kadar iyi bir ürünü bu kadar iyi şartlarla nasıl çıkarabiliyorsunuz diye karşı çıkanlar bile oluyor" diyor ve vatandaş cevap veriyordu: "Tarihte her zaman yeni bir şeye karşı çıkan insanlar olmuştur. (İstanbul'un ilk boğaz köprüsünü kast ederek) Boğaz Köprüsüne de karşı çıkmışlardı!"

bilmem bunlar subliminal mesaj tekniğine örnek olabilir mi acaba?
04/05/2011 : 00:13:08
Sayın omero72 ben size cevap vermeye çalışacağım Bill Gates bunun neresinde ….ama biraz uzun tutmam gerekecek .
Subliminal tekniği ile AVM ve CM'lerin yakaladı trendi ve esnafın durumunu bilmeyenler yoktur …
ama bu sizin bahsettiğiniz çelişki, ironi ve tezattın bir de başka yönü var .
Önce ona değineyim …sonra da zaten oraya geleceyim Bill Gates bunun neresinde…..

Her ne kadar ülkemizde bilinmese de yabancı ülkelerde Subliminal mesaj kavramı birçok kişi tarafından bilinir . Konunun uzmanlarına göre şu an Türkiye`de Kızılötesi ışınlar ve düşük frekanslı reklamlarla tüketiciye gizli propaganda yapılıyor. Bunu özellikle büyük markalar ticari kaygılar ile yapıyorlar.

Elli beş ülkede yasaklandığını bildiğimiz bu teknoloji zihne onun izni olmadan ne düşüneceğini, nasıl bir karar vermesi gerektiğini öğretiyor.

Öbür taraftan da :
“ Türkiye Subliminal cennetti bir Ülke ! Türkiye Subliminal tehditi altında ! “ Bu günümüzde bir çok internet sitesinde ve medyada gündemde ....bunu sadece ben söylemiyorum !

Düşüncelerimde açıklayıcı olmaz isem sonuç şu şekilde olur ; "Bilen Bilir Biliri, Bilmeyen Ne Bilir Biliri? Bilmez İsen Biliri, Bulagör Bir Biliri . "

Öbür taraftan da bu konuya da değinmek istedim :

Parapsikoloji Enstitüsü’nün Araştırma Başkanı Richard S. Broughton , parapsikolojinin geleceği konusunda bazı fikirlerini sunuyor.

Bugünkü Parapsikoloji

” Parapsikolojinin bugünkü durumu bazı garip çelişkiler içermektedir. Parapsikolojinin alt yapısı dediğimiz olanaklar (laboratuarları, eğitim programları ve finanse edilen araştırmaları) belki de son yirmi yıla göre en kötü durumdalar. ABD ve Avrupa’da bazı parapsikoloji laboratuarları finansman yetersizliğinden dolayı kapanmak, diğerleri ise programlarına kısıntı getirmek zorunda kaldılar. Bu kısmen ABD ve diğer ülkelerde bilimsel araştırmaların finansmanına getirilen kısıntıya bağlı olabileceği gibi, ABD’li CSICOP kuruluşunun güçlü propaganda kampanyasının etkisi olduğu da şüphe ***ürmez.
Ufak da olsa çelişkilerin biri de, Batı’da parapsikoloji gerilerken, eski Sovyetlerde ve Çin’de bilim adamları arasında parapsikolojiye yönelik bir patlama vardır…..” – devam ediyor !

…. “Zihinsel teknoloji” bilim kurgu malzemesi olmakla beraber, halen ABD ve diğer ülkelerde, şirket araştırmaları ve geliştirme departmanlarında tartışılmaktadır.
Hayır, size parapsikolojinin geleceği I’dir ya da II’dir veya bu tahminlere yakın bir şeydir bile diyemeyeceğim. Ancak güvenle diyebilirim ki parapsikolojinin geleceği vardır ve yukarıda söz ettiğimiz üç konuyla iç içe dokunmuş olacaktır. “

Alıntı : http://www.parapsikoloji-tr.org/makaleler/yazilar/par14.html

Evet , şimdi işte anladıysanız bu tür bilgileri , araştırmaları bizler Internet yokken yapamazdık ve dünya bizler için “ koskocaman bir dünyaydı “ ….ve o yıllar tüm dünyada şöyle bir kavram vardı – “ birinin az-buçuk gözü açılsın – şöyle denilirdi ; Bunun gözü açıldı , çıkaralım , yolunu gösterelim “ …

Şimdi işte Bill Gates bizlerin , dünyanın gözünü açtı Internet ile ….bu “ koskocaman dünyayı , bizlere bir mahalleye çevirdi …şimdi bu dünya sığdıysa günümüzde bir mahalleye …..umarım Bill Gates kendisine soruyordur – “ Bu dünyayı ben sığdırdım sığdırmasına da bir mahalleye de , herkesin gözünü açtım açmasına da ….bu insanlar şimdi nasıl yaşayacak ? “

Günümüzde Ülkemizde Internet tartışılmakta , internet'te sansür , Internet’te filtreleme çalışmaları yapılmakta ….ağustos ayı gibi devreye girmeyi planlamakta … ama daha henüz benim yukarıda bahsettim :

- “ Bu dünyayı ben sığdırdım sığdırmasına da bir mahalleye de , herkesin gözünü açtım açmasına da ….bu insanlar şimdi nasıl yaşayacak “ – sorununa çare ve çalışmalar yapılmamakta maalesef ! Günümüzde herkesin gözü açıldı ve hiç kimse boş değil ! Peki nasıl artık ticaret yapılır ve buna bağlı olarak başka sosyal hayatın sorunları ne olacak ?

Parapsikolojinin alt yapısı dediğimiz olanaklar (laboratuarları, eğitim programları ve finanse edilen araştırmaları) belki de son yirmi yıla göre en kötü durumdalar.....işte belki de ( belki diyorum , tabi başka nedenleri de vardır ) bu yukarıda bahsettim nedenlere bağlı olarak son yirmi yıldır en kötü durumdadır !

Bunu ben söylemiyorum sadece ….bakın bir de başka neler konuşuluyor :

“ İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sedat Özkan, "Yaşlanma, üretkenlik, sevme, öğrenme kapasitesinin erozyona uğramasıdır. Neofobosi olanlar, yani yenilikten korkanlar öğrenmeye dirençlidir, dolayısıyla
erken yaşlanırlar" dedi.

Özkan, yaşlanmanın da sağlıklı bir şekilde yapılabileceğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Toplumumuzdaki yanlış bir kanıya göre yaşlılık dönemi, sosyal hayata pek dahil olunmayan, genellikle evde vakit geçirilen, sağlık sorunlarıyla dolu ve yalnız bir süreç olarak algılanmaktadır. Oysa yaşlılık döneminin getirdiği fiziksel, sosyal ve psikolojik tüm değişikliklere rağmen fiziksel ve psikolojik sağlığın sürdüğü sosyal açıdan aktif, üretken ve doyumlu bir hayat sürmek mümkündür. Önemli olan kişinin kaç yaşında olduğu değil, yaşamdan aldığı hazdır."

Alıntı :www.masalca.org

Neofobosi olanlar, yani yenilikten korkanlar öğrenmeye direnç göstermekle sadece erken yaşlanma tehdidi altında değildir ....işte yukarıda tartıştığınız vizyon meselesi bunun neresinde olduğunun bir göstergesidir .

İşte ben bunu demek istedim , Internet’tin avantajları ve dezavantajlarını iyi okuyalım ve bilinen ve bilinmeyenleri görelim , konuşulmayanları konuşalım ve işte o zaman bunu görürüz – “ Bill Gates kirletti – kim temizleyecek “ ….kendisi şimdi bir antiinternet geliştirme ise , o zaman iş hükümetlere ve en çok ta psikologlara düşer !
Beklide doğru olacak şu şekilde desem – ““ Bill Gates kirletti – psikologlar temizleyecek “

Sonuç olarak size sayın omero72 şunu söylemek isterim ki - " Her bir Bakış açısının - Bir başka Bakış açısı vardır , benim Bakış açımın da Başka Bakış açısı vardır ! " ....Her ki böyle olmasaydı hayat anlamını kaybederdi :)


03/05/2011 : 19:41:08
speider ve yorumcuların çoğu önemli bir şey göz ardı etmiş gibi gözüküyor: Alışveriş Merkezleri!

Nam-ı diğer : Cazibe Merkezleri.

Son on yıllık dönemde artık iyice hayatımıza giren bu AVM ve CM'ler geleneksel esnaflığa en büyük darbeyi vurdu bence.

Yalnız dikkat! Esnafı Internet te etkiledi, AVM ve CM'ler de, fakat ben ne Internete ne de AVM ve CM'lere karşıyım, çünkü Wal-Mart mesela diğer bütün marketlerde atıyorum, 2lira olan şeyi 1 liraya satabiliyorsa buna karşı olmam saçma olurdu. Aynı şekilde mağazalarda veya esnafta 5 liraya bulduğum şeyi Internette 4 liraya mal edebiliyorsam da Internete karşı olamam.

Fakat AVM ve CM'lerle ilgili karşı olduğum bir şey var: AVM ve CM yatırımcıları ve inşaatçılarının özellikle bizimki gibi bir ülkede Hükümetini, Belediyesini, Bürokratını, "Medya" sını para marifetiyle yönlendirerek, istediği şekilde at oynatma imkanına sahip olması ve bu şekilde AVM ve CM'leri şehirlerde istedği yere "dikebilmesi"! İstanbul'da dikkat edin, kilit bölgelerde AVM ve CM vardır. Yolun, otobanın veya tren yolunun, metronun geçmesi gereken yerlere ve bilhassa yolların kesişim yerlerine, yolcu istasyonu , büyük yolların kavşak bölgesi olması gereken yerlere AVM dikilir! İstanbul'un Anadolu yakasını bu gözle inceleyince birçok örnek tespit edebilirsiniz, forum kuralına aykırı olmaması için buradan yer ve isim vermiyorum.

Yani, geleneksel esnaflığı tarihten silmeye başlayan AVM ve CM'ler, aynı zamanda normal ve rahat bir şehir hayatını kapalı ve zor bir hayata çevirdiği için karşıyım!

Fakat kaderin ve insanların tuhaf bir cilvesidir ki, bugün durumundan en çok şikayet eden esnaf arkadaşlarım AVM ve CM'lere de en çok giden ve "stres atmak" üzere alışveriş merkezlerinin o klimalı, ferah ve renkli koridorlarında boy gösteren figürler ola gelmiştir! Bursa Kapalı Çarşı yakınında yıllardır esnaflık yapan bir arkadaşım var, 1-2 ayda bir Bursa'da bir AVM var, o AVM'ye ne zaman uğrasam eşi ile elele orada gezinirken görüyordum. Kendim seyrek gittiğm için her gidişimde onu orada görüyorsam, o oraya sürekli gidiyor demekti. Eh, eski işler yok, durum perişan mahvoldum diye sürekli yakınır durur ama bu durumun sorumlularından biri AVM'lere ilgiyi de eksik bırakmaz maşallah. Tezat ki ne tezat.

Tüm bu çelişki, ironi ve tezatın içinden çıkan bir gerçek var; AVM ve CM'ler her geçen gün daha çok insanı karınca gibi kendine çekiyor. Artık hafta sonu kırlık alanlara gidip piknik yapmak, açık havada temiz hava teneffüs etmek değil, AVM'de gezinmek "doğal" oldu. Bu acaipliğe Internet yol açmadı.

turi - Internet denilince Bill Gates akla geliyor cümlesinin sonuna "du" eklemeli bence. eskidendi onlar artık hiç Windows olmadan ve hatta paralı-lisanslı hiçbir şeye gerek olmadan tüm Interneti yaşayabiliyorsun. Örnek: Şu anda elimin altında bu mesajı yazdığım Lenovo 3000 serisinden N500 Laptop. Üzerinde Windows etiketi olmadan (dolayısı ile eşdeğer diğer laptoplara göre ~ $100 daha uygun fiyattan) satılan bu Laptop'a ubuntu.org'tan bedavaya indirebileceğin Ubuntu 10.10 sistemini kurabiliyor ve Office dahil tüm programları parasız ve lisanssız kullanabiliyorsun, Bill Gates bunun neresinde :)
03/05/2011 : 03:54:15
Krizi fırsata çevirin kriz bilmemnece de fırsat anlamındadır gibi klişe yorumlardan yola çıkarak ;

Mahallemde yaşanan bir örneği vermek istiyorum. Yanına yakınına yöresine açılan büyük market zincirlerinin şubeleriyle rekabet etmek zorunda kalan bakkal ve mini marketler. Çoğu durumu kabullenip sineye çekiyor ama öyle bir mini market var ki ; 2 ekmek alana 1 yumurta hediye ediyor, 1 paket sigara bile istesen eve ücretsiz servis yapıyor, çeşidini en az büyük market şubeleri kadar çok, fiyatları uygun tutuyor.. Benim gibi bir çok kişi de mahalle bakkalı sıcaklığındaki bu mini marketten alış verişini yapıyor..

İnterneti , genel piyasayı değerlendirip doğru zamanda doğru adımları atarak çok iyi neticeler alınabilir. Her ne kadar internetin dezavantajları olsa da avantajlarından fazla değil.

03/05/2011 : 00:43:19
Arkadaşlar yorumlarınızı okumak adeta bir zevk !
Konu başlını ele alarak ...şunu söylemekten kendimi tutamıyorum :

İnternet denilince - Bill Gates akla geliyor ! Şimdi herbirimizin evinde yaşanan bir olay ...ordan neden yola çıkmıyorsunuz da ....farklı bakış açılarınız var bunu anlamak günümüzde zor !

Nedir bu hepimizin evinde yaşanan bir olay ; Çocuklarımız kirletir - Aneler temizler !

" Çocuklarımız kirletir - Aneler temizler ! " - şu kavramı , söylemi biri gündeme getirecek ama nezaman ! Zaten bunu gündeme getiren ....bir ticari fikre dönüştüren şu an dünyanın en zengin adamı !

Şimdi ben ön fikri ortaya atıyorum - " Bill Gates çocumuz pisledi - KİM TEMİZLİYECEK? "
07/03/2011 : 12:13:13
Merhabalar,

Birkaç zamandır foruma işlerim nedeniyle giremedim. "Vizyon" konusundaki düşüncelerime "küçük esnafın ne yapacak hepsinin vizyoner olması beklenemez" manasında tepkiler olmuş. Yorum yapan arkadaşlar için öncelikle teşekkür ederek şunları belirtmek isterim.

Vizyon denirken "dünyaya açılın , büyük düşünün , büyük oynayın" manasında demiyorum elbette. Her girişimci inovasyon yapmalıdır. Bu vizyon kavramı göreceli bir kavramdır. Bana göre büyük bir fikir sayılabilecek şey bir başkası için alelade bir şey olarak görünebilir.

Netice itibariyle hepimizin ortak kanaate vardığı durum : internetin , iş yapma biçimimizi derinden etkilediğidir. Bu konuda hepimiz hemfikir isek ve teknolojinin bu önlenemez yükselişine dur diyemeyeceğimize göre , girişimcilerimizin bu oyuna ayak uydurması gerekmektedir. Teknoloji arttıkça şüphesiz işsizlikte artacaktır. Makinelerin artık herşeyi yapıyor olması eleman gereksinimini ortadan kaldırıyor. Bununla birlikte yeni alanlar, yeni meslekler, yeni sektörler ortaya çıkıyor. Yukarda söylediğim gibi "dijital itibar yönetimi" gibi niş alanlar oluşturuyorlar girişimciler kendilerine. Herkesin yaptığını yaparak uzun vadede bir yere gelinmeyeceği çok açık. Çünkü rekabet eskisinden daha çok kızışmış durumda. Düne kadar karşıdaki mağazasını bilen birisi artık internetten dünyanın her yerinden ürün getirtmeyi öğrendi. Adam kendi şehrinden değil artık Çinden alır olmaya başladı. Bu durum tabiki perakendeciliği öldürmeyecek sonuçta alışveriş birçok insan için bir tutkudur. Tabiki internet "kitap" kavramını yoketmeyecek kitaba dokunarak okumak birçok insan için vazgeçilmezdir. Ama bununla birlikte internet tüm bu saydıklarımı derinden etkiliyor ve önlenemez biçimde etkileyecek. Siz düne kadar bir tüketici olarak sadece perakendeciyi biliyordunuz interneti kullanarak artık toptancıdan perakende fiyatına ürün alabilir oldunuz. Artan rekabet ortamı toptancıyı o şekilde bir pazarlamaya mecbur tuttu.

"Seçenekler bolluğu" sürecini yaşamaktayız. Artık 5-10 tane seçeneği yok insanların onbinlerce seçenek arasında karar vermek istiyorlar doğal olarak. Bunları görmeyip hala aynı düşüncelerde inat edip girişimlerini eski düşüncelerle kuranların ilerleyen süreçlerde pek şansı olmayacağını düşünüyorum.

Saygılarımla.
02/03/2011 : 14:01:37
Girişimcilik özünde değişime en hızlı ayak uydurabilmeyi gerektirmez mi ztn?
01/03/2011 : 13:59:48
Merhablar,
Yazılanları okuduğumuzda ortaya şu gerçek çıkıyor. Dünya değişiyor, bu değişim her alanda yeni yaklaşımları ve yöntemleri getiriyor. Burada önemli olan eskiyle devam etmek değil, yeniye adapte olabilmektir. İnternet ve e-ticaret bir gerçekse yapılması gereken bu gerçeğe adapte olmaktır. Eski yöntemler bir anda ortadan kalkmayacaktır ama zamanla da yok oluşa gidecektir. Arabaların yeni ortaya çıkmaya başladığı zamanda nalbantlık yapan birisinin kendisi olmasa bile çocuklarını bu yeni geleceğe hazırlayıp lastikçi yapması doğru olandır. Keza şimdide oto eksoz vs. ile uğraşan insanların elektrikli otomobillere hazırlanması gerekliliğinde olduğu gibi. Fosil yakıtlı araçlar bir anda tarih olmayacak, elektrikli otolarla bereber devam edecek. Ancak eninde sonunda fosil yakıtlı araçlar tarih olacak ve gelecek için oto eksoz işi ile uğraşanlar kendi çocuklarını buna hazırlamamalılar. Eskide inat etmenin, değişime ayak uyduramamanın ve buna önlem almamanın sonucunun ne olacağı Dünya tarihine bakınca ayan beyan ortada zaten.
01/03/2011 : 12:54:00

To speider
İnternetin hayatımıza kazandırdıgı sayısız faydalar var bunları hepimiz biliyoruz elbette ancak ben olayı kücük yatırmcılar acısından ele aldım
VİZYON!!! vizyonu olmayan hicbir yatırımcı ayakta kalamaz ister kucuk ister buyuk yatırımcı olsun ancak !!

Bu gün ticari hayata kücük yatırımının problemi vizyon eksikligi degil. Büyükleri daha büyük yapan ,kücük girişimcileri de daha küçük haline getiren ekonomik modeldir

Kücük yatırımcının eksigi Vizyon! diyerek konuyu kapatmak basitliktir kücük girişimcilerin temel sorunları :

Aile işletmesi olma,Geleneksel yönetim biçimi, Ayni, nakdi ve beşeri sermaye yetersizliği,Finansal planlama yetersizliği, finansal kurumlardan yeterli desteği görememe,İşyeri veya çalışma alanının küçüklüğü,
Danışman, uzman, nitelikli eleman istihdam edememe,Modern pazarlama yöntemlerini kullanamama,
Rekabet gücünün zayıf olması, verimlilik düşüklüğü ve asgari standartları saglayamama gibi başlıca sorunları vardır
Burda dikat edilmesi gereken nokta İNTERNETİN dogrudan satış yönteminin yaygın kulanımı zaten zayıf durumda olan kucuk yatırımcıları tamamen ortan kaldırıyor .
Elimde acılıp kapanan kücük işletmelerin durumu hakkında veri yok ama herkezin malumu zaten.
Dolayısıyla sizin Vizyon dedginiz eksiklik aslında problemin örtbas edlmesinden başka birşey degil.ve hiçbir cözüm getirmiyor
rekabet etme gucu olmayan ve sistemin yok ettigi bir ortamda vizyon sahibi olsanız ne olur ?
sorunun özümü daha realistik bir yaklasımla ele alınamlıdır sadece vizyon diyrek konuyu kapatmayı basitlik olarak görüyorum
saygılar

01/03/2011 : 11:45:22
Speider arkadaşımızın fikirlerine aynen katılıyorum, Avrupada endüşük internet alışverişinin yapıldığı ülkelerden biriyiz buradaki başarısızlık tamamen arkadaşın söylediği gibi VİZYON eksikliği herkes ne yapabilirim demiyor millet ne satıyorsa bende satayım diyor.
Formül (MOR İNEK )
01/03/2011 : 11:39:44
zincir ve gros bu memleketın sonu olacak bence ben fethıyede yasıyorum köylerinle ki cok dagınık 180000 nufus var mekez ise 80000 sımdı kipa migros carfuer basta 20 tane bım ki mahallenın bakkalı sok a 101 saymıyorum bu memlekette gunluk en kötü 1 trılyon ciro olsa kı bu marketlerın satmadığı bısey yok bu paranın halka tıcaret olarak dondugunu dusun senıze ama halk yani esnaf bunlardan kalırsa tıcaret yapmaya calısıyor taaa kı sanayı esnafınfa lastık dahı satılıyor sız dusunun
01/03/2011 : 11:25:06
merhabalar, kendi sitemde de yayınladığım ticareti iyi bilen bir abimizin anlattıklarını yayınlamak istiyorum. bu konuya iyi bir cevap olacağı kanaatindeyim
"Yıl 1980'ler genç bir makine mühendisiyim ve tarım makineleri üretimi konusunda sanayi sitesinde bir atölye açmıştım. O yıllarda Türkiye henüz dışarıya açılmış bir ülke değildi , telefon hattı almanız bile yıllar alıyordu. Reklam ve tanıtım imkanları ise yok denecek kadar azdı. Eski teknoloji torna tezgahlarında işler yapmaya çalışıyor projeleri elimiz ile çiziyorduk. Aynı sanayi sitesinde biizmle benzer iş yapan bir abimiz iflas etmişti. 20 yıllık bir ticari geçmişi vardı tarım makineleri konusunda. Eşe dosta , konu komşuya haber salmıştı atölyedeki malzemeleri ucuz yollu elden çıkarıyordu. Herkes atölyesinin önünde kuyruk olmuş torna tezgahına, kaynak makinesine pazarlık yapıyordu.

Saygı duyduğum bu abimizin yanına bende gittim ve "Abi bana telefon hattını satarmısın" dedim. Gülümsedi ve dediki " Yahu atölyede göz koya koya benim çevirmeli telefona mı göz koydun" dedi. "Yok , ben hattan bahsediyorum" dedim. 15 metre kablo ile benim dükkana çekelim ve devir için başvuralım " dedim. Kahkaha attı ve orada olan herkese şu sözü söyledi.

"Bu arkadaşa iyi bakın 20 yıl sonrasında bu sanayi sitesine sığmayacak kadar büyük bir işadamı olacak"

Telefon hattı bizim atölyeye çekildikten sonra birçok eski müşteri bu numarayı aradı ve biz kuruluşumuzdan sonraki 5 yıl bu telefon sayesinde iş yaptık. Çünkü numara önceden de sipariş vermiş birçok müşteri tarafından biliniyordu.

Şimdi internet denilen teknoloji hakkında hiçbir fikrim yok. Nasıl kullanılır , sipariş alınır mı alınmaz mı, mal satılır mı satılmaz mı bilmiyorum. Bildiğim tek bir şey var 20 yıl önce aldığım o hat gibi bir şey bu. Firmamız şu anda 4 kıtaya ihracat yapıyor. Başarımız Muhsin abiden o zaman devrini aldığım telefon hattı , e-ticaret denilen şeyde aynısı bence."
24/02/2011 : 21:44:19
Problem şu ki 70 milyonluk bir ülkenin tüm küçük esnaflarının az ya da çok bir vizyon sahibi olması beklenemez. Hiç bir vizyonu olmayan ama küçük işletmesini işletmeye devam etmek isteyen bir kesimi de düşünmek gerekir. Ama öte yandan bu vizyonsuz küçük esnafı zora sokan en önemli faktörün internet olduğunu sanmıyorum.

24/02/2011 : 13:34:49
@kezz,

Internet, küçük girişimcileri bitirmiyor. Başlık yanlış. Vizyonsuzluk, küçük girişimcileri bitiriyor denilmelidir. Sonuçta sadece internetin etkisiyle büyüme başarısı gösteren küçük girişimcilerde tanıyorum. Bu bir vizyon meselesidir. Dünyanın gidişatı bu yönde ise eğer, siz buna ayak uydurmak zorundasınız. Üstelik herkesten önce ayak uydurabilmelisiniz. Türkiye'deki yatırımlar, bu konuda maalesef iyi bir noktada görünmüyor benim açımdan.

internetin işsizliği arttırıcı bir faktör olduğunu söylemişsiniz. Internet, işsizliği arttıran tek faktör değil elbette. Sonuçta internet, yeni sektörlerinde doğmasına öncülük etti. Örneğin "dijital itibar yönetimi" gibi farklı meslekler çıkmaya başladı. Bugün Amerika'da bu alana yatırım yapan şirketler mevcut örneğin. Ülkemizdeki girişimciler bu tarz şeyleri çok geriden takip ediyor. Klon mantıkla iş yapıyoruz yani "Bizim Memişin oğlu Hüseyin" bir döneci yahut simit sarayı dükkanı açıyor üç beş işleri iyi gidiyorsa hemen benzerleri mantar gibi türüyor. Örneklerini internet kafeler, cep telefonu mağazaları gibi uzatabiliriz. Kısacası vizyona dayalı olmayan, hızlı zengin olma kolay yoldan para kazanma hevesiyle, anlık düşünülen kararlarla "girişimcilik" yapıyoruz. Bu mantık değişmediği sürece ülke ekonomisi adına yenilikçi sözler söylemek mümkün olmuyor.

Saygılarımla.
24/02/2011 : 13:05:46
bence işsizliği düşürmez arttırır, sonuçta netten sipariş verirsen sana faydası var, yok birebir sipariş verirsen onu yapacak orada bir eleman var, yani istihdam var düşmez, fakat sen netten daha ucuza çok basit bir mantık fiyat düşerse talep artar, üretim artar , istihdam artar . Uzun vadede fiyat artar dengelenir ama , o zamana kadarda tüketici kazançlı olur .
24/02/2011 : 12:22:48
Merhabalar; Hir bir üretici, imalatçı, ithalatçı, her kim olursa olsun duygusal davranarak ben bu işi şöyle yaparsam, böyle yaparsam, bu ülkede işsizlik çoğalır gibi düşünceye girmez. bu vesile ile bankaları örnek verelim 20.000 tl bir parayı bankaya yatırmaya gittim 120 tl masrafını olduğunu söylediler atm den yatırırsan hiç bir masraf ödemeyeceğini söylediler, yine bir firmaya fiziki olarak ürün tedariki için gittim verdikleri fiyat web sitesinden yayınladıkları fiyattan %2 daha pahalı neden böyle dediklerimde online olarak sipariş verirsen ürünü daha cazip alacağını belirtti. bundan sunu anlıyoruzki her geçen gün insan gücüne ihtiyaç duyulmuyacağının bir göstergesidir. işsizliği çözmek için dışa bağımlılığı kalkması gerekmektedir. her ürünün üretimini ülke olarak bizlerin yapması gerekmektedir. devlet bu yönde bir önlem almazsa yakın gelecekte insan gücüne ihtiyaç kalmayacaktır. teşekkürler

21/02/2011 : 21:47:06
İnsanlar kardeşleriyle beraber iş yapamıyorlar,tanımadıkları insanlar ile nasıl iş yapacaklar,ortak olacaklar...
21/02/2011 : 14:59:28
Kucuk girişimcilerin izlemesi gereken yol ,herşeyden önce piyasanın buyuk aktörlerine yenilmeden ayakta kalabilmek ve onlarla rekabet edebilmekten geciyor.
Herseyden önce bir organizasyonun olması gerekiyor kendi kendini organize eden bir yöntem mesela 50 000 tl sermayesi olan 10 girişimcinin bir araya gelerek 500 000 sermayali cok ortaklı güçlü bir yapılanma içerisinde olmaları ve yaptıkları işi profosylonel kişilerce yönetmeleri temel bir nokta oluyor
mevcut piyasa kosullarında kucuk bir girişimcinin ayakta durması cok zor ancak bu yapı cok ortaklı şirketler ve yatırımlar yapmakla mumkun olabilir ayrıca kendi ortagı oldugu şirkete calışarak hem maaş almak sosyal guvenceye kavuşmak ve şirketin kazancından da hisse almak
bu tip modellere yönelmek gerekiyor aksi takdirde kucuk girişimciler arzu ettikleri sonucu alamıyorlar
burda asıl olan iyi bir organizasyon ve dayanışma ortamının olusturulması ve hukuki altyapısı olan cok ortaklı guclu bir şirketin hayata gecirilmesi gerekiyor
21/02/2011 : 14:31:39
doğru tespit peki ben de o zaman hem size hemde diyer arkadaşlara bi soru sorayım madem durum bu deyse küçük girişimci nasıl bi yol izlemeli nasıl bi plan kurmalı ayakta kalıp işini büyültebilsin .