Yarın, hiçbir zamana dönüşür. Görev ne kadar küçük olursa olsun, ilk adımı şimdi atın!
Kendi işinizi kurmayı düşünüyorsunuz ama gözünüzde o kadar büyüttünüz ki asla başaramayacağınıza kendinizi ikna ettiniz. Küçük adımlarla başlamazsanız, asla başlayamayabilirsiniz. Kontrollü bir başlangıç yapmak için bilmeniz ve uygulamanız gerekenleri ilerleyen satırlarda bulacaksınız.
Bu yazıyı okuyan pek çoğunuzun en büyük hayalinin kendi işinin patronu olmak olduğunu biliyorum. Finansal olarak özgür olmak kimin hayali değil ki! Ben kendi adıma başka türlü bir gelecek hayal edemiyorum. Ama şu da bir gerçek ki Girişimcilik herkesin sahip olduğu bir beceri değildir ve başardığınızı anladığınızda hiç bir maaşlı çalışanın deneyimleyemeyeceği iş tatmini ve ekonomik özgürlükler kazandırabilir.
Yalnız bu yolda dikkatli olmak gerekiyor. Dereyi görmeden paçaları sıvamamalı, pire için yorgan yakmamalısınız. Microsoft gibi dünya devi firmaların bile parolası olan "Büyük düşün, Küçük adımlarla başla" (orjinali "Think Big, Start Small") bence her girişimcinin öncelikli parolası olmalıdır. Bu parolayla yola çıkarsanız hedefinizi bilir ve eylemlerinizi adım adım planlarsınız. İsterseniz, şimdi bu yolda işinize yarayacak bazı stratejilere bir göz atalım.
Mevcut işinizden hemen istifa etmeyin
İşinizi kurmak için istifa etmeniz gerekmiyor. Yeni girişiminiz olgunlaşıp meyvelerini vermeye başlamadan mevcut işinizden ayrılmayın. Akşam eve geldiğinizde çok fazla enerjiniz kalmamış olabilir ama elinizi taşın altına koyduysanız merak etmeyin içinizdeki coşku size ihtiyacınız olan enerjiyi zaten verecektir. Bir süre sonra günde en fazla 6 saat uyu**** nasıl harikalar yaratabildiğinizi de göreceksiniz. Bir de unutmayın ki işler ters gidebilir, bu durumda ilk aşamada sizi finanse edecek bir işiniz olması çok yararınıza olacaktır. Zamanı geldiğinde bütün enerjinizi yeni girişiminize vermek için kapıyı tamamen kapatmadan işinizden istifa etmelisiniz.
Harcadığınız paranın işinize yatırım olduğunu bilin ve asla kaliteden ödün vermeyin
Öncelikle, herşeyi kendiniz yapmaya kalkmayın. büyük girişimcilerin en önemli özelliği, işleri organize etme becerileridir. Para harcamanız gerekiyorsa her zaman ucuza kaçmayın. Türkiye gibi bir ülkede kazık yeme ihtimaliniz her zaman olsa da gerçek şudur ki "ucuz etin yahnisi yavan olur". Bir ürün pazarlayacaksanız, piyasa araştırmasını yapmak için profesyonel bir firmayla anlaşın. Tasarımı ve işlevselliği olan kullanıcı dostu bir websitesi yaptırmak için yine profesyonel bir web tasarımcısına iş verin. Türkiye'de henüz yaygın olmayan sanal asistanlarla çalışmak düşündüğünüzden çok daha iyi sonuçlar verir. Kısacası "Dış kaynak kullanımı" konusunda cimri olmayın ve kaliteden ödün vermeyin. Bunların hepsinin yeni girişiminize yaptığınız birer yatırım olduğunu unutmayın.
Harekete geçin: Marka sizsiniz
Oyunu nasıl oynamanız gerektiğini öğrenmelisiniz. Size bir sır vereyim; insanlar kendine güveni yüksek, iyi görünen, başarılı insanlarla birlikte olmaktan hoşlanırlar. Sosyal olun ve panellere, seminerlere katılın, bir şekilde alanınızda göz önünde olmalısınız. Bir dergiye ya da alanında başarılı bir websitesine röportaj verin. Bu tahmin ettiğinizden daha karlı bir reklam aracı olabilir ve zamanla insanların size olan ilgisinin arttığını farkedersiniz. Tek dikkat etmeniz gereken şey ilk aşamada herşeyi dozunda yapmak olacaktır. Çok da başarılı gözüküp çok para kazanıyor izlenimi yaratırsanız rakipleriniz beklemediğiniz tepkiler verebilir.
Büyük düşünün ama küçük adımlarla başlayın
Kendinizi cendereye sokmanıza gerek yok. Altından kalkabileceğiniz şekilde işlerinizi ayarlayın. Önceliklerinizi belirlemeli ve hedeflerinizi küçükten büyüğe doğru sıralamalısınız.
Devamı bir sonraki yazıda ---> Girişimciliğe giriş-2: Büyük Düşün, Küçük Adımlarla Başla...
Kaynak: http://www.fikircini.net
Kendi işinizi kurmayı düşünüyorsunuz ama gözünüzde o kadar büyüttünüz ki asla başaramayacağınıza kendinizi ikna ettiniz. Küçük adımlarla başlamazsanız, asla başlayamayabilirsiniz. Kontrollü bir başlangıç yapmak için bilmeniz ve uygulamanız gerekenleri ilerleyen satırlarda bulacaksınız.
Bu yazıyı okuyan pek çoğunuzun en büyük hayalinin kendi işinin patronu olmak olduğunu biliyorum. Finansal olarak özgür olmak kimin hayali değil ki! Ben kendi adıma başka türlü bir gelecek hayal edemiyorum. Ama şu da bir gerçek ki Girişimcilik herkesin sahip olduğu bir beceri değildir ve başardığınızı anladığınızda hiç bir maaşlı çalışanın deneyimleyemeyeceği iş tatmini ve ekonomik özgürlükler kazandırabilir.
Yalnız bu yolda dikkatli olmak gerekiyor. Dereyi görmeden paçaları sıvamamalı, pire için yorgan yakmamalısınız. Microsoft gibi dünya devi firmaların bile parolası olan "Büyük düşün, Küçük adımlarla başla" (orjinali "Think Big, Start Small") bence her girişimcinin öncelikli parolası olmalıdır. Bu parolayla yola çıkarsanız hedefinizi bilir ve eylemlerinizi adım adım planlarsınız. İsterseniz, şimdi bu yolda işinize yarayacak bazı stratejilere bir göz atalım.
Mevcut işinizden hemen istifa etmeyin
İşinizi kurmak için istifa etmeniz gerekmiyor. Yeni girişiminiz olgunlaşıp meyvelerini vermeye başlamadan mevcut işinizden ayrılmayın. Akşam eve geldiğinizde çok fazla enerjiniz kalmamış olabilir ama elinizi taşın altına koyduysanız merak etmeyin içinizdeki coşku size ihtiyacınız olan enerjiyi zaten verecektir. Bir süre sonra günde en fazla 6 saat uyu**** nasıl harikalar yaratabildiğinizi de göreceksiniz. Bir de unutmayın ki işler ters gidebilir, bu durumda ilk aşamada sizi finanse edecek bir işiniz olması çok yararınıza olacaktır. Zamanı geldiğinde bütün enerjinizi yeni girişiminize vermek için kapıyı tamamen kapatmadan işinizden istifa etmelisiniz.
Harcadığınız paranın işinize yatırım olduğunu bilin ve asla kaliteden ödün vermeyin
Öncelikle, herşeyi kendiniz yapmaya kalkmayın. büyük girişimcilerin en önemli özelliği, işleri organize etme becerileridir. Para harcamanız gerekiyorsa her zaman ucuza kaçmayın. Türkiye gibi bir ülkede kazık yeme ihtimaliniz her zaman olsa da gerçek şudur ki "ucuz etin yahnisi yavan olur". Bir ürün pazarlayacaksanız, piyasa araştırmasını yapmak için profesyonel bir firmayla anlaşın. Tasarımı ve işlevselliği olan kullanıcı dostu bir websitesi yaptırmak için yine profesyonel bir web tasarımcısına iş verin. Türkiye'de henüz yaygın olmayan sanal asistanlarla çalışmak düşündüğünüzden çok daha iyi sonuçlar verir. Kısacası "Dış kaynak kullanımı" konusunda cimri olmayın ve kaliteden ödün vermeyin. Bunların hepsinin yeni girişiminize yaptığınız birer yatırım olduğunu unutmayın.
Harekete geçin: Marka sizsiniz
Oyunu nasıl oynamanız gerektiğini öğrenmelisiniz. Size bir sır vereyim; insanlar kendine güveni yüksek, iyi görünen, başarılı insanlarla birlikte olmaktan hoşlanırlar. Sosyal olun ve panellere, seminerlere katılın, bir şekilde alanınızda göz önünde olmalısınız. Bir dergiye ya da alanında başarılı bir websitesine röportaj verin. Bu tahmin ettiğinizden daha karlı bir reklam aracı olabilir ve zamanla insanların size olan ilgisinin arttığını farkedersiniz. Tek dikkat etmeniz gereken şey ilk aşamada herşeyi dozunda yapmak olacaktır. Çok da başarılı gözüküp çok para kazanıyor izlenimi yaratırsanız rakipleriniz beklemediğiniz tepkiler verebilir.
Büyük düşünün ama küçük adımlarla başlayın
Kendinizi cendereye sokmanıza gerek yok. Altından kalkabileceğiniz şekilde işlerinizi ayarlayın. Önceliklerinizi belirlemeli ve hedeflerinizi küçükten büyüğe doğru sıralamalısınız.
Devamı bir sonraki yazıda ---> Girişimciliğe giriş-2: Büyük Düşün, Küçük Adımlarla Başla...
Kaynak: http://www.fikircini.net