Ana içeriğe geç
YORUM YAZ

Tartışmaya katıl

Mesajınızı açık ve okunabilir biçimde yazın.

Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Kullanıcı adı:
Şifre:
Mesaj ikonu:
İÇERİKMesajınızDüşüncenizi açık, okunabilir ve konuya katkı sağlayacak biçimde yazın.

Önizle ile kontrol edin. Ctrl/Cmd+B · I · U0 kelime0 karakter
Gönderi seçenekleriİmza, bildirim ve moderasyon
 

Hazır olduğunuzda kaydedinÖnizleme değişiklikleri kaydetmez.
  

Konu bağlamını inceleOrijinal yazı ve son yorumlar

Orijinal yazı

15/07/2009 : 16:06:59
Arkadaşlar Bu franchising mevzuu gün geçtikçe artmaya başladı İrili ufaklı ,Kendi başarısını kanıtlamış birçok işletmenin yanısıra Daha adı sanı duyulmamış Piyasalarında hehangibir başarıları bulunmayan 1-2 yıllık işletmelerde Franchise vermeye başladı.
Yani Franchising olayı bu işletmeler için kazanç kapısı olmaya başladı

Bence bu olay franchising sisteminin yavaş yavaş amacından sapmasına yol açıyor

Franchise almanın en büyük yararı neydi? Franchiserin Yani franchise verenin Kanıtlanmış başarısını ve ticari stratejilerini Franchise verdiği işletmedede uygulaması ve girişimciyi bazı risklerden koruması değilmi?

Şimdi bakıyorumda Ürünü veya hizmeti bellibir hedef kitlesine ulaşmamış daha kendi ayakta zor duran birçok işletme franchise veriyor Hem de Yüksek bedellerle

Aslında Franchise vermeninde belli şartları olmalı. En azından Yüksek isim hakkı bedelleri bu tip firmalara ödenmemeli.

İnanın bana Franchise alan İşletmeler Bu tip Franchiserlere ödenen yüksek isim hakkı paralarıyla batsalar yeni işletme kurarlar yada kendi isimlerinin marka olmasına ve kendi işletmelerini pazarlama tanıtım işlerine harcasalar daha kazançlı olurlar (Burada başarıları kanıtlanmış Franchise veren işletmeleri ayrı bir yere koyuyorum)

Atalarımız Boşuna "Bir Ahmak Olmayınca, Bir Akıllı Geçinemez" dememişler

Son 17 yorum (en yenisi önce)

06/02/2012 : 15:06:28
Bu saatten sonra her önüne gelen firmadan franchising filan alınmaz. Heleki kısıtlı sermayeyle bir işe başlıyorsanız çok daha dikkatli olmakta fayda var Adını sanını duymadığımız firmalar franchising olayına girdi "Yahu bunlar nezaman kurulup deneyimlerini başka yatırımcılarla paylaşacak pozisyona geldiler" diye sormadan edemiyor insan
30/01/2012 : 20:45:48
Franchise alınacak şirket gıda işi yapıyorsa, Türkiye'nin neresinde olursanız olun size zamanında ve eksiksiz ürün teslimatı yapmak zorunda. (Örneğin Pizza Pizza,Buger King, McDonald's gibi) Öbür türlü yok pilavcıymış, yok çiğköfteciymiş bu ürünleri zaten herkes kendi mekanı için üretebilir. Bu gibi işler için harcayacağınız isim hakkı yerine dükkanınızın iyi dekoruna para harcanmalı bence.Diğer franchise iş kollarının (giyim, ayakkabı) da tedarik kısmı bir elden yürütülmeli. Franchise sisteminde esas olan tek bir elden alım yapılıp maliyetlerin düşmesi ve her şubede ürün standartını yakalamaktır. İnternette bayilik veren binlerce işletme var, bunların içinden toplasan en fazla 100 tanesi doğru dürüst iş yapan, standart sahibi firmadır. Maalesef birçoğu piyasa tabiriyle tokatçı.
03/11/2011 : 14:59:05
Alıntı Yapılan Metin:
Yazıyı gönderen - akın_akın
pilavcı deyip geçmeyin, işleri Bir Patlama yaparsa görürsünüz:) etsiz Çiğköfte de şişlide Çok küçük Bir işletmeyle başladı Şuanda 350 Milyon Lira yıllık cirosu Olan bir sektöre dönüştü, neyin Ne olcağı belli olmuyor.

Ben unkapanı pilavcısı ayvaz ustanın Franchisesini tavsiye ederim, iddia Ediyorum tüm Türkiye genelinde o pilavcının cirosunun yarısını dahi yapabilecek Başka Bir pilavcı Yok, seyyar deyip geçmemek Lazım Adam yanında 3 Tane de eleman çalıştırıyor yinede işlere yetişemiyor.



:)) Franchising işinin de suyu çıktı
20/11/2010 : 18:05:38
pilavcı deyip geçmeyin, işleri Bir Patlama yaparsa görürsünüz:) etsiz Çiğköfte de şişlide Çok küçük Bir işletmeyle başladı Şuanda 350 Milyon Lira yıllık cirosu Olan bir sektöre dönüştü, neyin Ne olcağı belli olmuyor.

Ben unkapanı pilavcısı ayvaz ustanın Franchisesini tavsiye ederim, iddia Ediyorum tüm Türkiye genelinde o pilavcının cirosunun yarısını dahi yapabilecek Başka Bir pilavcı Yok, seyyar deyip geçmemek Lazım Adam yanında 3 Tane de eleman çalıştırıyor yinede işlere yetişemiyor.
20/11/2010 : 01:09:38
sevgili arkadaşlarım bizim şişlideki köşe basındaki seyyar pilavcıda franchising olayına girdi duyrulur
bu durum okadar gülünç hale geldiki içinden çıkılmaz bir kaosa sürüklenmek üzere insanlar bir çok kişi paracıklarını kaptırmıs ve hak talep edemez duruma gelmiştirler.
lütfen dikkatli olsun girişimci arkadaşlarımız uyaralım
15/11/2010 : 11:14:35
Alıntı Yapılan Metin:
Yazıyı gönderen - akinselcuk
Bayilik almanın artık çok fazla bir anlamı kalmadı. Üretici veya ithalatcı firma eskiden bir bayilik verdiğinde bölge hesabı yapar ve bayilik verdiği firmanın kazancını koruyacak şekilde yakında başka birine bayilik vermezdi. Artık bitişiğinizde açılan bir dükkana bile mal satma kaygısıyla hemen bayilik verilebiliyor. Herkesin kolaylıkla tedarik edebildiği bir üründe bayi olmanın hiç bir anlamı kalmıyor.

İsim hakkı ödeyerek alınan bir bayilikte bile aynı durum başa gelebilir. İtiraz edildiğinde biraz da piyasa kızışsın umudu ile önünüze bir kota koyup siz daha çok satın tek bayi siz olun şeklinde bir sebep sürülebilir. Bir malın bayisi olmak artık mazide kalan bir sistem haline geldi.

Dükkanınızı güzelleştirebildiğiniz kadar güzelleştirin , içine doldurabildiğiniz kadar mal doldurun satışınızı arttırabildiğiniz kadar arttırın ki markasıyla övünüp herkesden biraz daha pahalı olan firmanın dükkanınıza girmek için istekli olmasını sağlayın. Sonra, konsinye isteyin , numune isteyin, mal bedeli haricinde hiç bir ödeme yapmadan bu kıymetli markaları dükkanınıza sokmak için her yolu deneyin.

Asla hiç bir markaya adı için bedel ödemeyin. Günümüz pazarında çok anlamlı bir iş değil.

Bazen kıymetli markalara ucuz ulaşmanın bir yolu da olarak kapanan dükkanlara bakarak olmaktır. Ekstra bedeller isteyen, ulaşamadığınız bir markanın ürünlerine normal fiyatının bile altında ulaşmış olursunuz. Üstelik büyükşehir merkezinde bir dükkan yakaladığınızda size uzun süre yetecek miktarda da malı ucuza bulmuş olursunuz.


15/01/2010 : 22:55:25
Alıntı Yapılan Metin:
Yazıyı gönderen - masal06
Arkadaşlar Bu franchising mevzuu gün geçtikçe artmaya başladı İrili ufaklı ,Kendi başarısını kanıtlamış birçok işletmenin yanısıra Daha adı sanı duyulmamış Piyasalarında hehangibir başarıları bulunmayan 1-2 yıllık işletmelerde Franchise vermeye başladı.
Yani Franchising olayı bu işletmeler için kazanç kapısı olmaya başladı

Bence bu olay franchising sisteminin yavaş yavaş amacından sapmasına yol açıyor

Franchise almanın en büyük yararı neydi? Franchiserin Yani franchise verenin Kanıtlanmış başarısını ve ticari stratejilerini Franchise verdiği işletmedede uygulaması ve girişimciyi bazı risklerden koruması değilmi?

Şimdi bakıyorumda Ürünü veya hizmeti bellibir hedef kitlesine ulaşmamış daha kendi ayakta zor duran birçok işletme franchise veriyor Hem de Yüksek bedellerle

Aslında Franchise vermeninde belli şartları olmalı. En azından Yüksek isim hakkı bedelleri bu tip firmalara ödenmemeli.

İnanın bana Franchise alan İşletmeler Bu tip Franchiserlere ödenen yüksek isim hakkı paralarıyla batsalar yeni işletme kurarlar yada kendi isimlerinin marka olmasına ve kendi işletmelerini pazarlama tanıtım işlerine harcasalar daha kazançlı olurlar (Burada başarıları kanıtlanmış Franchise veren işletmeleri ayrı bir yere koyuyorum)

Atalarımız Boşuna "Bir Ahmak Olmayınca, Bir Akıllı Geçinemez" dememişler


Alıntı Yapılan Metin:
Yazıyı gönderen - KaraCahill
Arkadaşlar masal06 yı forumun DENETLEME KURULU nun Başkanlığına aday gösteriyorum, hatta bu konuyla ilgili bir başlık açmamız lazım.




Bunu bir iltifat kabul ediyorum:)) :))
20/07/2009 : 16:43:55
Gördüğümüz gibi aslında değişen sadece eşya ,huy suy problemler hep aynı,bende bir arabesk laf edim kaderimse çekerim,....ama nokta kadar menfaat için virgül kadar EĞİLMEM..
20/07/2009 : 15:56:06
Bu arada Mettin arkadaşımın yazısından sonra aklıma Sevgili Neşet Ertaşın Bir Türküsü Geldi

Alıntı Yapılan Metin:

Ey Garip Gönüllüm Dertli Yoldaşim
Neye Belli Degil Baharin Kişin
Varmidir Sormazlar Ekmegin Aşin

Zengin isen Ya Bey Derler Ya Paşa
Fukaraysan Abdal Derler Ya Cingen Haşa
Fakir isen Abdal Derler Ya Cingen Haşa

Kim Onun Halini Sormuş Demezler
Cahilin Gözünde Hormuş Demezler
Gariplere Kim iş Vermiş Demezler

Zengin isen Ya Bey Derler Ya Paşa
Fukaraysan Abdal Derler Ya Cingen Haşa
Fakir isen Abdal Derler Ya Cingen Haşa

Sende Bir insansin insanlar Gibi
Haksiz Kazancina Sürmedin Dengi
insanlik Kurallari Böylemi

Zengin isen Ya Bey Derler Ya Paşa
Fukaraysan Abdal Derler Ya Cingen Haşa
Fakir isen Abdal Derler Ya Cingen Haşa

O Hakki Tanimaz Kul Kandiranlar
insanligin Kiymatini Ne Anlar
insanlik Varliginan Olur Sananlar

Zengin isen Ya Bey Derler Ya Paşa
Fukaraysan Abdal Derler Ya Cingen Haa
Fakir isen Abdal Derler Ya Cingen Haşa

Boş Durmak Günahtir Calişmak Sevap
Caliş Ne Duruyon Sende Birşey Yap
Cogalir Gardaşin Gör Nice Ahbap

Zengin isen Ya Bey Derler Ya Paşa
Fukaraysan Abdal Derler Ya Cingen Haa
Fakir isen Abdal Derler Ya Cingen Haşa

Garibim Engin Ol Uyma Cahile
Şeytanin Kazanci Nafile Hile
Sana Ad Takarlar Üzülme Bile

Zengin isen Ya Bey Derler Ya Paşa
Fukaraysan Abdal Derler Ya Cingen Haşa
Fakir isen Abdal Derler Ya Cingen Haşa


Kaynak:Neşet Ertaş


20/07/2009 : 14:02:08
Değerli arkadaşlarım tamam ..biz ne sanayileşmiş ülkelerin geçiş sürecindeki çok acı bedellerini ödedik,ne havadan gelen petrol paralarını gördük,nede emperyalizm in iliğini kemiğini sömürme tarzlarından hiç birine sahip olamadık....Başımızı terör belasından kurtaramamıza sebeb de bir coğrafyada yaşıyoruz.Ama dikkatli baktığınız zaman aslında hem coğrafi hemde siyasi her yere yakınız...Buna hep büyük devlet olmanın artılarını yetişmiş tüm uzman kadrolarını da ekleyin,aslında çoğu ülkede olmayan tarım,ulaşım,deniz,turizm,kültür,maden ve insan zenginliğimiz var...Eksimiz hızlı nufus artışı oda kıyı bölgeler ve gelişmiş yerlerin dışında devam ediyor,buda bitmeyen alt yapı,sağlık,güvenlik,işsizlik,kayıt dışı,adaletsizliği getiriyor.Korkunç bir ekmek kavgası var zira ekmek yetmiyor,aslında varlık içinde yokluk yaşıyoruz...Dışardan baktığınız da aslında çok zengin bir ülkeyiz,çünkü eksiğimiz yok fazlamız var,ama ciddi bir plansızlık var ve tabii kirli siyaset,basiretsiz idareciler..Hadi birde işe özel sektör açısından bakalım,sadece işçi emeğini sömürmeyle zenginleşmeye çalışan,bunu yapacam derken gittikçe kalitesini bozan bindiği dalı bile rant yapmaya çalışan kontrolsüz bir güç.Ben 86 senesinden beri iş hayatındayım,hayatımda hiç bu kadar kalitesiz,ne müşteri nede idareci gördüm..Şimdi toplumda her kes eline bir bayrak almış onu vatan kanije savunuyor,ama biri dedimi sen ne savunuyon o elindeki sopa, ne adam bir bakıyor bayrak çalınmış elinde kuru bir sap bu işe çok bozuluyor.. ama çaktırmadan o sopayı bu sefer o soruyu soranın beynine çakıyor,yani hangi değeri savunursanız savunun elinizde kurabiye gibi dağılıyor..Artık haklı haksız yok kim güçlü ise o haklı..Bu piyasada umut tacirlerinden başka bir şey yok ,...aynı falcı kadın gibi bir kaç kuruşunu alır senin duymak istediğini söyler ,bakar heyecanlanıyorsun bir kaç kuruş daha ister böylece iş bitine kadar seni bir güzel söğüşler....İlk alış verişi bilmek lazım,alan da satanda memnun işine,...bakın kim ticarette bu alış verişten memnun sizce,hiç kimse neden,artık alışveriş olmuyor,karşılıklılık yok,ya alansın yada veren,işte iş hikayelerinin kısalığında belli bir yerden sonra ileriye gidilememesinde de bu mantık var,...markalaşmama yurt dışında bayilik verememizin özünde de bu var..Ama elin oğlu ,ilk reklam arge gibi çalışmalara oluk oluk para akıtıyor,sonrada gidiyor dünyanın her memleketinde kendine ortak buluyor oturduğu yerden para kazanıyor,sonrada bütçesi bizim koca ülkenin bütçesinden fazla..İşte bunlardır vatanını seven bayrağını her yere diken kaşif tam bir girişimcilik ruhuna sahip adamlar...Evet biz de işten adam çıkaralım,çift dil bilen iki üniversite mezunu adam almaya çalışalım askeri ücretle,satarken pahalı,alırken de ölü pahasına mal alalım,belki adam oluruzbu kafa ile ....reklam mı, argemi ,milyarlık maaş mı,gidin ya burasını siz ZENGİN BİR ÜLKEMİ SANIYORSUNUZ NE VERECEKSİNDE NE YÜZLE İSTİYON ,KAPIDA BİR SÜRÜ İŞ ARAYAN,BİR SÜRÜ BAYİLİK İSTEYEN VAR,VAKTİMİZİ ÇALMA YA AT İMZANI SORU SORMADAN YADA SIRADAKİ GELSİN..BUYRUN BAKALIM HAYIRLI İŞLER...
17/07/2009 : 14:12:08
Alıntı Yapılan Metin:
Yazıyı gönderen - akinselcuk


Dedim ya içinden bir gelirse yazar diye . . .

Ben çok alıntı yapan biri değilim. Hep aklıma geleni yazdım. Alıntıyı da sağlam bilgi varsa yapıyorum. Fakat genellikle gerçek hayatla ilgiliyim.

Kitaplarda veya ekonomi dergilerinde yazanların , gazetelerin müjde gibi verdiği magazinleştirilmiş iş haberlerinin bir çoğu piyasada kıvranıp duran esnafın derdine çare değil bana göre.

Ve ne yazık ki içimden yaratıcı şeyler çıkmıyor şu aralar , oransal düşme bundan .

Siz söyleyince girip baktım 6 dan beşe düşmüş.

Aslında üç beş iş başlığı açmanın vakti gelmiş. Fakat dediğim gibi içimden doğmalı ki benim bile hoşuma gitsin.

Tam Çin ile ilgileniyordum ki şu Uygur Katliamı çıktı. Motivasyonumu kaybettim.

Tarımsal işler artık sezonun ortasına gelindiğinden yatırım zamanı olmaktan çıktı üzerine bir de şu fındık meselesi eklenince ondan da ekonomik bir fikir çıkma ihtimali kalmadı.

Elektronik konusunda ülke içinde yapılabilecek en karlı iş servis hizmetleri hala , farklı bir ürün bulup satmak hayal, durgunluk yüzünden . . .

Sosyal hizmetler ile zaten çok fazla alakam yok.

Bir konu üzerinde çalışıyorum ama. Sıfır lira birine bir iş teslim etmek konusunda. Öyle bir iştigal konusu buluncak ki üretip satabilen bir işletme ortaya çıkarılacak. Müşteriye tam teşekküllü mal ve hizmet verilecek. Hem üretmesi hem de satabilmesi sağlanacak. Verilen malın ve danışmanlığın bedelini işletme kazancı ile ödeyecek. Birileri sıfır sermaye ile bir iş yeri ve işe sahip olurken kurucu da işletmesini belki on katına satmış olacak .

Mühendislik öğretilecek , işletme öğretilecek , pazarlama öğretilecek ilk hareket verilip çekilinilecek çökmesin diye uzaktan denetlenecek. Uzun soluklu anlaşmalar yapılacak.

İçimden böyle bir iş yapısı oluşturulabilir mi diye geçiyor. İşin içine ihracaat girmezse pek içinden çıkamadım. Zarar çıkıyor. Uygun kişileri bulma konusunda da klasik başvuru değerlendirmeleri pek sonuç vermeyecek gibi görünüyor. Böyle bir şeye herkes başvurur çünkü.

Franchising, leasing vs...

Türkçe bir iş satma örneği ortaya çıkarmak.

Hayal işte . . .



Aslında Şu kadar param var ne yapabilirim diye soran arkadaşlar dertlerini kelimeler ile tam olarak anlatamasalarda Onların beklentileride bu tip işletmenin Franchise verip yada bayilik verip onlara kucak açması...
Hem işi öğrencekler hem pazarlama öğretilecek ilk hareket verilip çekilinilecek çökmesin diye uzaktan denetlenecek. Kişi Verilen malın ve danışmanlığın bedelini işletme kazancı ile ödeyecek. Birileri sıfır sermaye ile bir iş yeri ve işe sahip olurken kurucu da işletmesini belki on katına satmış olacak .
İlk bakışta bazılarına ütopya (bugün gerçekleşmesi imkânsız görülen fikirler) gibi görünsede neden olmasın Heleki sizin branşınız gibi bilgi yoğun olan fakat emeğinde gözardı edilemeyeceği sektörlerde...
16/07/2009 : 23:39:26
Alıntı Yapılan Metin:
Yazıyı gönderen - masal06
Sayın editörüm Bir tane dahi franchise verseniz kardır:)) Sizin diğerlerinden ne eksiğiniz var olaya çok doğru açıdan yaklaşmışsınız Bu arada yazılarınızın oranında bir azalma hissediyorum Yanılıyormuyum yoksa

SAYGILARIMLA



Dedim ya içinden bir gelirse yazar diye . . .

Ben çok alıntı yapan biri değilim. Hep aklıma geleni yazdım. Alıntıyı da sağlam bilgi varsa yapıyorum. Fakat genellikle gerçek hayatla ilgiliyim.

Kitaplarda veya ekonomi dergilerinde yazanların , gazetelerin müjde gibi verdiği magazinleştirilmiş iş haberlerinin bir çoğu piyasada kıvranıp duran esnafın derdine çare değil bana göre.

Ve ne yazık ki içimden yaratıcı şeyler çıkmıyor şu aralar , oransal düşme bundan .

Siz söyleyince girip baktım 6 dan beşe düşmüş.

Aslında üç beş iş başlığı açmanın vakti gelmiş. Fakat dediğim gibi içimden doğmalı ki benim bile hoşuma gitsin.

Tam Çin ile ilgileniyordum ki şu Uygur Katliamı çıktı. Motivasyonumu kaybettim.

Tarımsal işler artık sezonun ortasına gelindiğinden yatırım zamanı olmaktan çıktı üzerine bir de şu fındık meselesi eklenince ondan da ekonomik bir fikir çıkma ihtimali kalmadı.

Elektronik konusunda ülke içinde yapılabilecek en karlı iş servis hizmetleri hala , farklı bir ürün bulup satmak hayal, durgunluk yüzünden . . .

Sosyal hizmetler ile zaten çok fazla alakam yok.

Bir konu üzerinde çalışıyorum ama. Sıfır lira birine bir iş teslim etmek konusunda. Öyle bir iştigal konusu buluncak ki üretip satabilen bir işletme ortaya çıkarılacak. Müşteriye tam teşekküllü mal ve hizmet verilecek. Hem üretmesi hem de satabilmesi sağlanacak. Verilen malın ve danışmanlığın bedelini işletme kazancı ile ödeyecek. Birileri sıfır sermaye ile bir iş yeri ve işe sahip olurken kurucu da işletmesini belki on katına satmış olacak .

Mühendislik öğretilecek , işletme öğretilecek , pazarlama öğretilecek ilk hareket verilip çekilinilecek çökmesin diye uzaktan denetlenecek. Uzun soluklu anlaşmalar yapılacak.

İçimden böyle bir iş yapısı oluşturulabilir mi diye geçiyor. İşin içine ihracaat girmezse pek içinden çıkamadım. Zarar çıkıyor. Uygun kişileri bulma konusunda da klasik başvuru değerlendirmeleri pek sonuç vermeyecek gibi görünüyor. Böyle bir şeye herkes başvurur çünkü.

Franchising, leasing vs...

Türkçe bir iş satma örneği ortaya çıkarmak.

Hayal işte . . .

16/07/2009 : 21:06:18
Valla bu iş biraz sigorta ve pazarlama şirketlerinin eski taktiklerine döndü,hani vardır ya vasıflı vasıfsız eleman aranıyor ilanları...Aylardır iş bulamamışsınızdır,nereye başvurduysanız bi sonuç çıkmamıştır, üzerinizde psikolojik bir baskı olmuştur özgüveninizi kaybetmeye başlarsınız ,derken böyle bir iş ilanı görürsünüz ve gider başvurursunuz,ama burda şansınnız dönmüştür ya ben bu işi zor yaparım derken kendi kendinize ama ne hikmetse sizi çok güzel karşılarlar,sırtınız sıvazlanır,kırılan gururunuz onarılır,yaparsın aslansın kaplansın tam aradığımız adamsın denir işe alınırsınız elinize de bir kaç done verirler sokağa salarlar tabi bu arada birimiz hepimiz için,başarı başaracam diyenlerindir gazı verirler,çıkar piyasada *** *** dolaşırsınız bakarsınız olmuyor,bu sefer komşu akraba eş dostun kapısı çalınır,aslında daha işe alırlarken sizi o işi yapamayacağınızı bilirler,ama hiç önemli değildir,sonuçta primle çalışıyorsunuzdur.. ancak çok başarılı bir elemansanız maaş artı prim ssk derler..Bir sürü böyle işe arkadaş alınır o ilan her gün vardır gazetede,sonuç 3-5 tanıdığı bu olaya katarsınız,sonra elinize geçen üç beş kuruş la işi bırakırsınız... Kazanan kim işyeri tabii,NİYE ALINAN VASAT 100 KİŞİ 3 ER ADET TANIDIĞINI KATSA BU İŞE 300 İŞ SIFIR MALİYETLE HEMDE...şimdi bu saadet zincirleri,franchise firmalarıda bunun değişik versiyonlarını oynuyor,tek fark bu sefer ki gaz şirketleri büyük oynuyor...GAZMEN A.Ş,ORGANİZASYON ,GURUP,CO.
16/07/2009 : 20:46:53
Sayın editörüm Bir tane dahi franchise verseniz kardır:)) Sizin diğerlerinden ne eksiğiniz var olaya çok doğru açıdan yaklaşmışsınız Bu arada yazılarınızın oranında bir azalma hissediyorum Yanılıyormuyum yoksa

SAYGILARIMLA
16/07/2009 : 16:55:16
Daha önce bir yerlerde vurgulamaya çalıştığım gibi, franchise sözleşmelerinde parayı ödeyenin lehine bir şey yazmıyor. Oysaki bir isme para ödeniyor. İsim para etmeyecek bir şeyse ne olacak ?

Olacağı şu ; Diyecekler ki ya da düşünecekler ki , bu adam akıllı bir şey olsa idi mucize beklemezdi adımızı sanımızı araştırırdı kazanacağına ikna olmadan para ödemez idi. Dolayısı ile parayı ödeyen yani malı veya hizmeti alan ortaya çıkarılan ismin , meydana getirilen imajın para edeceğine kanaat getirmeli ki para ödemeli.

Mucize yok acı var. Dikkat.

Neredeyse ''Elektronikte son nokta selcuk usta'' diyerek benim bile franchise satmaya başlamam gerek piyasaya bakılırsa . . .

Hepinize hürmetlerimle.
15/07/2009 : 23:02:59
Bizim millet danışmanlık almayı sevmez. 100.000$ yatırır bir işe ama 1.000$ uzmana sormaya ayırmaz.
Franchise için de durum böyle. Eğer franchise alacaksan danışmana gidersin analiz istersin, mantıklı bulduğunu alırsın.
15/07/2009 : 20:31:54
çok haklısın masal06 , bunu çözümü de galiba akıllı tercih yapmak.. Yani kendisini kanıtlalamış bir firmanın franchise zincirine katılmamakdan geçiyor.