Merhaba,
Bugünlerde moda, herkes devleti eleştiriyor. Maalesef eleştiriler yapıcı olmaktan ziyade yıkıcı. Problemi hep kendi dışımızda aramaya alışmışız. Yine öyle devam ediyoruz. Bol bol ahkam kesiyoruz.
Genelde biz mükemmeliz ama çevremizdekiler "kötü". Biz çok dürüstüz ama etrafımız "üçkağıtçı" dolu. Biz herşeyin en doğrusunu yapıyoruz ama etrafımızdakiler yanlış yapıyor. Biz çok iyi dinliyoruz ama bizi dinlemiyorlar. Yeterince demokrasi olmadığından şikayetçiyiz ama etrafımıza hatta en yakınımızdaki ailemize ne kadar demokrasi veriyoruz?
Eleştiriye açık olduğumuz söylüyoruz ama eleştiri bizi hiddetlendiriyor...
Bu sorgulamaları arttırmak mümkün.
Türkiyede yaşamakta olduğumuz sorunlar zinciri televoleci ekonomistlerin ifade ettiği gibi sadece para politikaları ile çözülemez. Buz dağının altında kökleşmiş sosyolojik, psikolojik hatta antropolojik sorunlar var.
Peki şimdiye kadar bu sorunları neden çözemedik?
Albert Einstein bunu mükemmel bir şekilde cevaplıyor:
Biz problemi senelerce "para"da aradık. Zaten IMF ile imzaladığımız onlarca başarısız anlaşma bunun bir sonucu değil mi?
Vatandaşa, devlete, kamu hizmetine, kendimize, örnek alıyor gibi gözüktüğümüz batıya yeniden hiç bakmadığımız bir bakış açısından bakmaya ihtiyacımız var.
Bu platformda sizlerle "Nasıl devlet, nasıl bir Türkiye" yi tartışmak istiyorum. Belki birlikte yaratacağımız çözüm önerileri ülkemizin bir çıkış yolu bulmasında katma değer yaratabilir.
Güzel günlere,
Akın Arslan
Bugünlerde moda, herkes devleti eleştiriyor. Maalesef eleştiriler yapıcı olmaktan ziyade yıkıcı. Problemi hep kendi dışımızda aramaya alışmışız. Yine öyle devam ediyoruz. Bol bol ahkam kesiyoruz.
Genelde biz mükemmeliz ama çevremizdekiler "kötü". Biz çok dürüstüz ama etrafımız "üçkağıtçı" dolu. Biz herşeyin en doğrusunu yapıyoruz ama etrafımızdakiler yanlış yapıyor. Biz çok iyi dinliyoruz ama bizi dinlemiyorlar. Yeterince demokrasi olmadığından şikayetçiyiz ama etrafımıza hatta en yakınımızdaki ailemize ne kadar demokrasi veriyoruz?
Eleştiriye açık olduğumuz söylüyoruz ama eleştiri bizi hiddetlendiriyor...
Bu sorgulamaları arttırmak mümkün.
Türkiyede yaşamakta olduğumuz sorunlar zinciri televoleci ekonomistlerin ifade ettiği gibi sadece para politikaları ile çözülemez. Buz dağının altında kökleşmiş sosyolojik, psikolojik hatta antropolojik sorunlar var.
Peki şimdiye kadar bu sorunları neden çözemedik?
Albert Einstein bunu mükemmel bir şekilde cevaplıyor:
| Alıntı Yapılan Metin: |
Deliliğin bir diğer tanımı; aynı şeyleri yapmaya devam edip başka sonuçlar beklemektir |
Biz problemi senelerce "para"da aradık. Zaten IMF ile imzaladığımız onlarca başarısız anlaşma bunun bir sonucu değil mi?
Vatandaşa, devlete, kamu hizmetine, kendimize, örnek alıyor gibi gözüktüğümüz batıya yeniden hiç bakmadığımız bir bakış açısından bakmaya ihtiyacımız var.
Bu platformda sizlerle "Nasıl devlet, nasıl bir Türkiye" yi tartışmak istiyorum. Belki birlikte yaratacağımız çözüm önerileri ülkemizin bir çıkış yolu bulmasında katma değer yaratabilir.
Güzel günlere,
Akın Arslan