SONUNDA TUZ BASTIM GÖNÜL YARAMA
NİCE DAĞLAR KOYDUM, NİCE ARAMA
SENİ TERKEDİP DE GİTMEK VAR AMA
AHH BU ŞARKILARIN GÖZÜ KÖR OLSUN…
Az önce Zeki Müren dinliyordum ve aklıma bir yazı yazmak geldi. Ne zamandır da buraya şöyle kendimce bir yazı yazmadığımın farkına vardım. Gerçi bunun nedenleri var. Açıkçası hâlâ o nedenler devam ediyor ama bunu paylaşabileceğimi düşünüyorum.
Şarkıların çoğumuzun hayatında yadsınamayacak derecede önemi vardır. Birçoğumuz ilk gençlik yıllarında ne de çok kaptırmıştır melodilerinin ardındaki cümlelere, duygulara, aşklara, acılara…Tabii bu sadece ilk gençlik yıllarına özgü bir olay değil. Yaş ne olursa olsun bu dünya çeker insanı içine. Duygunun varolduğu her yapıtta bir şeyler bulur insan kendine. İster bu bir resim olsun, ister müzik olsun, isterse bir yazı…
Popüler kültürün hayatımıza yansımalarını gözlemlediğimiz, eleştirdiğimiz, bir zamanda siz yeni şarkılara nasıl bakıyorsunuz bilmiyorum ama ben biraz eleştirel yaklaşıyorum. Her şey sanki aynılaşmaya başladı. Mantar gibi türüyor Kral’da san’âtçı diye lanse edilen insanlar. Üretmek güzel şey ama bu aynılık niye? Özgünlüğünü yitiriyor her şey; duygularda bir yapaylık, gözyaşlarında yoğun bir is, gözgözü görmüyor …
Ben bu açıdan türküleri ayrı bir kefede tutuyorum. Orada sevgi de ayrılık da bir başka anlatılıyor. Popüler kültürün çocuğuyum ve ben de herkes gibi nasibi aldım, alıyorum bu kültürden. Ancak etnik kökenli şeyleri de araştırmaktan ve dinlemekten de geri durmuyorum. Led Zeppelin, Pink Floyd, Eric Clapton, Dire Straits de Tracy Chapmen’da dinlerim; Fikret Kızılok, Bülent Ortaçgil, Moğollar da; Sezen Aksu ile büyüdüm, onunla yaşlanıyorum#61514;) en azından olacak birgün#61514; bunların yanı sıra türkü de dinlerim. Şimdi diyeceksiniz ki ne var yani dinlersin tabii. Ama iş öyle değil işte…Az önce saydıklarım entelektüel bir kesimin şemsiyesi altında dinlenirken ve bir ortamda yayıla yaıla gururlanılarak söylenirken, araya “ben türküyü de severim” diye eklerseniz vay halinize….Bizzat yaşadım..Aman Tanrım aşağılanmadığım kalmıştı bir defasında. Neymiş efendim benim gibi bir insan ( ne demekse) türkü nasıl dinlermişten tutun da, ne buluyorsun o müzikte’ye varana kadar birçok sözlü saldırıya uğradım… Daha yazmadığım neler var neler… Hep savundum türküyü savunmaya da devam edeceğim. Sevmeyebilirsiniz, ama bu şekilde hor görmenin de bir anlamı yok. Ancak şunu biliyorum ki türkülerin altyapısı birçok müziğe uyarlanabilecek kadar zengin..
Bu konuya daha sonra devam edeceğim..şimdilik burada kalsın…
NİCE DAĞLAR KOYDUM, NİCE ARAMA
SENİ TERKEDİP DE GİTMEK VAR AMA
AHH BU ŞARKILARIN GÖZÜ KÖR OLSUN…
Az önce Zeki Müren dinliyordum ve aklıma bir yazı yazmak geldi. Ne zamandır da buraya şöyle kendimce bir yazı yazmadığımın farkına vardım. Gerçi bunun nedenleri var. Açıkçası hâlâ o nedenler devam ediyor ama bunu paylaşabileceğimi düşünüyorum.
Şarkıların çoğumuzun hayatında yadsınamayacak derecede önemi vardır. Birçoğumuz ilk gençlik yıllarında ne de çok kaptırmıştır melodilerinin ardındaki cümlelere, duygulara, aşklara, acılara…Tabii bu sadece ilk gençlik yıllarına özgü bir olay değil. Yaş ne olursa olsun bu dünya çeker insanı içine. Duygunun varolduğu her yapıtta bir şeyler bulur insan kendine. İster bu bir resim olsun, ister müzik olsun, isterse bir yazı…
Popüler kültürün hayatımıza yansımalarını gözlemlediğimiz, eleştirdiğimiz, bir zamanda siz yeni şarkılara nasıl bakıyorsunuz bilmiyorum ama ben biraz eleştirel yaklaşıyorum. Her şey sanki aynılaşmaya başladı. Mantar gibi türüyor Kral’da san’âtçı diye lanse edilen insanlar. Üretmek güzel şey ama bu aynılık niye? Özgünlüğünü yitiriyor her şey; duygularda bir yapaylık, gözyaşlarında yoğun bir is, gözgözü görmüyor …
Ben bu açıdan türküleri ayrı bir kefede tutuyorum. Orada sevgi de ayrılık da bir başka anlatılıyor. Popüler kültürün çocuğuyum ve ben de herkes gibi nasibi aldım, alıyorum bu kültürden. Ancak etnik kökenli şeyleri de araştırmaktan ve dinlemekten de geri durmuyorum. Led Zeppelin, Pink Floyd, Eric Clapton, Dire Straits de Tracy Chapmen’da dinlerim; Fikret Kızılok, Bülent Ortaçgil, Moğollar da; Sezen Aksu ile büyüdüm, onunla yaşlanıyorum#61514;) en azından olacak birgün#61514; bunların yanı sıra türkü de dinlerim. Şimdi diyeceksiniz ki ne var yani dinlersin tabii. Ama iş öyle değil işte…Az önce saydıklarım entelektüel bir kesimin şemsiyesi altında dinlenirken ve bir ortamda yayıla yaıla gururlanılarak söylenirken, araya “ben türküyü de severim” diye eklerseniz vay halinize….Bizzat yaşadım..Aman Tanrım aşağılanmadığım kalmıştı bir defasında. Neymiş efendim benim gibi bir insan ( ne demekse) türkü nasıl dinlermişten tutun da, ne buluyorsun o müzikte’ye varana kadar birçok sözlü saldırıya uğradım… Daha yazmadığım neler var neler… Hep savundum türküyü savunmaya da devam edeceğim. Sevmeyebilirsiniz, ama bu şekilde hor görmenin de bir anlamı yok. Ancak şunu biliyorum ki türkülerin altyapısı birçok müziğe uyarlanabilecek kadar zengin..
Bu konuya daha sonra devam edeceğim..şimdilik burada kalsın…