doğrusunu söylemek gerekirse,eğer konuştuklarından çevren rahatsız oluyorsa ve çevrendekiler kıskanıyorsa anlatmaman daha doğru olacaktır. sonuçta onların kalbini kırıyorsun, bu aşamada biraz empatik düşünmek yararlı olacaktır. tabi illede paylaşmak istersen tepkisini almayacağın kişilerle paylaş. ya da diğer bir alternatif karşındaki kişinin de anılarını anlatmasına yardımcı olursan sohbet daha güzel olacaktır. sanırım
YORUM YAZ
Tartışmaya katıl
Mesajınızı açık ve okunabilir biçimde yazın.
Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Konu bağlamını inceleOrijinal yazı ve son yorumlar
Orijinal yazı
Son 4 yorum (en yenisi önce)
19/10/2004 : 08:31:36
Sevgili mim abim, karşındaki insanı (ki bu eşin, arkadaşın ya da çocuğun olabilir) istediğin gibi bir insan yapmak sanırım doğru bir yol değildir.
Daha önceki bir forumda da bir hadisi örnek vermiştim. "kadınlar kaburga kemiğine benzer düzeltmek istersen kırılırlar" Ben bu kabulün sadece kadınlar değil her kesim için çok faydalı olduğunu gördüm.
Zaten bir düzeltme çabansına girmişsen o artık kırılma noktasına gelmiştir. Onun için bazan karekterleri olduğu gibi kabul etmek gerekiyor.
Ama Senin de belirttiğin gibi eski tecrübeleri anlatıp bunda ders alması sağlanabilir karşı tarafın. Tabi bu da o kişinin o olayları değerlendirmesiyle de ilgili. Yani herzaman başarılı olamayabilirsin.
Kıskançlığa gelince. Her insanda mutlaka olan bir duygu.
Belli oranlarda olması yaşama başarı ve güzellik katmaktadır.
Ama onu zararlı hale getiren ve azdıran hususların başında "güven" duygusu gelmektedir.
Güven duygusu, kendine veya karşıdakine olabilir.
İmrenme noktasını aşmış kıskançlıklar işte böyle bir güven ve güvensizlik duygusuna taşmışsa oradan her türlü kötülük çıkabilir.
İlişki içindeki insanların bu duguyuları tahrik etmemesi, bu kötü duguları kaşıyacak davranışlardan uzak durması en doğru yol bence.
Bu kötü duguların zararsız hale gelmesinin başında "Mütevazilik" geliyor sanıyorum. İşte bu, Mevlana' nın da bize önerdiği ve karşılaştığı papaza bile kaptırmadığı mütevazilik ki; "kıskançlık" kadar "haset" dediğimiz kötü duguların tahrikini önler. Kişilere ve de topluma zarar vermesini engeller.
Düşüncelerimi net olarak anlatabildim mi bilemiyorum ama ben böyle düşünüyorum.
Sağlık ve güven dolu mutlu günler dileğiyle,
Daha önceki bir forumda da bir hadisi örnek vermiştim. "kadınlar kaburga kemiğine benzer düzeltmek istersen kırılırlar" Ben bu kabulün sadece kadınlar değil her kesim için çok faydalı olduğunu gördüm.
Zaten bir düzeltme çabansına girmişsen o artık kırılma noktasına gelmiştir. Onun için bazan karekterleri olduğu gibi kabul etmek gerekiyor.
Ama Senin de belirttiğin gibi eski tecrübeleri anlatıp bunda ders alması sağlanabilir karşı tarafın. Tabi bu da o kişinin o olayları değerlendirmesiyle de ilgili. Yani herzaman başarılı olamayabilirsin.
Kıskançlığa gelince. Her insanda mutlaka olan bir duygu.
Belli oranlarda olması yaşama başarı ve güzellik katmaktadır.
Ama onu zararlı hale getiren ve azdıran hususların başında "güven" duygusu gelmektedir.
Güven duygusu, kendine veya karşıdakine olabilir.
İmrenme noktasını aşmış kıskançlıklar işte böyle bir güven ve güvensizlik duygusuna taşmışsa oradan her türlü kötülük çıkabilir.
İlişki içindeki insanların bu duguyuları tahrik etmemesi, bu kötü duguları kaşıyacak davranışlardan uzak durması en doğru yol bence.
Bu kötü duguların zararsız hale gelmesinin başında "Mütevazilik" geliyor sanıyorum. İşte bu, Mevlana' nın da bize önerdiği ve karşılaştığı papaza bile kaptırmadığı mütevazilik ki; "kıskançlık" kadar "haset" dediğimiz kötü duguların tahrikini önler. Kişilere ve de topluma zarar vermesini engeller.
Düşüncelerimi net olarak anlatabildim mi bilemiyorum ama ben böyle düşünüyorum.
Sağlık ve güven dolu mutlu günler dileğiyle,
18/10/2004 : 14:06:35
melih teşekkür ederim hiç farkında olmadan yaptığım bir hatayı düzeltmeme yardımcı oldun.
17/10/2004 : 13:16:04
Abi bunun cevapın her yönden test edilip denenmesi lazım ki bu şudur ya da şöylesi doğrudur diyebileyim.
Sanıyorum en doğrusu mevcutları(şimdiyi) kıskandıracak ve de onlarla sorun çıkaracak şekilde geçmişini heryerde her seferinde anlatmak doğru değil. O gün doğru olanlar bugün olmayabilir. o gün çok ilginç ve popüler olan konular bugün çok sıradan gelebilir.
Geçmişine söğmeyeceksin acısıyla da tatlısıla da kabul edeceksin.
Ama sentezini içinde yapacaksın belki de.
Bakın bir şiir buldum. Bazı bölümlri hoşuma gitti sizlerle paylaşmak istedim.
Nekadar haklı ve doğru olsak da, kimsenin "aklını azatmak" için çabalamayalım derim.
BUNLARDAN SONRA
Sağlık.....gerek
Huzur.....erek
Sevgi.....dilek
Para.....bunlardan sonra
Bilgi.....olmazsa olmaz
Kültür.....eski beste, ince saz
Eğitim.....önce naz sonra niyaz
Mevki.....bunlardan sonra
Flört.....davet
Tutku.....esaret
Aşk.....evet..evet..evet
Evlilik.....bunlardan sonra
Eş....elmayı yedirir
İş....çarkları döndürür
Çocuk....nesli sürdürür
Aile....bunlardan sonra
Zeka....beyinde bir dans
Yetenek....doğuşta avans
Akıl....kazanılır şans
Başarı....bunlardan sonra
Sabır....kilit taşı
Ölçü....aklın yoldaşı
Hoşgörü....bakmaz şaşı
Olgunluk....bunlardan sonra
Nezaket....inceldikçe
Tevazu....öğrendikçe
Adalet....güçlendikçe
İnsanlık....bunlardan sonra
İnatçı....yaşanılmaz
Cahil....konuşulmaz
Yobaz....tartışılmaz
Kötü....bunlardan sonra
Ana.....sevecen
Baba.....gülecen
Eylem.....müstehcen
Doğum.....bunlardan sonra
Hırs....gözleri karartır
Nefret....ömrü kısaltır
Kıskançlık....aklı azaltır
Ölüm....bunlardan sonra
Yazarı bilinmiyor
Sanıyorum en doğrusu mevcutları(şimdiyi) kıskandıracak ve de onlarla sorun çıkaracak şekilde geçmişini heryerde her seferinde anlatmak doğru değil. O gün doğru olanlar bugün olmayabilir. o gün çok ilginç ve popüler olan konular bugün çok sıradan gelebilir.
Geçmişine söğmeyeceksin acısıyla da tatlısıla da kabul edeceksin.
Ama sentezini içinde yapacaksın belki de.
Bakın bir şiir buldum. Bazı bölümlri hoşuma gitti sizlerle paylaşmak istedim.
Nekadar haklı ve doğru olsak da, kimsenin "aklını azatmak" için çabalamayalım derim.
BUNLARDAN SONRA
Sağlık.....gerek
Huzur.....erek
Sevgi.....dilek
Para.....bunlardan sonra
Bilgi.....olmazsa olmaz
Kültür.....eski beste, ince saz
Eğitim.....önce naz sonra niyaz
Mevki.....bunlardan sonra
Flört.....davet
Tutku.....esaret
Aşk.....evet..evet..evet
Evlilik.....bunlardan sonra
Eş....elmayı yedirir
İş....çarkları döndürür
Çocuk....nesli sürdürür
Aile....bunlardan sonra
Zeka....beyinde bir dans
Yetenek....doğuşta avans
Akıl....kazanılır şans
Başarı....bunlardan sonra
Sabır....kilit taşı
Ölçü....aklın yoldaşı
Hoşgörü....bakmaz şaşı
Olgunluk....bunlardan sonra
Nezaket....inceldikçe
Tevazu....öğrendikçe
Adalet....güçlendikçe
İnsanlık....bunlardan sonra
İnatçı....yaşanılmaz
Cahil....konuşulmaz
Yobaz....tartışılmaz
Kötü....bunlardan sonra
Ana.....sevecen
Baba.....gülecen
Eylem.....müstehcen
Doğum.....bunlardan sonra
Hırs....gözleri karartır
Nefret....ömrü kısaltır
Kıskançlık....aklı azaltır
Ölüm....bunlardan sonra
Yazarı bilinmiyor
16/10/2004 : 14:32:53
janbolat kardeşe birşey hatırlatmak istiyorum.
Sanıyorum forumlardaki konulara cevap verirken yeni bir konu açarak bunu yapıyor.(yani, "yeni yazı gönder" e basarak) Halbuki konuya "yorumumuz" olarak yazdığını gönderse bizler de daha iyi anlayacağız hangi konuya yorum yapıldığını.
Saygılar.
Sanıyorum forumlardaki konulara cevap verirken yeni bir konu açarak bunu yapıyor.(yani, "yeni yazı gönder" e basarak) Halbuki konuya "yorumumuz" olarak yazdığını gönderse bizler de daha iyi anlayacağız hangi konuya yorum yapıldığını.
Saygılar.
Bu internet sitesinde, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Gizlilik Prensiplerimiz