Ana içeriğe geç
YORUM YAZ

Tartışmaya katıl

Mesajınızı açık ve okunabilir biçimde yazın.

Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Kullanıcı adı:
Şifre:
Mesaj ikonu:
İÇERİKMesajınızDüşüncenizi açık, okunabilir ve konuya katkı sağlayacak biçimde yazın.

Önizle ile kontrol edin. Ctrl/Cmd+B · I · U0 kelime0 karakter
Gönderi seçenekleriİmza, bildirim ve moderasyon
 

Hazır olduğunuzda kaydedinÖnizleme değişiklikleri kaydetmez.
  

Konu bağlamını inceleOrijinal yazı ve son yorumlar

Orijinal yazı

03/11/2008 : 11:52:34
Dizi bağımlılığı, sigara tiryakiliğinden daha tehlikeli!

Kapalı alanlarda dizi seyredilmesinin yasaklanması gerekiyor, hem de hemen!

“Yaprak Dökümü” adlı felaketler zincirini on bölümden fazla izleyen kaç kişi, “yaşanmaz kardeşim bu dünyada” diye aklından geçirdi acaba?

***

Diziler insanları etkiliyor…

En küçük kardeşim otuz yaşında ve iki senedir kendini Kurtlar Vadisindeki “Muro” zannediyor… Ondan önce dönem dönem Polat Alemdar da oldu, Memati de!

Geçenlerde kendine Hacı Murat aldı, oradan biliyorum…

Görmek kısmet olmadı daha sanayide toplatıyormuş!

***

Senaristler karakterleri ağacın ulaşılabilir yerlerine koyuyorlar ki, televizyonun karşısında ağzı açık olan izleyici, istediği zaman kendini kahramanının yerine koyabilsin!

Muro’nun BMW X8’i olsaydı mesela…

Bizimkinin işi zordu değil mi?

***

Halimize şükür ediyoruz yine!

Bir tanıdığımızın ortanca kızı Yaprak Dökümündeki Ferhunde’ye özenmiş onlar işi anlayana kadar mahallenin yarısı ile işi pişirmiş!

Bakkal, kasabı, kasabın büyük oğlu da manavı vurmuş… Aralarındaki husumet anlaşılamamış.

Çok kan akmış, kız berberin çırağına “senden hamileyim” demiş, bankadan zorla kredi çektirtmiş…

Taksitleri ödememiş tabi…

Çırağın evine haciz gidince, babası oğlunun kızı telefondan hamile bıraktığını öğrenmiş!

Çırak, cinsel bilgiler ansiklopedisi alınca kullanıldığını anlamış ama iş işten geçmiş, o arada zaten kızda marangozla kaçmış…

Çırağın annesi yaşadığı acılara daha fazla dayanamamış, kısa bir veda notu yazdıktan sonra intihar etmiş. Zavallı kadın nur içinde yatsın…

Karısını kaybetmenin şokuyla baba, önce miyop, ardından kör olmuş...

Ailesinin dağılmasına sebep olan çırağın yüzüne felç inmiş…

Kız marangozu bırakıp geri dönmüş…

Ne diyelim şimdi?

Allah beterinden saklasın…

***

Neden bizim çocukluğumuzdaki diziler çekilmiyor artık…

Dallas’tan ve Şahin Tepesinden öncesini kast ediyorum…

Başımıza ne geldiyse bu dizilerden sonra geldi…

Hala Ceyar diye anılan ahbabımız var bizim!

Şimdi “melek gibi bir adam” yazacağım inanmayacaksınız…

Şeytan da bir melek ya! O bakımdan diyorum.

Son 3 yorum (en yenisi önce)

10/11/2008 : 06:45:21
Insanlarin baskalarinin felaketlerini izlemekten keyif almadigi gun -ki imkansiz gibi gorunuyor bu- tum bu dizilerden ve berbat tv programlarindan kurtulacagiz.
07/11/2008 : 14:53:17
ntv spor ve haber yayınları yetiyor da artıyor arkadaşım :)
03/11/2008 : 12:37:58
Yaprak Dökümünün ilk başlayacağı sırada , evde bu diziyi seyretmeyelim çocukluğumdan beri bilirim pek karanlık bir dizidir demiştim. Evdekiler beni, bu yeni versiyonmuş modernize edip çekmişler falan deyip ikna ettiler. Bu zamana kadar izledik yeni versiyonu orjinaline göre daha iyi olsa da gene de sevmedim. Ama bu dizinin evde seyredilmesine razı oldum diye ev hanesi de benim tam prime time da izlediğim altyazılı dizileri veya dünya belgesellerini seyretmeye razı oldular bir de pazar sabahı TRT 1 deki eski kovboy filmlerini.

Diziler bir felaket içinde silah olan dizilerin asla izlenmesinden yana değilim. Bir de eski tatlı cadıdan türemiş sihirli diziler çok fazla, bu tür dizilere de kısıtlı izin var evde. Yasaklara çok karşı olsam da çocuklar için yapabileceğim en makul koruma yönteminin bu olduğunu düşünüyorum.

Birde şu var. İstanbul halkı ile Türkiyenin geri kalanının mesai saatleri arasında ne fark var da her şey bu kadar geç başlıyor onu anlamış değilim. Bana göre en geç 11 de artık televizyon yayınlarının yavanlaşması gerekirken önemli diziler yada güzel filmler anca o saatte başlıyor.