| Alıntı Yapılan Metin: |
Yazıyı gönderen - orzala34 1Merhabalar akin bey size bir fikir danışmak istiyorum.forumlardaki yardımsever yazılarınızı okuyorum.20 yıllık bayan kuaförüyüm,2018 yılında büyük bir salonum vardı battım.bankalardan icralik oldum elimdeki herşey gitti anliycaniz.okumayi çok seviyorum özellikle kimyaya çok merakıyım yıllardır,kendimi bu konuda geliştirdiğine inaniyorumpiyasadaki yılların deneyimiyle eksik olan ürünleri çok iyi biliyorum.bircogunu evde demo üretip müşteriler üzerinde denedim ve beğenildi.fakat evde seri üretime geçsem ben sattım satıçam diyene kadar ev kirası faturalar vs geliyor bu yüzden sabit maaşla çalışmak zorunda kalıyorum,oda yetmiyor zaten.koniks com da ilan verdim bununla ilgili sermayedar ortak bulutum dedim fakat arayanlar sektörden ve fikir **ı açıkçası nerden nasıl basliycagimi yada görüşme yaptığım insanlarla nasıl bir ortaklık kuracağımı bilmiyorum.uretim konusuna gelince de tamamiyle doğal sampuan,sac bakım maskesi,anestezi sprey vs gibi ürünler bu konuda fikirlerinizi bekliyorum
|
Kuaför salonun dursaydı bu üretimleri sessiz sedasız paraya çevirebilir hatta markalaşabilirdin bile. Ama tabiki riskli bir köprüden geçerek. Çünkü kuaför olman ve kimyadan haberdar olman bunları üretip insanlarda deneyebilmeni kanuni hale sokmaz. Ama emin olduğun ürünü uygun müşteride kendi salonunda denemene durduk yere kimse karışamazdı.
Şimdi ortada salon yok kuaför yok. Kimya mühendisi yok. Yasal izinlik bir durum yok. Sermaye de yok. Tekrar kuaför salonu sahibi olana kadar bekle bu konuda.
Mesela bayan yüz kremlerinin bir çoğuna anlam veremezdim bir zamanlar. Prosepektüsleri kutuları üreticileri karman çorman ürünlerdi. Tarım bakanlığının izni ile satılırlardı. Firmanın kötü niyetli ve çok cahil olmaması neticesinde insanlarda bir aksilik çıkmadan bu ürünler kullanılırdı. Bunlar yasal ürünler büyük firmaların piyasaya sürdüğü ürünler. Hal da bu kozmetikler vardır ve kullanılır.
Aklıma şu gelmişti. Güzel kutular yaptırayım karton ambalajlar bastırayım. Değişik amaçlar ve fonksiyonlar yazan güzel motive edici hikayeler oluşturayım. Bunları bayanlara pazarlıyayım. Nasılsa fiyat fahiş. Her türlü masrafı fazlasıyla kurtarır. 20 gr bir tüpe 100 - 200 liralar veriyorlar. 25 damla suya 250 lira veren çıkıyor. Gece kremi gençleştrici krem geren krem 50 den 30 dan satayım dedim. Kutular şişeler tüpler prosepektüsler havalı hışır janjanlı olacak hikayesi iyi. Alır millet dedim. Liseyi yeni bitirmişim falan. Krem olanların hepsinin içlerine Bepantene basacağım. Bepanteni de eczaneden alacağım. Vazelinle harmanlarım belki. Koku renk pigmenti falan eklerim hepsi birbirinin aynı olmaz dedim. Sonuçta hepsi eczaneden alınma güvenilir ürünler kimseye zararda gelemez. Yapsaydım kesinlikle satardı para kazanır dı hatta tutulan aranan ürünler çıkardı içinden. Bir de daha Özal yok. İthalat yasak çarşıda mal yok. Çılgın gibi satılırdı.
Çünkü badicilere buğday rüşeymini un fabrikasından 35 Kilo çuvalı 20 Liraya alıp 50 gr lık kilitli poşetlere içine kullanım kılavuzu ilave edip 10 liradan satardım ve çılgın gibi sipariş gelirdi. Kendi gittiğim salondaki arkadaşlarımla başlayıp önünü alamadığım bir iştir. Sonraları çoğuna bunun sadece buğday rüşeymi (buğday danesinin emriyo kısmı) olduğunu 2 biftek yediklerinde çok daha fazla protein almış olacaklarını söylesem bile inanmadılar.
Üsküdar' da röntgen banyo ilaçları üretip satmıştım gene epey bir yıl evvel. Diş doktorlarına röntgen cihazına servise de giderdim. Başlarda bazı doktorlara acaba ilacınız bozulmuş olabilir mi dedim. Onlar da bana ithal ilaç kullandıklarını çok kaliteli olduğu söylediler. Bir bakalım dedim. Çıktı geldi benim ilaç. Doktor bu ilaç halis Türk malı hem de Üsküdar' da bir ara sokakta yapılır dedim. İlk 2 doktor. 2 Gün arayla. Dayak yiyordum ilacı kötüledim diye. Oysa ellerimle yapıp şişelediğim ilaçtı hepsi. Güzel ambalaj işe yarar ürün. Kutuda Made in USA yazıyor ama önündeki minik puntolarda bu ilacım üretiminde kullanılan tüm kimyasallar diye bir cümle var. Yani ilaç USA değil. İçindeki 10 kimyasalın belki biri ikisi amerikan malı olabilir. Sonraları en iyisi bu doktor. İthal bunlar. Sorun ilacda değil cihazda demek ki haklısın demeye başladım.
Günümüzde bitmiş bir sektör, röntgen kalmadı artık. Artık ilaçlar ve muayenehaneler denetleniyor her cihaz ruhsata bağlı. Zaten benim bu işi yapmamın sebebi de Ankara' dan gelen bozuk merdiven altı ilaçlardı. Adam ta Ankara' dan İstanbul' da ki depolara ayak üstü yaptığı ilaçları satabiliyorsa ben İstanbul' da depoların arasında piyasayı sarsarım demiştim. Yani ortada bir kural yoktu. Şimdi yapılamaz böyle bir şey.
Saygıdeğer kuaför kardeşim. Senin ürünlerin piyasaya izinli girmesi gerekir. Yasal prosedürler çok ağır değil ama seni boğar. Elin boş gönlün hoş olmalı ki uğraşabilesin. Özellikle kozmetik tehlikeli bir dal. Çok emin bile olsan ürününden bir kişide belki de başka bir sebepten ama sana bağlanmış bir sıkıntının bedeli çok ağır olur.
Faturaları iyice küçült. Masrafları kıs. Birazda olsa para biriktir. Yeme içme her ay bir çeyrek al mesela. Günün birinde aç bir kuaför salonu daha. Sonra masrafı fazla arttırmadan yoluna devam et.
Görünen en ideal yol bu.....