Ana içeriğe geç

İş Dünyası

Borç Ödemek Farzdır

BaşlatangursoybaloTarih13/10/2008 14:22:44Yorum2

İlk mesaj
Üye639 yazı
Borç Ödemek Farzdır

Ticaret ve esnaflık sektöründe ahlâkî durum hiç de parlak değildir.

Anormal derecede çok vadeli senet/bono ödenmiyor.

Yine çok sayıda çek karşılıksız çıkıyor.

Verilen sözler tutulmuyor.

Karşılıklı itimat/güven son derece sarsılmıştır.

Bir İslâm toplumunda böyle mi olmalıydı?

İslâm fıkhı/şeriatı ne diyor: “Deyn eda olunur, yani borç ödenir.”

Dinimiz kişinin borcunu ödemesini farz kılmıştır.

Borçlu haklı sebeplerle sıkıntıya düşmüşse, alacaklının ona kolaylık sağlaması, vadeyi uzatması, alacağını taksitlere bağlaması vaciptir.

Mecelle-i Ahkâm-ı Adliye’de “Bir iş dıyk oldukta müttesi olur” buyurulmaktadır. Bugünkü fakirleştirilmiş Türkçe ile “Bir iş daralınca genişletilir” manasına gelir.

Gerçek, şuurlu, şerefli, haysiyetli, mürüvvetli, namuslu bir Müslüman borcunu öder.

Ticarî hayatta borçlar ödenmez, bonolar ve senetler karşılıksız kalırsa güven çöker, güvenle birlikte ticaret ve iktisat çöker.

Ticarî hayatta veresiye mal alıp borcunu ödememek bir tür **lık ve dolandırıcılıktır.

Resulullah Efendimize bir Müslümanın öldüğünü, cenaze namazını kıldırmasını söylemişler. “Kardeşinizin borcu var mı?” diye sormuş. Var demişler. O borç ödenmedikçe kıldırmam demiş. Borç ödenmiş, Efendimiz ondan sonra cenaze namazını kıldırmış.

Şu **** tacire veya esnafa bakınız. Vadeli mal alıyor, bunları satıyor ve paranın hepsi ile mülk alıyor. Peki, alacaklının hakkı ne oluyor? Adamcağız alacağını istediği vakit bizim **** “Allah bana, ben sana...” diyerek işin içinden çıktığını sanıyor.

Dindar tacir o kimsedir ki, aldığı malın borcunu ödemek için gerekiyorsa gayr-i menkullerinden (taşınmaz mallarından) birini satar ve hesabı kapatır.

Müslüman o kimsedir ki, onun senet sepet vermesine bile lüzum yoktur. Çünkü onun sözü senettir.

Merhum Ahmed Cevdet Paşa Tezâkir’de yazıyor. 19’uncu asrın ikinci yarısında resmî bir vazife ile Bosna’ya gitmiş. Orada büyük toptancı tacirler taşradaki küçük esnafa veresiye (açık hesap) mal verirlermiş. Verilen mallar ve fiyatlar bir deftere kayd edilir, alana da listesi verilirmiş. Cevet Paşa sormuş: Senet sepet yapmaz mısınız? Hayır demişler. Ya borçlu ödemezse? Öyle şey olur mu? Mutlaka öder cevabını vermişler.Peki ya adamcağız ölürse? Yine ödenir varisleri listeyi bulurlar ve parayı getirirler.

Şimdi bu ahlaktan ne kadar uzaklaşmışız...

Herifin bir yığın ticarî borcu var, bunları ödemiyor. Gidiyor otomobil alıyor, mülk alıyor.

Zaten ****lik yüzünden ortada nakit/likit para yok.

Para şu anda Yahudi tacirlerde, iş adamlarındadır. Onlar ticareti bizden iyi biliyor.

Yahudi, sermayesini mülke, otomobile, ticarî kıymeti olmayan ölü şeylere bağlamaz. Zengin de olsa (genellikle) kirada oturur, mülke vereceği parayı çalıştırır, kâr eder.

Öyle ***lar biliyorum ki, eline biraz para geçince çıldırıp kudurdu. Çocuklarının annesi emektar hanımı boşadı, genç bir şırfıntı ile evlendi. Yahut, eskisini boşamadı, şırfıntıyı kapatma olarak aldı. Bir yığın masraf. Sonunda iflas...


gursoybalo
ya tozu dumana katarsın,yada tozu dumanı yutarsın.

Yerleşim Türkiye / ManisaMeslek Serbest meslek
YORUMLARTopluluk ne düşünüyor?
2 yorum
Yeni Üye4 yazı
Sen herhalde bütün Türkiye'yi Müslümanlar'dan ibaret görüyorsun!!!

Yerleşim Türkiye / YstanbulMeslek Serbest meslek
Yeni Üye43 yazı
Gürsoy beye katılıyorum ama son satırlardaki üslubunu biraz yumuşatsaydı daha iyi olurdu...
Akıl akıldan üstündür.................Fikirlerin çarpışmasından düşünceler doğar....

Yerleşim Türkiye / Tekirda?Meslek Mühendis