Ana içeriğe geç

Diğer Konular

Ayasofya'yı Unuttuk

BaşlatangursoybaloTarih12/09/2008 09:02:00Yorum1

İlk mesaj
Üye639 yazı
1453’te İstanbul’u kuşattığı zaman Fatih Sultan Mehmed Han, son Bizans imparatoruna elçi göndermiş ve şehri teslim ettiği takdirde halka ve mallarına hiçbir zarar gelmeyeceğini, kendisine de Mora’da krallık verileceğini bildirmişti. İmparator bu teklifi kabul etmemiş, şehir savaş ile ele geçirilmişti. Fatih Ayasofya’yı cami haline getirmiş ve bir vakfiye (vakıf senedi) yazdırmıştı.

Bu vakfiye Arapçadır ve halen elimizde nüshaları bulunmaktadır.

Adıgeçen vakfiyenin sonunda şu cümleler yer almaktadır:

“Allah’a ve âhirete iman eden hiçbir kimse için; sultan olsun, melik olsun, vezir olsun, bey olsun, şevket ve kudret sahibi biri olsun, hâkim veya mütegallib (zâlim ve diktatör) olsun; özellikle zâlim ve diktatör idareciler tarafından tâyin olunan, fâsid bir tahakküm ve bâtıl bir nezâret ile vakıflara nazır (bakan) ve mütevelli (idareci) olanlar olsun ve kısaca insanlardan hiçbir kimse için, bu vakıfları eksiltmek, bozmak, değiştirmek, tağyir ve tebdil etmek, vakfı kendi haline bırakıp terk etmek ve fonksiyonlarını ortadan kaldırmak, asla helâl olmaz.

Kim, bozuk teviller, hurafe ve dedikodudan öteye geçmeyen batıl gerekçelerle, bu vakfın şartlarından birini değiştirirse veya kanun ve kurallarından birini tağyir ederse (başka şekle sokarsa); vakfın değiştirilmesi ve ibtali (batıl, geçersiz olması) için gayret gösterirse; vakfın ortadan kalkmasına veya maksadından ve amacından başka bir amaca çevrilmesine kasd ederse, vakfın temel hayır müesseselerinden birinin yerine başka bir kurum ikame eylemek (temel müesseselerden birinde taviz vermek) ve vakfın bölümlerinden birine itiraz etmek dilerse veya bu manada yapılacak değişiklik veya itirazlara yardımcı olursa yahut yol gösterirse veya Şer’-i şerife (Şeriata) aykırı olarak vakıfta tasarruf etmeye kalkışırsa, mesela Şeriata ve vakfiyeye aykırı ferman, berat, tomar veya talik (her türlü resmî yazışma ve karar)........ kısaca bâtıl tasarruflardan birini işlerse yahut bu tür tasarrufları tamamen geçersiz olan- yazılı kayıtlara ve defterlere kayd eder ve bu haksız işlemlerini yalanlar yumağı olan hesaplarına katarsa, açıkça büyük bir haramı işlemiş olur, günah olan bir fiili irtikab etmiş olur.

Allah’ın, meleklerin ve bütün insanların laneti böyle yapanların üzerlerine olsun.

Ebediyen cehennemde kalsınlar,

Onların azapları asla hafifletilmesin,

Onlara ebediyen merhamet edilmesin.

Kim bunları duyup gördükten sonra değiştirirse vebali ve günahı üzerine olsun.

Hiç şüphe yok ki, Allah her şeyi işitir ve her şeyi bilir.

Haksız bir şekilde bu vakıflara tağyir, ibdal, tahrif ve ibtal şeklinde müdahale ve tecavüz eyleyen insan, ölümle karşılaştığı anı, sekerat-ı mevti, kabri müşahade ettiğini ve onun karanlığını, tabutu ve onun içindeki yalnızlık ve vahşeti, Münker meleğini ve heybetini, Nekir meleğini ve onun dehşetli darbelerini, Münker ile Nekir’in sorgulamalarındaki dehşeti; bütün insanların alemlerin Rabbinin huzuruna çıktıkları günde kendisinin de Allah’ın huzuruna çıkacağını, o gün hiçbir nefsin bir diğer nefis için hiçbir şeye malik olamayacağını ve o gün her şeyin dizgininin Allah’a ait bulunacağını hatırlasın.

Kim Allah’ın Kitabına ve Resulullahın Sünnetine muhalefet ederse, Allah ve Resulünün haram kıldığını helalleştirmeye çalışırsa, Müslüman kardeşinin vakıflarını bozmaya, hayırlarını tahrif etmeye ve hasenatını ibtal eylemeye gayret gösterirse ve mü’minin hayır müesseselerini fonksiyonsuz hale getirmeye taarruz ederse artık Allah’ın gazabı ile (Hesap Gününe) dönmüş olur; onun son durağı ve oturağı Cehennemdir.

Cehennem ne kötü bir varılacak yerdir!.. Allah onun hesaba çekicisi, azabın en azgın olanlarıyla azaplandırıcısı ve ikabın kanunlarıyla cezasını vericisidir.

“O gün zalimlere ileri sürecekleri mazeretleri fayda etmeyecektir; onlar için sadece lanet vardır; onların varacakları Cehennem ne kötü bir menzildir.”

“O gün her nefis kazandığı günahlar sebebiyle rezil ü rüsvay olacaktır; o gün zulüm yoktur; şüphesiz Allah hesabı çok hızlı yapandır.”

Bütün bunlardan sonra, vakfın ecr ü mükafatı Hayy ve Kerim olan Allah’a, O’nun rahmetine, herkesi kucaklayan ihsanına, nimetine ve büyük fazlına aittir.

Hiç şüphe yoktur ki, Allah güzel amel işleyenlerin (iyilik yapanların) ücretlerini zayi kılmaz.”
(M.ŞEVKET EYGİ)
gursoybalo
ya tozu dumana katarsın,yada tozu dumanı yutarsın.

Yerleşim Türkiye / ManisaMeslek Serbest meslek
YORUMLARTopluluk ne düşünüyor?
1 yorum
Yeni Üye28 yazı
evet sayın abicim ayasofya hakkında yazdıklarından dolayı size teşekkür edeiyorum böyle dünya telaşına düşmüş bir sitenin ,çerisinde bu şekildeki kültürel değerlerimiz hatırlatmak çok iyi oldu.evet bu konu hakknda fatih sultan mehmedin lanetinide biliyoruz kimlerin ellerinin döndüğünüde bu halkta bu millette gayet iyi bilmekte fakat çok ufak bir kesimin önüne bu halk geçememktedir.inşaalah bundan sonra iktidara gelen yada geleck olan iktidarlar bu kültürel mirasımız hakkında çalışma yaparlar.

Yerleşim Türkiye / BursaMeslek Esnaf